öğle yemeği ile cümle

öğle yemeği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Bugünkü öğle yemeği için ne yedin?What did you have for today's lunch?
Şimdiye kadar ilk kez dışarıda öğle yemeği yedim.This is the first time I've ever had lunch out.
Dışarıda öğle yemeği yiyemem. Bir süre sonra randevum var.I cannot have lunch out. I have a meeting after a while.
Açım çünkü öğle yemeğimi yemedim.I'm hungry because I haven't had lunch.
Hiç bu restoranda öğle yemeği yedin mi?Have you ever had lunch at this restaurant?
Hemen hemen her gün müdürle öğle yemeği yedim.I have lunch with the manager almost every day.
Tom henüz öğle yemeğini yemedi.Tom hasn't had his lunch yet.
Öğle yemeğimi yemek zorundayım.I have to eat my lunch.
Çok açım ve öğle yemeği hazır değil.I am so hungry and lunch is not ready.
Duvarcı, öğle yemeğini kamyonunda yiyor.The mason is having lunch in his truck.
O neden artık benimle öğle yemeği yemiyor?Why doesn't she eat lunch with me anymore?
Artık neden benimle birlikte öğle yemeği yemiyor?Why doesn't he eat lunch with me anymore?
Tom'un öğle yemeği için ne yediğini biliyor musun?Do you know what Tom ate for lunch?
Tom dışarıda çalışmadan önce hafif bir öğle yemeği yedi.Tom ate a light lunch before working out.
Tom her gün öğleyin öğle yemeği yer.Tom eats lunch every day at noon.
Tom Mary geldiği zaman zaten öğle yemeği yemişti.Tom had already eaten lunch when Mary arrived.
Tom şimdi öğle yemeği yiyor.Tom is eating lunch now.
Öğle yemeğini nerede yiyorsun?Where do you eat lunch?
Öğle yemeğini genellikle ne zaman yiyorsun?When do you usually eat lunch?
Öğle yemeğini otobüste yeriz.We'll eat lunch on the bus.
Yağmur yağdığı için piknik öğle yemeğimizi evde yedik.Since it was raining, we had to eat our picnic lunch indoors.
Öğle yemeği genellikle güvertede yenir.Lunch is usually eaten on the deck.
Dışarıda öğle yemeği yiyelim.Let's eat lunch outside.
Eve gidince öğle yemeği yiyeceğim.I'll eat lunch when I get home.
Genellikle büyük bir öğle yemeği yemek için zamanım yok.I usually don't have time to eat a large lunch.
Kapızilim çaldığında öğle yemeğini yemeyi az önce bitirmiştim.I had just finished eating lunch when my doorbell rang.
Her gün aynı saatte öğle yemeği yerim.I eat lunch at the same time every day.
Yarın seninle öğle yemeği yiyebilip yiyemeyeceğimi bilmiyorum.I don't know if I'll be able to eat lunch with you tomorrow.
Dün öğle yemeği yemedim.I didn't eat lunch yesterday.
Tom sağlıklı bir öğle yemeği yedi.Tom ate a healthy lunch.
Tom hızlı bir öğle yemeği yedi.Tom ate a quick lunch.
Tom burada haftada en az bir kez öğle yemeği yer.Tom eats lunch here at least once a week.
Tom'un öğle yemeğini yemesi için sadece on beş dakikası var.Tom has only fifteen minutes to eat his lunch.
Öğle yemeğini yemesi için Tom'a sadece on beş dakika veriliyor.Tom is only given fifteen minutes to eat his lunch.
Öğle yemeğini yedikten sonra Tom'un sık sık uykusu gelir.Tom often feels drowsy after eating lunch.
Tom onunla öğle yemeği yemek için istekli olduğunu söyledi.Tom said that he was eager to eat lunch with her.
Tom'a, masasında öğle yemeği yemesi için izin verilmedi.Tom wasn't allowed to eat lunch at his desk.
Bugün öğle yemeği için ne yemeliyim?What should I eat for lunch today?
Öğle yemeğinde ne yemek istersin?What do you like to eat for lunch?
Öğle yemeğinde ne yemek istersiniz?What do you like to eat for lunch?
Öğle yemeği yemek için zamanın olmadığında ne yaparsın?What do you do when you don't have time to eat lunch?
İtalyanlar öğle yemeğinde genelde ne yer?What do Italians usually eat for lunch?
Dün öğle yemeği için ne yedin?What did you eat for lunch yesterday?
Biz sağlıklı bir öğle yemeği yemenin önemi hakkında öğrendik.We learned about the importance of eating a healthy lunch.
Alışveriş merkezindeyken erken bir öğle yemeği yedik.We ate an early lunch while we were at the mall.
Hafif bir öğle yemeği yersen, öğleden sonra oluşan mahmurluğu engellersin.If you eat a light lunch, you're likely to avoid a mid-afternoon energy slump.
Öğle yemeği için daha fazla yeseydim şimdi aç olmazdım.If I had eaten more for lunch, I wouldn't be hungry now.
Keşke buraya gelmeden önce öğle yemeğimi yeseydim.I wish I had eaten lunch before I came here.
Burada haftada iki veya üç kez öğle yemeği yerim.I eat lunch here two or three times a week.
Öğle yemeğini nerede yiyeceğime karar veremiyorum.I can't decide where to eat lunch.
Öğle yemeği için ne yiyeceğime karar veremiyorum.I can't decide what to eat for lunch.
Bugün öğle yemeği için ne yiyeceğime karar veremiyorum.I can't decide what to eat for lunch today.
Öğle yemeği yemek için öğrencilere yeterli zaman verildiğini düşünüyor musun?Do you think students are given enough time to eat lunch?
Öğle yemeğini sıranda mı yedin?Do you eat lunch at your desk?
Tom Mary'nin okula götürmesi için bir öğle yemeği hazırladı.Tom packed a lunch for Mary to take to school.
Tom az önce öğle yemeği yemeyi bitirdi.Tom has just finished eating lunch.
Neden öğle yemeği için bize katılmıyorsun?Why not join us for lunch?
Öğle yemeği için ne yapıyorsunuz?What are we doing for lunch?
Parkın yanındaki küçük kahvehanede hızlı bir öğle yemeğini alalım.Let's grab a quick lunch at that small coffeeshop near the park.
Lütfen Tom'a öğle yemeğinden sonra geri gelebileceğini söyle.Please tell Tom he can come back after lunch.

İlgili Sayfalar