öğle yemeği ile cümle

öğle yemeği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Tom şu anda öğle yemeği yiyor.Tom is eating lunch right now.
Tom her gün tek başına öğle yemeği yer.Tom eats lunch by himself every day.
Tom öğle yemeğini sık sık bu restoranda yer.Tom eats lunch at this restaurant quite often.
Tom masasında öğle yemeği yiyor.Tom eats lunch at his desk.
Tom ve Mary öğle yemeği yiyorlar.Tom and Mary are eating lunch.
Burası genellikle öğle yemeği yediğim yerdir.This is where I usually eat lunch.
İş yerinde birisi öğle yemeğimi yedi.Someone at work ate my lunch.
Erken bir öğle yemeği yedim, bu yüzden şimdi oldukça açım.I ate an early lunch, so I'm pretty hungry now.
Herkes masada öğle yemeği yiyordu.Everyone was at the table eating dinner.
Tom öğle yemeği pişirmeye yardımcı oldu.Tom helped cook lunch.
Öğle yemeğinde konuşabiliriz.We can talk over lunch.
Öğle yemeğinden sonra bunun hakkında konuşabilir miyiz?Can we talk about this after lunch?
Öğle yemeğinden sonra Tom'la konuşabileceksin.You'll be able to talk to Tom after lunch.
Biz burada öğle yemeği yiyoruz.We're having lunch here.
Neden üçümüz birlikte öğle yemeği yemiyoruz?Why don't the three of us have lunch together?
Kimle öğle yemeği yedin?Who did you have lunch with?
Öğle yemeği için dışarı gidiyoruz. Sen de gelmek ister misin?We're going out for lunch. Do you want to come, too?
Eğer isterseniz hepimiz öğle yemeği yiyebiliriz.We could all have lunch, if you'd like.
Tom bugün benimle öğle yemeği yemek istiyor.Tom wants to have lunch with me today.
Burada öğle yemeği yiyelim.Let's have lunch here.
Benimle öğle yemeği ye.Have lunch with me.
Yanında öğle yemeği getirmeliydin.You should've brought lunch with you.
Öğle yemeği için bana katılmak ister misin?Would you like to join me for lunch?
Bir ara birlikte öğle yemeği yemek ister misin?Would you like to have lunch together sometime?
Neden öğle yemeği için ara vermiyoruz?Why don't we break for lunch?
Bu kadar kısa sürede öğle yemeğinden nasıl döndün?Why are you back from lunch so soon?
Öğle yemeği için nereye gideceğiz?Where are we going to lunch?
Biz öğle yemeği sırasında çalıştık.We worked through lunch.
Öğle yemeğini almalıyız.We should grab lunch.
Öğle yemeğini kahveyle bitirdik.We finished up lunch with coffee.
Tom'un annesi ona her gün bir öğle yemeği paketler.Tom's mother packs him a lunch every day.
Tom'un annesi onun öğle yemeğini bir kağıt torbaya paketledi.Tom's mother packed his lunch in a paper bag.
Tom öğle yemeği için evde olmayacak.Tom won't be home for lunch.
Tom öğle yemeği için havasında değildi.Tom wasn't in the mood for lunch.
Tom öğle yemeği paketinden bir elma çıkardı ve onu yemeye başladı.Tom took an apple out of his lunch pail and began eating it.
Tom öğle yemeğinden sonra sık sık şekerleme yapar.Tom often takes a nap after lunch.
Tom öğle yemeğinden sonra sık sık bir puro içer.Tom often smokes a cigar after lunch.
Tom öğle yemeği yedikten sonra gitti.Tom left after he had lunch.
Tom öğle yemeğinden sonra dişlerini fırçalayabilmek için ofisinde bir diş fırçası tutuyor.Tom keeps a toothbrush in his office so he can brush after lunch.
Tom az önce öğle yemeği molasından döndü.Tom just got back from his lunch break.
Tom'un öğle yemeği saatine kadar dönmesi gerekiyor.Tom is supposed to be back by lunch time.
Tom öğle yemeği molasında.Tom is on his lunch break.
Tom öğle yemeğinden sonra geliyor.Tom is coming over after lunch.
Tom evde öğle yemeği yedi.Tom has lunch at home.
Tom öğle yemeği için yumurta salatalı bir sandviç yedi.Tom had an egg salad sandwich for lunch.
Tom öğle yemeği sefer tasını aldı ve okula gitti.Tom grabbed his lunch pail and headed for school.
Tom öğle yemeği için hazırlandı.Tom got ready for lunch.
Tom bugün benimle öğle yemeğini iptal etti.Tom canceled lunch with me today.
Tom öğle yemeğinden sonra ofisime geldi.Tom came into my office after lunch.
Tom neredeyse öğle yemeğini hiç yemedi.Tom barely ate his lunch.
Tom kafeteryada öğle yemeği yedi.Tom ate lunch in the cafeteria.
Tom öğle yemeğini yalnız başına parkta yedi.Tom ate his lunch in the park by himself.
Tom öğle yemeği için babasının ona biraz para vermesini istedi.Tom asked his father to give him some money for lunch.
Bu, öğle yemeğinden sonra yaptığımız şey.That's what we did after lunch.
Öğle yemeği için çok teşekkür ederim.Thank you so much for lunch.
Öğle yemeği için teşekkür ederim.Thank you for lunch.
Tom'u öğle yemeği için davet etmeli miydik?Should we have invited Tom for lunch?
Öğle yemeği aramız bitti.Our lunch break's over.
Öğle yemeği molam neredeyse bitti.My lunch break's almost over.
Bu tartışmaya öğle yemeğinden sonra devam edelim.Let's continue this discussion after lunch.

İlgili Sayfalar