öğle vakti ile cümle
öğle vakti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
10. günün öğle vaktine kadar bu törenler yapılır.그러나 축제를 여는 10일 동안은 밤 10시까지 개방한다.
Güneş sabahleyin kırmızı olarak doğar, yavaş yavaş beyazlaşır, sonra öğle vakti parlak olur.색은 하얗고 해가 진 이후에 제대로 피어나며 오후 중반에 닫힌다.
İmparator, astrolojik kehanete göre bir öğle vakti öleceğini biliyordu.Според слуховете императорът знае от астрологични предсказания, че ще умре около обяд.
Öğle vakti süvari leventleri ve bazı deli ve gönüllü birlikleri taarruzdan geri dönmeye başladılar.Рано сутринта и четите и милицията на ВМОРО се оттеглят къв Бегнище.
Öğle vaktinde de kapanmaktadır.Примирието влиза в сила в полунощ.
10. günün öğle vaktine kadar bu törenler yapılır.Obredi potekajo ob nedeljah in cerkvenih praznikih od 10. ure.
O an mahalli öğle vaktidir yani saat 12:00’dır.Tako Sončev čas 00:00 pomeni poldne, čas 12:00 pa je polnoč.
İmparator, astrolojik kehanete göre bir öğle vakti öleceğini biliyordu.Pagal astrologines prognozes jis turėjo mirti vidurdienį.
Öğle vaktinde de kapanmaktadır.Kelionę jis pradėjo lygiai vidurdienį.
Öğle vaktinde, Charlie ile Jonathan bisiklet sürmekten yorulmuştu.Kell 00.30 märkasid liikluspolitseinikud Tim ja Melanie Singer, et Kingi auto ületas kiirust.
Biliyordu ki, aynı anda, aynı gün, ekinoksta, öğle vakti güneş tepedeyken bir sopayıEratosthenes mengetahui fakta lain.
Biliyordu ki, aynı anda, aynı gün, ekinoksta, öğle vakti güneş tepedeyken bir sopayıEratosthenes visste en sak till.
Biliyordu ki, aynı anda, aynı gün, ekinoksta, öğle vakti güneş tepedeyken bir sopayı알렉산드리아의 땅에 꽂아둔 막대기가 같은 시간, 같은 날 정오,
Biliyordu ki, aynı anda, aynı gün, ekinoksta, öğle vakti güneş tepedeyken bir sopayıŞtia că un băţ înfipt în pământ în Alexandria în acelaşi moment şi în aceeaşi zi, la prânz,
Biliyordu ki, aynı anda, aynı gün, ekinoksta, öğle vakti güneş tepedeyken bir sopayıהוא ידע שמוט שתקוע באדמה באלכסנדריה בדיוק באותו זמן ובאותו יום, בצהריים,
Biliyordu ki, aynı anda, aynı gün, ekinoksta, öğle vakti güneş tepedeyken bir sopayıعلم أن العصا المغروسة في الأرض في الإسكندرية في نفس الوقت في نفس اليوم، عند الظهيرة،
Biliyordu ki, aynı anda, aynı gün, ekinoksta, öğle vakti güneş tepedeyken bir sopayıアレクサンドリアで 地面に棒を立てると 棒に影ができて
Gazze bomboş kalacak, Viraneye dönecek Aşkelon, Boşaltılacak Aşdot öğle vakti, Ekron temelden yıkılacak.Bo Gaza opuszczona będzie, i Aszkalon spustoszony, Azot w południe wyrzucą, a Akkaron wykorzeniony będzie.
Gazze bomboş kalacak, Viraneye dönecek Aşkelon, Boşaltılacak Aşdot öğle vakti, Ekron temelden yıkılacak.Kajti Gaza bo opuščena in Askelon bo puščava, iz Asdoda preženo prebivalce ob belem dne in Ekron bo izruvan.
Gazze bomboş kalacak, Viraneye dönecek Aşkelon, Boşaltılacak Aşdot öğle vakti, Ekron temelden yıkılacak.가사가 버리우며 아스글론이 황폐되며 아스돗이 백주에 쫓겨나며 에그론이 뽑히우리라
Gazze bomboş kalacak, Viraneye dönecek Aşkelon, Boşaltılacak Aşdot öğle vakti, Ekron temelden yıkılacak.Mert elhagyottá lesz Gáza, Askelon pedig pusztasággá; Asdódot délben ûzik el, és Ekron kiirtatik.
Gazze bomboş kalacak, Viraneye dönecek Aşkelon, Boşaltılacak Aşdot öğle vakti, Ekron temelden yıkılacak.Nebo Gáza bude opuštěno, a Aškalon zpustne; Azot o polednách zaženou, a Akaron vykořeněn bude.
Gazze bomboş kalacak, Viraneye dönecek Aşkelon, Boşaltılacak Aşdot öğle vakti, Ekron temelden yıkılacak.Pois Gaza será desamparada, e Asquelom assolada; Asdode ao meio-dia será expelida, e Ecrom desarraigada.
Gazze bomboş kalacak, Viraneye dönecek Aşkelon, Boşaltılacak Aşdot öğle vakti, Ekron temelden yıkılacak.Sillä Gassa on oleva hyljätty ja Askelon autio, Asdod ajetaan pois keskipäivällä, ja Ekron hävitetään.
Gazze bomboş kalacak, Viraneye dönecek Aşkelon, Boşaltılacak Aşdot öğle vakti, Ekron temelden yıkılacak.Thi Gaza skal ligge forladt og Askalon øde, Asdod drives bort ved Middag, Ekron udryddes.
Gazze bomboş kalacak, Viraneye dönecek Aşkelon, Boşaltılacak Aşdot öğle vakti, Ekron temelden yıkılacak.Защото Газа ще бъде оставена, И Аскалон ще бъде запустен; Ще изгонят Азот на пладне, И Акарон ще се изкорени.
Gazze bomboş kalacak, Viraneye dönecek Aşkelon, Boşaltılacak Aşdot öğle vakti, Ekron temelden yıkılacak.Ибо Газа будет покинута и Аскалон опустеет, Азот будет выгнан среди дня и Екрон искоренится.
Gazze bomboş kalacak, Viraneye dönecek Aşkelon, Boşaltılacak Aşdot öğle vakti, Ekron temelden yıkılacak.כי עזה עזובה תהיה ואשקלון לשממה אשדוד בצהרים יגרשוה ועקרון תעקר׃
Gazze bomboş kalacak, Viraneye dönecek Aşkelon, Boşaltılacak Aşdot öğle vakti, Ekron temelden yıkılacak.لان غزة تكون متروكة واشقلون للخراب. اشدود عند الظهيرة يطردونها وعقرون تستأصل.
Gazze bomboş kalacak, Viraneye dönecek Aşkelon, Boşaltılacak Aşdot öğle vakti, Ekron temelden yıkılacak.迦 薩 必 致 見 棄 . 亞 實 基 倫 必 然 荒 涼 . 人 在 正 午 必 趕 出 亞 實 突 的 民 . 以 革 倫 也 被 拔 出 根 來
Gazze bomboş kalacak, Viraneye dönecek Aşkelon, Boşaltılacak Aşdot öğle vakti, Ekron temelden yıkılacak.迦薩必 致 見棄 . 亞實 基倫 必然 荒涼 . 人 在 正午 必趕出 亞實突 的 民 . 以 革倫 也 被 拔出 根來
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.Cứ đến trưa, bọn trẻ trong trại hè chạy ra hồ chơi, ở đó có cầu nổi.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.En iedere middag gingen de kampeerders naar een vijver waar ze drijvende dokken hadden.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.Każdego dnia w południe obozowicze chadzali nad staw.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.매일 점심때 캠프참가자들은 떠있는 선착장이 있는 연못에 갔습니다.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.Minden nap délben a táborozók egy tavacskához mentek, ahol úszó stégek voltak.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.Şi la prânz, în fiecare zi, copiii mergeau la un lac, unde aveau docuri plutitoare.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.Todos os dias, ao meio-dia, os campistas iam para uma lagoa, onde havia pontões flutuantes.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.Und jeden Tag zu Mittag gingen die Camper zu einem großen Teich, wo sie Schwimmdocks hatten.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.Y todos los días a mediodía todos íbamos a un laguito donde tenían muelles flotantes.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.По пладне всеки ден лагеруващите ходеха на едно езеро, където имаха плаващи докове.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.ובכל יום בצהריים החניכים היו הולכים לאגם, שבו היו מזחים צפים.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.وفي ظهيرة كل يوم يذهب المخيمون إلى البحيرة بجانب دكة القوارب.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.みんなで池に行きます 浮きドックがあり そこから水に飛び込むのです
Spectre helikopteri yok, gece değil gün ışığında... tam öğle vakti hepsi kat çiğneyip azmışken...AIgo te desagrada?
Spectre helikopteri yok, gece değil gün ışığında... tam öğle vakti hepsi kat çiğneyip azmışken...Fără avioane Spector, ziua în loc de noaptea... Ne prinde înserarea în caz c-o dam în bară...
Spectre helikopteri yok, gece değil gün ışığında... tam öğle vakti hepsi kat çiğneyip azmışken...Helikoptéry Gunship, asi chtěj zůstat přes noc. Po poledni budou už v prdeli.
Spectre helikopteri yok, gece değil gün ışığında... tam öğle vakti hepsi kat çiğneyip azmışken...Ja będę koordynował siły naziemne.
Spectre helikopteri yok, gece değil gün ışığında... tam öğle vakti hepsi kat çiğneyip azmışken...Kysyttävää? Mikä rakennus se on, sir?
Spectre helikopteri yok, gece değil gün ışığında... tam öğle vakti hepsi kat çiğneyip azmışken...Pričakoval sem pošiljko orožja. Osvetlitev ponoči. Naslednji dan pa vse pokvarjeno.
Spectre helikopteri yok, gece değil gün ışığında... tam öğle vakti hepsi kat çiğneyip azmışken...Vrtuľníky Gunship... asi chcú zostať na noc. Popoludní už budú v riti.
Spectre helikopteri yok, gece değil gün ışığında... tam öğle vakti hepsi kat çiğneyip azmışken....אין חיפוי אווירי ?פעולה לאור היום במקום בלילה או אחרי הצהריים כשהם כולם מסטולים מלעיסת גת
Spectre helikopteri yok, gece değil gün ışığında... tam öğle vakti hepsi kat çiğneyip azmışken...أين هي تلك البنايه، سيدي؟
Tres Palini lokantasında bir hareket farkediyor, öğle vakti olduğunu ve aç olduğunu hatırlıyor.Bespeurt veel activiteit bij restaurant Tre Scalini en merkt dat het lunchtijd is, en ze trek heeft.
Tres Palini lokantasında bir hareket farkediyor, öğle vakti olduğunu ve aç olduğunu hatırlıyor.트레스 팔리니 레스토랑이 있는 곳에서 벌어지는 저 엉청나게 많은 사람들 좀 보세요. 점심시간임을 알게 되자, 소녀는 배가 고픕니다.
Tres Palini lokantasında bir hareket farkediyor, öğle vakti olduğunu ve aç olduğunu hatırlıyor.Nota la frenetica attività al ristorante Tre Scalini, si ricorda che è ora di pranzo e che ha fame.
Tres Palini lokantasında bir hareket farkediyor, öğle vakti olduğunu ve aç olduğunu hatırlıyor.Observă activitate intensă la restaurantul Tre Scalini, amintindu-i că e ora prânzului, și ei îi e foame.
Tres Palini lokantasında bir hareket farkediyor, öğle vakti olduğunu ve aç olduğunu hatırlıyor.Ve mucha actividad en el restaurante Tres Scalini, recordando que era la hora de comer, y tiene hambre.
Tres Palini lokantasında bir hareket farkediyor, öğle vakti olduğunu ve aç olduğunu hatırlıyor.Забелязва много активност при ресторант "Тре Скалини", което й припомня, че е време за обяд, а тя е гладна.
Tres Palini lokantasında bir hareket farkediyor, öğle vakti olduğunu ve aç olduğunu hatırlıyor.מבחינה בפעילות רבה במסעדת טרה סקליני, נזכרת ששעת צהרים הגיעה והיא רעבה