Ana içeriğe geç
Sözlük

öğle vakti ile cümle

öğle vakti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Neredeyse öğle vakti. Neden bir lokma yemek için durmuyoruz.It's nearly lunchtime. Why don't we stop to have a bite to eat?
Öğle vakti.It's midday.
Çalışma günü monotonluğunu kırmak için Tom öğle vakti koşusuna can atıyor.Tom looks forward to his lunchtime run, to break up the monotony of his working day.
Neredeyse öğle vakti.It's nearly lunchtime.
Tom, Mary'nin öğle yemeğini her zaman öğle vakti yediğini söylüyor.Tom says Mary always eats lunch at noon.
Okula en yakın kafe öğle vakti kapalıdır.The cafe nearest the school is closed at midday.
Öğle vakti filler ağaçlar altında dinlenir ve ayakta kestirebilirler.At midday, elephants rest under trees and may doze off while standing.
Gnomonu kullanarak öğle vaktinde İskenderiye'deki gölge açısını ölçtü.His essay on Koestler discussed Darkness at Noon.
10. günün öğle vaktine kadar bu törenler yapılır.This Social festivity continues till sixth noon.
Spectre helikopteri yok, gece değil gün ışığında... tam öğle vakti hepsi kat çiğneyip azmışken...And I will coordinate ground forces. Colonel Matthews.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.And at noon each day the campers would go to a pond, where they had floating docks.
Yarın öğle vakti onları asacağız.We'll execute them at noon tomorrow
Bay Lu ve Shi Xiu Kardeş, Yarın idam edilecek, Öğle vakti Cuiyun Binası önünde,Mr. Lu and Brother Shi Xiu will be executed in front of Cuiyun House at noon tomorrow
Yarın öğle vakti Cuiyun Evi yanında idam edileceksiniz...Tomorrow at noon outside Cuiyun House...
İnsanlar öğle vakti toplanmaya başlıyor ve kalabalık, güneş batana kadar kalıyor.People start gathering around noon and the place is crowded for as long as there is daylight.
O an mahalli öğle vaktidir yani saat 12:00’dır.That instant is local apparent noon: 12:00 local apparent time.
Öğle vakti Türkler kaleye 200 adım yaklaştılar.At midday the Turks approached to within 200 paces of the fortress.
Öğle vakti, yerde insanlardan hiçbir gölge görünmüyordu.At noon, no shadows from people were visible on the ground.
Gnomonu kullanarak öğle vaktinde İskenderiye'deki gölge açısını ölçtü.Die Länge ihres Schattens wird zur Mittagszeit auf dem "Shigui" abgelesen.
Öğle vakti.Il est midi.
Öğle vaktinde de kapanmaktadır.La cérémonie se termine à midi.
10. günün öğle vaktine kadar bu törenler yapılır.Domingos desde las 10 de la mañana hasta la celebración de la misa.
Gnomonu kullanarak öğle vaktinde İskenderiye'deki gölge açısını ölçtü.La lunghezza dell'ombra dello gnomone viene misurata a mezzogiorno sullo shigui.
Bu zaman diliminde, öğle vaktine yakın bir zamanda yapılan kahvaltı, kuşluk kahvaltısı olarak da bilinir.Сама же хозяйка дома в это время преспокойно наслаждается завтраком.
Bu makamın tam öğle vaktinde icra edildiği kaydeedilmiştir.Зачем её отпирают в такой поздний час?
30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi imzalandı ve ertesi gün öğle vaktinde yürürlüğe girdi.في الثلاثين من أكتوبر عام 1918 وقّع هدنة مندروس، وفي ظهيرة اليوم التالي أقام مسيرة.
Bu zaman diliminde, öğle vaktine yakın bir zamanda yapılan kahvaltı, kuşluk kahvaltısı olarak da bilinir.ويتم تحضير وجبة عشاء خاصة بهذه الليلة جنبًا إلى جنب مع الشمبانيا.
10. günün öğle vaktine kadar bu törenler yapılır.ويقام هذا الاحتفال السياسي في اليوم الأخير من عشرة الفجر.
Ayrıca öğrencilere öğle vakti sıcak yemek dağıtılır.As escolas oferecem refeição ao meio-dia.
Öğle vakti.É meio-dia.
Genellikle günün ana öğünü, öğle vaktinde yenmektedir (Mittagessen).Vrede is zij tot het aanbreken van het ochtendschemer.
O an mahalli öğle vaktidir yani saat 12:00’dır."Toevalligerwijs" is het echter wel twaalf uur.
Bu zaman diliminde, öğle vaktine yakın bir zamanda yapılan kahvaltı, kuşluk kahvaltısı olarak da bilinir.Het lunchpakket wordt zoals de naam aangeeft genuttigd rond het middaguur, als lunch.
Öğle vaktinde de kapanmaktadır.Otwarta w południe.
Bu makamın tam öğle vaktinde icra edildiği kaydeedilmiştir.Na ten urząd został zaprzysiężony w Chuście o godzinie 12.
O an mahalli öğle vaktidir yani saat 12:00’dır.Południe – czas dokładnie w połowie doby, godzina 12:00.
Öğle vakti mutlaka mola verilecek ve öğle yemeği yenilecekti.Ett försök gjordes på förmiddagen men fick avbrytas och paus togs för lunch.
Bu makamın tam öğle vaktinde icra edildiği kaydeedilmiştir.Han informerades om dådet strax före midnatt.
Öğle vaktinde, Charlie ile Jonathan bisiklet sürmekten yorulmuştu.Första flygningen avgick kl 10 på förmiddagen med Tony Jannus som pilot.
O an mahalli öğle vaktidir yani saat 12:00’dır.Напис знизу: «Рівно опівдні.
Taraflar arasında ateşkes 31 Ekim 1918 günü öğle vakti başlayacaktır.Стартовий відлік почнеться 31 жовтня о 18 годині.
Neredeyse öğle vakti.Вже майже час обіду.
Öğle vakti filler ağaçlar altında dinlenir ve ayakta kestirebilirler.La prânz, elefanții se odihnesc sub copaci și pot adormi stând în picioare.
Öğle vakti çalınan trompet, Polonya'nın ulusal radyo kanalı olan Radio 1 tarafından ülke genelinde yayımlanır.La amiază hejnał este transmis prin stația Radio 1 în Polonia în direct.
Öğle vaktinde de kapanmaktadır.A hónap végén éjféltájban delel.
O an mahalli öğle vaktidir yani saat 12:00’dır.Pontban tizenkét órakor ebédelek a családommal.”
Öğle vakti filler ağaçlar altında dinlenir ve ayakta kestirebilirler.Keskipäivällä ne hakeutuvat puiden ja pensaiden suojaan lepäämään.
Tugayın taarruzu ise öğle vakti gerçekleştirilecekti.Πράγματι η κοπέλα τα είχε έτοιμα ως το μεσημέρι.
Öğle vaktinde, Charlie ile Jonathan bisiklet sürmekten yorulmuştu.Στις 3:00 π.μ. ο Σιντ και η Μισέλ πήγαν μαζί για ύπνο.
Öğle vaktinde, Charlie ile Jonathan bisiklet sürmekten yorulmuştu.Ved middagstid var McClellan ved at miste tålmodigheden.
30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi imzalandı ve ertesi gün öğle vaktinde yürürlüğe girdi.Den ble undertegnet 30. oktober 1918, og trådte i kraft kl. 12 dagen etter.
O an mahalli öğle vaktidir yani saat 12:00’dır.«It is now two minutes to midnight» (engelsk).
Genellikle günün ana öğünü, öğle vaktinde yenmektedir (Mittagessen).Hatta, telah hari siang, pagi-pagi hari berhimpunlah sekaliannya.
Öğle vakti filler ağaçlar altında dinlenir ve ayakta kestirebilirler.Pada pertengahan hari, gajah beristirahat di bawah pohon dan mungkin tertidur saat berdiri.
Öğle vakti mutlaka mola verilecek ve öğle yemeği yenilecekti.Có lúc cô ta không có đủ thời giờ để nghỉ trưa.
Genellikle günün ana öğünü, öğle vaktinde yenmektedir (Mittagessen).実朝(さねとも) 上の「実朝」とは別作品。
Gnomonu kullanarak öğle vaktinde İskenderiye'deki gölge açısını ölçtü.ピュテアスはマッシリアでの太陽の高度(仰角)を夏至の正午に計測した。
Öğle vakti mutlaka mola verilecek ve öğle yemeği yenilecekti.やがて昼になり、弁当が配られた。
Öğle vaktinde de kapanmaktadır.日没時に閉門される。
Öğle vakti çalınan trompet, Polonya'nın ulusal radyo kanalı olan Radio 1 tarafından ülke genelinde yayımlanır.在中午,号角声由波兰国家电台1台向波兰国内外现场直播。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
öğle vakti ile cümle - öğle vakti kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App