Ana içeriğe geç
Sözlük

öğe ile cümle

öğe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Birebir fonksiyon: Tanım kümesinde birbirinden farklı her öğenin, görüntüsü de birbirinden farklıdır.Patrząc od wewnątrz, Wieczerza Pańska była czymś zupełnie odmiennym.
Var olan sadece öğelerin bir araya gelmesi ve birbirlerine karıştıktan sonra ayrılmasıdır.Możemy kochać się tylko ze sobą, inaczej się przekształcimy.
Oyuncular Dragon Age: Origins'deki benzersiz öğelerin kilidini açacak oyundaki başarıların kilidini açabilir.Gracze mogą odblokować osiągnięcia w grze, które odblokują unikalne przedmioty w Dragon Age: Początek.
Film, Araplar'ın 1001 Gece Masalları'ndaki pek çok fantastik öğeyi içerir.Film swobodnie nawiązuje do arabskich opowiadań z Księgi tysiąca i jednej nocy.
QNX'de görsel öğeler kolay bir şekilde işlenebilmektedir.Mimo to, w operacjach DX 9 okazują się bardzo wolne.
System 7, Apple Menu Öğeleri klasörü Sistem Klasörü'nde tanıtıldı.Od 7. edycji dostępna jest aplikacja mobilna Mam Talent!
Bu öğeler izleyicinin kolayca algılayabileceği bir şekilde birbirinden ayrılmaktadır.Zgodnie z tym przekazem tacy kochankowie mogą się bardzo szybko rozstać.
Zamanda seyahate çıkmadan önce toplanan öğeler olaydan gerçekleştikten sonra da envanterde tutulmaktadır.Również rzeczy zgromadzone w ekwipunku przed cofnięciem czasu pozostaną w nim po fakcie.
Sırala: Gereksiz öğeleri ayır.Tusk: Uciekajcie bez zbędnych dyskusji.
Albüm parçalarının bazı bölümleri Music for Supermarkets te yapılmış olan öğelerini barındırır.Wykorzystano na nim część utworów z Music for Supermarkets.
Konsept albüm formatındaki çalışma, fantastik öğeler içeren bir öyküye dayanmaktadır.Jednak zawarte w formie tekstu opowieści związane z fantastyką czynią z niego album koncepcyjny.
Sistemin etkinliği RBIPS’in kural tabanının öğe boyutuna ve arşiv istatistiklerinin kalitesine bağlıdır.Jakość danych FCD zależy od ilości i jakości próby.
Bu bulutlar çoğunlukla hidrojenden ve % 23–28 helyum ile az miktarda daha ağır öğelerden ibarettir.Dessa moln består huvudsakligen av väte, med ungefär 23–28% helium och en mindre del tyngre ämnen.
Tevratta yazılana göre: "Gök ve yer bütün öğeleriyle tamamlandı.Berättelsen avslutas: ”Så fullbordades himlen och jorden och allt vad där finns.
Tam sayılarda çarpmaya göre ters öğe yoktur.Klotsning förekommer numer ingenstans.
Turing makineleri günümüzün hesaplama teorilerinin ana araştırma öğesidir.Turingmaskiner är idag centrala inom studiet av beräkningsbarhetsteorin.
Bestelerinde halk müziği öğelerini etkin biçimde kullanarak bando müziği besteciliği alanında çığır açmıştır.Bolaget hade i början ekonomiska hinder för att få in bandens musik i affärer.
İskandinav mitolojisinde de ruh göçüne ilişkin öğeler bulunmaktadır.Inom nordisk mytologi omtalas händelsen Ragnarök.
Atomların (veya öğeciklerin) bile kendilerine özel mıknatıssal alanları vardır.Ці нерви також мають свої специфічні ядра.
Ali Öğe öldü.Лі помер десь опівдні.
Ana madde: Güneş Güneş, Güneş Sistemi'nin ana yıldızı ve en önemli öğesidir.Докладніше: Сонце Сонце — єдина зоря Сонячної системи та її головний компонент.
Bu programlarda, ölüm ve cinayet öğelerine yer veriliyordu.У цій програмі показують тортури і вбивства.
Grekçe öğeleri az arkaik Bir Yunanca konuşurlardı.За його словами греків було менше.
Bireysellik bu akımda önemli bir öğedir.Клі в цьому процесі — важлива ланка.
Sevgi, öğeleri birleştirir, nefret ise bunları birbirinden ayırır.Закохані хочуть бути разом, але хтось чи щось заважає їм.
Bu model daha sonra kullanıcının ilgisini çekebilecek öğelerin öngörülmesi için kullanılır.Це, в першу чергу, дозволяє виставити на продаж предмети, що зберігаються користувачами.
Bu, Word tarafından işlenmeyen HTML ve CSS öğelerinin artık desteklenmediği anlamına gelir.Це значить, що елементи HTML і CSS, які не підтримуються Word, не будуть підтримуватися і в Outlook.
Füzyon mutfağı, farklı mutfak geleneklerinin öğelerini birleştiren bir mutfaktır.Ф'южн (кухня) — кухня, що поєднує елементи різних кулінарних традицій.
BUna rağmen turne seksüel ve dini öğeler yüzünden tartışılmıştır.Одночасно з ліквідацією релігійних громад проходила розправа над священнослужителями та віруючими.
Kod editörü aynı zamanda bir çoklu öğe panosu ve bir görev listesi içerir.Editor kódu také obsahuje vícepoložkovou schránku a seznam úkolů.
Turing makineleri günümüzün hesaplama teorilerinin ana araştırma öğesidir.Turingovy stroje jsou až od dnešních dnů objektem studia teorie výpočtů.
Ağır öğelerin oranı ayrıca yıldızın bir gezegen sisteminin olması olasılığının da bir göstergesi olabilir.Podíl těžkých prvků může také naznačovat, že hvězda má planetární systém.
Cinsellik, eşcinsellik, alkol, uyuşturucu ve benzeri öğelere sahiptir.Buďte opatrní s alkoholem, sexem, drogami a jinými záležitostmi.
Sonsuz kümelerin öğe sayısını tanımlamak için transfinite kardinal sayılar vardır.Pro kvantifikování velikostí nekonečných množin slouží kardinální čísla.
Öğerencilerinden en tanınmışı Georg Friedrich Händel'dir.Jeho dílo obdivoval i Georg Friedrich Händel.
Oyuncular Dragon Age: Origins'deki benzersiz öğelerin kilidini açacak oyundaki başarıların kilidini açabilir.Hráči mohli odblokovat achievementy ("úspěchy") ve hře, které odemkly unikátní předměty v Dragon Age: Origins.
Oyunun tanıtımı da pekâlâ bu biçimlendirme sürecinin etkin bir öğesi olabilir.Reprezentací takového systému tedy může být konečný automat.
Sağ ucunda kontrol öğesi yoktur.Na trati není taktová doprava.
Element zenginliği genellikle, en bol öğe olan hidrojene göreli olarak ifade edilir.Množství se obecně vyjadřuje relativně vzhledem k vodíku, nejhojnějšímu prvku.
Kayıp kavramının içeriği maddi ve maddi olmayan öğelerden oluşur.Bonita podniku se skládá z finančních a nefinančních aspektů.
Son olarak sıralanan gruplar müziklerine genellikle metal öğelerini de karıştırmışlardır.Posledních 5 také často přimíchávalo do své hudby metalové prvky.
Buna göre müziğinin bir veya daha fazla öğesi icracının yorumuna kalır.Ve svém výzkumu se hudební vědec, samozřejmě, zaměřuje na jednu nebo více disciplín.
Öğeler ve indirimler 5 Ocak 2014 tarihine kadar kullanıma sunuldu.Žebříček a nasazení jsou platné dle žebříčku ATP k 6. říjnu 2014.
Bu noktalardan hareketle, sistem öğelerden oluşmuştur.Dle jeho výkresů byl stroj sestaven.
Kütlenin yanı sıra helyumdan daha ağır öğelerin miktarı da yıldızların gelişiminde önemli rol oynar.Prvky těžší než hélium hrají vedle hmotnosti velmi důležitou roli ve vývoji hvězdy.
Birinci bölüm için ilk öğe, çizginin var olması veya hidrojen nedeniyle olmamasıdır.Primul element pentru împărțire este prezența sau absența unei linii din cauza hidrogenului.
The Legend of Zelda aksyion, macera, rol yapma ve bulmaca oyunlarının öğelerini içermektedir.De exemplu seria de jocuri Legend of Zelda are elemente de acțiune, aventură și RPG.
Element zenginliği genellikle, en bol öğe olan hidrojene göreli olarak ifade edilir.Abundențele sunt în general exprimate în raport cu hidrogenul, cel mai răspândit element.
Son olarak sıralanan gruplar müziklerine genellikle metal öğelerini de karıştırmışlardır.Ultimele cinci trupe au introdus adeseori elemente metal în muzica lor.
Turing makineleri günümüzün hesaplama teorilerinin ana araştırma öğesidir.Mașinile Turing sunt și în ziua de azi obiect central de studiu în teoria computației.
Beslenme öğelerini kayaların üstünde bulunan algler oluşturur.Ca hrană preferă algele(perioada calda) pe care le roade de pe pietre.
Ayrıca karakter geliştirme gibi role-playing öğeleride taşımaktadır.În plus darts se joacă și la nivel profesionist.
Arama kutusu, Denetim Masası öğelerinin aranmasını destekleyecek şekilde genişletilmiştir.Căsuța de căutare a fost extinsă pentru a sprijini căutarea elementelor din Panoul de Control.
Grekçe öğeleri az arkaik Bir Yunanca konuşurlardı.Nagyon kevesen beszélik a grikva nyelvet.
Sonraki öğe ise 1 Hz’lik ve 0.64 genliğinde bir sinüs dalgasıdır.A következő komponens az 1 Hz frekvenciájú 0,64 amplitúdójú szinuszhullám.
The Legend of Zelda aksyion, macera, rol yapma ve bulmaca oyunlarının öğelerini içermektedir.A The Legend of Zelda tartalmazza az akció, a kaland és szerepjátékok elemeit.
Bu yapının bazı orijinal öğeleri antik çağlardan kalmıştır. .Fennmaradt a ház eredeti berendezésének egy része.
On öğe ise daha sonra eklenir.9 órakor zsolozsmát végeznek, később pedig étkeznek.
Heykeldeki tarzı klasisizm ve romantizmden bütünleşmiş öğeler içerir.Stílusa a klasszicizmustól a romantikáig terjedt.
Sorumluluk, karakterin en önemli öğelerinden biridir.Az együttérzés az orvosok egyik legfontosabb tulajdonsága.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod