Armağanınız harmandan tahıl ya da üzüm sıkma çukurundan bir armağan sayılacaktır.這舉祭 、 要 算為 你 們場 上 的 榖 、 又 如 滿酒醡 的 酒
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.Du har lagt mig i den underste Grube, på det mørke, det dybe Sted;
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.(87:7) Ты положил меня в ров преисподний, во мрак, в бездну.
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.(88:7) Tu m`as jeté dans une fosse profonde, Dans les ténèbres, dans les abîmes.
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.Chúa đã để tôi nằm nơi hầm cực sâu , Tại chốn tối_tăm trong vực thẳm .
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.Chúa đã để tôi nằm nơi hầm cực sâu, Tại chốn tối tăm trong vực thẳm.
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.Du hast mich in die Grube hinuntergelegt, in die Finsternis und in die Tiefe.
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.Eigenlijk hoor ik al bij de gestorvenen, de mensen aan wie U niet meer denkt en die door U zijn vergeten.
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.Engkau melemparkan aku ke lubang yang dalam, ke liang kubur yang dalam dan gelap
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.주께서 나를 깊은 웅덩이 어두운 곳 음침한 데 두셨사오며
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.M'ai aruncat în groapa cea mai de jos, în întunerec, în adîncuri.
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.Me has puesto en la honda fosa, en lugares tenebrosos, en lugares profundos
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.Položil si me v jamo najglobočjo, v kraje temne, v globočine.
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.Puseste-me na cova mais profunda, em lugares escuros, nas profundezas.
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.Μ' εβαλες εις τον κατωτατον λακκον, εις το σκοτος, εις τα βαθη.
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.Положил си ме в най-дълбокия ров, В тъмни места, в бездните.
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.שתני בבור תחתיות במחשכים במצלות׃
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.وضعتني في الجب الاسفل في ظلمات في اعماق.
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.你 把 我 放 在 極 深 的 坑 裡 、 在 黑 暗 地 方 、 在 深 處
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.你 把 我 放 在 極深 的 坑裡 、 在 黑暗 地方 、 在 深處
Beni hiç bir zaman asit çukuruna sokamayacaksın, Faptaguise! Benim çok kuvvetli arkadaşlarım var!Blbci.
Beni hiç bir zaman asit çukuruna sokamayacaksın, Faptaguise!Eller længere! Du vil aldrig brænde mig i en gryde af syre, Faptaguise!
Beni hiç bir zaman asit çukuruna sokamayacaksın, Faptaguise!Kamu gak akan pernah memasukanku ke kolam asam, Faptaguise!
Beni hiç bir zaman asit çukuruna sokamayacaksın, Faptaguise!Tu non mi immergerai mai nell' acido, Faptaguise!
Bir timsaha çukuruna atýlmýţ olduđumu sanýrken, benim salyalarým aktýJe salive rien qu"à l'idée d"être jeté avec les alligators
Bu don tutmak için, ateş çukurunun kendisi inmek?Choďte dole do ohnivej jamy samotné, s cieľom udržať túto mrazu?
Bu don tutmak için, ateş çukurunun kendisi inmek?Jděte dolů do ohnivé jámy samotné, s cílem udržet tuto mrazu?
Bu don tutmak için, ateş çukurunun kendisi inmek?네, 너희는 신들! 이 서리를 유지하기 위해 불타는 구덩이 자체에 가서?
Bu don tutmak için, ateş çukurunun kendisi inmek?Siirry alas tuliseen kuoppaan itse, pitääkseen ulos tästä pakkanen?
Bu don tutmak için, ateş çukurunun kendisi inmek?yea, אלוהים אדירים! לרדת לבור לוהט עצמה, כדי לשמור את זה כפור?
Bu don tutmak için, ateş çukurunun kendisi inmek?Спуститесь на огненную яму себе, для того, чтобы держаться в такой мороз?
Bu don tutmak için, ateş çukurunun kendisi inmek?Спустіться на вогняну яму собі, для того, щоб триматися в такий мороз?
Bu don tutmak için, ateş çukurunun kendisi inmek?نعم ، وأنتم آلهة! النزول الى الحفرة النارية نفسها ، من أجل إبعاد هذا الصقيع؟
Bu don tutmak için, ateş çukurunun kendisi inmek?今、そのラザロが、ダイブのドアの前に縁石にそこ座礁にあるべき
Bu gördüğünüz, Bermuda'nın yakınlarında bir göktaşı çukuru.Acesta e un miez din apropierea Bermudelor.
Bu gördüğünüz, Bermuda'nın yakınlarında bir göktaşı çukuru.Dies ist ein Bohrkern aus der Nähe von Bermuda.
Bu gördüğünüz, Bermuda'nın yakınlarında bir göktaşı çukuru.Dit is een boorkern uit de buurt van Bermuda.
Bu gördüğünüz, Bermuda'nın yakınlarında bir göktaşı çukuru.Dobrze znamy tę historię.
Bu gördüğünüz, Bermuda'nın yakınlarında bir göktaşı çukuru.E dunque questo è il punto d'origine viene da una zona vicino alle Bermuda.
Bu gördüğünüz, Bermuda'nın yakınlarında bir göktaşı çukuru.Entonces, esto es un núcleo junto a Las Bermudas.
Bu gördüğünüz, Bermuda'nın yakınlarında bir göktaşı çukuru.Joten tämä on maaydin läheltä Bermudaa.
Bu gördüğünüz, Bermuda'nın yakınlarında bir göktaşı çukuru.우리는 이러한 엄청난 이야기를 알고있고, 이 이야기는
Bu gördüğünüz, Bermuda'nın yakınlarında bir göktaşı çukuru.Så dette er en kerne der stammer fra i nærheden af Bermuda.
Bu gördüğünüz, Bermuda'nın yakınlarında bir göktaşı çukuru.Voici un noyau des environs des Bermudes.
Bu gördüğünüz, Bermuda'nın yakınlarında bir göktaşı çukuru.התפשטו ותפסו את מקומם. אז אנחנו יודעים את זה
Bu gördüğünüz, Bermuda'nın yakınlarında bir göktaşı çukuru.بكثير من التفصيل. وهذا لب
Bu gördüğünüz, Bermuda'nın yakınlarında bir göktaşı çukuru.バミューダ近海で採取した地層コア標本です
Burası suyu toplayıp çatıya dolduran jeolojik katmandaki çukurun olduğu yerdir.Đây là nơi mà một nếp gấp trong địa tầng mà nước đọng lại và đầy lên tới nóc.
Burası suyu toplayıp çatıya dolduran jeolojik katmandaki çukurun olduğu yerdir.Dit is een plek waar er een plooi in de geologische laag zit die water verzamelt en zich vult tot het dak.
Burası suyu toplayıp çatıya dolduran jeolojik katmandaki çukurun olduğu yerdir.Es un lugar donde hay un pliegue en el estrato geológico que recolecta agua y que se llena hasta el techo.
Burası suyu toplayıp çatıya dolduran jeolojik katmandaki çukurun olduğu yerdir.E un loc unde avem o îndoitură în stratul geologic care colectează apă și se umple până la tavan.
Burası suyu toplayıp çatıya dolduran jeolojik katmandaki çukurun olduğu yerdir.E' un posto dove c'è una plica negli strati geologici che raccolgono acqua e la riempiono fino al soffitto.
Burası suyu toplayıp çatıya dolduran jeolojik katmandaki çukurun olduğu yerdir.Ezen a helyen van egy gyűrődés a geológiai rétegek között ami feltelik vízzel a plafonig.
Burası suyu toplayıp çatıya dolduran jeolojik katmandaki çukurun olduğu yerdir.Il y a ici un pli dans les couches géologiques qui se remplit d'eau jusqu'au plafond.
Burası suyu toplayıp çatıya dolduran jeolojik katmandaki çukurun olduğu yerdir.Je to místo, kde je ohyb v geologické vrstvě, který sbírá vodu a zaplní prostor až po střechu.
Burası suyu toplayıp çatıya dolduran jeolojik katmandaki çukurun olduğu yerdir.이것은 지질학적 단층 내에 움푹 파인 곳인데 이 안에는 물이 고여서 천장까지 차게 됩니다.
Burası suyu toplayıp çatıya dolduran jeolojik katmandaki çukurun olduğu yerdir.To fałda w warstwie geologicznej. Zbiera się tam woda aż po sklepienie.
Burası suyu toplayıp çatıya dolduran jeolojik katmandaki çukurun olduğu yerdir.Това е място, където има нагъване в геоложкия пласт, което събира вода и се запълва догоре.
Burası suyu toplayıp çatıya dolduran jeolojik katmandaki çukurun olduğu yerdir.Это место, где существует перегиб в геологическом пласте, который собирает воду и наполняется ею до потолка.
Burası suyu toplayıp çatıya dolduran jeolojik katmandaki çukurun olduğu yerdir.זה מקום שבו קיים קפל בשכבה הגיאולוגית שבו נאספים מים הממלאים אותו עד למעלה.