Her hane çukurunu kendi kazar.Mindenki Süsü sorsán gondolkodik.
Cennet Çöküğü ve Cehennem Çukuru olarak adlandırılmaktadır.A tiltott mező neve pokol.
Kırılan çanak çömlek parçaları çöp çukuruna atılır.A hódfarkú cseréppel fedett tető szegélyét a vakolatba rakott cserepek lesimítása adja.
Bu kenar göz çukuru tabanının (aditus orbitae) üst kenarını yapar.Az orbitale a csontos szemgödör (orbita) elülső szegélyének a legmélyebb pontja.
Bilinen en derin yeri (7,685 m) Küba ile Jamaika arasındaki Cayman Çukurudur (Bartlett Derinliği).Meren syvin kohta on Kuuban ja Jamaikan välissä sijaitseva Caymanin hauta, joka on 7 686 metriä syvä.
Nitekim terk edilmiş bir maden çukurunda 12-15 kadar çocuğun cesetleri bulunmuştur.Noin 12-vuotiaiden lasten ruumiita on löydetty taistelupaikoilta.
Ayrıca orkestra çukuru da yapılmamaıştır.Vanhan kappelikirkon korjaamista ei edes ehdotettu.
Şimdi çukurun kenarındayız.Det står nu ved remisen.
Epijin çukuru genellikle kitinsi bir kemer ile çevrilmiş.En redoute var typisk omgivet af et stærkt brystværn.
Ancak daha sonra çöp çukuru olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.Senere har den været benyttet som depot.
Kilbourne Çukuru ve Hunt Çukuru maarları Amerikan Teksas'taki El Paso köyüne yakındır.Kilbourne Hole og Hunt's Hole i nærheten av El Paso i Texas er begge maarer.
Ernesto, Héctor'un fotoğrafını çalar ve hem onu hem Miguel'i cenote çukuruna atar.Ernesto mencuri foto Héctor dan memilikinya dan Miguel melemparkan sebuah lubang cenote.
Kilbourne Çukuru ve Hunt Çukuru maarları Amerikan Teksas'taki El Paso köyüne yakındır.Kilbourne Lubang dan Berburu Lubang, di selatan New Mexico di dekat El Paso, Texas, maar.
Salonun orkestra çukuru, taşınabilir ve ayarlanabilir, kaplanabilir ve en fazla 130 müzisyen alabilir.Khoang dàn nhạc của sân khấu có thể di chuyển và đóng lại, dành cho 130 nhạc công.
Ernesto, Héctor'un fotoğrafını çalar ve hem onu hem Miguel'i cenote çukuruna atar.Ernesto đánh cắp bức ảnh của Héctor và đem Héctor cùng Miguel ném vào hố sâu.
Bir süre sonra çukurun üzerinden sürpriz bir ses duyar.Bất ngờ có một tiếng động phía sau chúng tôi.
Bilinen en derin yeri (7,685 m) Küba ile Jamaika arasındaki Cayman Çukurudur (Bartlett Derinliği).Điểm sâu nhất là vực Cayman giữa Cuba và Jamaica ở 7.686 m dưới mặt biển.
Tek benzeri günümüzde Mardin'in Sürgücu ilçesinde rastlanan pekmez çukurudur.^ この状況は別府大分毎日マラソンの例に似ている。
Kırılan çanak çömlek parçaları çöp çukuruna atılır.また、間違えて取ってしまったピースはゴミ箱へ捨てることができる。
Sirk çukuru: Buz yalağı da denir.砕氷艦:氷河の名前。
Silah geritepme çukuruna ihtiyaç duymaz.这种吸液管不需要一次性枪头。
Sirk çukuru: Buz yalağı da denir.蜀人争效其制,名曰“雪香扇”。
Sol göz çukurunun medial görünümü.出现在博人的右眼。
Bu geçiş olmadan, Alman tankları çok geniş bir doğal tank çukurunda tuzağa düşmüş olabilirdi.이 도로들이 없었다면, 독일 기갑 부대들은 거대한 자연적 도랑에 갇혔을 것이다.
Ancak ölüler diyarına, ölüm çukurunun dibine indirilmiş bulunuyorsun.그런데 너는 저승으로, 구렁의 맨 밑바닥으로 떨어졌구나.
Bu yapıların dışında ise kül dolu pek çok çöp çukuru ortaya çıkarılmıştır.그러나 이런 가운데서도 태조의 왕사 무학(無學)을 비롯하여 많은 명승(名僧)들이 배출되었다.
"Emen" ruh can demektir, ayrıca ağaç dikmek için açılan çukuru da ifade eder.소나무의 '솔'은 '으뜸'을 의미하여, 소나무는 나무중에 으뜸인 나무라는 뜻을 가진다.
Yılan çukuru tarihi bir idam yöntemidir.원래 역사는 불당 형식의 역사적 건축물이다.
Bilinen en derin yeri (7,685 m) Küba ile Jamaika arasındaki Cayman Çukurudur (Bartlett Derinliği).הנקודה העמוקה ביותר היא תהום קיימן המצויה בין קובה לג'מייקה ועומקה 7,686 מטרים.
Cennet Çöküğü ve Cehennem Çukuru olarak adlandırılmaktadır.Наричат го Вратата към ада.
Daha sonra osteoblastlar resorpsiyon çukuru içinde kompakt kemik biriktirir.Inače alat prati i napravilnosti unutar rupe.
Mariana Çukuru – To Scale.Marijana Puljak (rođ.
Yılan çukuru tarihi bir idam yöntemidir.Ukrižovanie je historický spôsob popravy.
Bilinen en derin yeri (7,685 m) Küba ile Jamaika arasındaki Cayman Çukurudur (Bartlett Derinliği).Najgloblja točka morja je Kajmanski jarek med Kubo in Jamajko, 7500 m pod morsko gladino.
İki dalga tepesi veya dalga çukuru arasındaki mesafedir.Nahaja se med krajema Dolenja Dobrava in Todraž.
Oyunun amacı, sahanın belirlenmiş 18 parkurunu (çukurunu) golf topuna en az vuruş yaparak tamamlamaktır.Žaidimo tikslas yra įridenti kamuoliuką į visas 18 duobučių, atliekant kuo mažiau smūgių.
Çukurun ön tarafında siyah ve koyu şerit görünür.Kaklo priekyje siauri, tamsūs dryžiai.
En derin nokta Java çukurunda deniz seviyesinin yaklaşık 7.450 m altındadır.Pats giliausias vandenyno taškas yra Javos duburyje, jo gylis siekia 7450 metrų.
Ernesto, Héctor'un fotoğrafını çalar ve hem onu hem Miguel'i cenote çukuruna atar.Et säilitada tema pärand, Ernesto varastab ja foto on Miguel ja Héctor visatud cenote auku.
Sirk çukuru: Buz yalağı da denir.Kutselisi kütte on nimetatud jäägriteks.
En derin yeri 11.034 metre ile Mariana Çukuru olup burası aynı zamanda Dünya'daki en derin noktadır.Mariaani süviku suurim sügavus (11 034 m) on ühtlasi ka maailmamere suurim sügavus.
13 kilometre derindeki Mariana Çukuru'na, ki buraya şimdiye kadar sadece iki kişi inebilmiştir.11 kilometer ner, Marianergraven, där bara två personer någonsin varit.
13 kilometre derindeki Mariana Çukuru'na, ki buraya şimdiye kadar sadece iki kişi inebilmiştir.11 kilomètres de profondeur, la fosse des Mariannes, ou seulement deux personnes sont allées.
13 kilometre derindeki Mariana Çukuru'na, ki buraya şimdiye kadar sadece iki kişi inebilmiştir.11 km mélyre a Mariana árokba, ahol eddig csupán két ember járt.
13 kilometre derindeki Mariana Çukuru'na, ki buraya şimdiye kadar sadece iki kişi inebilmiştir.11 km:n syvyyteen, Mariaanien hautaan, missä vain kaksi ihmistä on koskaan käynyt.
13 kilometre derindeki Mariana Çukuru'na, ki buraya şimdiye kadar sadece iki kişi inebilmiştir.11 километров глубины - Марианская Впадина. Там побывало всего два человека.
13 kilometre derindeki Mariana Çukuru'na, ki buraya şimdiye kadar sadece iki kişi inebilmiştir.11 ק"מ למטה, בתעלת "Mariana", מקום שביקרו בו רק שני אנשים.
13 kilometre derindeki Mariana Çukuru'na, ki buraya şimdiye kadar sadece iki kişi inebilmiştir.12 kilometrov globoko v Marijanski jarek, kjer sta do sedaj bila le dva človeka.
13 kilometre derindeki Mariana Çukuru'na, ki buraya şimdiye kadar sadece iki kişi inebilmiştir.바다 아래 7마일, 마리나 해구 두사람 밖에 가본적이 없다고 합니다.
13 kilometre derindeki Mariana Çukuru'na, ki buraya şimdiye kadar sadece iki kişi inebilmiştir.7 millas de profundidad, la Fosa de las Marianas donde sólo han podido llegar dos personas.
13 kilometre derindeki Mariana Çukuru'na, ki buraya şimdiye kadar sadece iki kişi inebilmiştir.7 μίλια κάτω, η τάφρος των Μαριάνων, όπου μόνο δυο άνθρωποι έχουν πάει ποτέ.
13 kilometre derindeki Mariana Çukuru'na, ki buraya şimdiye kadar sadece iki kişi inebilmiştir.Марианската падина, дълбока 11 километра, където досега са били само двама души.
13 kilometre derindeki Mariana Çukuru'na, ki buraya şimdiye kadar sadece iki kişi inebilmiştir.بعمق سبعة أميال ، أخدود ماريانا، حيث ذهب شخصان فقط الى هناك.
13 kilometre derindeki Mariana Çukuru'na, ki buraya şimdiye kadar sadece iki kişi inebilmiştir.歴史上わずか2人しか訪れていない世界へ たった11kmなのに
2011'de Vancouver Atık Transfer İstasyonunu ziyaret ettik ve devasa bir plastik atık çukuru gördük.2011 besuchten wir die Abfallverladestation in Vancouver und sahen eine gewaltige Grube voller Plastikmüll.
2011'de Vancouver Atık Transfer İstasyonunu ziyaret ettik ve devasa bir plastik atık çukuru gördük.2011년 저희는 벤쿠버 쓰레기 처리장을 방문해서 플라스틱 쓰레기로 가득찬 엄청 큰 쓰레기장을 보았습니다.
2011'de Vancouver Atık Transfer İstasyonunu ziyaret ettik ve devasa bir plastik atık çukuru gördük.In 2011 bezochten we het Vancouver Afvalbehandelingsstation en zagen er een enorme put met plastic afval.
2011'de Vancouver Atık Transfer İstasyonunu ziyaret ettik ve devasa bir plastik atık çukuru gördük.Leta 2011 sva obiskali Vancouvrsko postajo za predelavo odpadkov in videli ogromen kup plastičnih smeti.
2011'de Vancouver Atık Transfer İstasyonunu ziyaret ettik ve devasa bir plastik atık çukuru gördük.Năm 2011, chúng tôi tham quan Trạm trung chuyển rác Vancouver và đã thấy 1 hố rác thải nhựa khổng lồ.
2011'de Vancouver Atık Transfer İstasyonunu ziyaret ettik ve devasa bir plastik atık çukuru gördük.V roku 2011 sme navštívili skládku odpadu vo Vancouveri a videli sme obrovskú jamu s plastovým odpadom.