Ve tüm çoraplar doldurulur, sonra ani bir hareketle döndüOg fyldte alle de strømper, derefter drejes med et ryk,
Ve tüm çoraplar doldurulur, sonra ani bir hareketle döndüŞi a umplut toate ciorapii, apoi se întoarse cu o smucitură,
Ve tüm çoraplar doldurulur, sonra ani bir hareketle döndüUnd erfüllte das ganze Strümpfe, dann mit einem Ruck drehte,
Ve tüm çoraplar doldurulur, sonra ani bir hareketle döndüVà lấp đầy tất cả các vớ, sau đó biến với giật,
Ve tüm çoraplar doldurulur, sonra ani bir hareketle döndü Ve burnunun parmağını bir kenara atma,A naplnil všechny punčochy, pak se s trhnutím, , A kterým prstem vedle nosu,
Ve tüm çoraplar doldurulur, sonra ani bir hareketle döndü Ve burnunun parmağını bir kenara atma,A naplnil všetky pančuchy, potom sa s trhnutím, , A ktorým prstom vedľa nosa,
Ve tüm çoraplar doldurulur, sonra ani bir hareketle döndüY llena todos los medias, luego se volvió con una sacudida,
Ve tüm çoraplar doldurulur, sonra ani bir hareketle döndüΚαι συμπληρωθούν όλες οι κάλτσες? Τότε γύρισε με ένα τράνταγμα,
Ve tüm çoraplar doldurulur, sonra ani bir hareketle döndüИ наполнил весь чулки, а затем обратился с рывком,
Ve tüm çoraplar doldurulur, sonra ani bir hareketle döndüИ пълни чорапите, а после се обърна с рязко движение,
Ve tüm çoraplar doldurulur, sonra ani bir hareketle döndüІ наповнив весь панчохи, а потім звернувся з ривком,
Ve tüm çoraplar doldurulur, sonra ani bir hareketle döndüומילא את כל הגרביים, ואז פנה עם אידיוט,
Ve tüm çoraplar doldurulur, sonra ani bir hareketle döndüと彼の鼻の脇に彼の指を敷設、
Yoksa onu çırılçıplak soyacak, Anneden doğma edeceğim, Çöle, çorak toprağa çevirecek, Susuzluktan öldüreceğim.Dite ai vostri fratelli: «Popolo mio» e alle vostre sorelle: «Amata»
Yoksa onu çırılçıplak soyacak, Anneden doğma edeceğim, Çöle, çorak toprağa çevirecek, Susuzluktan öldüreceğim.그렇지 아니하면 내가 저를 벌거벗겨서 그 나던 날과 같게 할 것이요 저로 광야 같이 되게 하며 마른 땅같이 되게 하여 목말라 죽게 할 것이며
Yoksa onu çırılçıplak soyacak, Anneden doğma edeceğim, Çöle, çorak toprağa çevirecek, Susuzluktan öldüreceğim.t fiain sem könyörülök, mert paráznaságnak fiai õk [is.
Yoksa onu çırılçıplak soyacak, Anneden doğma edeceğim, Çöle, çorak toprağa çevirecek, Susuzluktan öldüreceğim.פן אפשיטנה ערמה והצגתיה כיום הולדה ושמתיה כמדבר ושתה כארץ ציה והמתיה בצמא׃
Yoksa onu çırılçıplak soyacak, Anneden doğma edeceğim, Çöle, çorak toprağa çevirecek, Susuzluktan öldüreceğim.لئلا اجرّدها عريانة واوقفها كيوم ولادتها واجعلها كقفر واصيرها كارض يابسة واميتها بالعطش.
Yoksa onu çırılçıplak soyacak, Anneden doğma edeceğim, Çöle, çorak toprağa çevirecek, Susuzluktan öldüreceğim.免 得 我 剝 他 的 衣 服 、 使 他 赤 體 與 纔 生 的 時 候 一 樣 、 使 他 如 曠 野 、 如 乾 旱 之 地 、 因 渴 而 死
Yoksa onu çırılçıplak soyacak, Anneden doğma edeceğim, Çöle, çorak toprağa çevirecek, Susuzluktan öldüreceğim.免得 我 剝 他 的 衣服 、 使 他 赤體與纔 生 的 時候 一 樣 、 使 他 如 曠野 、 如 乾旱 之 地 、 因 渴 而 死
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Albowiem dla niedostatku i głodu samotni byli, i uciekali na niepłodne, ciemne, osobne, i puste miejsce;
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Chúng ốm tong vì bị đói kém thiếu thốn, đi gậm cạp đất khô hóc, Từ lâu đã bỏ hoang vắng vẻ.
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Chúng ốm tong vì bị đói_kém thiếu_thốn , đi gậm cạp đất khô hóc , Từ lâu đã bỏ_hoang vắng_vẻ .
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.De er uttæret av nød og sult; de gnager på den tørre mo, som allerede igår var ørk og øde;
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.De míngua e fome emagrecem; andam roendo pelo deserto, lugar de ruínas e desolação.
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Desséchés par la misère et la faim, Ils fuient dans les lieux arides, Depuis longtemps abandonnés et déserts;
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.die vor Hunger und Kummer einsam flohen in die Einöde, neulich verdarben und elend wurden;
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.disfatti dalla indigenza e dalla fame, brucano per l'arido deserto
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.그들은 곧 궁핍과 기근으로 파리하매 캄캄하고 거친 들에서 마른 흙을 씹으며
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Mereka lapar dan menderita sekali, sehingga makan akar kering di gurun yang sunyi
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Nebo chudobou a hladem znuzeni, utíkali na planá, tmavá, soukromná a pustá místa.
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Nedostatkom a hladom zmorení, tí, ktorí obhrýzali vypráhlu zem, šero pustiny a púšte,
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Por la miseria y el hambre están anémicos; roen la tierra reseca, la tierra arruinada y desolada
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.puute ja kova nälänhätä! He kaluavat kuivaa maata, jo ennestään autiota erämaata;
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Sfrijiţi de sărăcie şi foame, fug în locuri uscate, de multă vreme părăsite şi pustii.
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Shujšani od stradanja in lakote, glojejo suho zemljo, ki je od nekdaj pusta in prazna.
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Szükség és éhség miatt összeaszottak, a kik a kopár földet futják, a sötét, sivatag pusztaságot.
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.tørrede hen af Trang og Sult. De afgnaver Ørk og Ødemark
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Uitgeput door de honger hebben zij 's nachts rondgezworven, in verschroeid land, in verlaten woestijnen.
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Δι' ενδειαν και πειναν ησαν απομεμονωμενοι εφευγον εις γην ανυδρον, σκοτεινην, ηφανισμενην και ερημον
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Бедностью и голодом истощенные, они убегают в степь безводную, мрачную и опустевшую;
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.От немотия и глад те бяха измършавели; Гризяха изсушената земя, отдавна пуста и опустошена;
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.בחסר ובכפן גלמוד הערקים ציה אמש שואה ומשאה׃
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.في العوز والمحل مهزولون عارقون اليابسة التي هي منذ امس خراب وخربة.
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.他 們 因 窮 乏 飢 餓 、 身 體 枯 瘦 、 在 荒 廢 淒 涼 的 幽 暗 中 、 齦 乾 燥 之 地
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.他 們因窮 乏 飢餓 、 身 體 枯瘦 、 在 荒廢淒涼 的 幽暗 中 、 齦 乾燥 之地