File çorap.انها جوارب شبكة صيد السمك
File çorap.ジェニファー・バウムガードナーが身に付けていて
Geçmişi hayal edin, 4.5 milyar yıl önce, müthiş miktarda kimyasal madde çorbası mevcuttu.Bayangkan empat setengah miliar tahun lalu, ada sup berisi banyakn bahan kimia.
Geçmişi hayal edin, 4.5 milyar yıl önce, müthiş miktarda kimyasal madde çorbası mevcuttu.Cofnijcie się w wyobraźni o 4,5 miliarda lat, do czasów wielkiej chemicznej zupy.
Geçmişi hayal edin, 4.5 milyar yıl önce, müthiş miktarda kimyasal madde çorbası mevcuttu.Hãy quay trở về 4,5 tỷ năm trước đây, thời kỳ đó có vô số vật chất làm từ sự pha trộn hóa học.
Geçmişi hayal edin, 4.5 milyar yıl önce, müthiş miktarda kimyasal madde çorbası mevcuttu.Imaginați-vă că acum patru miliarde și jumătate de ani, a existat o vastă supă chimică de lucruri.
Geçmişi hayal edin, 4.5 milyar yıl önce, müthiş miktarda kimyasal madde çorbası mevcuttu.Imaginem até há 4,5 mil milhões de anos, havia uma vasta sopa de coisas químicas.
Geçmişi hayal edin, 4.5 milyar yıl önce, müthiş miktarda kimyasal madde çorbası mevcuttu.Immaginate di tornare indietro di 4 miliardi e mezzo di anni, in un enorme brodo di roba chimica.
Geçmişi hayal edin, 4.5 milyar yıl önce, müthiş miktarda kimyasal madde çorbası mevcuttu.Képzeletben menjünk vissza négy és fél milliárd évet, amikor egy hatalmas kémiai leves volt az egész.
Geçmişi hayal edin, 4.5 milyar yıl önce, müthiş miktarda kimyasal madde çorbası mevcuttu.반 억년 이전을 상상해보면, 광대한 화학적인 수프 종류의 것이 있었습니다
Geçmişi hayal edin, 4.5 milyar yıl önce, müthiş miktarda kimyasal madde çorbası mevcuttu.Představte si cestu zpátky čtyři a půl miliardy let, je tam veliká chemická polévka hmoty.
Geçmişi hayal edin, 4.5 milyar yıl önce, müthiş miktarda kimyasal madde çorbası mevcuttu.Remontémonos al pasado 4.500 millones de años; hay un gran caldo químico de materia.
Geçmişi hayal edin, 4.5 milyar yıl önce, müthiş miktarda kimyasal madde çorbası mevcuttu.Verbeeld je even terug naar vier en een half miljard jaar geleden. Er is een enorme soep van chemische spul.
Geçmişi hayal edin, 4.5 milyar yıl önce, müthiş miktarda kimyasal madde çorbası mevcuttu.Φανταστείτε, τεσσεράμιση δισεκατομμύρια χρόνια πριν, υπήρχε μια απέραντη χημική σούπα "πραγμάτων".
Geçmişi hayal edin, 4.5 milyar yıl önce, müthiş miktarda kimyasal madde çorbası mevcuttu.Представете си как преди четири и половина милиарда години има една огромна супа от химически съставки.
Geçmişi hayal edin, 4.5 milyar yıl önce, müthiş miktarda kimyasal madde çorbası mevcuttu.Представьте, что четыре с половиной миллиарда лет назад, существует огромный химический суп вещества.
Geçmişi hayal edin, 4.5 milyar yıl önce, müthiş miktarda kimyasal madde çorbası mevcuttu.דמיינו שאנו לפני 4 וחצי מיליארד שנים, יש מרק כימי ענק של חומרים.
Geçmişi hayal edin, 4.5 milyar yıl önce, müthiş miktarda kimyasal madde çorbası mevcuttu.تخيل ذلك العهد السحيق منذ أربعة ونصف بليون سنة مضت، كان هناك ذلك الحساء الكيميائى الشاسع من الأشياء.
Geçmişi hayal edin, 4.5 milyar yıl önce, müthiş miktarda kimyasal madde çorbası mevcuttu.巨大な池があるとします この物質から我々が生まれました
- Geon balık çorbası yapmış.- Geon szárított tőkehal levest főzött.
- Geon balık çorbası yapmış.Ο Γκουν έφτιαξε σούπα από ξερό πόλακ!
- Geon balık çorbası yapmış.غون صنع حساء السمك
George " güzel, çorba alabilir miyim" der."Ну и ладно," сказал Джорж, "Я возьму суп."
George " güzel, çorba alabilir miyim" der."Baiklah," kata George, "Saya akan mengambil sup."
George " güzel, çorba alabilir miyim" der."Bine," a spus George, "Eu iau supa."
George " güzel, çorba alabilir miyim" der."Das ist wunderbar", sagt George, "Ich werde die Suppe nehmen."
George " güzel, çorba alabilir miyim" der."Dat is prima," zegt George, "ik kies de soep."
George " güzel, çorba alabilir miyim" der."Det blir bra", säger George, "då tar jag och super till".
George " güzel, çorba alabilir miyim" der."Está bien", dice George, "yo elijo la sopa".
George " güzel, çorba alabilir miyim" der. (gülüşmeler)"To je fajn," hovorí George, "vezmem si teda soup (polievka)" (Smiech)
George " güzel, çorba alabilir miyim" der."Igazán köszönöm," mondta George, "de én inkább a levest kérném."
George " güzel, çorba alabilir miyim" der.조지가 말하기를, "좋아," 나는 그 수프를 택하겠어."
George " güzel, çorba alabilir miyim" der."Ótimo," diz George. "Para mim é uma sopa."
George " güzel, çorba alabilir miyim" der."Tốt thôi," Geore trả lời, "Tôi nhận món súp."
George " güzel, çorba alabilir miyim" der."Très bien," dit George, "Je prendrai la soupe."
George " güzel, çorba alabilir miyim" der."Va bene," disse George, "Io voglio la zuppa."
George " güzel, çorba alabilir miyim" der."W porządku", odparł George, "Ja biorę zupę."
George " güzel, çorba alabilir miyim" der.'Ωραία," λέει ο Τζορτζ, " θα πάρω τη σούπα."
George " güzel, çorba alabilir miyim" der."Браво на теб'", казал той, "За мен - супа."
George " güzel, çorba alabilir miyim" der."בסדר גמור," אומר ג'ור'ג, "אני אקח את התה"
George " güzel, çorba alabilir miyim" der.قال جورج: "هذا جيد، سآخذ الحساء"
George " güzel, çorba alabilir miyim" der.(笑)
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Assustavam-se com as sombras, com uma mangueira no chão.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Az árnyékok megrisztják őket, egy slag a földön.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Bayangan membuat mereka mogok, juga selang di lantai.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Des ombres les auraient fait se rebiffer, un tuyau sur le sol.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Dobytek však zastavoval před odloženým kabátem, pohozenou hadicí, či stíny.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.그림자와 땅에 있는 호스가 방해가 되곤 했죠.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Las sombras lo espantaría, una manguera en el piso.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Le ombre erano un ostacolo, una canna dell'acqua sul pavimento.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Myös varjot, tai letku maassa saivat ne pysähtymään.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Những cái bóng khiến chúng rụt lại, một cái ống trên sàn.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Schaduwen maakten hen nerveus, een tuinslang op de grond.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Skuggor kunde skrämma dem, eller en slang på golvet.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Skygger ville gøre dem ulydige, en haveslange på gulvet.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Umbrele le faceau sa se opreasca, un furtun pe podea.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Οι σκιές θα τα έκαναν να φοβηθούν, ένας σωλήνας στο πάτωμα.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Сенките биха ги стреснали, маркуч на пода.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Также тени, шланг на полу.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.צללים גרמו להן להירתע, צינור על הריצפה.