Ana içeriğe geç
Sözlük

çor ile cümle

çor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Soğumadan önce çorbanı ye.Eat your soup before it gets cold.
Tom'un sadece bir çift çorabı vardı ve onların delikleri vardı.Tom only had one pair of socks and they had holes in them.
Tom'un akşam yemeği için kuzu pirzola, patates ve mantar çorbası vardı.Tom had lamb chops, potatoes and mushroom soup for dinner.
Tom pembe çoraplarını nerede aldığını hatırlayamıyor.Tom can't remember where he bought his pink socks.
Tom bir kase deniz tarağı çorbası yedi.Tom ate a bowl of clam chowder.
Çorba çok sıcak.The soup is too hot.
Çorbaya daha fazla tuz koy.Put more salt in the soup.
Bıyıksız bir öpücük bir kase tuzsuz çorba gibidir.A kiss without a mustache is like a bowl of soup with no salt.
Tom çorbayı karıştırdı.Tom stirred the soup.
O iyi çorba.That's good soup.
Çorbaya o kadar çok biber koyma.Don't put so much pepper in the soup.
Çorba için derin bir kasen var mı?Do you have a deep bowl for soup?
Büyükannem sadece biraz çorba içti.My grandma just drank a bit of soup.
judynin hafızası karman çorman, gevelereyerek konuşuyor.Judy’s memory is patchy, her speech is slurred.
Çorap ve ayakkabılar yeni.The socks and sneakers are new.
Bu çorbanın balık gibi tadı var.This soup tastes like fish.
Affedersin, garson. Çorbamda bir saç var.Excuse me, waiter. There's a hair in my soup.
Çorap kötü kokuyor.The socks stink.
Annem bana miso çorbasının nasıl yapılacağını öğretti.My mother taught me how to make miso soup.
Bay Jones eşinin yaptığı çorbayı tadıyor.Mr. Jones is tasting the soup his wife made.
Çoraplarını giydi.She put on socks.
Ayakkabıyı çorap olmadan giymek hoşuma gidiyor.I don't like to wear shoes without socks.
Joseph futbol oynayamaz. Top ayağına dolaşır ve her şeyi karman çorman eder.Joseph can't play soccer. He trips on the ball and mixes everything up.
O, çorbasını benimle paylaştı.He shared his soup with me.
Bu çorba çok baharatlı.This soup is too spicy.
Çorbanı iç, John!Eat your soup, John!
Domates çorbası için İskoç tarifi: Kırmızı fincan içine sıcak su dökün.Scottish recipe for tomato soup: Pour hot water into a red cup.
Diğer çorabım nerede?Where's my other sock?
O, öfkeyle ayakkabılarını ve çoraplarını çıkardı.She threw off her shoes and socks in anger.
Bu kaşık çorba içindir.This spoon is for soup.
"Bunlar kimin çorapları?" "Kız kardeşimin.""Whose socks are these?" "They are my sister's."
Çoraplarımı çıkarmak zorundayım.I have to take off my socks.
Sıcak bir çorba yemek istiyorum.I would like to eat a hot soup.
Çorba lezzetli miydi?Was the soup tasty?
O külotlu çorap giyiyor.She's wearing tights.
Çoraplarını nerede çıkardın?Where did you take your socks off?
Ben bir çorabı kaybediyorum.I'm missing a sock.
Biz biraz kaplumbağa çorbası yedik.We ate some turtle soup.
Mantı çorbasını sever misin?Do you like wonton soup?
Biraz çorba ister misin?Do you want some soup?
Ben borç çorbası yedim.I've eaten the borsch.
Kimse tavuk çorbasını annem gibi yapamaz.No one makes chicken soup like my mother.
Çorbayı yemedim ve yemeyeceğim.I haven't eaten the soup and I won't.
Bir çatalla çorba yiyemezsin.You can't eat soup with a fork.
Ben karman çormanım.I am all mixed up.
Soğan çorbası ünlü bir Fransız yemeğidir.Onion soup is a famous French dish.
Nohut çorbası pişirdim.I cooked chick pea soup
Gazpacho İspanya'dan bir soğuk domates ve sebze çorbasıdır.Gazpacho is a cold tomato and vegetable soup from Spain.
Çorba istiyorum.I want soup.
Dikkat et. Çorba çok sıcak.Be careful. The soup's very hot.
Çorbaya su ekle.Add water to the soup.
Kaynayıncaya kadar çorbayı karıştırın.Stir the soup until it boils.
Bu çoraplar sudan ucuz.These socks are a bargain.
Bu çoraplar yıkandığında sünmez.These socks don't stretch when you wash them.
Çorbayı dökme.Don't spill the soup.
Çorapların eşleşmiyor.Your socks don't match.
Kirli çorapların kokusu beni kusturur.The odor of dirty socks makes me gag.
Ayaklarını sıcak tutmak için kalın çoraplar giymelisin.You need to wear thick socks to keep your feet warm.
Tom'un sevdiği yemeklerden biri domates çorbası ile ızgarada pişirilmiş peynirli sandviç.One of Tom's favorite meals is a grilled cheese sandwich with tomato soup.
Çorba ile başlayalım.Let's begin with soup.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod