Ana içeriğe geç
Sözlük

çor ile cümle

çor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
"Benim çorap daralıyor."Моите чорапи са все по-строги.
"Benim çorap daralıyor."Моя панчохи стають жорсткішими.
"Benim çorap daralıyor."Моя чулки становятся жестче.
"Benim çorap daralıyor."הגרביים שלי מקבלים יותר.
"Benim çorap daralıyor."بلادي هي جوارب تضيق.
"Benim çorap daralıyor.彼らは、しわを作るために使用。ロビン、ベンWeatherstaffがあります。"
Bir adam vardı, biri dedi olurdu çorba kaş kadar temizleyin.Ada seorang rekan, orang akan mengatakan, jelas hingga alis dalam sup.
Bir adam vardı, biri dedi olurdu çorba kaş kadar temizleyin.Ci fu un compagno, si sarebbe detto, chiaro fino alle sopracciglia nella minestra.
Bir adam vardı, biri dedi olurdu çorba kaş kadar temizleyin.Có một thành viên, ai có thể nói, rõ ràng để lông mày trong các món canh.
Bir adam vardı, biri dedi olurdu çorba kaş kadar temizleyin.Der var en fyr, ville man have sagt, klare op til øjenbrynene i suppen.
Bir adam vardı, biri dedi olurdu çorba kaş kadar temizleyin.Det var en karl, skulle man ha sagt, klara upp till ögonbrynen i soppan.
Bir adam vardı, biri dedi olurdu çorba kaş kadar temizleyin.Er was een kerel, zou men gezegd hebben, duidelijk tot aan de wenkbrauwen in de soep.
Bir adam vardı, biri dedi olurdu çorba kaş kadar temizleyin.Es war ein Kerl, würde man gesagt haben, klar, bis zu den Augenbrauen in die Suppe geben.
Bir adam vardı, biri dedi olurdu çorba kaş kadar temizleyin.Il a été boursier, on aurait dit, claires jusqu'aux sourcils dans la soupe.
Bir adam vardı, biri dedi olurdu çorba kaş kadar temizleyin.수프에 눈썹까지 취소합니다.
Bir adam vardı, biri dedi olurdu çorba kaş kadar temizleyin.Nie był człowiek, to trzeba powiedzieć, jasne, do brwi w zupie.
Bir adam vardı, biri dedi olurdu çorba kaş kadar temizleyin.Nu a fost un om, s-ar fi spus, clare pana la sprancene in supa.
Bir adam vardı, biri dedi olurdu çorba kaş kadar temizleyin.Oli mies, olisi sanonut, selkeitä jopa kulmakarvojen liemessä.
Bir adam vardı, biri dedi olurdu çorba kaş kadar temizleyin.Tam bol človek, jeden by povedal, jasné, do obočia do polievky.
Bir adam vardı, biri dedi olurdu çorba kaş kadar temizleyin.Tam byl člověk, jeden by řekl, jasné, do obočí do polévky.
Bir adam vardı, biri dedi olurdu çorba kaş kadar temizleyin.Tam je bil človek, bi rekel, jasno, vse do obrvi v juho.
Bir adam vardı, biri dedi olurdu çorba kaş kadar temizleyin.Volt egy fiú, az egyik azt mondta volna, tisztázni a szemöldökét a levest.
Bir adam vardı, biri dedi olurdu çorba kaş kadar temizleyin.Υπήρξε υπότροφος, κάποιος θα πει, σαφές μέχρι τα φρύδια στη σούπα.
Bir adam vardı, biri dedi olurdu çorba kaş kadar temizleyin.Был парень, можно было бы сказать, ясно до бровей в суп.
Bir adam vardı, biri dedi olurdu çorba kaş kadar temizleyin.Имаше колеги, някой би казал, ясно до веждите в супата.
Bir adam vardı, biri dedi olurdu çorba kaş kadar temizleyin.واضح حتى الحاجبين في الحساء.
Bir adam vardı, biri dedi olurdu çorba kaş kadar temizleyin.すべての出現に、彼は右の首にそれを持っていた。
"Bir çorba ka,sıgı ,sekere bir tutam su ekle...""Aggiungere un goccio d'acqua a un cucchiaio di zucchero..."
"Bir çorba ka,sıgı ,sekere bir tutam su ekle...""En skvæt vand, en spiseskefuld sukker ..."
"Bir çorba ka,sıgı ,sekere bir tutam su ekle...""En skvätt vatten, en matsked socker..."
"Bir çorba ka,sıgı ,sekere bir tutam su ekle...""Junte um pingo de água a uma colher de açúcar..."
"Bir çorba ka,sıgı ,sekere bir tutam su ekle...""Lisää loraus vettä ruokalusikalliseen sokeria..."
"Bir çorba ka,sıgı ,sekere bir tutam su ekle...""Odrobinę wody dodać do łyżki stołowej cukru..."
"Bir çorba ka,sıgı ,sekere bir tutam su ekle...""Un poco de agua para una cucharada de azúcar...".
"Bir çorba ka,sıgı ,sekere bir tutam su ekle...""Προσθέστε μικρή ποσότητα νερού σε ένα κουτάλι ζάχαρης..."
"Bir çorba ka,sıgı ,sekere bir tutam su ekle...""Возьмите столовую ложку сахара, добавьте немного воды..."
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.A raz uvaril Jakob váru, a Ezav prišiel s poľa a bol ustatý a zomdlený.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Cierto día Jacob preparó un guisado. Y cuando Esaú volvía del campo, cansado
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Comme Jacob faisait cuire un potage, Ésaü revint des champs, accablé de fatigue.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Engang da Jakob holdt på å koke en velling, kom Esau hjem fra marken og var rent opgitt.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.En gång, då Jakob höll på att koka något till soppa, kom Esau hem från marken, uppgiven av hunger.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.In Jakob je kuhal jed; in Ezav pride s polja, in bil je truden.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.I uwarzył sobie Jakób potrawę, a na ten czas przyszedł Ezaw z pola spracowany.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Jacó havia feito um guisado, quando Esaú chegou do campo, muito cansado;
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Jákób egyszer valami fõzeléket fõze, és Ézsaú megjövén elfáradva a mezõrõl,
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Jakob havde engang kogt en Ret Mad, da Esau udmattet kom hjem fra Marken.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Kerran, kun Jaakob oli keittänyt itselleen keiton, tuli Eesau kedolta nälästä nääntyneenä.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.야곱이 죽을 쑤었더니 에서가 들에서부터 돌아와서 심히 곤비하여
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Một ngày kia, Gia-cốp đương nấu canh, Ê-sau ở ngoài đồng về lấy làm mệt mỏi lắm;
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Một ngày_kia , Gia-cốp đương nấu canh , Ê - sau ở ngoài đồng về lấy_làm mệt_mỏi lắm ;
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Odată, pe cînd ferbea Iacov o ciorbă, Esau s'a întors dela cîmp, rupt de oboseală.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Op een dag kwam Esau thuis van de jacht. Hij was moe en trof Jakob aan, die bezig was linzenmoes te maken.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Pada suatu hari ketika Yakub sedang memasak sayur kacang merah, datanglah Esau dari perburuannya. Ia lapar
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Una volta Giacobbe aveva cotto una minestra di lenticchie; Esaù arrivò dalla campagna ed era sfinito
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Und Jakob kochte ein Gericht. Da kam Esau vom Felde und war müde
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Uvařil pak Jákob krmičku. Tedy Ezau přišel z pole zemdlený,
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Εμαγειρευε δε ο Ιακωβ μαγειρευμα και ηλθεν ο Ησαυ εκ του αγρου και ητο αποκαμωμενος
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Един ден Яков си вареше вариво, а Исав дойде от полето изнемощял.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.И сварил Иаков кушанье; а Исав пришел с поля усталый.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.ויזד יעקב נזיד ויבא עשו מן השדה והוא עיף׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod