Ana içeriğe geç
Sözlük

çor ile cümle

çor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Ama " sözlüksel' kelimesi "karman çorman" ile aynı yapıda.Ale "lexikografické" je stejný vzor jako "křížem-krážem."
Ama " sözlüksel' kelimesi "karman çorman" ile aynı yapıda.Dar "lexicografic" are aceeaşi structură ca şi "higgledy-piggledy."
Ama " sözlüksel' kelimesi "karman çorman" ile aynı yapıda.De a "lexikografikusnak" ugyanaz a mintája, mint a "hűbelebalázsnak".
Ama " sözlüksel' kelimesi "karman çorman" ile aynı yapıda."Leksykograficzny" ma taki układ sylab co "higgledy-piggledy".
Ama " sözlüksel' kelimesi "karman çorman" ile aynı yapıda."Lexicographical" heeft hetzelfde patroon als "olleke-bolleke".
Ama " sözlüksel' kelimesi "karman çorman" ile aynı yapıda.쉽게 말해 "lexicographical"의 패턴이
Ama " sözlüksel' kelimesi "karman çorman" ile aynı yapıda.Mais l'accentuation de "lexicographique" est la même que "tohu-bohu."
Ama " sözlüksel' kelimesi "karman çorman" ile aynı yapıda.Ma "lessicografico" ha la stessa struttura di "alla rinfusa".
Ama " sözlüksel' kelimesi "karman çorman" ile aynı yapıda.Nhưng "lexicographical" có cùng mẫu hình với từ "higgledy-piggledy."
Ama " sözlüksel' kelimesi "karman çorman" ile aynı yapıda.(Risas) Pero "lexicográfico" tiene el mismo patrón que "sin orden, ni concierto".
Ama " sözlüksel' kelimesi "karman çorman" ile aynı yapıda.Toda "leksikografinja" ima enako strukturo kot recimo
Ama " sözlüksel' kelimesi "karman çorman" ile aynı yapıda.Όμως η λέξη "λεξικογραφικός" έχει το ίδιο μέτρο με την λέξη "διπλοδακτυλικός"
Ama " sözlüksel' kelimesi "karman çorman" ile aynı yapıda.Але слово "лек'сикогра'фія" такого ж розміру, як слово "ши'воріт-нави'воріт".
Ama " sözlüksel' kelimesi "karman çorman" ile aynı yapıda.Но в слове ле'ксикогра'фика такой же слог, как в ши'ворот-навы'ворот.
Ama " sözlüksel' kelimesi "karman çorman" ile aynı yapıda.Но "лексикографичен" има същата структура като "миш-маш".
Ama " sözlüksel' kelimesi "karman çorman" ile aynı yapıda.אבל "לקסיקוגרפיקל" זה אותו משקל כמו "היגלדי-פיגלדי" (מבולגן)
Ama " sözlüksel' kelimesi "karman çorman" ile aynı yapıda.لكن " المعجمي " نفس الاسلوب " مجموعة متداخلة من المعاني "
Ama " sözlüksel' kelimesi "karman çorman" ile aynı yapıda.ね? 口にするだけで浮き浮きします
Andre, sizin için özel bir menü, Bugün orada çorba olacak.André, pro tebe máme speciální menu, Dnes bude polévka.
Andre, sizin için özel bir menü, Bugün orada çorba olacak.André, un meniu special pentru tine, astazi vom avea supa.
Andre, sizin için özel bir menü, Bugün orada çorba olacak.André, un menu spécial pour toi: aujourd'hui il y a de la soupe!
Andre, sizin için özel bir menü, Bugün orada çorba olacak.Andre, σπέσιαλ μενού για σας, σήμερα θα έχουμε σούπα.
Andre, sizin için özel bir menü, Bugün orada çorba olacak.Có thực đơn đặc biệt dành cho anh đây. Hôm nay có... ...món súp. Được làm rất tâm huyết đấy.
Andre, sizin için özel bir menü, Bugün orada çorba olacak.Ein besonderes Menü für dich: Suppe!
Andre, sizin için özel bir menü, Bugün orada çorba olacak. Sevgi ile yapılmıştır!André, ez különleges menü számodra, ma leves lesz, szeretettel készítve.
Andre, sizin için özel bir menü, Bugün orada çorba olacak.Андре, для тебя особое меню, сегодня будет суп.
Andy Warhol'un 1962 yılında yaptığı .'Campbell'in Çorba Konserveleri' serisinden bir resme bakmaktayız.Jedna z najdôležitejších otázok, ktorá sa vynorí, hlavne pri modernom umení je: Prečo je toto umenie?
Anka kuşuna benzeyen bir kuş,bu çorak kıyının küllerinden dışarı çıkıyorMột chú chim, giống như phượng hoàng, hiện ra từ đám bụi của bờ biển cằn cỗi này.
Anka kuşuna benzeyen bir kuş,bu çorak kıyının küllerinden dışarı çıkıyorO pasăre, ca un phoenix, iese din cenuşa acestui ţărm pustiu.
Anka kuşuna benzeyen bir kuş,bu çorak kıyının küllerinden dışarı çıkıyorTento pták jako Fénix povstává z popela této pustiny.
Anka kuşuna benzeyen bir kuş,bu çorak kıyının küllerinden dışarı çıkıyor'Ενα πουλί, σαν φοίνικας, ξεπρο- βάλει από τις στάχτες της ακτής.
Anka kuşuna benzeyen bir kuş,bu çorak kıyının küllerinden dışarı çıkıyorПодобно птице Феникс, жизнь возрождается здесь из пепла бесплодного побережья.
Anka kuşuna benzeyen bir kuş,bu çorak kıyının küllerinden dışarı çıkıyorציפור, הדומה לעוף-החול .מופיעה מתוך העפר בחוף העקר הזה
Anka kuşuna benzeyen bir kuş,bu çorak kıyının küllerinden dışarı çıkıyorالطير، شبه العنقاء، يظهر منه رماد هذا الساحل القاحل
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?De fapt, de ce-am pune chiftelele astea în supă, atâta timp cât oricum conţine carne?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?De hecho, ¿por qué ponemos esas bolas en la sopa? ¿no hay carne allí de todos modos?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Difatti, perché mettere le polpette di carne nella zuppa, se c"è già della carne lì dentro?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?En fait, pourquoi mettrions-nous ces boulettes dans la soupe, il y a de la viande là-dedans de toute façon?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Itse asiassa, miksi laittaa näitä palloja keittoon, onhan siinä lihaa joka tapauksessa?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?사실, 왜 우리가 이 미트볼을 스프안에 넣을까요? 어쨌든 그 안에는 고기가 있는데요.
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Mengapa kita menaruh bakso daging ini di dalam sup, bila di sana sudah ada dagingnya (serangga)?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Minek is rakjuk bele azokat a gombócokat, ha már úgyis van benne hús?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Pensando bem, porque é que acrescentamos almôndegas à sopa, quando já lá há carne?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Po co w ogóle wkładać do zupy klopsiki, jeżeli mięso już tam jest?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Proč tedy dáváme takovýhle blbosti do polévky, když je tam také maso?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Thực tế. tại sao chúng ta cho những quả này vào súp nhỉ, dù sao thì cũng có thịt trong đó?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Varför ska vi stoppa frikadeller i soppan när den ändå innehåller kött?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?V podstate, prečo by sme mali dávať tieto loptičky do polievky, keď je už v nich mäso?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Waarom zouden we eigenlijk deze ballen in de soep doen, als er toch al vlees in zit?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Warum tun wir eigentlich überhaupt diese Bälle in die Suppe, es ist doch sowieso schon Fleisch drin?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Всъщност, защо да поставяме тези топчета в супата, там вече има месо?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?До речі, навіщо ми кладемо в суп фрикадельки? Адже там вже є м'ясо.
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Кстати, зачем мы кладём в суп фрикадельки? Ведь там уже есть мясо.
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?למעשה, בשביל מה אנחנו שמים את כדורי בשר במרק ? הרי יש שם בשר בכל מקרה ..
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?في الواقع، لماذا نضع هذه الكرات في الحساء، هناك لحوم على أية حال؟
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?すでに「肉」が入っている と言えるくらいです (笑)
Aslında Cambell Çorba Howard'ın ününü kazandığı yerdi.In effetti, fu con Campbell's Soup che Howard si fece una reputazione.
Aslında Cambell Çorba Howard'ın ününü kazandığı yerdi.Tény, hogy a Campbell's Soup hozta meg Howard számára a szakmai hírnevet.
Aslında Cambell Çorba Howard'ın ününü kazandığı yerdi.V bistvu, pri Campbell's Soup si je Howard ustvaril svoj sloves.
Aslında Cambell Çorba Howard'ın ününü kazandığı yerdi.Ve skutečnosti, právě u Campbell Soup si Howard vydobyl svou reputaci.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod