Ana içeriğe geç
Sözlük

çor ile cümle

çor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Birileri beni yere yatırmışlar, çoraplarımı çıkarmışlardı.私は2階へ行き、すべての着衣を脱ぎました。
Demokrat Parti Çorlu ve Tekirdağ teşkilâtlarını kurdu.さらに、湯化竜らと民主党を結成した。
Her üç çorap çeşidi de 30 yıkamaya kadar özelliklerini yitirmemektedirler.3人それぞれが特徴あるメイクを施しているなど、前作までには見られない試みがうかがえる。
“Tteok” pirinç keki ve “guk” ise çorba anlamına gelmektedir.「クク」がスープ、「バプ」が飯を意味する。
Seymen, Çorlu Yerelnet Seymen İlköğretim Okulu ^高校生になったら、なんとオレンジとか着て。
İskilip ve Çorum arasında yer alır.まなみと美沙の間で揺れる。
Çorba kıvamından koyudur.薄いスープの出汁にもなる。
Şapkalara ve çoraplara bayılır.靴下が嫌い。
Bu ülkelerin hepsinde işkembe çorbası'na milli bir çorba gözüyle bakılır.世界的に見るとスープ料理の1つ。
Ayaklara yün çorap giyilir.靴下を履いているのは左足だけ。
Yine Bolu yöresinde böreği ve çorbası yapılarak tüketilir.また、預けられた家の主人が肉のスープをくれた。
Anadolu'da köfte kullanılarak hazırlanan birçok çorba çeşidi vardır.マアナゴを用いた郷土料理も数多い。
El örgüsü çoraplarsa, günümüzdeki biçimini 17. yüzyılda almıştı.現在のネクタイの原型ができたのは17世紀頃とされる。
Çorlu deresi, çevreye kötü kokular yayar.ごみの悪臭で周りの地価を下げてしまう。
Çorapları katlamaktan sorumludur.靴下を裏返す。
Çorlu’da, Turhal Ulutepe’de birer caddeye, Ayvalık Küçükköy’de bir sokağa adı verilmiştir.ある港街の片隅にある小さな商店街に「さくらシュトラッセ」と呼ばれる通りがあった。
Çorba gibi sulu yemek şeklinde kış aylarında ekmekle birlikte kahvaltı olarak yenir.濃度はスープ程度で、冬季にナンとともに朝食として食べられた。
Biraz pişince çorba karıştırılarak mısır unu elle yavaş yavaş ilave edilir.少量のスープを振りかけると混ぜやすい。
Ayrıca Cheddar Cheese (Cheddar peyniri) çorba çeşidinde kuşak üzerine yazılmış iki ek yazı bulunur.「チェダー・チーズ」(Cheddar Cheese)は、横断幕のような追加物が2つある。
(1. tekil şahıs eki) Bu çorak araziyi yeşertenler çalışkan köylülerdi.(※1)実際に今村久仁人の汗が付けられた。
Alçak bitki örtüsünde saklanabileceği çorak fundalıkları ve çalılıkları tercih eder.根や流木の下に隠れることを好む。
Her gün temiz çorap giymeli; asla naylon çorap kullanmamalıdır.常に着衣だが、履き物はない。
Bulamaç Çorbası; az tüketilen bir çorba türüdür.昼食:ほとんど具のないスープ。
Çoraplarını yamadı.彼女は靴下を直した。
Bana çorba geliyordu.有時佐湯食用。
Çoraplar da genellikle gemici mavisi veya beyaz, ayakkabılar ise genellikle kahverengi veya siyah olur.袜子通常是採海军蓝或者白色,而鞋子则多为黑色或者棕色。
Çoraklık sorunu var mı?有口吃的毛病。
Diğer bir neden ise çok sıkı çorap kullanmaktır.另外,亦有人覺得這種襪子用來配襯迷你裙很好看。
Çorbalar için de iyidir.擅長西餐料理。
"Tartışmalı çorba Hakkasan'da".取义“金汤永固”。
Hüyük (Büyük Çorca), insanların barınmak ve korunmak amacı ile inşa ettikleri bir yapıdır.鎖是一種安保設施,是人類為了保護自己的財產而發明的一種用鑰匙才能開啟的裝置。
Bunlardan bir tanesi bir çorapla boğulduğudur.蒙特尔有一人溺毙。
Çor bazen de ruhsal hastalık anlamına gelir.有時會是慢性疾病。
1968-69 sezonunda ise ilk kez giyilen beyaz formanın altına beyaz şort ve kırmızı beyaz çoraplar giyilmiştir.在1968-69赛季,拜仁的上衣采用蓝红条纹样式,短裤及袜子也为蓝色。
Haş çorba olarak özellikle kahvaltılarda yenir.或是泡水發芽後如早餐麥片般食用。
Kurutulmuş Longanlar Çin mutfağında ve Çin'in şekerli tatlı çorbalarında sıkça kullanılır.帽多用氈,如中國笠帽然。
Bana çorba geliyordu.소금을 두른다.
Parmaklar katı yiyecekleri yemek için kullanılırdı ve kaşıklarsa çorbalar için kullanılırdı.딱딱한 음식은 손가락으로 집어 먹고, 숟가락은 수프를 먹는데 썼다.
1793 - Çorum depremi.1793년: 컨스트럭트 전쟁.
Diğer bir neden ise çok sıkı çorap kullanmaktır.이 작업은 특히 어퍼쳐 마스크를 많이 이용한다.
Önerilen porsiyon büyüklüğü iki çorba kaşığıdır.감탕나무목은 쌍떡잎식물의 목이다.
Yaklaşık 10 bin yıl öncesinde çorba hazırlandığını ve içildiğini gösteren kayıtlar bulunmaktadır.발효유 제품은 꽤 오래 전부터 생산되었으며 기원전 10000년경부터 생산되었다는 기록도 존재한다.
Ol en baştay çortkan = O, herkesten önce (en baştan) gitti.전후 : 고와(康和) 이후 - 가쇼(嘉承) 이전.
Her gün temiz çorap giymeli; asla naylon çorap kullanmamalıdır.항상 롱스커트 메이드복을 입고 있으며, 보이지는 않지만 니삭스를 신고 있다.
Günümüzde Çorum ile Manisa illerinde bulunanlar, Yörük olarak tanınmaktadır.오늘날 그는 현대 세균학의 창시자이며 열대의학에도 일정 부분 기여한 것으로 여겨진다.
Çoraklık sorunu var mı?광우병 걸릴 확률?
Tavsiye ederim her derde deva bu çorba derler.이것으로 만든 여러가지 수프를 "달"이라 부르기도 한다.
Aş (Farsça: آش) çorbaya benzeyen ama daha yoğun bir yemektir.그러나 그것은 연골처럼 촘촘하고 빽빽하다.
Ayrıca tarhana çorbası çok ünlüdür.또, 찹샐러드가 유명하다.
Yaralanmasına rağmen, Çorbacı barışçıl protestosu üzerinde kararlıydı.샤크라 해체의 경우에는 황보 본인이 심하게 만류했음에도 불구하고 그렇게 결정되었다고 한다.
Tarhana Çorbası: Klasik Türk çorbası Balıkesir'de de köy kahvaltılarının hala vazgeçilmez yemeğidir.또한, 초르바라고 불리는 수프도 터키 아침식사에 빠지지 않는다.
1944 - Çorap imalatı hakkı Sümerbank'a verildi.1940년, 쿠르마르크 대관구가 브란덴부르크 변경 대관구로 개칭되었다.
Aynı yıl, mavi çorap siyah çorap ile değiştirilmiştir.באותה שנה, גם הגרביים הכחולים הוחלפו בשחורים.
Çorlu deresi, çevreye kötü kokular yayar.לנפט ריח חזק, מה שמטשטש את ריחות הסביבה.
Tabi (足袋), geleneksel bir Japon çorabıdır.טאבי (בקאנג'י - 足袋) הם גרביים יפניים מסורתיים.
Bosintang (Korece: 보신탕), ana madde olarak köpek eti kullanılan bir Kore çorbasıdır.בושינטנג (בקוריאנית: 보신탕; 補身湯) או מרק כלב הוא מרק מהמטבח הקוריאני המכיל בשר כלב כמרכיב עיקרי.
Lois kocasına bakar ve gidip beyaz çoraplarını giymesini söyler.בעקבות זאת משנה ליסה את דעתה ויוצאת למצוא את רוברט כשהיא לבושה בשמלת כלה.
Çorbalar için de iyidir.הן נאכלות גם בכריכים.
Çoraklık sorunu var mı?האם יש קשר לחרדה?
Birileri beni yere yatırmışlar, çoraplarımı çıkarmışlardı.הם התחילו לגזור את בגדי ולתקוע בי מחטים.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
çor ile cümle - Sayfa 21 - çor kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App