çoktan ile cümle

çoktan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çoktan yedin mi?Ben je al klaar?
Çoktan yedin mi?Cậu ăn xong rồi hả?
Çoktan yedin mi?Du bist schon fertig?
Çoktan yedin mi?Hai già finito?
Çoktan yedin mi?Już skończyłeś?
Çoktan yedin mi?T'as déja fini ?
Çoktan yedin mi?Ty už si skončil?
Çoktan yedin mi?Už si skončil?
Çoktan yedin mi?Τελείωσες ήδη;
Çoktan yedin mi?Наяде ли се?
Çoktan yedin mi?Ты уже закончил?
Çoktan yedin mi??סיימת
Çoktan yedin mi?هل إنتهيت؟
Çoktan yedin mi?私 一口しか食べてないの
Çünkü eğer büyük ve açık olsaydı, şimdiye kadar bulurduk -- ayağımızdan çoktan ısırırdı, ancak bu olmadı.Gdyby było duże i oczywiste już zdążyłoby nas pokąsać.
Çünkü eğer büyük ve açık olsaydı, şimdiye kadar bulurduk -- ayağımızdan çoktan ısırırdı, ancak bu olmadı.그게 크기가 크고 매우 명백한 것이라면 우리는 이미 발견했을 겁니다. 그랬었다면 처음부터 우리를 힘들게했겠죠. 하지만 그러지 않았습니다.
Çünkü eğer büyük ve açık olsaydı, şimdiye kadar bulurduk -- ayağımızdan çoktan ısırırdı, ancak bu olmadı.Pentru că dacă este mare și evidentă, deja am fi găsit-o -- ne-ar fi mușcat deja de picior și nu a făcut-o.
Çünkü eğer büyük ve açık olsaydı, şimdiye kadar bulurduk -- ayağımızdan çoktan ısırırdı, ancak bu olmadı.Perchè se fosse grande ed ovvia, l'avremmo già trovata - ci avrebbe già morso i piedi, e non l'ha fatto.
Çünkü eğer büyük ve açık olsaydı, şimdiye kadar bulurduk -- ayağımızdan çoktan ısırırdı, ancak bu olmadı.Porque si es grande y obvia, ya la habríamos encontrado - ya nos habría mordido el pié, y ello no ha sucedido.
Çünkü eğer büyük ve açık olsaydı, şimdiye kadar bulurduk -- ayağımızdan çoktan ısırırdı, ancak bu olmadı.Pretože, keby bol veľký a obyčajný, už by sme ho našli -- už by do nás vrazil, ale to sa nestalo.
Çünkü eğer büyük ve açık olsaydı, şimdiye kadar bulurduk -- ayağımızdan çoktan ısırırdı, ancak bu olmadı.בגלל שאם החיים היו גדולים וברורים מאליהם, כבר היינו מוצאים אותם -- הם כבר היו נושכים לנו בעקב, והם לא.
Çünkü eğer büyük ve açık olsaydı, şimdiye kadar bulurduk -- ayağımızdan çoktan ısırırdı, ancak bu olmadı.لأنها لوكانت ضخمةً وواضحة ، لكنا وجدناها -- أو كنا تعرضنا للسع منها في أقدامنا ، ولكننا لم نتعرض لذلك.
Çünkü eğer büyük ve açık olsaydı, şimdiye kadar bulurduk -- ayağımızdan çoktan ısırırdı, ancak bu olmadı.大型で判り易い生命なら既に 発見したはずですが そうはいきません つまり 判り難いのです
Çünkü kendi vatandaşları çoktan "atı alıp Üsküdarı geçmişti".Hun eigen burgers waren ze voor.
Çünkü kendi vatandaşları çoktan "atı alıp Üsküdarı geçmişti".Karena warga negara mereka sendiri telah mendahului mereka.
Çünkü kendi vatandaşları çoktan "atı alıp Üsküdarı geçmişti".정부조차 시민들로부터 지진발생을 알게 되었죠.
Çünkü kendi vatandaşları çoktan "atı alıp Üsküdarı geçmişti".Mivel saját állampolgáraik megelőzték őket.
Çünkü kendi vatandaşları çoktan "atı alıp Üsküdarı geçmişti".Pentru ca cetatenii lor i-au batut la eficienta.
Çünkü kendi vatandaşları çoktan "atı alıp Üsküdarı geçmişti".Porque sus propios ciudadanos lo hicieron antes.
Çünkü kendi vatandaşları çoktan "atı alıp Üsküdarı geçmişti".Weil ihre eigenen Bürger schneller als sie waren.
Çünkü kendi vatandaşları çoktan "atı alıp Üsküdarı geçmişti".Защото собствените им граждани са ги изпреварили.
Çünkü kendi vatandaşları çoktan "atı alıp Üsküdarı geçmişti".כי האזרחים שלהם הקדימו אותם.
Çünkü kendi vatandaşları çoktan "atı alıp Üsküdarı geçmişti".حتى الحكومة عرفت عن الهزة الأرضية عبر مواطنيهم
Çünkü kendi vatandaşları çoktan "atı alıp Üsküdarı geçmişti".政府自身 地震のことを新華社ではなく
Delikleri kontrol ediyor ve çoktan etti bile.Ele está a examinar os buracos, e agora já encontrou.
Delikleri kontrol ediyor ve çoktan etti bile.Er untersucht diese Löcher und jetzt hat er's schon.
Delikleri kontrol ediyor ve çoktan etti bile.Está examinando los orificios, y ya lo consiguió.
Delikleri kontrol ediyor ve çoktan etti bile.Examinează găurile și acum a depistat mirosul.
Delikleri kontrol ediyor ve çoktan etti bile.Hij onderzoekt deze gaten, en daar heeft hij het al.
Delikleri kontrol ediyor ve çoktan etti bile.Il examine ces trous, et maintenant il a déjà trouvé.
Delikleri kontrol ediyor ve çoktan etti bile.트위드는 이 구멍들을 조사합니다. 벌써 다했네요.
Delikleri kontrol ediyor ve çoktan etti bile.Megvizsgálja a lukakat, és már meg is van.
Delikleri kontrol ediyor ve çoktan etti bile.Nó đang kiểm tra các lỗ và giờ thì nó đã đoán trúng rồi.
Delikleri kontrol ediyor ve çoktan etti bile.Sprawdza te otwory i... już znalazł.
Delikleri kontrol ediyor ve çoktan etti bile.Sta esaminando questi buchi, ed ora l'ha già preso.
Delikleri kontrol ediyor ve çoktan etti bile.Εξετάζει τις τρύπες και τώρα το κατάλαβε ήδη.
Delikleri kontrol ediyor ve çoktan etti bile.Він перевіряє ці дірки, і вже знайшов те, що треба.
Delikleri kontrol ediyor ve çoktan etti bile.Он обнюхивает четыре отверстия, находит нужное.
Delikleri kontrol ediyor ve çoktan etti bile.הוא מרחרח את החורים, והוא כבר קלט את זה.
Delikleri kontrol ediyor ve çoktan etti bile.إنه يتفحص هذه الثقوب، و قد توصل إليها الآن بالفعل.
Delikleri kontrol ediyor ve çoktan etti bile.再度 他の穴を調べて
Devam ettirmek istediklerimiz çoktan gitmiş ya da aslında eskiden oldukları gibi değil.Chcemy chronić coś czego nie ma, lub z czym jest źle.
Devam ettirmek istediklerimiz çoktan gitmiş ya da aslında eskiden oldukları gibi değil.Chúng ta muốn duy trì những thứ đã không còn nữa hay những thứ mà không còn giống như trước kia nữa
Devam ettirmek istediklerimiz çoktan gitmiş ya da aslında eskiden oldukları gibi değil.Kita ingin mempertahankan apa yang sudah hilang atau apa yang sudah tidak seperti sebelumnya.
Devam ettirmek istediklerimiz çoktan gitmiş ya da aslında eskiden oldukları gibi değil.우리는 이미 결핍된 상태 또는 원래의 상태와는 다른 상태를 보존하려고 합니다.
Devam ettirmek istediklerimiz çoktan gitmiş ya da aslında eskiden oldukları gibi değil.Nous voulons maintenir les choses qui n'existent plus ou des choses qui ne sont pas comme elles étaient avant.
Devam ettirmek istediklerimiz çoktan gitmiş ya da aslında eskiden oldukları gibi değil.Queremos mantener cosas que ya no están, o que no son lo que fueron.
Devam ettirmek istediklerimiz çoktan gitmiş ya da aslında eskiden oldukları gibi değil.Vogliamo proteggere cose che non ci sono più o che non sono più come erano.
Devam ettirmek istediklerimiz çoktan gitmiş ya da aslında eskiden oldukları gibi değil.Vrem să menținem lucruri care au dispărut sau care nu mai sunt cum erau.
Devam ettirmek istediklerimiz çoktan gitmiş ya da aslında eskiden oldukları gibi değil.We willen de laatste restjes conserveren, dingen die ooit heel anders waren.
İlgili Sayfalar