çog ile cümle

çog kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un müşterilerinin çoğu milyonerdir.Many of Tom's clients are millionaires.
Kurbanların çoğu ya yanarak ya da boğularak öldü.Many of the victims either burnt to death or suffocated.
Süpermarketlerde aldığımız yiyeceklerden çoğu aşırı paketlenmiş.Most of the food we buy in supermarkets is overpackaged.
Tom zamanının çoğunu yalnız harcamayı tercih ediyor gibi görünüyor.Tom seems to prefer spending most of his time alone.
Ben çoğunlukla partilere davet edilmem.I don't often get invited to parties.
Çoğu insan bunu fark etmeyecek.Most people won't notice that.
Arkadaşlarımın çoğu erkek.Most of my friends are guys.
Arkadaşlarımın çoğu kız.Most of my friends are girls.
Onların konuştuklarının çoğunu anlamadım.I didn't understand much of what they were talking about.
Bu isimlerden yarısından çoğunu tanımıyorum.I don't recognize over half of these names.
Bakteri alkolde çoğalmaz.Bacteria do not reproduce in alcohol.
Paramın çoğunu bağışladım.I gave most of my money away.
Şeylerimin çoğunu atmak zorunda kaldım.I had to throw most of my things away.
Amonyak çoğunlukla temizlik ürünlerinde bulunur.Ammonia is often found in cleaning products.
Almanların çoğu sarışın ve mavi gözlüdür.Many Germans have blonde hair and blue eyes.
Çoğu insan sağlaktır.Most people are right-handed.
Hayatımın çoğunda buradaydım.I've been here for most of my life.
Hayatımın çoğunu Boston'da geçirdim.I've spent most of my life in Boston.
Cumartesi günleri çoğunlukla uğrayan üç arkadaşım var.I have three friends that often drop by on Saturdays.
Bunların çoğuna sahip değilim.I don't have many of those.
Bunların çoğu harikadır.More of these are wonderful.
O, lisedeki son sınıfının çoğunu ilaçlara bağımlı olarak geçirdi.She spent most of her senior year in high school strung out on drugs.
Paramın çoğunu ofisimin yanındaki bankada tutarım.I keep most of my money at the bank near my office.
Çoğunlukla postanenin yanındaki fırından ekmek alırım.I often buy bread from the bakery next to the post office.
Her ayın birinde faturalarımın çoğunu öderim.I pay most of my bills on the first of each month.
Çoğunlukla hava hakkında konuşuruz.We often talk about the weather.
Zamanımın çoğunu evde geçiririm.I spend most of my time at home.
Vaktimin çoğunu Boston'da geçiriyorum.I spend most of my time in Boston.
Zamanımın çoğunu Fransızca çalışarak geçirdim.I spent a lot of my time studying French.
Tom hakkında endişe ederek gecenin çoğunda yatmadım.I stayed up most of the night worrying about Tom.
Arkadaşlarımın çoğu Fransızca konuşabilir.Many of my friends can speak French.
Tom çoğunlukla ofisten ayrılan son kişidir.Tom is often the last one to leave the office.
Şarkıların çoğunluğu ilginç olmadı.The majority of the songs became uninteresting.
Çoğu insan aynı hataları yapar.Many people make similar mistakes.
Çoğunlukla yerli bir konuşucu ile Fransızca konuşma şansım yok.I don't often have a chance to speak French with a native speaker.
Sınıf arkadaşlarımdan çoğu Fransızcayı oldukça iyi konuşabiliyorlar.Most of my classmates can speak French quite well.
Burada çoğunlukla Fransızcanın konuşulduğunu duyarız.We often hear French being spoken here.
Mary çoğunlukla uzun etek giyer.Mary often wears long skirts.
Çoğu ağaç kışın yapraklarını kaybeder.Most trees lose their leaves in the winter.
Çoğu yarış atları safkandır.Most race horses are thoroughbreds.
Burada çalışan insanların çoğu, ücretsiz gönüllülerdir.Most of the people working here are unpaid volunteers.
Tom bana zamanımızın çoğunu almayacağını söyledi.Tom told me he wouldn't take up much of our time.
İşin çoğunu yapmak zorunda olan kişi benim.I'm the one who has to do most of the work.
Zamanının çoğunu işgal etmeyeceğim.I won't take up much of your time.
Ben çoğu insan gibi değilimdir.I'm not like most people.
Onlar bu düzenlemelerin çoğunu kaldırmayı planlıyorlar.They plan to do away with most of these regulations.
Bu ürünlerin çoğu yerli.Most of these products are domestic.
Tom'un söylediğinin çoğuna inanmıyorum.I don't believe much of what Tom says.
Dün, günün çoğu evdeydim.I was at home most of the day yesterday.
Onların Meclis'te çoğunluğu vardı.They had the majority in Parliament.
Çoğu insanın yaptığı şey budur.That's what most people do.
Çiftçilerin çoğunun büyük aileleri vardı.Most of the farmers had large families.
Tom ve Mary şarkılarının çoğunu birlikte yazdılar.Tom and Mary wrote many of their songs together.
Tom öğleden sonranın çoğunda meşgul olacak.Tom will be busy most of the afternoon.
Buradaki çoğu erkek her gün kravat takar.Most men here wear ties every day.
Çoğumuz şu anda açız.Most of us are hungry right now.
Şu anda çoğumuz meşgulüz.Most of us are busy right now.
Çoğumuz aç.Many of us are hungry.
Bizim çoğumuz üzgün.Many of us are upset.
Çoğu problem gibi bu da sonunda çözülür, sanırım.Like most problems, this will eventually be solved, I think.

İlgili Sayfalar