çog ile cümle
çog kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Çoğu insanın onunla bir sorunu yoktur.Most people don't have a problem with that.
Çoğu insan bunu bir sorun olmadan yapabilir.Most people can do this without a problem.
Bu, sorunlarımızın çoğunu çözer.This solves a lot of our problems.
Çoğu problem kendi kendine çözülür.Many problems resolve themselves.
Tom Fransızcada sınıf arkadaşlarının çoğundan daha iyidir.Tom is better at French than most of his classmates.
Çoğunlukla ben kardeşimle karıştırılırım.I'm often mistaken for my brother.
Çoğunlukla beni kardeşimle karıştırırlar.I'm often mistaken for my brother.
Tom kışın çoğunlukla örgü kayak şapkası giyiyor.Tom often wears a knit ski cap in the winter.
Harcanılan bir kuruş çoğunlukla biriktirilen bir kuruştan daha faydalıdır.A penny spent is often more useful than one saved.
Bu politikacı zamanının çoğunu bağış toplayarak harcıyor.This politician spends most of his time raising funds.
Çoğu öğrencilerin çok paraları yok.Most students don't have a lot of money.
İşler çoğunlukla beklediğinden daha uzun sürer.Things often take longer than you expect.
Çoğunluk bıçağın nasıl kullanılacağını bilir.The majority know how to use a knife.
Dükkanların çoğu kapalıydı.Most of the shops were closed.
Müşterilerinin çoğunluğu yoksul insanlardır.Majority of his clientele are poor people.
Esperantoda çoğul oluşturmak için tekil isme j ekle.To form the plural in Esperanto, add a j to the singular.
Verimli olun ve çoğalın.Be fruitful and multiply.
Kentin çoğu nehrin sağ kıyısında yer alıyor.Most of the town lies on the right bank of the river.
Üniversitedeyken bir sınavdan önce her zaman gecenin çoğunda ders çalışırdım.When I was in college, I always studied most of the night just before a test.
Çoğu hükümet çalışanı izinde.Most government workers are on furlough.
Çoğu erkek çocukları TV oyunlarını severler.Most boys like TV games.
Çoğu erkek çocukları video oyunlarını severler.Most boys like video games.
Hava bu yaz çoğunlukla güzeldi.For the most part the weather has been nice this summer.
Hayvanların çoğunun kafatası vardır.The majority of animals have skulls.
Binaların çoğu 2. Dünya Savaşında yıkıldı.Many of the buildings were destroyed in World War II.
Bildiğim şeylerin çoğunu o bana öğretti.He taught me most of the things I know.
Çocuklar ebeveynleri boşandığı zaman çoğunlukla kendilerini suçlarlar.Children often blame themselves when their parents divorce.
Tom zamanın çoğunu balık tutarak geçirdi.Tom passed most of the time fishing.
Çoğunuz şu anda biraz yorgun hissediyor olmalı.Many of you must be feeling a bit tired right now.
Almak için en zor bulduğun tavsiye çoğunlukla en faydalı olandır.The advice you find the hardest to take is often the most useful.
Öğrencilerin çoğu sanayiden çok finansla ilgileniyor.Most of the students are interested in finance more than industry.
Almanların çoğu İngilizce konuşabilirler.Most Germans can speak English.
Amerikalıların çoğu İngilizce konuşabilirler.Most Americans can speak English.
Amerikalıların çoğu Almanca konuşamazlar.Most Americans can't speak German.
Çoğu insan salaktır.Most people are idiots.
Çoğu kişi yaptığın şeyi yaptı.Most people did what you did.
Klonlama, organizmaların çoğaltılması için tartışmalı bir yöntemdir.Cloning is a controversial method of reproducing organisms.
Güven ve kibir arasında çoğu kez ince bir çizgi vardır.There's often a fine line between confidence and arrogance.
Coğrafya öğretiyorum.I teach geography.
Fransa'nın Avrupa'nın çoğundan daha yüksek bir doğum oranı var.France has a higher birthrate than most of Europe.
Dil ders kitapları çoğunlukla sadece iyi insanlar içerirler.Language textbooks often contain only good people.
Bütün faturaları ödeyebilmek için eşyalarımdan çoğunu satmak zorundayım.I have to sell a lot of my things so I can pay all my bills.
Oradaki yetişkinlerin çoğu çocuklarıyla birlikte yüzüyorlardı.Most of the adults there were swimming with their children.
Tom'un arkadaşlarının çoğundan daha akıllısın.You're brighter than most of Tom's friends.
Tom'un arkadaşlarının çoğundan daha gevezesin.You're more talkative than most of Tom's friends.
Tom'un çoğu arkadaşından daha zekisin.You're smarter than most of Tom's friends.
Tom'un arkadaşlarının çoğundan daha uzunsun.You're taller than most of Tom's friends.
Tom yetişkin hayatının çoğunu Boston'da yaşadı.Tom has lived in Boston for most of his adult life.
Tom boş zamanının çoğunu kitap okuyarak geçirir.Tom spends most of his free time reading books.
Tom boş zamanının çoğunu Fransızca çalışarak geçirir.Tom spends most of his free time studying French.
Tom boş zamanını çoğunu TV izleyerek harcar.Tom spends most of his free time watching TV.
Buradaki iklim yılın çoğu için sıcak.The climate here is warm for most of the year.
Tom yaşamının çoğunu ABD'de geçirdi.Tom spent most of his life in the United States.
Çoğu öğrenci İngilizce konuşabilir.Most students can speak English.
Tom çoğu vampirler gibi bir tabut içinde uyumaz.Tom doesn't sleep in a coffin like most vampires.
Tom zamanının çoğunu evde geçirir.Tom spends most of his time at home.
Çoğu kişi dişlerini günde en az iki kez fırçalar.Most people brush their teeth at least two times a day.
Niye vaktinizin çoğunu Tatoeba'da harcıyorsunuz ?Why do you waste most of your time on Tatoeba?
Bir isim tekil veya çoğul olabilir.A noun can be singular or plural.
Buralarda balıkçılar balıklarının çoğunu tütsüler.The fishermen around here smoke most of their fish.