Ana içeriğe geç
Sözlük

çocuklu ile cümle

çocuklu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bey:... cocuklugumdan, (6.Đó là cách tôi đã học, bởi mẹ tôi, )
Bey:... cocuklugumdan, (6.Így tanultam meg édesanyámtól,)
Bey:... cocuklugumdan, (6.다섯째 남자 : ... 제 어릴적이에요.
Bey:... cocuklugumdan, (6.Matka nauczyła mnie,)
Bey:... cocuklugumdan, (6.So habe ich gelernt, durch meine Mutter, )
Bey:... cocuklugumdan, (6.Tak ma to naučila mama,)
Bey:... cocuklugumdan, (6.( Άνδρας:
Bir araştırmaya göre çocukluk fotoğraflarında gülümseyen insanların boşanma ihtimalleri daha düşük.Een onderzoek vond dat mensen die lachen op foto's uit de kindertijd minder kans hebben om te scheiden.
Bir araştırmaya göre çocukluk fotoğraflarında gülümseyen insanların boşanma ihtimalleri daha düşük.En studie fann att människor som ler på barndomsfotografier löper mindre risk att skiljas.
Bir araştırmaya göre çocukluk fotoğraflarında gülümseyen insanların boşanma ihtimalleri daha düşük.어떤 연구에서는 어린 시절 사진들에서 웃고 있는 사람들이 이혼을 당할 확률이 더 적다고 합니다.
Bir araştırmaya göre çocukluk fotoğraflarında gülümseyen insanların boşanma ihtimalleri daha düşük.Một nghiên cứu cho thấy những người cười trong những tấm ảnh lúc nhỏ của mình ít có khả năng ly di hơn.
Bir araştırmaya göre çocukluk fotoğraflarında gülümseyen insanların boşanma ihtimalleri daha düşük.Une étude a montré que les personnes qui sourient dans les photos d'enfance ont moins de chances de divorcer.
Bir araştırmaya göre çocukluk fotoğraflarında gülümseyen insanların boşanma ihtimalleri daha düşük.Un estudio descubrió que quienes sonríen en fotos de su infancia tienen menos probabilidades de divorciarse.
Bir araştırmaya göre çocukluk fotoğraflarında gülümseyen insanların boşanma ihtimalleri daha düşük.Uno studio dice che le persone che sorridono nelle foto d'infanzia divorziano più difficilmente.
Bir araştırmaya göre çocukluk fotoğraflarında gülümseyen insanların boşanma ihtimalleri daha düşük.Учені довели, що люди, які усміхаються на дитячих знімках, менш схильні до розлучення.
Bir araştırmaya göre çocukluk fotoğraflarında gülümseyen insanların boşanma ihtimalleri daha düşük.Учёные обнаружили, что люди, которые улыбаются на детских фотографиях, с меньшей вероятностью разведутся.
Bir araştırmaya göre çocukluk fotoğraflarında gülümseyen insanların boşanma ihtimalleri daha düşük.היה מחקר שגילה שאנשים שמחייכים בתמונות ילדותם צפויים פחות להתגרש.
Bir araştırmaya göre çocukluk fotoğraflarında gülümseyen insanların boşanma ihtimalleri daha düşük.وجدت احدى الدراسات أن الاشخاص الذين يظهرون مبتسمين في صور طفولتهم يكونون أقل عُرضة للطلاق
Bir araştırmaya göre çocukluk fotoğraflarında gülümseyen insanların boşanma ihtimalleri daha düşük.一項研究顯示 人喺童年影相嘅時候笑 就越不會離婚。
Bir araştırmaya göre çocukluk fotoğraflarında gülümseyen insanların boşanma ihtimalleri daha düşük.幼少時の写真で微笑んでいる人は 離婚する確率が低いそうです これは正当な研究であることを
Bir çocuk, Maymun Çocuğu çok sevip Maymun Çocuklu bir doğum günü pastası istemişti.Een jongen hield zo van Apenjoch, dat hij een Apenjoch-verjaardagstaart wilde.
Bir çocuk, Maymun Çocuğu çok sevip Maymun Çocuklu bir doğum günü pastası istemişti.Era uma criança que gostava tanto do Menino Macaco, que quis um bolo de anos com o Menino Macaco.
Bir çocuk, Maymun Çocuğu çok sevip Maymun Çocuklu bir doğum günü pastası istemişti.Ten dzieciak lubił Monkey Boya tak bardzo, że chciał mieć go na torcie urodzinowym.
Bir hafta burada yaşasam, çocukluk anılarımın hepsini hatırlayacağıma eminim.Ha egy hétig itt élnék, akkor elő tudnám bányászni a gyerekkori emlékeimet.
Bir hafta burada yaşasam, çocukluk anılarımın hepsini hatırlayacağıma eminim.Si j'ai vécu ici une semaine et que je m'en souviens, je pourrais me souvenir de quand j'étais plus jeune.
Bir hafta burada yaşasam, çocukluk anılarımın hepsini hatırlayacağıma eminim.وانا متاكد انني سأستعيد جميع ذكريات طفولتي لو قضيت هنا اسبوعا
Biz aslında tüm çocukluk problemlerimize bir son kullanma tarihi koyduk.Chiar punem o dată de expirare pe toate problemele noastre din copilărie.
Biz aslında tüm çocukluk problemlerimize bir son kullanma tarihi koyduk.Chúng tôi thực sự đặt ra hạn để chấm dứt mọi vấn đề thưở nhỏ.
Biz aslında tüm çocukluk problemlerimize bir son kullanma tarihi koyduk.In realtà abbiamo dato una data di scadenza a tutti i nostri problemi d'infanzia.
Biz aslında tüm çocukluk problemlerimize bir son kullanma tarihi koyduk.Kami sebenarnya menulis tanggal kadaluarsa bagi semua masalah masa kecil kami.
Biz aslında tüm çocukluk problemlerimize bir son kullanma tarihi koyduk.Każdemu problemowi przypisujemy datę ważności.
Biz aslında tüm çocukluk problemlerimize bir son kullanma tarihi koyduk.우리는 실제로 그 모든 어린 시절의 문제들에 유효기간을 설정해놓았습니다.
Biz aslında tüm çocukluk problemlerimize bir son kullanma tarihi koyduk.Lejárati dátumot tettünk az összes gyerekkori problémánkra.
Biz aslında tüm çocukluk problemlerimize bir son kullanma tarihi koyduk.Les pusimos fecha de caducidad a todos los problemas de la infancia.
Biz aslında tüm çocukluk problemlerimize bir son kullanma tarihi koyduk.Nous mettons une date de péremption à nos problèmes d'enfance.
Biz aslında tüm çocukluk problemlerimize bir son kullanma tarihi koyduk.Wir haben sogar ein Ablaufdatum für all unsere Kindheitsprobleme festgelegt.
Biz aslında tüm çocukluk problemlerimize bir son kullanma tarihi koyduk.Βάζουμε μάλιστα ημερομηνία λήξης σε όλα μας τα παιδικά προβλήματα.
Biz aslında tüm çocukluk problemlerimize bir son kullanma tarihi koyduk.Взагалі-то, ми встановили термін придатності на наші проблеми дитинства.
Biz aslında tüm çocukluk problemlerimize bir son kullanma tarihi koyduk.Мы установили срок годности на все наши проблемы детства.
Biz aslında tüm çocukluk problemlerimize bir son kullanma tarihi koyduk.Сложихме дата, когато да забравим всичките си проблеми от детството.
Biz aslında tüm çocukluk problemlerimize bir son kullanma tarihi koyduk.למעשה שמנו תאריך תפוגה על כל בעיות הילדות שלנו.
Biz aslında tüm çocukluk problemlerimize bir son kullanma tarihi koyduk.و لقد وضعنا تاريخا لانتهاء تلك المشاكل
Biz aslında tüm çocukluk problemlerimize bir son kullanma tarihi koyduk.失効期日を設定するのです 最近設定した期限は
Biz yetişkinler, boş yere çocukluğumuzun mimari inşası olan kucağın lüksünü uygulamaya çalışırız.Il grembo di lusso è una costruzione architettonica dell'infanzia che cerchiamo invano di occupare da adulti.
Biz yetişkinler, boş yere çocukluğumuzun mimari inşası olan kucağın lüksünü uygulamaya çalışırız.편안함은 어린 시절의 건축학적인 구조물로서, 우리 어른들은 그것을 이용하기 위해
Biz yetişkinler, boş yere çocukluğumuzun mimari inşası olan kucağın lüksünü uygulamaya çalışırız.Kolana luksusu to architektoniczny konstrukt dzieciństwa, którego szukamy na daremno, do użycia jako dorośli.
Biz yetişkinler, boş yere çocukluğumuzun mimari inşası olan kucağın lüksünü uygulamaya çalışırız.Poala luxului este o construcţie arhitecturală a copilariei, pe care o căutam în van, ca adulţi, să o angajăm.
Biz yetişkinler, boş yere çocukluğumuzun mimari inşası olan kucağın lüksünü uygulamaya çalışırız.Pohodlný a bezpečný klín je architektonickou stavbou dětství, do které se jako dospělí marně snažíme vrátit.
Biz yetişkinler, boş yere çocukluğumuzun mimari inşası olan kucağın lüksünü uygulamaya çalışırız.Луксозният скут е архитектурна конструкция от детството, която напразно търсим, като възрастни, за употреба.
Biz yetişkinler, boş yere çocukluğumuzun mimari inşası olan kucağın lüksünü uygulamaya çalışırız.ירכיי היוקרה הינם מבנה אדריכלי של ילדות, אשר אנו מחפשים אחריו לשווא,
Biz yetişkinler, boş yere çocukluğumuzun mimari inşası olan kucağın lüksünü uygulamaya çalışırız.وان " حضن " الرفاهية ماهو الا ذاك الذي تشكل خلال طفولة المصمم والذي نسعى اليه عادة جميعنا
Biz yetişkinler, boş yere çocukluğumuzun mimari inşası olan kucağın lüksünü uygulamaya çalışırız.子どもの頃の建造物 大人になって探すものの 見つからないもの
Böyle bir kişi, bana kapıları açan kişi, çocukluk doktorumduJedna taková osoba, která mi otevřela dveře, byl můj dětský lékař v A.I.
Böyle bir kişi, bana kapıları açan kişi, çocukluk doktorumdu어릴 적 저에게 그런 기회를 주신 분이 계셨어요.
Böyle bir kişi, bana kapıları açan kişi, çocukluk doktorumduNem akarnánk inkább ajtókat nyitni a számára ehelyett?
Böyle bir kişi, bana kapıları açan kişi, çocukluk doktorumduUna persona così, che mi ha aperto le porte, è stato il dottore di quand'ero bambina
Böyle bir kişi, bana kapıları açan kişi, çocukluk doktorumduΈνα τέτοιο πρόσωπο, που άνοιξε τις πόρτες για μένα, ήταν ο γιατρός τα παιδικά μου χρόνια στο Ινστιτούτο ΑΙ.
Böyle bir kişi, bana kapıları açan kişi, çocukluk doktorumduОднією з осіб, яка відкрила мені двері, був мій доктор, який займався мною в дитинстві в Інституті імені А.
Böyle bir kişi, bana kapıları açan kişi, çocukluk doktorumduדוגמה לאדם כזה, שפתח בעבורי דלתות, היה רופא הילדים שלי
Böyle bir kişi, bana kapıları açan kişi, çocukluk doktorumduوكان احدى الأشخاص الذين فتحوا لي أبوابا طبيبي في طفولتي
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod