Ben basitçe, çocukluğundan bu yana balığa çıkmaktan hoşlanan bir adamım.Sunt până la urmă un tip căruia îi place să pescuiască încă de când era mic.
Ben basitçe, çocukluğundan bu yana balığa çıkmaktan hoşlanan bir adamım.Tôi chỉ là 1 anh chàng thích đi câu cá từ khi còn nhỏ.
Ben basitçe, çocukluğundan bu yana balığa çıkmaktan hoşlanan bir adamım.W skrócie - lubię wędkować, od małego. W skrócie - lubię wędkować, od małego.
Ben basitçe, çocukluğundan bu yana balığa çıkmaktan hoşlanan bir adamım.Аз съм от тези типове, които обичат да ловят риба от съвсем малък.
Ben basitçe, çocukluğundan bu yana balığa çıkmaktan hoşlanan bir adamım.Я, говоря простым языком, человек, который любит рыбачить с детства.
Ben basitçe, çocukluğundan bu yana balığa çıkmaktan hoşlanan bir adamım.אני סתם ברנש שאוהב לצאת לדיג מאז שהייתי ילד.
Ben basitçe, çocukluğundan bu yana balığa çıkmaktan hoşlanan bir adamım.انا في الاساس مجرد شاب يهوى الصيد مذ كنت صغيرا
Ben basitçe, çocukluğundan bu yana balığa çıkmaktan hoşlanan bir adamım.基本上我只係一個熱愛釣魚嘅人 細細個已經係咁
Ben basitçe, çocukluğundan bu yana balığa çıkmaktan hoşlanan bir adamım.沿岸の自然が好きになり 海鳥を研究するようになりました
Ben bugüne kadar kazdık ve yemiş şüphe etmek için çocukluk, ben demiştim ki, hayal yoktu.Kindheit, wie ich gesagt hatte, und hatte es nicht geträumt.
Ben bugüne kadar kazdık ve yemiş şüphe etmek için çocukluk, ben demiştim ki, hayal yoktu.내가 파고 및 먹었다면 의심할 어린시절, 내가 말했던 있었고, 그것을 꿈 않았다으로.
Ben bugüne kadar kazdık ve yemiş şüphe etmek için çocukluk, ben demiştim ki, hayal yoktu.la infancia, como yo le había dicho, y no lo había soñado.
Ben bugüne kadar kazdık ve yemiş şüphe etmek için çocukluk, ben demiştim ki, hayal yoktu.lapsuus, koska olin kertonut, eikä ollut unta.
Ben bugüne kadar kazdık ve yemiş şüphe etmek için çocukluk, ben demiştim ki, hayal yoktu.ספק אם היה לי אי פעם חפרו לאכול הילדות, כפי שאמרתי, לא חלם את זה.
Ben bugüne kadar kazdık ve yemiş şüphe etmek için çocukluk, ben demiştim ki, hayal yoktu.للشك إذا كنت قد حفرت في أي وقت مضى وتؤكل الطفولة ، وكنت قد رويت ، وكان لا يحلم به.
Ben bugüne kadar kazdık ve yemiş şüphe etmek için çocukluk, ben demiştim ki, hayal yoktu.子供の頃、私は伝えていたし、それを夢見ていなかったとして。 私はしばしば以降の茎でサポートされているそのしわくちゃの赤いビロードの花を見ていた
Bence çocukluktaki çok ufak bir değişiklik, bütün hayatımı değiştirebilrdi.Ich glaube, dass eine kleine Veränderung in meiner Kindheit mein ganzes Leben verändern könnte.
Bence çocukluktaki çok ufak bir değişiklik, bütün hayatımı değiştirebilrdi.Myślę, że nawet mała zmiana w moim dzieciństwie mogła zmienić moje całe życie.
Bence çocukluktaki çok ufak bir değişiklik, bütün hayatımı değiştirebilrdi.Myslím, že drobná změna v dětství mohla změnit celý můj život.
Bence çocukluktaki çok ufak bir değişiklik, bütün hayatımı değiştirebilrdi.Μια μικρή αλλαγή στην παιδική μου ηλικία και όλη μου η ζωή θα ήταν αλλιώτικη.
Bence çocukluktaki çok ufak bir değişiklik, bütün hayatımı değiştirebilrdi.Я думаю, что даже незначительные изменения в моем детстве, могли бы перевернуть всю мою жизнь.
Ben de çocukluğumu pek hatırlamıyorum.Én sem sokra emlékszem gyerekkoromból.
Ben de çocukluğumu pek hatırlamıyorum.Tôi không nhớ rõ về thời thơ ấu của mình lắm.
Ben de çocukluğumu pek hatırlamıyorum.И аз не по?ня ?но?о о? де?с?во?о си.
Benimki Georgia, Stone Mountain'da tipik bir 1980 Amerikan çocukluğuydu.Copilăria mea a fost în Stone Mountain, Georgia, o suburbie americană tipică anilor 1980.
Benimki Georgia, Stone Mountain'da tipik bir 1980 Amerikan çocukluğuydu.La mia è trascorsa a Stone Mountain in Georgia, un tipico sobborgo americano degli anni '80.
Benimki Georgia, Stone Mountain'da tipik bir 1980 Amerikan çocukluğuydu.La mía fue en Stone Mountain, Georgia, un suburbio de los 80s total y típicamente estadounidense.
Benimki Georgia, Stone Mountain'da tipik bir 1980 Amerikan çocukluğuydu.La mienne a eu lieu à Stone Mountain, en Georgie, une banlieue américaine typique des années 80.
Benimki Georgia, Stone Mountain'da tipik bir 1980 Amerikan çocukluğuydu.Moja rozgrywała się w Stone Mountain, typowym miasteczku w USA w latach 80.
Benimki Georgia, Stone Mountain'da tipik bir 1980 Amerikan çocukluğuydu.Своё детство я провёл в Стоун-Маунтин в штате Джорджия, в совершенно типичном американском пригороде 1980-х.
Benimki Georgia, Stone Mountain'da tipik bir 1980 Amerikan çocukluğuydu.הילדות שלי היתה בסטון מאונטיין, ג'ורג'יה, פרבר אמריקאי טיפוסי של שנות ה80.
Benimki Georgia, Stone Mountain'da tipik bir 1980 Amerikan çocukluğuydu.الكنز كان في ستون ماونتن، جورجيا، ضاحية أمريكية نموذجيَّة تماماً عام 1980.
Benimki Georgia, Stone Mountain'da tipik bir 1980 Amerikan çocukluğuydu.典型的な80年代の アメリカ郊外で送りました 両親にとっては ブリッジ・パーティーや テニスし放題の楽園でした
Benimki Georgia, Stone Mountain'da tipik bir 1980 Amerikan çocukluğuydu.저는 어린 시절을 죠지아주(州) 스톤 마운틴에서 보냈는데 아주 전형적인 1980년대 미국 교외였죠.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Eu însumi sunt un iubitor de insecte -- nu din copilărie, apropo, ci ceva mai târziu.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Ich liebe Käfer! Noch nicht als Kind sondern recht spät.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Ik hou van beestjes, persoonlijk -- niet van kindsaf overigens, maar wat later.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Io sono uno che ama gli insetti -- non da quando ero un bambino, ma già da grande.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Jeg elsker selv småkryb -- ikke fra barnsben, skal jeg sige, men ret sent.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.저는 벌레를 사랑합니다. 어렸을 때부터는 아니지만, 아무튼 나중에 그렇게 되었죠.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Miluji hmyz -- ne od dětství, mimochodem, ale od poněkud vyššího věku.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Moi-même, j'adore les insectes -- pas depuis l'enfance, mais, mais plus tard.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Saya adalah penggemar serangga -- tidak sejak saya kecil, namun agak terlambat.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Sou um amante de insetos, aliás, não desde criança, mas um pouco mais tarde.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Soy un amante de los bichos. No desde la infancia, por cierto, sino de más grande.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Tôi yêu côn trùng -- nói luôn là không phải thích từ hồi bé đâu, mà mãi về sau này.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Uwielbiam robaki -- nie od dziecka, zacząłem później.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Αγαπώ τα έντομα -- όχι από παιδί, παρεμπιπτόντως, αλλά σχετικά αργά.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Аз съм любител на насекомите, не от детство, между другото, но от по-късно.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Я очень люблю насекомых, правда, не с детства, а с довольно позднего возраста.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.אני אוהב חרקים-- לא מילדות, אגב, אלא מגיל מאוחר יותר.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.انا بشكل شخصي , مُحب للحشرات ولكن, ليس منذ طفولتي ولكن بعد وقت متاخر نوعا ما
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.子供の頃からではなく 後になってなりました テルアビブ大学で動物学を
Bey:... cocuklugumdan, (6. Bey: insanlara saygi duyulmali.) 5. Bey:Dar cum sa intelegem lumea fara vocea oamenilor?
Bey:... cocuklugumdan, (6. Bey: insanlara saygi duyulmali.) 5. Bey:Les paysages ne suffisaient pas.
Bey:... cocuklugumdan, (6. Bey: insanlara saygi duyulmali.) 5. Bey:Quinto uomo:...della mia infanzia, (Sesto uomo: che si devono rispettare gli umani.)
Bey:... cocuklugumdan, (6. Bey: insanlara saygi duyulmali.) 5. Bey:За мен беше ясно, че трябва да се прави нещо друго.
Bey:... cocuklugumdan, (6. Bey: insanlara saygi duyulmali.) 5. Bey:כאשר לקחנו את הבנים שלה.
Bey:... cocuklugumdan, (6. Bey: insanlara saygi duyulmali.) 5. Bey:الرجل الخامس: ...من طفولتي.(الرجل السادس: ينبغي عليك أن تحترم البشر.)
Bey:... cocuklugumdan, (6. Bey: insanlara saygi duyulmali.) 5. Bey:自転車に乗って 楽しかったこと... / あの言葉は決して忘れないよ