Ana içeriğe geç
Sözlük

çocuklu ile cümle

çocuklu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Böylece Goethe daha çocuklukta Dr. Faust’un farklı hikâyelerini öğrenme imkânı bulmuştur.Slik ble Goethe allerede som barn blant annet kjent med historien om Dr. Johann Faust.
Çocukluğu Üsküp Çarşısı'nda geçti.Møte i barnevoldsutvalget.
Dokuz çocuklu bir ailenin çocuğu en küçük çocuğudur.Han er sønn av ni mødre, og disse er søstre.
Pokémon dünyası, yapımcı Satoshi Tajiri'nin çocukluk hobisi olan böcek toplamanın yansımasıdır.Konseptet til Pokémon-sagaen kommer fra insektsamling, en hobby spilldesigner Satoshi Tajiri hadde som barn.
Film Augusten Burroughs'ın anılarından(daha çok çocukluğundan) uyarlanmıştır.Filmen er basert på Augusten Burroughs' semibiografiske memoarer, og handler om hans barndom.
Zor bir çocukluk geçirdi.Hun hadde en vanskelig barndom.
Çocukluğu Washington, DC'de geçen yazar 1995 yılında New England'a taşındı.Kinney tilbrakte barndommen i Washington D.C. og flyttet til New England i 1995.
Büyük İskender'den birkaç yaş daha büyük olmakla beraber onun en yakın çocukluk arkadaşı idi.Han var noen få år eldre enn Alexander, og de var nære venner fra barndommen av.
Fakat Sayid tutuklu kadının çocukluk arkadaşı Nadia olduğunu anlıyor.Sayid får vite at kvinnen er Nadia, en barndomsvenn.
Yarı otobiyografik olan film, yönetmen Mills'in çocukluğundan uyarlandı.Filmen er delvis selvbiografisk og basert på Mills' barndom.
Comte bu süreci bir insanın çocukluktan yetişkinliğe geçiş aşamalarına benzetir.Omskjæring er en seremoni som markerer overgangen fra barndom til voksen.
Çocukluğunu New York'un güneydoğusundaki Long Island'da geçirdi.Han vokste opp på Long Island i New York.
Bu onun çocukluğunu yansıtır.Et miljø som påminner ham om sin egen barndom.
Çocukluğu Burlington'da geçmiştir.Barndommen ble tilbragt i Rottweil.
Bu yalnız çocukluk dönemi, daha sonra yazar olmasının sebeplerinden biri olarak sayıldı.Hans barnemord ble senere standard for senere forfattere.
Bir röportajında "Neredeyse bütün çocukluğum topun peşinde geçti.Laura sa: "Kjærligheten i vår tidlige barndom har fulgt deg hele veien".
Bu iki kardeş çocukluklarında ve gençliklerinde yakındılar.De to var i slekt og venner fra barndommen av.
Üç çocuklarından hiçbir tanesi çocukluk yaşlarından sağ olarak kurtulamadı.Disse ser ikke ut til å ha overlevd barneårene.
Onu terkedemem; benim çocukluğum burada beslendi.Men da jeg ble voksen, la jeg av det barnslige.
Ama çocukluk yaşamı bütünüyle huzurlu ve sakin değildi.Hennes liv var alt annet enn passivt.
Çocukluğu babasının alkolik oması yüzünden zor geçti.Foreldrenes ekteskap var problematisk til tider på grunn av farens alkoholproblemer.
Çocukluğu boyunca kilisede İncil şarkıları söyledi.Hun begynte å synge i kirkekor da hun var barn.
Çocukluk yıllarından itibaren havacılıkla ilgilenmeye başladı.Allerede i barndommen begynte han å interessere seg for fugler.
Çocukluğunda en büyük hayali Tokyo’ya gidip şarkıcı olmaktı.I sin barndom drømte hun om å reise til Kina for å bli misjonær der.
Çocukluğu ve gençliği Alanya'da geçti.Hans barndom og ungdom.
Rooney'nin çocukken tuttuğu takım Everton, çocukluk kahramanı ise İskoç futbolcu Duncan Ferguson idi.Rooney vokste opp som Everton-fan og hans store barndomshelt var Duncan Ferguson.
Çok çocuklu aileler istisna olmak üzere sivillere satışı bulunmamaktaydı.Det ble betraktet som ulovlig å selge døtre utenom dette.
Çocukluğunda piyano dersleri aldı, 15 yaşındayken Carnegie Hall'de iki kez sahneye çıktı.Carrera opptrådte to ganger før hun var femten i Carnegie Hall.
Çocukluk döneminde Rusya Metropoliti Aleksey, hükümeti yönetti.Så lenge han var mindreårig ble var det metropolitt Aleksij av Moskva som var den faktiske regenten.
Gelin kız ve Çocuklu kız, Ana kız gibi isimlerle de anılır.Navnet blir brukt som både gutte- og jentenavn, men er mest vanlig som jentenavn.
Çocukluğunda Eteri Tutberidze tarafından çalıştırılıyordu.I barndommen hans var området styrt av persene.
Çocukluktan beri artistlik hayalini kuruyordu.Hun opptrådte som profesjonell artist helt siden barndommen.
Franklin çocukluğunda olağanüstü skolastik yetenekler sergilerdi.Jean-François viste allerede som barn et eksepsjonelt språklig talent.
Çok mutsuz bir çocukluk geçiren Harry’nin 11. doğum günü yaklaşmaktadır.Malam ulang tahun Harry yang ke-11 menjadi malam yang tak terlupakan.
Zor bir çocukluk geçirdi.Ia memiliki masa kecil yang sulit.
David, Kate, Ross ve Woody, Woody'nin çocukluğunun geçtiği eve giderler, düzensiz ve bakımsızdır.David, Ross, Kate dan Woody berkeliling ke rumah masa kecilnya yang telah runtuh.
Narayan Udaipur'da doğdu ve sarangi çalmayı çocukluk çağında öğrendi.Narayan lahir di Udaipur dan belajar untuk memainkan sarangi pada umur yang masih muda.
Stensen, bilinmeyen bir hastalık yüzünden çocukluğunda yalnız olarak büyüdü.Stensen dibesarkan secara tertutup sepanjang masa kanak-kanaknya disebabkan penyakit yang tidak diketahui.
Margaret çocukluk yıllarının çoğunu ablası ve ebeveynleriyle geçirdi.Margaret menghabiskan sebagian masa kecilnya di dalam naungan orang tua dan saudara perempuannya.
Ortega, Busdongo de Arbás, León'nde doğdu ve çocukluğu León'da geçti.Ortega lahir di Busdongo de Arbás, León, Spanyol, dan menghabiskan masa kecilnya di León.
Çocukluk döneminde Mumbai'de Bombay Scottish School'da eğitim aldı.Saat masih kecil, Roshan menghadiri Bombay Scottish School.
Babası önceleri bunun bir çocukluk hevesi olduğunu sandı.Awalnya ibunya ingin dia memiliki masa kecil yang normal.
Erken çocukluk eğitimi konusunda derecesi var.Pengembangan Pembelajaran Sains Pada Anak Usia Dini.
Toplam 12 başlıktan oluşur: Temuçin'in kökeni ve çocukluk yılları.Naskah ini terdiri dari 12 bab: Asal-usul Temüjin dan masa kecilnya.
Çocukluğunu Hamburg'da geçirdi.Wichmann menghabiskan masa mudanya di Hamburg.
Çocukluğun Sonu; İngiliz yazar Arthur C. Clarke tarafından 1953 yılında yazılan bilimkurgu romanı.Childhood's End adalah sebuah novel fiksi ilmiah tahun 1953 karya pengarang Inggris Arthur C. Clarke.
Çocukluğu hakkında hiç belge bulunmamaktadır.Tidak ada yang diketahui mengenai masa mudanya.
Bu, tüberküloz gibi diğer çocukluk ve tropik hastalıkların sebep olduğu hastalık yüküyle neredeyse aynıdır.Ini kira-kira sama dengan beban penyakit seperti penyakit anak-anak dan penyakit tropis.
Çocukluğunda babası ile birlikte geliştirdiği "Red Special" adlı gitarı hala kullanmaktadır.Gitar "Red Special" yang digunakannya adalah gitar buatan ayahnya sendiri di rumah.
Berlin'de çocukluk yıllarının çoğunu geçirdi ve ilk tıp çalışmalarına burada başladı.Ia menghabiskan sebagian besar masa kecilnya di Berlin, di mana kemudian ia belajar kedokteran.
İdrar yolu enfeksiyonları, insanların %10’unu çocukluk döneminde etkileyebilir.Infeksi saluran kemih mungkin dialami 10% orang saat masa anak.
Çocukluğundan beri klasik dans eğitimi aldı.Dia adalah penari klasik terlatih sejak masa sekolahnya.
Çocukluğu Paris'te geçti.Ia melewatkan masa kanak-kanaknya di Paris.
Çocukluk dönemi hakkında çok fazla bilgi yoktur.Tidak banyak yang diketahui tentang masa kecilnya.
Çocukluğundan beri jimnastik, yüzme sporu ve biatlon sporuyla uğraşmaktadır..Dia adalah penggemar olahraga, dan melakukan senam, renang dan biatlon sejak kecil.
Çocukluk yıllarında dansçı olmak istiyordu.Dia adalah seorang penari avid saat masih anak-anak.
Ama çocukluk yaşamı bütünüyle huzurlu ve sakin değildi.Masa kecil hidupnya bahagia dan tidak kekurangan.
Yoksulluk içinde geçen çocukluğunda sık sık ailesiyle ev değiştirdi.Saat masa kecilnya, keluarganya sering berpindah.
Ayrıca çocukluğunu ziyaret etmesini ister.Dia juga terus berusaha untuk mencari anak kandungnya.
Çocukluğu Moskova’da geçti.Semasa kecil dia tinggal di Moskow.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod