çocukluğum ile cümle

çocukluğum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Anlamaya çalışıyorduk ve çocukluğumuz böyle geçti.우리는 그걸 밝혀야 했어요. 그게 어린시절이죠.
Anlamaya çalışıyorduk ve çocukluğumuz böyle geçti.Musieliśmy się przekonać. Takie jest dzieciństwo.
Anlamaya çalışıyorduk ve çocukluğumuz böyle geçti.On devait comprendre et c'est ça l'enfance.
Anlamaya çalışıyorduk ve çocukluğumuz böyle geçti.Teníamos que averiguarlo nosotros mismos y esa es la niñez.
Anlamaya çalışıyorduk ve çocukluğumuz böyle geçti.Trebuia să ne dăm seama. Și asta e copilăria.
Anlamaya çalışıyorduk ve çocukluğumuz böyle geçti.Нужно было это разгадать — вот что такое детство.
Anlamaya çalışıyorduk ve çocukluğumuz böyle geçti.היינו מוכרחים להבין אותם וזו הילדות.
Anlamaya çalışıyorduk ve çocukluğumuz böyle geçti.كان علينا معرفتها وهذا في مرحلة الطفولة.
Anlamaya çalışıyorduk ve çocukluğumuz böyle geçti.子供時代だったのです 遊んでゲームをしているだけでなく
Annem beni çocukluğumda doktor olmak için hazırlıyordu ancak ben gerçekten istemiyordum.En mi caso, mi madre me preparaba de niña para ser médica, pero en realidad yo no quería.
Annem beni çocukluğumda doktor olmak için hazırlıyordu ancak ben gerçekten istemiyordum.준비하셨지만, 저는 의사가 되고 싶지 않았습니다.
Annem beni çocukluğumda doktor olmak için hazırlıyordu ancak ben gerçekten istemiyordum.Mijn moeder bereidde mij als kind al voor op de dokterstudie, maar ik zag dat eigenlijk niet zitten.
Annem beni çocukluğumda doktor olmak için hazırlıyordu ancak ben gerçekten istemiyordum.Moja matka już od dzieciństwa przygotowywała mnie do zawodu lekarza, chociaż nie chciałam zostać lekarzem.
Annem beni çocukluğumda doktor olmak için hazırlıyordu ancak ben gerçekten istemiyordum.Pour moi, ma mère me préparais quand j'étais enfant à devenir médecin, mais je ne le voulais vraiment pas.
Annem beni çocukluğumda doktor olmak için hazırlıyordu ancak ben gerçekten istemiyordum.Về phần tôi, mẹ tôi đã chuẩn bị từ khi tôi còn nhỏ để tôi trở thành bác sĩ, nhưng thực lòng tôi không muốn.
Annem beni çocukluğumda doktor olmak için hazırlıyordu ancak ben gerçekten istemiyordum.Щодо мене, моя мама готувала мене змалку до професії лікаря, але я, насправді, не хотіла.
Annem beni çocukluğumda doktor olmak için hazırlıyordu ancak ben gerçekten istemiyordum.להיות רופאה, אבל לא ממש רציתי.
Annem beni çocukluğumda doktor olmak için hazırlıyordu ancak ben gerçekten istemiyordum.لأصبح طبيبة، لكني لم أحب ذلك حقاً.
Annem beni çocukluğumda doktor olmak için hazırlıyordu ancak ben gerçekten istemiyordum.私は歴史家か、
--aynı çocukluğumuzda resmini çizdiğimiz güneş gibi. Ancak başka birşeyi daha farkedeceksiniz.Verán que se ve más o menos como la bola amarilla, ese ícono del Sol que todos dibujamos de niños.
--aynı çocukluğumuzda resmini çizdiğimiz güneş gibi.상징적인 노란색 공처럼 보이지요.
--aynı çocukluğumuzda resmini çizdiğimiz güneş gibi.Słońce znane z rysunków z dzieciństwa.
--aynı çocukluğumuzda resmini çizdiğimiz güneş gibi.Soarele pe care-l desenăm cu toții în copilărie.
--aynı çocukluğumuzda resmini çizdiğimiz güneş gibi.Solen som vi alla ritade när vi var barn.
--aynı çocukluğumuzda resmini çizdiğimiz güneş gibi.Sonce, kot smo ga risali vsi kot otroci.
--aynı çocukluğumuzda resmini çizdiğimiz güneş gibi.השמש שכולנו ציירנו כאשר היינו ילדים.
--aynı çocukluğumuzda resmini çizdiğimiz güneş gibi.تلك الشمس التي رسمناها جميعا حين كنا صغارا.
--aynı çocukluğumuzda resmini çizdiğimiz güneş gibi.でも もう1つ気づくのは
Ben 37 yaşındayım ve çocukluğum 80lerin ortasında son buldu,저는 37세이고, 제 어린시절은 80년대 중반에서 마감했습니다
Ben 37 yaşındayım ve çocukluğum 80lerin ortasında son buldu,Ja mám 37 a moje detstvo skončilo v polovici osemdeiatych rokov.
Ben 37 yaşındayım ve çocukluğum 80lerin ortasında son buldu,Mam 37 lat, moje dzieciństwo skończyło się w latach 80.
Ben 37 yaşındayım ve çocukluğum 80lerin ortasında son buldu,Мені - 37, і моє дитинство закінчилось в середині 80-х.
Ben 37 yaşındayım ve çocukluğum 80lerin ortasında son buldu,Мне - 37, мое детство закончилось в середине 80х.
Ben 37 yaşındayım ve çocukluğum 80lerin ortasında son buldu,אני בן 37, וילדותי נגמרה באמצע שנות השמונים.
Ben 37 yaşındayım ve çocukluğum 80lerin ortasında son buldu,انا في 37 ، و طفولتي إنتهت في منتصف الثمانينات،
Ben 37 yaşındayım ve çocukluğum 80lerin ortasında son buldu,幼少時代を終えましたが
Ben de çocukluğumu pek hatırlamıyorum.Én sem sokra emlékszem gyerekkoromból.
Ben de çocukluğumu pek hatırlamıyorum.Tôi không nhớ rõ về thời thơ ấu của mình lắm.
Ben de çocukluğumu pek hatırlamıyorum.И аз не по?ня ?но?о о? де?с?во?о си.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Eu însumi sunt un iubitor de insecte -- nu din copilărie, apropo, ci ceva mai târziu.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Ich liebe Käfer! Noch nicht als Kind sondern recht spät.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Ik hou van beestjes, persoonlijk -- niet van kindsaf overigens, maar wat later.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Io sono uno che ama gli insetti -- non da quando ero un bambino, ma già da grande.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Jeg elsker selv småkryb -- ikke fra barnsben, skal jeg sige, men ret sent.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.저는 벌레를 사랑합니다. 어렸을 때부터는 아니지만, 아무튼 나중에 그렇게 되었죠.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Miluji hmyz -- ne od dětství, mimochodem, ale od poněkud vyššího věku.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Moi-même, j'adore les insectes -- pas depuis l'enfance, mais, mais plus tard.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Saya adalah penggemar serangga -- tidak sejak saya kecil, namun agak terlambat.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Sou um amante de insetos, aliás, não desde criança, mas um pouco mais tarde.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Soy un amante de los bichos. No desde la infancia, por cierto, sino de más grande.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Tôi yêu côn trùng -- nói luôn là không phải thích từ hồi bé đâu, mà mãi về sau này.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Uwielbiam robaki -- nie od dziecka, zacząłem później.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Αγαπώ τα έντομα -- όχι από παιδί, παρεμπιπτόντως, αλλά σχετικά αργά.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Аз съм любител на насекомите, не от детство, между другото, но от по-късно.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Я очень люблю насекомых, правда, не с детства, а с довольно позднего возраста.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.אני אוהב חרקים-- לא מילדות, אגב, אלא מגיל מאוחר יותר.
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.انا بشكل شخصي , مُحب للحشرات ولكن, ليس منذ طفولتي ولكن بعد وقت متاخر نوعا ما
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.子供の頃からではなく 後になってなりました テルアビブ大学で動物学を
Bey:... cocuklugumdan, (6. Bey: insanlara saygi duyulmali.) 5. Bey:Dar cum sa intelegem lumea fara vocea oamenilor?
Bey:... cocuklugumdan, (6. Bey: insanlara saygi duyulmali.) 5. Bey:Les paysages ne suffisaient pas.

İlgili Sayfalar