çocukluğum ile cümle

çocukluğum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Çocukluğumdan beri böyleyim.Pojavijo se v otroštvu.
Çocukluğumdan beri böyleyim.Tapo nuo vaikystės.
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.Vaikystė nebuvo laiminga.
Çocukluğumdan beri böyleyim.Ta on esinenud juba lapsepõlvest.
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.Tema lapsepõlv ei olnud kuigi õnnelik.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Anh ta muốn biết mọi thứ về gia đình tôi và về tuổi thơ của tôi, những hi vọng và mơ ước cảu tôi.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Chciał wiedzieć wszystko o mojej rodzinie, dzieciństwie, moich nadziejach i marzeniach.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Chtěl vědět všechno o mé rodině, mém dětství, mých nadějích a snech.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Dia ingin tahu segala hal tentang keluarga, tentang masa kecil, impian, dan harapan saya.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Dorea să știe totul despre familia mea despre visele și speranțele mele din copilărie.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Ele queria saber tudo sobre a minha família, sobre a minha infância e sobre os meus desejos e sonhos.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Er wollte alles über meine Familie, meine Kindheit und meine Hoffnungen und Träume wissen.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Hän halusi tietää kaiken perheestäni ja lapsuudestani ja toiveeni ja unelmani.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Han ville veta allt om min familj, min barndom och mina förhoppningar och drömmar.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Han ville vide alt om min familie, min barndom, mine ønsker og drømme.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Hij wilde alles weten over mijn familie en mijn jeugd, mijn hoop en mijn dromen.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Hotel je vedeti vse o moji družini o mojem otroštvu, o mojih upih in sanjah.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Il voulait tout connaître de ma famille, de mon enfance, de mes espoirs et rêves.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.그는 제 가족, 제 어린 시절, 제 꿈과 희망 등 저의 모든것을 알기를 원했습니다.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Mindent tudni akart a családomról, a gyermekkoromról, a reményeimről és az álmaimról.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Quería saberlo todo sobre mi familia, mi infancia, mis sueños e ilusiones.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Voleva sapere tutto della mia famiglia della mia infanzia, del e mie speranze e dei miei sogni.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Ήθελε να ξέρει τα πάντα για την οικογένειά μου, την παιδική μου ηλικία, τις ελπίδες και τα όνειρά μου.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Він хотів дізнатися все про мою родину, про моє дитинство, про мої мрії і сподівання.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Искаше да узнае всичко за семейството ми, за моето детство и моите надежди и мечти.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Он хотел знать всё о моей семье, моём детстве, о моих надеждах и мечтах.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.הוא רצה לדעת הכל על משפחתי וילדותי וגם על תקוותיי וחלומותיי.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.كان يريد أن يعرف كل شيئ عن عائلتي عن طفولتي عن أمالي وأحلامي.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.家族や 幼少期のこと 望みや 夢など全てです 彼は私を 記者として 女性として信頼していました
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Aber sie sind Teil unserer Kindheit und unserer Geschichte, und wir sollten sie nicht vergessen."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Ale są częścią naszego dzieciństwa i naszej historii, i nie powinniśmy ich zapomnieć."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Însă ele sunt o parte din copilăria şi istoria noastră şi nu ar trebui să le uităm."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."그것들은 우리의 어린시절, 그리고 역사의 일부분이예요 그러니 우리는 그것들을 잊어서는 안되요"
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Ma esse sono parte della nostra infanzia e della nostra storia, e non dobbiamo dimenticarle."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Mais elles font partie de notre enfance et de notre histoire, et nous nous devons de ne pas les oublier.'
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Pedig részeik gyerekkorunknak és történelmünknek, így nem szabad elfelejtenünk őket."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Pero son parte de nuestra infancia y de nuestra historia, y no deberíamos olvidarlas."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Ze zijn een deel van onze jeugd en onze geschiedenis, en we mogen ze niet vergeten."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Είναι όμως μέρος της παιδικής ηλικίας και της ιστορίας μας, και δεν κάνει να τα ξεχνάμε."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Но они - часть нашего детства и нашей истории, и нам не следует их забывать."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Но те са част от нашето детство и история. И ние не трябва да ги забравяме".
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."אך הם חלק מילדותינו וההיסטוריה שלנו, ואל לנו לשכוח אותם".
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."ولكنها تمثل جزء من طفولتنا , من تاريخنا و لا يجب علينا نسيانها."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."忘れられてはいけないわ」 思いがけず、この性的少数者で成り立った合唱団は
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.Aber wenn ich an meine Kindheit zurückdenke - sehen Sie, ich bin in einer Tofufabrik in Seattle aufgewachsen.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.Ale -- když se dívám zpět na své dětství -- víte, já jsem vyrůstal v továrně na tofu v Seattlu.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.Dar, privind în urmă, când eram copil, am crescut într-o fabrică de tofu în Seattle.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.De visszatekintve a gyermekkoromra -- tudják, egy tofu-gyárban nőttem fel Seattle-ben.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.하지만 제가 어렸던 때를 떠 올려보면 전 시애틀의 두부 공장에서 자랐습니다. 하지만 제가 어렸던 때를 떠 올려보면 전 시애틀의 두부 공장에서 자랐습니다.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.Mais retournons en arrière, quand j'étais enfant -- j'ai grandi dans une usine de tofu à Seattle.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.Men når jeg ser langt tilbage, da jeg var barn -- ser I, voksede jeg på i en tofu fabrik i Seattle.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.Pero -- mirando hacia atrás cuando yo era un niño -- ven, yo creci en una fábrica de tofu en Seattle.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.Terug in de tijd naar toen ik kind was -- ik groeide op in een tofufabriek in Seattle.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.Wracając do czasów dzieciństwa - dorastałem w fabryce tofu w Seattle.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.Но если оглянуться назад в прошлое, в то время, когда я был ребёнком, я же вырос на фабрике тофу в Сиэтле.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.Но... като поглеждам далеч, когато бях дете... разбирате ли, израснах в една фабрика за тофу в Сиатъл.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.אבל - כשהייתי ילד - גדלתי בבית חרושת לטופו בסיאטל.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.أنا أتذكر الآن حين كنت طفلا لقد نشأت في مصنع "توفو" في سياتل.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.私はシアトルの豆腐屋さんで育ちました。 多くの皆さんは、おいしい豆腐を食べた事がない為か、豆腐を好きでないと思いますが、
Anlamaya çalışıyorduk ve çocukluğumuz böyle geçti.Dovevamo scoprirli e questa è l'infanzia.

İlgili Sayfalar