çocukluğu ile cümle

çocukluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Terapist kişinin çocukluğuna ilişkin motivasyonları kendisiyle ilişkilli hale getirir.They named it Child Parent Relationship Therapy.
Çocukluğunda içinde olduğu otobüs göle düşer ve Clark tüm arkadaşlarını kurtarır.After the bus crashes and Clark saves the children, he becomes a friend of Clark.
Hepimiz için 13 yaş çocukluğun en son yaşı, dolayısıyla bilgelik çağıdır.Not for most 13-year-olds, that's for sure.
Upper St. Clair'de çocukluğu geçmiştir.He was raised in Upper St. Clair.
Edward Furlong, çocukluğundan beri müziğe ilgi duymaktaydı.Alexander Kogan has been passionate about music since childhood.
Leto, Lime dergisine şunları söylemiştir ''Çocukluğumdan beri müzik yapıyorum.In later life, Ravel recalled, "Throughout my childhood I was sensitive to music.
Çocukluğunun çoğunu New York'a yerleşmeden önce Fransa ve İtalya'da geçirdi.Davalos spent most of her childhood in France and Italy, before settling in New York.
Çocukluğu ve gençliği Hamamönü'nde Çıkrıkçılar yokuşunda geçmiştir.Holidays for children and teenagers were organized by Juventur.
Kitap, önceki kitabı gibi hayatından, turne zorluğundan ve çocukluğundan kestiler içerir.He has desire similar to the other's, albeit weaker, to see, to touch, to kiss, to lie with him.
Çocukluğundan beri müziğe karşı ilgisi vardı.He was connected with the music since his childhood.
Çocukluğu Sivas'ta geçti.Her childhood was spent in Silesia.
Çocukluğunu Kuzey Rodezya, Gana ve Kenya'da geçirdi.She spent her childhood in the Congo, Kenya and Rwanda.
Çocukluğu bir şeker kamışı çiftliğinde geçti.Her childhood was passed on a farm.
Babası erken çocukluğu sırasında öldü ve çoğunlukla annesi tarafından yetiştirildi.His father died during his early childhood, and he was raised mostly by his mother.
Çocukluğu İstanbul ve İzmir’de geçti.Through his childhood and youth, he was in İzmir and İstanbul.
Çocukluğunu Hamburg'da geçirdi.He spent his childhood growing up in Hamburg.
Elin çocukluğunu ailesinin küçük çiftliğinde geçirdi.The teacher lived on his own small farm.
Day'in çocukluğu Middletown, Rhode Island'da geçti.Day spent most of his childhood in Middletown, Rhode Island.
Fakat çocukluğunun büyük kısmı Avustralya'da geçmiştir.He spent much of his childhood in Australia.
Çocukluğunda müzikal yeteneğini gösterdi.He showed his musical talent from his childhood.
Çocukluğunda Dakota kızılderili müziklerini dinleyerek yetişmiştir.As a child Densmore developed an appreciation of music by listening to the nearby Dakota Indians.
Çocukluğunu Florida Melbourne'da geçirmiştir.He also spent part of his childhood in Melbourne, Australia.
Cao'nun çocukluğu ve erişkinliği hakkında hemen hemen hiçbir kayıt günümüze kadar erişmemiştir.Almost no records of Cao's early childhood and adulthood have survived.
Çocukluğunda kullandığı ad ise Sōjirō’dur."유아인, 길거리캐스팅으로 데뷔 "어릴때부터 남달라"".
Çocukluğunun büyük çoğunluğunu Ottawa, Ontario'da geçirdi.Born in Switzerland, Gero spent much of his childhood in Ottawa, Ontario.
Çocukluğundan beri fosil toplama merakı vardı.He began collecting fossils during childhood.
Dikran Tahta çocukluğu boyunca, İstanbul'da kalan akrabalarını sık sık ziyaret eder.In his childhood, he would visit relatives in Istanbul every other year.
Çocukluğundan itibaren çeşitli sporlarla uğraştı.Throughout his childhood, he played several different sports.
Çocukluğunda ve mekanik aletlere ilgisi vardı.As a boy he was fascinated with mechanical devices.
Çocukluğundan beri en sevdiği güreşçinin Bret Hart olduğunu söylemiştir.Miller said he would like to see his long-time favorite, Bret Hart.
Çocukluğunda geçirdiği kızamık, onun sağ gözünü hemen hemen kaybetmesine neden oldu. .In his adolescence Schreurs lost the sight of his right eye.
Çocukluğunda ailesi Arizona'nın Scottsdale kentine taşındı.Her family moved to Scottsdale, Arizona, during her childhood.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.But looking way back, when I was a child -- you see, I grew up in a tofu factory in Seattle.
Çocukluğunu yaşamamış olanlar var aramızda.Someone who didn't have a childhood is out there.
Gana çocukluğumda güvenli gibi görünüyordu.Ghana felt safe to me as a child.
Ve orada, işe çocukluğumun ayak izlerini arayarak başladım.And there, I started by searching for the footprints in my childhood.
Ve bana dönüp hiç de safiyane olmayan şekilde "senin çocukluğun nasıl geçti?" diye sorduAnd then he turned to me, not stupidly, and he said, "What was your childhood like?"
Bu koşul belirli bir yere kadar bende vardı, kendi hastalıklı çocukluğumdan.I had that condition, to a certain extent, from my own childhood illness.
Şimdi size çocukluğumdan bir hikaye anlatacağım.Now here's a story from my childhood.
Hiçbir fikrim yok, çocukluğumdan beri burada asılı durur.I have no idea, It's been hanging here since my childhood.
Çocukluğumda çok güzel ve derin olan iki mitolojiyi tanıma fırsatım olmuştu.As a child I was exposed to two very beautiful and extensive mythologies.
Çocukluğum eski çağların içinden geçen uzun bir yolculuktu.My childhood was one long road trip through antiquity.
Ve, gördüğünüz gibi, bu dönem benim çocukluğumla çakıştı.And, you see, this era coincided with my own childhood.
Çocukluğunuzun elbette bir rolü vardır ama kimse nasıl olduğunu bilmiyor.Your childhood certainly plays a role, but nobody knows how.
Size biraz çocukluğumdan bahsetmem lazım.I have to tell you about my childhood.
Princeton'da yapmaya karar verdiler, benim çocukluğumun geçtiği yerde.That's where I grew up as a kid.
Çocukluğumdan beri okumayı çok sevdim.I have loved reading from my very childhood.
Çocukluğumda New York'ta yılanlardan çok etkilenmiştim.When I was a kid, growing up in New York,
Çocukluğum, golf, ve tüm bunlar, güçlerle bir olma sürecidir.Well, I kind of, from my childhood and golf and all that, it's a process of joining with forces.
Çocukluğumda oldukça normal bi hayatım oldu.As a child, I had a pretty normal life:
Çocukluğumuzdan beri milli marşımızı söylerken hissetiğimiz tutku.The passion with which we've been singing the national anthem since we were kids.
Benim çocukluğum aklına geliyor.You dream about my childhood
Çocukluğum, büyümem, kanatlarımı açmam ve uçmayı öğrenmemin yolculuğu.My journey from childhood, growing up, spreading my wings and learning to fly.
Iste boyle ogrendim, annemden,) 5. Bey:... cocuklugumdan, (6.That's how I learned, by my mother,)
Bu bana, benim çocukluğumda burada çalıştığım zamanı hatırlatıyor.And this reminds me of my childhood when I used to work here.
Çocukluğumda 5 yıl kadar softbol oynadım.I played softball for five years growing up.
Ben bir uyuşturucu çetesine üyeyim çocukluğumdan beri... çetenin bir üyesiydimI belong to a draconian organisation As I grew up I have been a member
Ben basitçe, çocukluğundan bu yana balığa çıkmaktan hoşlanan bir adamım.I'm basically just a guy that likes to go fishing ever since I was a little kid, and because I did,
Ve bu durum çocukluğu boyunca da devam etti.This continued into childhood.
--aynı çocukluğumuzda resmini çizdiğimiz güneş gibi.like the iconic yellow ball -- that Sun that we all draw when we're children.
İlgili Sayfalar