çocukluğu ile cümle

çocukluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Çocukluğu hakkında hiç belge bulunmamaktadır.O jeho mládí nejsou žádné informace.
Çocukluğundan beri aktör olmak istediğini biliyordu.Již od dětství věděl, že se chce stát hercem.
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.Její dětství nebylo příliš radostné.
Çocukluğu New York'un Aşağı Doğu Yakası'nda geçti.Dětství strávil v Dolním Jiřetíně u Mostu.
Venter çocukluğunda hiç de çalışkan biri değildi.V dětství nebyl příliš aktivním křesťanem.
Çocukluğunu Portland, Maine'de geçirdi.Své dětství trávil ve Freeport, Maine.
Çocukluğundan beri fosil toplama merakı vardı.Od mládí sbíral minerály a fosilie.
Çocukluğunda Kuzey Karolina'da bulunan Arden'de yaz tatillerini geçirmiştir.Své dětství strávila v Charlotte v Severní Karolíně.
Çocukluğundan beri klasik dans eğitimi aldı.Od útlého dětství se učila tancovat.
Çocukluğunda Yahudi okulunda okudu.În copilărie a urmat școala ebraică.
J.G. Ballard, Bale ile, kendi çocukluğu arasında fiziksel bir benzerlik gördü.J.G. Ballard a simțit că Bale a avut o asemănare fizică cu el însuși la aceeași vârstă.
Çocukluğunu Senegal’de geçirdi.Și-a petrecut copilăria în Senegal.
Çocukluğu sırasında ailesini kaybetti ve Almatı'da amcasıyla birlikte yaşamaya başladı.Și-a pierdut părinții în timpul copilăriei, astfel că a fost nevoită să trăiască cu unchiul ei în Alma-Ata.
Çocukluğunda hayvanlara karşı özel bir hayranlığı vardı.De mic a avut o atracție deosebită pentru cai.
İnfantil amnezi veya çocukluk amnezisi kişinin kendi çocukluğundaki olayları hatırlayamamasıdır.Amnezia infantilă se manifestă la adulți care nu-și amintesc de anumite faze din copilărie.
Çocukluğunda Andronikos, ağabeyi Konstantinos ve iki kızkardeşini öldüren hastalıktan kurtuldu.În copilărie, Andronic a supraviețuit unei boli care l-a răpus pe fratele său mai mare, Constantin.
Kötü bir çocukluktu; mutlu bir çocukluğun pek kayda değer yanı yoktur zaten.Contrar așteptărilor n-a avut o copilărie prea fericită.
Tiyatroya ilgisi çocukluğunda başladı.Dragostea de teatru se manifestă încă din fragedă copilărie.
Çocukluğunda, Karadeniz ve Akdeniz'deki ticaret merkezlerine uğrayan babasıyla yolculuk yapmıştır.Din copilărie se ducea împreună cu tatăl său în largul mării să prindă pește.
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.În tinerețe îmi era mai ușor.
Fakat ailesine, çocukluğuna ve gençlik yıllarına dair fazla bilgi yoktur.Nu se știe nimic despre originea sa, despre anii săi de copilărie și tinerețe.
Ted'in çocukluğunda da en büyük tutkusu mimar olmaktı.Încă din copilarie, muzica a fost pentru acesta cea mai mare pasiune.
Çocukluğunda eğitimini özel öğretmenlerden aldı.În tinerețe bolnăvicios, copilul a fost învățat de profesori particulari.
Ancak çocukluğu Teksas'ın San Antonio kentinde geçti.De acolo, s-a mutat la San Antonio, Texas.
Çocukluğu ve gençliği Hamamönü'nde Çıkrıkçılar yokuşunda geçmiştir.Vacanțele pentru copii și adolescenți erau organizate de Juventur.
Arkadaşı Herbert Schlüter'e bildirdiğine göre, yazmakta zorlanıyordu: "Çocukluğumda yazabildiğimden daha zor.Amint azt barátjának, Herbert Schlüternek írta: az írás „nehezebb, mint gyermekkorom könnyed napjaiban.
Çocukluğunun büyük kısmını yetimhanede geçirdi.Gyermekkorának nagy részét árvaházban töltötte.
Çocukluğunda Tottenham Hotspur taraftarıydı.Gyerekként a Tottenham Hotspurnek szurkolt.
Çocukluğu Nancy'de geçmiştir.Gyermekkorát Nantes-ban töltötte.
Çocukluğumdan beri caz söylüyorum ve bu tarzın gerçek yüzünü göstermek istedim."Gyermekkorom óta éneklek dzsesszt, és igazán meg akartam mutatni a műfaj hiteles oldalát.
Çocukluğunda ve gençliğinde biyoloji, özellikle de botanik ve entomoloji ile ilgilenmiştir.Már gyermekkora óta érdeklődött a természettudományok és különösen a botanika és az ornitológia iránt.
Day'in çocukluğu Middletown, Rhode Island'da geçti.Gyermekkorát a Rhode Island-i Middletownban töltötte.
Çocukluğun Sonu; İngiliz yazar Arthur C. Clarke tarafından 1953 yılında yazılan bilimkurgu romanı.A gyermekkor vége (angolul: Childhood's End) Sir Arthur C. Clarke 1953-ban kiadott sci-fi regénye.
Çocukluğunda sıkı bir Aston Villa taraftarıydı.Gyermekkorában az Aston Villának szurkolt.
Çocukluğunda saraç çıraklığı yapmıştır.Gyermekkorában öngyilkosságot kísérelt meg.
Özeren, çocukluğundan beri Kafkas melodilerini çok sevdiğini dile getirmiştir.Vilma saját bevallása szerint már gyermekkorától kezdve szeretett rajzolni.
Cecilia "Cece" Meyers = Hannah Simone; Jess'in çocukluğundan beri tanıdığı en iyi arkadaşı.Hannah Simone - Cecilia "Cece" Parekh: Egy divatmodell és Jess legjobb barátja gyerekkora óta.
Çocukluğunda da ebeveynlerinin mutlu bir evliliği yoktu.Születésekor szülei nem voltak házasok.
Çocukluğunu burada geçirdi.Itt töltötte gyermekkorát.
Çocukluğu hakkında hiç belge bulunmamaktadır.Gyermekkoráról nincsenek adatok.
R. Spitz'e göre üstben'in oluşumu çocukluğun daha öncelerinde başlar.Carl Rogers szerint a diszfunkciókhoz vezető út a csecsemőkorból indul ki.
Mary Garth'ı çocukluğundan beri sevmektedir.De, nézzék, Godzillát gyermekkorom óta imádom.
Müslüm Gürses'in çocukluğunun ilk yılları Şanlıurfa'da geçti.Amrita élete első nyolc évét Magyarországon töltötte.
Çocukluğu İskoçya ve İngiltere'de geçti.Gyermekkorát Indiában és az Egyesült Királyságban töltötte.
Çocukluğundayken piyano çalmıştır.Gyerekkorában zongorázott.
Tiyatroya ilgisi çocukluğunda başladı.A színház foglalkoztatta gyermekkorától kezdve.
Çocukluğunu New York'ta geçirdi.Nyugdíjas éveit New Yorkban töltötte.
Henry Clerval: Victor'un çocukluğundan beri en yakın arkadaşı.Zsidó belsőépítész, Will legjobb barátja a főiskola óta.
Fakat çocukluğunun büyük kısmı Avustralya'da geçmiştir.Gyermekkorának nagy részét Ausztráliában töltötte nyolc testvérével.
Selah Sue, çocukluğunda dans dersleri aldı, 15 yaşında gitar çalmaya ve şarkı sözü yazmaya başladı.Eliot Sumner fiatalon, 15 éves korában kezdett el zenélni, dalokat írni.
Çocukluğunda babasının işi yüzünden sürekli seyahat etmiştir.Gyerekkorában az anyja munkája miatt sokat költöztek.
Çocukluğu Stevenage de geçmiş ve Londra'daki National Youth Theatre da eğitim görmüştür.Stevenage-ben született, a National Youth Theatre diákja volt.
White, çocukluğunda üç kardeşiyle ve annesiyle beraber yaşıyordu.Gyermekként szüleivel és három testvérével Pestújhelyen élt.
Arden Cho çocukluğunun büyük kısmını Dallas’ta; gençliğini ise Minnesota’da geçirmiştir.A dal az életéről szól, az Emdenben töltött fiatalságáról.
Bu park bana çocukluğumu hatırlatıyor.Ez a park engem az ifjúságomra emlékeztet.
Bunun üzerine, Buffy'nin çocukluğu resmi olarak bitiyor.Sillä hetkellä Buffyn lapsuus virallisesti päättyy.
Sezar'ın çocukluğu ile ilgili kayıtlar çok azdır.Caesarin lapsuudesta on vähän vain vähän tietoa.
Çocukluğu daha çok Swaffham, Norfolk'ta geçti.Carter vietti lapsuusvuotensa Swaffamissa, Pohjois-Norfolkissa.
Monica'ya özellikle abisi Ross tarafından sık sık çocukluğunda aşırı şişman olmasıyla ilgili şaka yapılır.Varsinkin Monican veli Ross kiusoittelee häntä usein siitä, että hän oli erittäin ylipainoinen lapsi.
Cheung çocukluğunun bir bölümünü İngiltere'de geçirdi.Dangarembga vietti osan lapsuudestaan Englannissa.
İlgili Sayfalar