çocukluğu ile cümle
çocukluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Çocukluğunda yakalandığı uzun süren hastalığı 37 yaşında iken en verimli döneminde ölümüne sebep oldu.С детства был болен тяжёлой формой туберкулёза, от которого и умер в возрасте 37 лет.
Venter çocukluğunda hiç de çalışkan biri değildi.С раннего детства был трудолюбив.
Adı çocukluğunda Tokutarō idi.В детстве его звали Тацучийо.
Kötü bir çocukluktu; mutlu bir çocukluğun pek kayda değer yanı yoktur zaten.«Жили мы бедно, но счастливо, потому что детство есть детство.
Çocukluğunda hayvanlara karşı özel bir hayranlığı vardı.С детства проявлял огромный интерес к животному миру.
İsveç'te çocukluğunu İkinci Dünya Savaşı'ndan mülteci olarak geçirdi ve on yaşındayken Finlandiya'ya döndü.أمضت طفولتها لاجئة في السويد من الحرب العالمية الثانية ، عادت إلى فنلندا في سن العاشرة.
Çocukluğunu Rio de Janeiro ve Birleşik Devletler arasında geçirmiştir.أمضت طفولتها بين ريو دي جانيرو والولايات المتحدة.
Karl Marx'ın çocukluğu hakkında çok az bilgi mevcuttur.لا يُعرف الكثير عن طفولة كارل ماركس.
İstanbul'a taşınarak Kartal’da ikamet ettiler ve çocukluğunun büyük bir bölümü orada geçti.وعندما انتقلت إلى أسطنبول اقامت في كرتال ، وقضت جزء كبير من طفولتها هناك.
Bana, kendisine çocukluğunu hatırlattığı için bu filmde rol aldı.اخد دورا في هذا الفيلم ليتذكر طفولته.
Çocukluğunda piyano dersleri aldı, 15 yaşındayken Carnegie Hall'de iki kez sahneye çıktı.تعلمت العزف على البيانو في طفولتها، وعندما كانت في سن الخامسة عشر مثلت مرتين في [قاعة كارنيجي.
Henry Clerval: Victor'un çocukluğundan beri en yakın arkadaşı.هنري كلرفال: صديق فيكتور من الطفولة.
Çocukluğu Budapeşte'de havaalanı yakınında geçti ve bu sayede o yaşlarda uçmaya ilgi duydu.عاش بالقرب من مطار بودابست وأصبح مهتمًا بالطيران عندما كان طفلاً.
Çocukluğu Londra ve Chicago arasında geçmiş ve hem İngiliz hem de Amerikan vatandaşlığına sahiptir.أمضى نولان طفولته مُتنقّلاً ما بينَ لندن وشيكاغو على حدٍ سواء، ولديه جنسية بريطانية وأمريكية.
Onun çocukluğu ve gençliği hakkında çok az bilgi vardır.يُعرف القليل فقط عن طفولته وشبابه.
Tülin Şahin, Danimarka'nın Odense şehrinde doğdu ve çocukluğunu orada geçirdi.ولدت تولين شاهين في مدينة أودنسي بالدنمارك ، و أمضت طفولتها هناك.
Doğduğu yıl ailesi Cenevre'ye, ardından Fransa'ya yerleştiğinden çocukluğu Avrupa'da geçti.أمضى طفولته في أوروبا بعد أن كانت عائلته قد إستقرت عام ولادته في جنيف ومن بعدها فرنسا.
Çocukluğundan beri aktör olmak istediğini biliyordu."كنت أريد دائما أن أكون ممثلا مُنذُ أن أنا كُنْتُ طفلا صغيرا.
Çocukluğu çok sıkıntı içinde geçti.واصفا طفولته بالمضطربة.
Çocukluğu İstanbul ve İzmir’de geçti.وقضوا طفولتهم في إسطنبول وإزمير.
Çocukluğundan beri Çince öğrenimi görmüştür.تدربت على لعب الشطرنج منذ الطفولة.
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.منذ طفولتها كانت فائقة الجمال.
Çocukluğu savaş yıllarının yoksulluğuna denk geldi.فقد كرس شبابه بطوله للحرب .
Ruddy, Montreal'de doğdu ve çocukluğunu annesiyle birlikte New York'ta geçirdi.ولد رودي في مونتريال ونشأ في مدينة نيويورك، ربته والدته.
Lakabı çocukluğundan beri "Mutt" idi."Röschen" ( "روزي") كان لقبها منذ الطفولة.
Çocukluğu hakkında hiç belge bulunmamaktadır.لم يعرف شيء عن طفولتها.
Musikiye çocukluğunda başladı.بدأ الموسيقى منذ كان صغيرا.
Çocukluğu İzmir'de geçti.عادت تركض نحو طفلها إسماعيل.
Çocukluğundan itibaren çeşitli sporlarla uğraştı.كان يذهب لمدراس مختلفة يومياً في طفولته.
Çocukluğunu Los Angeles ve New York arasında seyahat ederek geçirdi.ليس لديهم حقوق لنقل الركاب بين لوس انجليس ونيويورك.
Zubin, çocukluğunda klasik batı müziğinden etkilendi.كانت جوي مهتمة بموسيقى الهرولة الحديثة في طفولتها.
Çocukluğu ve gençliği Ankara'da geçti.عاشت طفولتها و صباها في مدينة أنقرة.
Çocukluğunuzda bolca mutlu anınız oldu mu?هل عشتم لحظات سعادة كافية في مرحلة طفولتكم
Evlendim ve şimdi çocukluğumun bittiğini farkediyorum.تزوجت وأدركت الآن انني انهيت مرحلة الطفولة
Bu şarkıyı her duyduğumda, çocukluğumu düşünürüm.كلما سمعت هذه الاغنية أتذكر طفولتي
Çocukluğunda, çoğumuzdaki gibi, çok utangaçtı.كان خجولاً مثل معظمنا في مرحلة الطفولة
Burada doğmadım ama bütün çocukluğumu burada geçirdim.لم أولد هنا لكن امضيت معظم طفولتي هنا
Burada doğmadım fakat çocukluğumun çoğunu burada geçirdim.لم أولد هنا لكن امضيت معظم طفولتي هنا
Ne zaman bu şarkıyı duysam, çocukluğumu hatırlarım.كلما سمعت هذه الاغنية أتذكر طفولتي
ŞABAN 2013 MSM Yay.[4] ÇOCUKLUĞUMU BİNDİRDİM TRAMVAYA O GİTTİ BEN KALDIM YAYA 2021 Kırmızı Kedi Yay.ŞABAN 2013 MSM Yay.[1] ÇOCUKLUĞUMU BİNDİRDİM TRAMVAYA O GİTTİ BEN KALDIM YAYA 2021 Kırmızı Kedi Yay.
Çocukluğunu burada geçirdi.Ali passou sua infância.
Çocukluğu Budapeşte'de havaalanı yakınında geçti ve bu sayede o yaşlarda uçmaya ilgi duydu.Ele viveu perto do aeroporto de Budapeste e desde pequeno se interessou em voar.
Franklin çocukluğunda olağanüstü skolastik yetenekler sergilerdi.Desde a infância, Franklin mostrou habilidades escolares excepcionais.
Sezar'ın çocukluğu ile ilgili kayıtlar çok azdır.Pouco é sabido sobre a infância de César.
Çocukluğunun büyük kısmını ailesi ile seyahat ederek geçirmiştir.Passou grande parte de sua infância viajando pelo mundo com sua família.
Tate Pitchie-Cooper ise ev sahibinin çocukluğunu oynamıştır.Tate Pitchie-Cooper interpretou uma versão mais nova do Senhorio.
Filmin fikri, yönetmen Wes Craven’ın çocukluğunda yatıyor olabilir.A Nightmare on Elm Street pode ter tido origem na infância do diretor Wes Craven.
Çocukluğu Sivas'ta geçti.A sua infância foi passada na Silésia.
Çocukluğumdan beri caz söylüyorum ve bu tarzın gerçek yüzünü göstermek istedim."Eu venho cantando jazz desde que era uma criança e realmente queria mostrar o lado autêntico do gênero.
Çocukluğundaki futbol idolü Dejan Savićević, favori futbol takımı ise Crvena Zvezda'ydı.Seu ídolo no futebol na infância era Dejan Savićević, e seu clube favorito o Estrela Vermelha.
Çocukluğunda futbola ilgi duyuyordu.Quando criança, ele tinha interesse no futebol.
Day'in çocukluğu Middletown, Rhode Island'da geçti.Charlie Day passou a maior parte de sua infância em Middletown, Rhode Island.
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.Sua infância foi feliz.
Elin çocukluğunu ailesinin küçük çiftliğinde geçirdi.Ele passou sua infância na fazenda da família.
Çocukluğunda saraç çıraklığı yapmıştır.Desde criança usou o escapulário.
Çocukluğu ve gençliği Kayseri’de geçti.Passou a infância e a juventude em Kaysersberg.
Musikiye çocukluğunda başladı.Começou sua vida musical ainda na infância.
Çocukluğumdan beri böyleyim.Eramos amigos desde a infância.
Çocukluğunu ve erken yetişkinliğini üst sınıf bir Mısır hareminde münzevi bir şekilde geçirdi.Huda passou sua infância e adolescência enclausurada em um harém da classe alta egípcia.
Zundert, ünlü ressam Vincent van Gogh'un doğum yeri ve çocukluğunda büyüdüğü yeridir.Foi em Zundert que o famoso pintor Vincent van Gogh nasceu.
İlgili Sayfalar