Ana içeriğe geç
Sözlük

çocuklar ile cümle

çocuklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
O, camı kimin kırdığını sorduğunda, bütün çocuklar masum havasına girdiler.When he asked who had broken the window, all the boys put on an air of innocence.
Onun kocası da çocukların velayetini istedi.Her husband also wanted custody of the children.
Çocuklar sakindi.The boys were quiet.
Erkek çocuklar terbiyeli olmak için eğitilebilirler.Boys can be trained to behave.
Onlar erkek çocukları arasında çok popüler.They are very popular among boys.
Bazı erkek çocukları düzenli olarak yıkanmaktan hoşlanmazlar.Some boys don't like to bathe regularly.
Erkek çocuklar sık sık spor kahramanlarını taklit ederler.Boys often imitate their sports heroes.
Tüm erkek çocuklar beyzbol oynamaktan hoşlanır.All boys like to play baseball.
Erkek çocuklarından her biri yarışa katılmaya istekliydi.Each of the boys was eager to join in the race.
Çocuklar her zaman okuldan sonra futbol oynamak isterler.Boys always want to play football after school.
Adam küçük çocukları çok korkuttu.The man terrified the little children.
Büyükanne gün boyunca çocuklara bakar.Grandmother looks after the children during the day.
Seyirci çoğunlukla çok küçük çocuklardan oluşuyordu.The audience was largely made up of very young children.
Çocuklara yol verin lütfen.Make way for the children, please.
Japonya'da, bütün çocuklar okula gider.In Japan, all children go to school.
Japonya'da ebeveynler yaşlandıklarında geleneklere göre çocukları tarafından bakılırlar.When parents get old in Japan, they are customarily looked after by their children.
Japon çocukları İngiliz çocuklarından daha çok televizyon izler.Japanese children watch television more than English children.
Büyük olan çocuklar her zaman ona dalavere yapıyorlar.The older boys are always playing tricks on him.
Saçını kestirdiğinde diğer çocuklar onunla alay ettiler.The other boys teased him when he got his hair cut.
O, çocuklarım için bazı hediyeler getirmeden asla bizi ziyaret etmez.He never visits us without bringing some presents for my children.
Onun ölümünden sonra çocuklar ne olacak?What will become of the children after his death?
Çocukları ile birlikte geçirecek zamanı yoktu.He didn't have time to spend with his children.
Karısı, çocuklara baktıktan sonra bitkin düşmüş.His wife is worn out after looking after the children.
Onun çocukları büyüdü.His children have grown up.
Onun çocuklarına davranma tarzı bir suçtur.It's a crime the way he treats his children.
Onun bütün çocukları doğum günlerinde hediye istiyor.All his children want presents on their birthdays.
Komşusu, o uzakta iken çocukların bakımını üslenecek.His neighbor will care for the children while she is away.
O da sınıftaki diğer çocuklar kadar zekidir.He is as smart as any other boy in the class.
Sınıfındaki bütün çocuklardan daha uzun boyludur.He is taller than any other boy in his class.
O, caddede çocuklarla çok takılıyor.He hangs out a lot with the kids down the street.
O, tüm erkek çocuklarının en uzunudur.He is the tallest of all boys.
O, hikayeyi çocuklar için uyarladı.He adapted the story for children.
Hikaye ile çocukları eğlendirdi.He amused the children with the story.
Çocuklarını sık sık hayvanat bahçesine götürür.He often takes his children to the zoo.
Şarkı söyleyerek çocukları eğlendirdi.He amused the children by singing.
Çocuklarına ayırdığı bir hesapta biraz parası vardı.He had some money in an account that he'd set aside for his kids.
Karısı ve çocukları onun sigarayı bırakmasını istedikleri için o sigarayı bıraktı.He stopped smoking because his wife and children asked him to.
Onun eşi, çocukları ve arkadaşları yok.He has no wife, no children and no friends.
O, çocukların yüzüşünü izledi.He watched the boys swimming.
O, çocuklara Afrika'daki maceralarını anlattı.He told the children about his adventures in Africa.
Çocuklarına o kadar çok gürültü yapmamalarını söyledi.He told his children not to make so much noise.
Çocukları tarafından çevrili vaziyette oturdu.He sat surrounded by his children.
Çocuklarına iyi bir eğitim verdi.He gave his children a good education.
Çocuklarına dikkat etmez.He does not take care of his children.
Çocuklarına bakmıyor.He does not take care of his children.
O çocuklarına bakmıyor.He doesn't take care of his children.
Çocuklarına çok büyük bir servet bıraktı.He left an immense fortune to his children.
O, karısıyla çocukları hakkında tartıştı.He quarreled with his wife about their children.
Çocuklarla ilgilenmede iyidir.He is good at dealing with children.
Çocuklarla nasıl baş edeceğini bilmez.He doesn't know how to handle children.
Çocuklarını yetiştirmede otoriterdi.He was strict in disciplining his children.
Çocukları tarafından çevrili olarak orada oturdu.He sat there surrounded by his children.
O, çocuklarına karşı sertti.He was severe with his children.
O, çocukları sokakta oynamaya karşı uyardı.He warned the children against playing in the street.
O, çocuklarını kendi etrafına topladı.He gathered his children around him.
O, çocukları güldürdü.He made the children laugh.
Onlara biraz büyü göstererek çocukları eğlendirdi.He amused the children by showing them some magic.
O bir ilkokul öğretmeni bu yüzden o çocuklarla ilgilenmeye alışkın.He is a primary school teacher, so he is used to dealing with children.
Çocuklara sınıfta yüksek sesle konuşmamalarını emretti.He ordered the boys not to shout in the classroom.
Kendi çocuklarını nasıl yetiştirdiklerinin ne önemi var?What does it matter how they bring up their own children?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod