Çocuklar şaşırtıcı düzeyde hızlı bir şekilde büyüyorlar.Children grow up astonishingly quickly.
Çocuklar suyun içinde oynuyorlar.The children are playing in the water.
Bütün çocuklar Tom'a güldü.All the children laughed at Tom.
Çocuklarım oraya giderdi.My kids used to go there.
Çocuklarımızı kendilerini incitmekten nasıl koruruz?How do we keep our children from hurting themselves?
Çocuklarım bu okula giderdi.My kids used to go to this school.
Tom çocuklarının liseden mezun olduğunu görmek için yaşamadı.Tom didn't live to see his children graduate from high school.
Tom'un ömrü çocuklarının liseyi bitirmesini görmeye yetmedi.Tom didn't live to see his children graduate from high school.
Çocuk parkında ebelemece oynayan bazı çocuklar vardı.There were some children playing tag on the playground.
Tom çocuklarının gece dışarı çıkmasına izin vermedi.Tom didn't let his children go out at night.
Çocuklar ihtiyaçları olan her şeye sahip.The children have everything they need.
Çocukları gördün mü?Did you see the kids?
Tom Mary'nin neden diğer çocuklarla dışarıda oynayamadığını merak ediyordu.Tom wondered why Mary wasn't able to play outside with the other kids.
Çocuklarla çalışmaktan nefret ederim.I hate working with kids.
Çocuklar mutlu olacak.The boys will be happy.
Tom muhtemelen siz çocuklarla Boston'a gitmeyi istemediğimi düşündü.Tom probably thought I didn't want to go to Boston with you guys.
Onların hepsi iyi çocuklar.They're all good guys.
Tom kötü çocuklardan biriydi.Tom was one of the bad guys.
Tom çocuklarına Fransızca öğretti.Tom taught his children French.
Tom Mary'nin çocuklarına Fransızca öğretti.Tom taught Mary's children French.
Çocuklarınız ne yapıyorlar?What are your kids doing?
Tom diğer çocukların yaptığını yapması gerektiğini hissetmedi.Tom didn't feel he should do what the other children were doing.
Çocuklar ne yapmayı sever?What do kids like to do?
Tom ve karısının hiç çocukları yok.Tom and his wife don't have any children.
Tom çocukları hakkında çok endişe ediyor.Tom worries too much about his children.
Çocuklarınla ilgilen.Look after your children.
Çocukların resmini yapmayı sevmiyorum.I don't like painting children.
Belki Tom'un çocukları yoktur.Maybe Tom doesn't have children.
Çocukları korkutmayın.Don't scare the children.
Çocuklarım beni dinlemiyor.My children don't listen to me.
Çocuklarınız sizin yanınızda olacak.Your kids will stand by you.
Karım ve çocuklar oradaydı.My wife and kids were there.
Çocuklarım beni görmeye geliyorlar.My kids are coming to see me.
Burada çocuklar var.There are children here.
Benim için alkol, kadınların ve çocukların en kötü düşmanıdır.For me, alcohol is the worst enemy of women and children.
Çocuklarımı düşünmem lâzım.I need to think of my children.
Ben geri dönene kadar çocukları kontrol altında tutmaya çalışın.Try to keep the kids under control until I get back.
Her şeye rağmen, o, çocukları seviyordu ve işinden memnundu.Nonetheless, she loved the children and was content with the work.
Ebeveynler çocuklarının eğitiminden sorumludur.The parents are responsible for the education of their children.
Ebeveynler çocukların eğitiminden sorumludur.The parents are responsible for the education of the children.
Çocuklarımı yetiştireceğim böylece hurafeden korunmuş olacaklar.I will raise my children so that they will be protected from superstition.
Çocuklar bizden korkuyor.The children are afraid of us.
Çocuklar onlardan korkuyor.The children are afraid of them.
Çocuklar benden korkuyor.The children are afraid of me.
Çocuklar ondan korkuyor.The children are afraid of him.
Onların çocuklarıma yaklaşmalarına izin vermeyin.Don't let them near my kids.
Onun çocuklarıma yaklaşmalarına izin vermeyin.Don't let him near my kids.
Tom'u döven çocukları tanıyor musun?Do you know the boys who beat Tom up?
Tom sık sık karısına ve çocuklarına kötü davrandı.Tom frequently abused his wife and children.
Tom çocuklarını annelerine gönderdi.Tom sent his children away to their mother.
Tom Mary'nin çocuklarına bakmasını istemiyordu.Tom didn't want Mary to babysit his children.
Tom Mary'ye artık çocukları olamayacağını hatırlattı.Tom reminded Mary that they could no longer have children.
Çocuklar bir kayıt dinliyorlar.The children are listening to a record.
Dan çocuklarını Londra'da büyüttü.Dan brought up his children in London.
Ebeveynler çocuklarını okumaya teşvik etmeli.Parents should encourage their children to read.
Erkek çocukları ev ödevleri için kız çocuklarından daha az zaman harcar.Boys spend less time on homework than girls.
Hadi çocuklar, bunu başarabiliriz!Come on boys, we can do this!
Hadi çocuklar, bunu yapabiliriz!Come on, guys, we can do this!
Çocukların bazen hayali arkadaşları vardır.Children sometimes have imaginary friends.
Çocuklar oğlanın doğum gününü kutluyorlar.The children are celebrating the boy's birthday.