O, çocukları için sıcak duygusal yakınlık gösteriyor.He shows warm affection for his children.
Çocuklara bakan biri var mı?Is there anyone to look after the children?
Haydi, el sıkışın çocuklar!Come on, shake hands, boys!
Çocuklar radyoyu mahvetti.The boys have ruined the radio.
Çocuklar çimi çiğnediler ve bekçi onları azarladı.The children trampled on the grass and the guard scolded them.
Çocuklar öğretmeni dinliyorlardı.The children were listening to the teacher.
Çocuklarım yok.I don't have kids.
Tom'un çocukları yok.Tom doesn't have children.
Sen çocukları korkuttun.You scared the children.
Siz çocuklar takılmak istemez misiniz?Don't you guys hang out?
Çocuklar meyve suyunu severler.Children like fruit juice.
Çocuklar için alışveriş yapmıyoruz.We don't market to children.
Sadece sanatçılar ve çocuklar hayatı olduğu gibi görür.Only artists and children see life as it is.
Ben senin çocuklara sahip olduğunu bilmedim.I didn't know you had children.
Bugünlerde çocuklara ne oluyor.What's going on with children these days?
Bu günlerde çocuklara neler oluyor?What's going on with kids these days?
Siz çocuklar dişlerinizi fırçalamaya gitmelisiniz!You guys need to go brush your teeth!
Tom'un çocukları olduğuna inanamıyorum.I can't believe that Tom has children.
Çocuklar hayatın gerçek öğretmenleridir.Children are the true teachers of life.
Tom çocuklar okula giderken eşlik edecek.Tom will accompany the children to school.
Çocuklarla nasıl konuşulur bilmiyorum.I don't know how to talk to kids.
Çocuklar bahçede banklarda oturmaz, yumuşak çimlerin üzerinde uzanırlar.The boys do not sit on benches in the garden, but lie on the soft grass.
Tom'a çocukları hakkında sormayı unuttum.I forgot to ask Tom about his kids.
Çocuklar donmuş gölet üzerinde bir hokey pisti kurdular.The boys set up a hockey rink on the frozen pond.
Çocuklarınızın televizyon bağımlısı olmasına izin vermeyin.Don't let your children become couch potatoes.
Senin çocuklarınla harika bir zaman geçirdim.I had a fantastic time with your children.
Çocukların ağlamasını görmekten nefret ediyorum.I hate to see children cry.
Çocuklar beyzbol oynadılar.The boys played softball.
Ben zaten çocukları besledim.I've already fed the children.
Bana ihtiyacı olan çocuklarım var.I have children that need me.
Bir karım ve çocuklarım var.I've got a wife and kids.
Çocukları almaya gitmeliyim.I have to go pick up the kids.
Küçük çocukların odasına gitmeliyim.I have to go to the little boys' room.
Küçük çocukların odasına gitmem gerekiyor.I have to go to the little boys' room.
Küçük çocukların odasına gitmek zorundayım.I have to go to the little boys' room.
Boşandığımızı çocuklara henüz söylemedim.I haven't told the kids yet that we're getting divorced.
Çocuklar için endişeleniyorum.I worry about the kids.
Şimdi dinleyin çocuklar.Now listen, children.
Şimdi dikkat edin, çocuklar.Now pay attention, children.
Ben sadece hafta sonunu çocuklarımla geçirdim.I just spent the weekend with my children.
Tom gibi çocukların nasıl idare edileceğini biliyorum.I know how to handle kids like Tom.
Çocukların neye baktıklarını biliyorum.I know what the children are looking at.
Çocukların olduğunu biliyorum.I know you have children.
Çocukların caddede oynamalarına izin verme.Don't let the children play on the street.
Çocuklarımı seviyorum.I love my children.
Sizi seviyorum çocuklar.I love you guys.
Çocuklarımı özlüyorum.I miss my children.
Çocukların olduğunu hiç bilmiyordum.I never knew you had children.
Çocuklar senin öğrettiklerinden çok senin yaptıklarını öğreniyor.Children learn more from what you are than what you teach.
Çocuklar sizin öğrettiklerinizden çok sizin yaptıklarınızı öğreniyor.Children learn more from what you are than what you teach.
Boş zamanımı çocuklarımla harcarım.I spend my free time with my kids.
Kolej çocuklarına Fransızca öğretirim.I teach French to college kids.
Genç çocuklara Fransızca öğretirim.I teach French to young children.
Çocuklar her zaman arkadaş olmak için bir neden bulur.Children always find a reason to become friends.
Çocuklar arkadaş olmak için her zaman bir neden bulurlar.Children always find a reason to make friends.
Tom Mary'nin çocuklarıyla oynamasını istemiyordu.Tom didn't want Mary to play with his kids.
Pekala çocuklar, bunu yapalım!Alright, guys, let's do this!
Çocuklar genellikle sabırsız ve tez canlı.Children are often impatient and restless.
Japonya'da çocuklar üç yaşında keman çalmaya başlar.In Japan, children begin to play the violin at the age of three.
Çocuklar okula gitmelidir.Children should go to school.