çocuklarına ile cümle

çocuklarına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Alman "Kıtlık Kışı"nın çocuklarına olan da buydu.От що трапилося з дітьми голландської "Зими Голоду".
Alman "Kıtlık Kışı"nın çocuklarına olan da buydu.Това е, което се случи с децата през холандската "гладна зима."
Alman "Kıtlık Kışı"nın çocuklarına olan da buydu.Это и случилось с детьми голландской "Голодной зимы".
Alman "Kıtlık Kışı"nın çocuklarına olan da buydu.זה מה שקרה לילדי "חורף הרעב" בהולנד.
Alman "Kıtlık Kışı"nın çocuklarına olan da buydu.هذا ما حدث لأبناء "شتاء الجوع" الهولندي.
Alman "Kıtlık Kışı"nın çocuklarına olan da buydu.肥満 糖尿病 心臓病の
Anlamı, çocuklarına gelecek on yılda söylemeyi düşündüğün her şeyi sadece bir kaç ayda söylemeyi dene.Significa provare a dire ai propri figli ciò che avresti voluto dirgli nei prossimi dieci anni, in pochi mesi.
Anlamı, çocuklarına gelecek on yılda söylemeyi düşündüğün her şeyi sadece bir kaç ayda söylemeyi dene.وهذا يعني أنه يجب عليك أن تحاول اخبار أبناءك بكل شئ اعتقدت انك تملك 10 سنوات آخرى لتخبره لهم في بضعة شهور فقط
Aranızdaki en yumuşak, en duyarlı adam bile öz kardeşine, sevdiği karısına, sağ kalan çocuklarına acımayacak;너희 중에 유순하고 연약한 남자라도 그 형제와 그 품의 아내와 그 남은 자녀를 질시하여
Aranızdaki en yumuşak, en duyarlı adam bile öz kardeşine, sevdiği karısına, sağ kalan çocuklarına acımayacak;האיש הרך בך והענג מאד תרע עינו באחיו ובאשת חיקו וביתר בניו אשר יותיר׃
Aranızdaki en yumuşak, en duyarlı adam bile öz kardeşine, sevdiği karısına, sağ kalan çocuklarına acımayacak;الرجل المتنعم فيك والمترفه جدا تبخل عينه على اخيه وامرأة حضنه وبقية اولاده الذين يبقيهم
Aranızdaki en yumuşak, en duyarlı adam bile öz kardeşine, sevdiği karısına, sağ kalan çocuklarına acımayacak;你 們 中 間 柔 弱 嬌 嫩 的 人 、 必 惡 眼 看 他 弟 兄 、 和 他 懷 中 的 妻 、 並 他 餘 剩 的 兒 女
Aranızdaki en yumuşak, en duyarlı adam bile öz kardeşine, sevdiği karısına, sağ kalan çocuklarına acımayacak;你 們中間 柔弱 嬌嫩 的 人 、 必 惡 眼看 他 弟兄 、 和 他 懷中 的 妻 、 並 他 餘剩 的 兒女
Araştırmalar gösteriyor ki, birçok anne baba kurumda kalmasındansa çocuklarına kendileri bakmak istiyor.아이들을 버렸다는 이유로 손가락질을 합니다 그러나 한 조사 결과에서 대부분의 부모는 자녀를 원했지만 자식을 보육원에 보내는 제일 큰 이유는
Araştırmalar gösteriyor ki, birçok anne baba kurumda kalmasındansa çocuklarına kendileri bakmak istiyor.בגלל נטישת ילדיהם, אבל מחקרים מראים שרוב ההורים רוצים את ילדיהם, והגורמים המרכזיים מאחורי ההכנסה למוסדות הם
Araştırmalar gösteriyor ki, birçok anne baba kurumda kalmasındansa çocuklarına kendileri bakmak istiyor.ほとんどの親は 子どもと暮らしたいのです 子どもを施設に送る 主な理由は 貧困 障害 民族的な問題です
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Alcuni paesi orientano le proprie attività sempre più sui figli degli alcolizzati (Belgio, Germania, Austria).
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Algunos países se centran cada vez más en los hijos de alcohólicos (Bélgica, Alemania, Austria).
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Alguns países (Bélgica, Alemanha, Áustria) estão a prestar uma atenção crescente aos filhos de alcoólicos.
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Muutamissa maissa yhä enemmän toimia on kohdistettu alkoholistien lapsiin (Belgia, Saksa, Itävalta).
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Některé země se v rostoucí míře soustřeďují na děti alkoholiků (Belgie, Německo, Rakousko).
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Niektoré krajiny sa čoraz viac zameriavajú na deti alkoholikov (Belgicko, Nemecko, Rakúsko).
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Nogle lande fokuserer i stigende grad på børn af alkoholikere (Belgien, Tyskland, Østrig).
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Vissa länder riktar alltmer in sina insatser på barn till alkoholister (Belgien, Tyskland, Österrike).
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Някои страни все повече се насочват към децата на алкохолици (Белгия, Германия, Австрия).
‹‹Ben de onlar gibi konuşayım›› deseydim, Senin çocuklarına ihanet etmiş olurdum.(72:15) Но если бы я сказал: „буду рассуждать так", – то я виновен был бы пред родом сынов Твоих.
‹‹Ben de onlar gibi konuşayım›› deseydim, Senin çocuklarına ihanet etmiş olurdum.Ako bi bil jaz rekel: Govoril bom istotako, glej, nezvest bi bil rodu tvojih otrok.
‹‹Ben de onlar gibi konuşayım›› deseydim, Senin çocuklarına ihanet etmiş olurdum.Als ik echter net zo had gehandeld en gesproken, hoorde ik niet meer bij U.
‹‹Ben de onlar gibi konuşayım›› deseydim, Senin çocuklarına ihanet etmiş olurdum.Dacă aş zice: ,,Vreau să vorbesc ca ei,`` iată că n'aş fi credincios neamului copiilor Tăi.
‹‹Ben de onlar gibi konuşayım›› deseydim, Senin çocuklarına ihanet etmiş olurdum.Ha azt mondom: Ilyen módon szólok: Ímé, a te fiaid nemzedékét árulom el.
‹‹Ben de onlar gibi konuşayım›› deseydim, Senin çocuklarına ihanet etmiş olurdum.Keby som povedal: Budem tak rozprávať, hľa, zaprel by som pokolenie tvojich synov.
‹‹Ben de onlar gibi konuşayım›› deseydim, Senin çocuklarına ihanet etmiş olurdum.내가 만일 스스로 이르기를 내가 이렇게 말하리라 하였더면 주의 아들들의 시대를 대하여 궤휼을 행하였으리이다
‹‹Ben de onlar gibi konuşayım›› deseydim, Senin çocuklarına ihanet etmiş olurdum.Men jeg tænkte: "Taler jeg så, se, da er jeg troløs imod dine Sønners Slægt."
‹‹Ben de onlar gibi konuşayım›› deseydim, Senin çocuklarına ihanet etmiş olurdum.Nếu tôi có nói rằng : Ta sẽ nói như_vậy ; Aét tôi đã phạm bất - trung cùng dòng_dõi con_cái Chúa .
‹‹Ben de onlar gibi konuşayım›› deseydim, Senin çocuklarına ihanet etmiş olurdum.Nếu tôi có nói rằng: Ta sẽ nói như vậy; Aét tôi đã phạm bất-trung cùng dòng dõi con cái Chúa.
‹‹Ben de onlar gibi konuşayım›› deseydim, Senin çocuklarına ihanet etmiş olurdum.Om jag hade sagt: »Så vill jag lära», då hade jag svikit dina barns släkte.
‹‹Ben de onlar gibi konuşayım›› deseydim, Senin çocuklarına ihanet etmiş olurdum.Řeknu-li: Vypravovati budu věci takové, hle, rodina synů tvých dí, že jsem jim křiv.
‹‹Ben de onlar gibi konuşayım›› deseydim, Senin çocuklarına ihanet etmiş olurdum.Rzekęli: Będę też tak o tem mówił, tedy rodzaj synów twoich rzecze, żem im niepraw.
‹‹Ben de onlar gibi konuşayım›› deseydim, Senin çocuklarına ihanet etmiş olurdum.Se avessi detto: «Parlerò come loro», avrei tradito la generazione dei tuoi figli
‹‹Ben de onlar gibi konuşayım›› deseydim, Senin çocuklarına ihanet etmiş olurdum.Sekiranya aku berkata begitu, aku mengkhianati angkatan anak-anakmu
‹‹Ben de onlar gibi konuşayım›› deseydim, Senin çocuklarına ihanet etmiş olurdum.Si je disais: Je veux parler comme eux, Voici, je trahirais la race de tes enfants.
‹‹Ben de onlar gibi konuşayım›› deseydim, Senin çocuklarına ihanet etmiş olurdum.Si yo dijera: "Hablaré como ellos", he aquí que traicionaría a la generación de tus hijos
‹‹Ben de onlar gibi konuşayım›› deseydim, Senin çocuklarına ihanet etmiş olurdum.Αν ειπω, Θελω ομιλει ουτως ιδου, εξυβριζω εις την γενεαν των υιων σου.
‹‹Ben de onlar gibi konuşayım›› deseydim, Senin çocuklarına ihanet etmiş olurdum.Ако речех да говоря така, Ето, изневерил бих на поколението на чадата Ти;
‹‹Ben de onlar gibi konuşayım›› deseydim, Senin çocuklarına ihanet etmiş olurdum.אם אמרתי אספרה כמו הנה דור בניך בגדתי׃
‹‹Ben de onlar gibi konuşayım›› deseydim, Senin çocuklarına ihanet etmiş olurdum.‎لو قلت احدّث هكذا لغدرت بجيل بنيك‎.
‹‹Ben de onlar gibi konuşayım›› deseydim, Senin çocuklarına ihanet etmiş olurdum.我 若 說 、 我 要 這 樣 講 、 這 就 是 以 奸 詐 待 你 的 眾 子
‹‹Ben de onlar gibi konuşayım›› deseydim, Senin çocuklarına ihanet etmiş olurdum.我 若說 、 我 要 這樣講 、 這 就 是 以 奸詐 待 你 的 眾子
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.Anh em cũng biết rằng chúng tôi đối đãi với mỗi người trong anh em, như cha đối với con,
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.Anh_em cũng biết rằng chúng_tôi đối_đãi với mỗi người trong anh_em , như cha đối_với con ,
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.assim como sabeis de que modo vos tratávamos a cada um de vós, como um pai a seus filhos,
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.a že sme, jako viete, jedného každého z vás ako otec svoje vlastné deti napomínali a povzbudzovali
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.da smo, kakor veste, slehernega izmed vas kakor oče otroke svoje opominjali, izpodbujali in rotili,
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.e sapete anche che, come fa un padre verso i propri figli, abbiamo esortato ciascuno di voi
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.Jakož víte, kterak jednoho každého z vás, jako otec dítek svých, napomínali jsme vás a potěšovali,
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.Jakoż wiecie, żeśmy każdego z was, jako ojciec dziatki swoje, napominali i cieszyli,
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.Kalian tahu bahwa kami memperlakukan kalian masing-masing seperti seorang bapak memperlakukan anak-anaknya
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.너희도 아는 바와 같이 우리가 너희 각 사람에게 아비가 자기 자녀에게 하듯 권면하고 위로하고 경계하노니
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.lamint tudjátok, hogy miként atya az õ gyermekeit, [úgy] intettünk és buzdítgattunk egyenként mindnyájatokat.
Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık.ligesom I vide, hvorledes vi formanede og opmuntrede hver enkelt af eder som en Fader sine Børn

İlgili Sayfalar