Teksas'ta bir çocuk yuvasını ziyaret etti.He visited a children's home in Texas.
Kaliforniya'da, bir çocuk yuvasında çalışmak için erken çocukluk eğitimi almanız gerekir.In California, you have to study early childhood education to work at a daycare.
Yeni binada çocuk yuvası da açılmış, ancak 30 Kasım 1924'te kapatılmıştı.A kindergarten was also opened at this building, but was closed later on November 30, 1924.
İstanbul Alman Çocuk Yuvası'nın Tarihi.İstanbul Alman Çocuk Yuvası'nın Tarihi (in Turkish).
1 Okul, 1 çocuk yuvası vardır.There is one school, and one kindergarten.
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.If you're in care, legally the government is your parent, loco parentis.
Çocuk yuvasına giden yolda, kendi kendime sormaya başladım,On the way to the children's home, I started to ask myself,
Sonraki dört beş sene, dört farklı çocuk yuvasında barındım.For the next four, five years, I was held in four different children's homes.
Yeni binada çocuk yuvası da açılmış, ancak 30 Kasım 1924'te kapatılmıştı.Im neuen Gebäude wurde auch ein Kindergarten eröffnet, der aber am 30. November 1924 wieder geschlossen wurde.
31 Mayıs 1882'de, aynı binada bir çocuk yuvası (Almanca: Kindergarten) da faaliyet göstermeye başladı.Am 31. Mai 1882 wurde im gleichen Gebäude der Kindergarten eröffnet.
Yeni binada çocuk yuvası da açılmış, ancak 30 Kasım 1924'te kapatılmıştı.Une école maternelle a été également ouverte dans le nouveau bâtiment mais fermée le 30 novembre 1924.
1 Okul, 1 çocuk yuvası vardır.В нём имеется 1 школа, 1 детский сад.
“Eğer çocuk yuvası modellerinin olumlu olduğunu düşünürsek; okullar üzerinde yoğunlaşacağız.”אם נצליח להשריש לתלמידות שתכלית הלימודים לשאוף להידמות לאימותינו, שלא למדו, סימן שהצלחנו בחינוך הבנות".
Basit olarak şunu söylemek için, çocuk yuvasını terk ettiğimde yapmak istediğim iki şey vardı.Doy el parte solo para decir que cuando dejé la casa de acogida tenía dos cosas que quería hacer.
Basit olarak şunu söylemek için, çocuk yuvasını terk ettiğimde yapmak istediğim iki şey vardı.Estou a relatar apenas para dizer que, quando saí do orfanato, havia duas coisas que eu queria fazer.
Basit olarak şunu söylemek için, çocuk yuvasını terk ettiğimde yapmak istediğim iki şey vardı.제가 보호시설을 떠났을 때 하고싶은 일이
Basit olarak şunu söylemek için, çocuk yuvasını terk ettiğimde yapmak istediğim iki şey vardı.Riporto i fatti semplicemente per dire che quando lasciai l'istituto volevo fare due cose.
Basit olarak şunu söylemek için, çocuk yuvasını terk ettiğimde yapmak istediğim iki şey vardı.Αναφέρομαι στο παρελθόν απλώς για να πω πως όταν έφυγα απ' το οικοτροφείο είχα δύο πράγματα που ήθελα να κάνω.
Basit olarak şunu söylemek için, çocuk yuvasını terk ettiğimde yapmak istediğim iki şey vardı.שכאשר עזבתי את בית היתומים היו שני דברים
Basit olarak şunu söylemek için, çocuk yuvasını terk ettiğimde yapmak istediğim iki şey vardı.عندما تركت منزل الأطفال كان لدي شيئين
Basit olarak şunu söylemek için, çocuk yuvasını terk ettiğimde yapmak istediğim iki şey vardı.やりたかった事があります 1つは自分の家族を見つける事
Çocuk yuvası kontenjanı için genelde bulunulan ilin yuvalarına başvurulur.La place dans une garderie doit généralement être demandée auprès de la commune de résidence.
Çocuk yuvası kontenjanı için genelde bulunulan ilin yuvalarına başvurulur.Päivähoitopaikkaa haetaan yleensä omasta kunnasta.
Çocuk yuvası kontenjanı için genelde bulunulan ilin yuvalarına başvurulur.Por lo general, las plazas se solicitan para el mismo municipio de residencia.
Çocuk yuvası kontenjanı için genelde bulunulan ilin yuvalarına başvurulur.Vanligtvis ansöker man om dagvårdsplats i den egna kommunen.
Çocuk yuvası kontenjanı için genelde bulunulan ilin yuvalarına başvurulur.Обычно заявление в детский сад необходимо подавать по месту жительства.
Çocuk yuvası kontenjanı için genelde bulunulan ilin yuvalarına başvurulur.您通常应向当地政府申请入托。如果您住在赫尔辛基或埃斯波附近,可申请临近地区的托儿所。入托申请应递交至当地政府。更多信息,请访问Helsinginseutu.fi。
Çocuk yuvasına giden yolda, kendi kendime sormaya başladım,A caminho do orfanato, comecei a pensar:
Çocuk yuvasına giden yolda, kendi kendime sormaya başladım,Auf dem Weg ins Kinderheim fing ich an, mich zu fragen,
Çocuk yuvasına giden yolda, kendi kendime sormaya başladım,De camino a la casa de acogida, empecé a preguntarme,
Çocuk yuvasına giden yolda, kendi kendime sormaya başladım,En chemin pour le foyer, j'ai commencé à me demander,
Çocuk yuvasına giden yolda, kendi kendime sormaya başladım,고아원으로 돌아가면서 전 스스로에게 물었습니다.
Çocuk yuvasına giden yolda, kendi kendime sormaya başladım,Onderweg naar het kindertehuis vroeg ik me af:
Çocuk yuvasına giden yolda, kendi kendime sormaya başladım,Pe drum către orfelinat, mă gândeam:
Çocuk yuvasına giden yolda, kendi kendime sormaya başladım,Sulla strada per l'istituto, iniziai a chiedermi,
Çocuk yuvasına giden yolda, kendi kendime sormaya başladım,Trên đường đến trại trẻ mồ côi, tôi bắt đầu tự hỏi,
Çocuk yuvasına giden yolda, kendi kendime sormaya başladım,Útban az árvaház felé kezdtem kérdezni magamtól,
Çocuk yuvasına giden yolda, kendi kendime sormaya başladım,W drodze do domu dziecka pomyślałem:
Çocuk yuvasına giden yolda, kendi kendime sormaya başladım,Στο δρόμο για το οικοτροφείο άρχισα να αναρωτιέμαι,
Çocuk yuvasına giden yolda, kendi kendime sormaya başladım,По дороге в детдом я начал спрашивать себя:
Çocuk yuvasına giden yolda, kendi kendime sormaya başladım,По пътя към дома за сираци се запитах:
Çocuk yuvasına giden yolda, kendi kendime sormaya başladım,בדרך לבית היתומים התחלתי לשאול את עצמי,
Çocuk yuvasına giden yolda, kendi kendime sormaya başladım,في طريقي إلى منزل الأطفال، بدأت أسأل نفسي،
Çocuk yuvasına giden yolda, kendi kendime sormaya başladım,「僕に何が起こったんだろう?」
çocuk yuvasına (päiväkoti),på ett daghem (päiväkoti)
çocuk yuvasına (päiväkoti),päiväkodista
çocuk yuvasına (päiväkoti),детском саду (päiväkoti)
çocuk yuvasına (päiväkoti),من روضة الأطفال (päiväkoti)
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.Állami gondozottként jogilag a kormány a szülő, loco parentis.
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.Als je in de pleegzorg zit, is de regering juridisch je ouder, loco parentis.
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.Als Pflegekind nimmt die Regierung gesetzlich den Platz der Eltern ein.
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.Dacă eşti copilul statului, guvernul ţi-e părinte, din punct de vedere juridic, loco parentis.
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.정부지원을 받고 자라다 보면, 법률적으로 정부가 부모가 됩니다. 정부가 부모의 권리를 이양받는 셈이죠.
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.Nếu được nhận nuôi, theo lí thì nhà nước là cha mẹ, người giám hộ của anh.
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.Se siete a carico dello Stato, legalmente il governo è il vostro genitore, loco parentis.
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.Si estás a cargo del estado, legalmente el gobierno es tu padre, "loco parentis".
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.Si vous êtes placé, légalement, le gouvernement est votre parent, loco parentis.
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.W domu dziecka, z prawnego punktu widzenia, rząd jest twoim rodzicem, loco parentis.
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.Αν είσαι υπό κηδεμονία, νομικά η κυβέρνηση είναι ο γονέας σου, στη θέση του γονέα σου.
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.Ако си оставен под грижата на държавата тя е твоят родител.