çocuğun ile cümle
çocuğun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
9 yaşındaki bir oğlan çocuğuna sormuştum.Vzpomínám si, jak jsem se ptal devítiletého chlapce,
9 yaşındaki bir oğlan çocuğuna sormuştum.Θυμάμαι οταν ρώτησα ένα 9χρονο αγόρι.
9 yaşındaki bir oğlan çocuğuna sormuştum.Пам'ятаю як я запитував одного 9-річного хлопчика.
9 yaşındaki bir oğlan çocuğuna sormuştum.Помню, я спросил девятилетнего мальчика.
9 yaşındaki bir oğlan çocuğuna sormuştum.Спомням си, че попитах едно девет годишно момче.
9 yaşındaki bir oğlan çocuğuna sormuştum.אני זוכר ששאלתי ילד בן 9
9 yaşındaki bir oğlan çocuğuna sormuştum.أتذكر سؤال طفل عمره 9 سنوات .
9 yaşındaki bir oğlan çocuğuna sormuştum.こう尋ねたことがあります
ABD'de 2 yaşındaki çocuğunuzu kaydırağa koyduğunuzda, aşağı doğru kayarken yavaşlasın diye bir aparat konur.미국의 미끄럼틀에 두살짜리 아이를 놓으면 아이가 내려오면서 천천히 내려갈 수 있도록 미끄럼틀에 어떤 것이 있습니다.
ABD'de 2 yaşındaki çocuğunuzu kaydırağa koyduğunuzda, aşağı doğru kayarken yavaşlasın diye bir aparat konur.Nếu tôi đặt nó lên cái ván trượt ở Mỹ, họ sẽ có cái gì đó trên cái ván để nó chạy từ từ.
ABD'de 2 yaşındaki çocuğunuzu kaydırağa koyduğunuzda, aşağı doğru kayarken yavaşlasın diye bir aparat konur.滑り台に 終盤減速できるように 何か工夫がされています 中東では違います
Aç bir leoparın komşularımızdan birinin evine girip uyuyan çocuğunu yatağından aldığı bir gece hatırlıyorum.어느 밤, 굶주린 표범이 이웃집에 뛰어들어
Aç bir leoparın komşularımızdan birinin evine girip uyuyan çocuğunu yatağından aldığı bir gece hatırlıyorum.Я помню, как однажды ночью голодный леопард проник в дом одного из наших соседей и унёс его спящего ребёнка.
Aç bir leoparın komşularımızdan birinin evine girip uyuyan çocuğunu yatağından aldığı bir gece hatırlıyorum.(לא ברור) היינו מורעבים. אני זוכר לילה
Aç bir leoparın komşularımızdan birinin evine girip uyuyan çocuğunu yatağından aldığı bir gece hatırlıyorum.أذكر تلك الليلة عندما دخل نمر جائع إلى منزل
Aç bir leoparın komşularımızdan birinin evine girip uyuyan çocuğunu yatağından aldığı bir gece hatırlıyorum.眠っていた子どもを 連れ去ったのです とても悲しい話です
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.A sürgősségi osztály megállapította, hogy a fiú vérében nincs alkohol.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Cei de la urgenţe s-au asigurat că nu există alcool în sângele copilului.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Die Notaufnahme stellte fest, dass das Kind kein Alkohol im Blut hatte.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Il pronto soccorso accertò che non c'era traccia di alcol nel sangue del bambino.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Instalasi gawat darurat memastikan bahwa tak ada kandungan alkohol di darah si anak.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.응급실에서는 혈액검사를 해보니 알콜이 없다고 했습니다.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Los de emergencias aseguraron que el niño no tenía alcohol en su sangre.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Na pogotowiu ustalono, że dziecko nie miało alkoholu we krwi.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Na pohotovosti potvrdili, že děcko nemá žádný alkohol v krvi.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Na pohotovosti sa uistili, že dieťa nemá v krvi žiadny alkohol.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.O serviço de emergências assegurou que o rapaz não tinha álcool no sangue.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.På akuten såg man att ungen inte hade någon alkohol i blodet.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Phòng cấp cứu khẩn cấp đã chắc chắn rằng trong máu đứa trẻ không hề có cồn.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Skadestuen konkluderede at drengen ikke havde alkohol i blodet.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Στα επείγοντα εξακρίβωσαν ότι το παιδί δεν είχε καθόλου αλκοόλ στο αίμα του.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.В отделении неотложной медицинской помощи установили, что алкоголя в крови ребёнка нет.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.В спешното отделение установили, че детето няма алкохол в кръвта.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.У приймальному відділенні встановили, що у дитини немає алкоголю в крові.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.בחדר המיון וידאו שלילד אין אלכוהול בדם,
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.وأكدت غرفة الطوارئ أن دم الولد خالٍ من الكحول.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.病院はその子を退院させようとしましたが
Açtı, yılgındı son derece gergindi yaşadığı toplumun haline çocuğunun haline bakıca öfkeleniyordu.그녀는 그녀가 사는 사회와 그녀의 자식들이 사는 환경에 대해 화를내고, 좌절감을 느끼고,
Açtı, yılgındı son derece gergindi yaşadığı toplumun haline çocuğunun haline bakıca öfkeleniyordu.כועסת, מיואשת, ממש מתוסכלת על המצב של החברה שלה
Açtı, yılgındı son derece gergindi yaşadığı toplumun haline çocuğunun haline bakıca öfkeleniyordu.غاضبة ومحبطة ومنزعجة للغاية من الوضع في مجتمعها
Açtı, yılgındı son derece gergindi yaşadığı toplumun haline çocuğunun haline bakıca öfkeleniyordu.また我が子が置かれた状態に対して 怒りに燃え 不満を持ち 憤慨したこの若い女性は
Adam çocuğunu Moleke sunar da, ülke halkı bunu görmezden gelir, onu öldürmezse,Dacă poporul ţării închide ochii faţă de omul acela, care dă lui Moloh copii de ai săi, şi nu -l omoară,
Adam çocuğunu Moleke sunar da, ülke halkı bunu görmezden gelir, onu öldürmezse,Ja jos maan kansa säästää sitä miestä, joka antaa lapsiansa Molokille, niin etteivät he häntä surmaa,
Adam çocuğunu Moleke sunar da, ülke halkı bunu görmezden gelir, onu öldürmezse,Kalau masyarakat menutup mata terhadap perbuatan orang itu dan tidak melaksanakan hukum mati atas dia
Adam çocuğunu Moleke sunar da, ülke halkı bunu görmezden gelir, onu öldürmezse,그가 그 자식을 몰렉에게 주는 것을 그 지방 사람이 못 본 체하고 그를 죽이지 아니하면
Adam çocuğunu Moleke sunar da, ülke halkı bunu görmezden gelir, onu öldürmezse,Nếu dân bổn xứ nhắm mắt khi người đó dâng một trong các con cái nó cho thần Mo-lóc mà chẳng giết nó đi,
Adam çocuğunu Moleke sunar da, ülke halkı bunu görmezden gelir, onu öldürmezse,Nếu dân bổn xứ nhắm_mắt khi người đó dâng một trong các con_cái nó cho thần Mo-lóc mà chẳng giết nó đi ,
Adam çocuğunu Moleke sunar da, ülke halkı bunu görmezden gelir, onu öldürmezse,Nie splugawi się przy przełożonym ludu swego, tak żeby się zmazał.
Adam çocuğunu Moleke sunar da, ülke halkı bunu görmezden gelir, onu öldürmezse,ואם העלם יעלימו עם הארץ את עיניהם מן האיש ההוא בתתו מזרעו למלך לבלתי המית אתו׃
Adam çocuğunu Moleke sunar da, ülke halkı bunu görmezden gelir, onu öldürmezse,وان غمض شعب الارض اعينهم عن ذلك الانسان عندما يعطي من زرعه لمولك فلم يقتلوه
Adam çocuğunu Moleke sunar da, ülke halkı bunu görmezden gelir, onu öldürmezse,那 人 把 兒 女 獻 給 摩 洛 、 本 地 人 若 佯 為 不 見 、 不 把 他 治 死
Adam çocuğunu Moleke sunar da, ülke halkı bunu görmezden gelir, onu öldürmezse,那人 把 兒女 獻給 摩洛 、 本地人 若 佯為不見 、 不 把 他治死
Afgan çocuğun ailesi, onların yasını tuttu.بعد أيام فقط قتلوا في هجوم انتحاري في كابول.
Afgan çocuğun ailesi, onların yasını tuttu.不寛容や暴力に向かう勢いの矛先は まず西側諸国に向かうとしても
Afrika'da pek çok çocuğun yanı sıra, pek çok yetişkinin de ölümüne sebep oluyor.Elle tue beaucoup d'adultes en Afrique, et aussi beaucoup d'enfants.
Afrika'da pek çok çocuğun yanı sıra, pek çok yetişkinin de ölümüne sebep oluyor.Es ist eine Krankheit, die eine Menge Erwachsene in Afrika tötet, und auch viele Kinder.
Afrika'da pek çok çocuğun yanı sıra, pek çok yetişkinin de ölümüne sebep oluyor.Este o boală care ucide mulți adulţi în Africa, pe lângă mulți copii.
Afrika'da pek çok çocuğun yanı sıra, pek çok yetişkinin de ölümüne sebep oluyor.Es una enfermedad que mata a muchos adultos, además de muchos niños en África.
Afrika'da pek çok çocuğun yanı sıra, pek çok yetişkinin de ölümüne sebep oluyor.E' una malattia che uccide molti adulti in Africa, in aggiunta a molti bambini.
Afrika'da pek çok çocuğun yanı sıra, pek çok yetişkinin de ölümüne sebep oluyor.Ez a betegsét sokak halálát okozza Afrikában, még több gyerekét.
İlgili Sayfalar