çocuğun ile cümle

çocuğun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
1858 yılında bir gün eve döndüğünde, eşi, annesi ve 3 çocuğunu İspanyollar tarafından öldürülmüş olarak buldu.През март 1884 г. емигрира в Аржентина със съпругата си, майка си и 5-те си деца.
Otuz dört yaşında ilk çocuğunu doğurdu.На 18 години тя ражда първото си дете.
2012 yılında ilk çocuğuna hamile kalmıştır.През 2002 г. ражда първото си дете.
İkisi de gebe olup Macheath'in çocuğunu beklemektedirler.Двамата се споглеждат и поглеждат към знака на КечМания.
Çocuğun durumu hakkında şahitler ve şeyhin huzurunda teminat alınır.На него са посветени деянията и завещаниято на неговите деца.
Yeni doğan her 2000 kız çocuğunun birinde Turner sendromu görülmektedir.При регистрираните 9 тройки тризнаци, поне едно от трите деца е родено със синдром на Даун.
Bu çocuğun adı Naruto Uzumaki idi.Ime toga djeteta bilo je Naruto Uzumaki.
Mes auklėjome kaimynų vaiką. : Komşumuzun çocuğunu eğitiyorduk.Uzela sam knjigu od susjeda. - Uzela sam susjedovu knjigu.
Hepatit C’nin enfekte olmuş bir anneden çocuğuna bulaşması, hamileliklerin %10’undan daha azında görülür.Prenošenje hepatitisa C sa zaražene majke na dijete događa se u manje od 10 % trudnoća.
Smith, 26 Nisan 1967'de ilk çocuğunu doğurdu ve onu evlatlık olarak verdi.26. travnja 1964. rodila je sina, ali dala ga je usvajanje.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Prijestolje je bilo rezervirano za nerođeno dijete jedne od žena Hormizda II.
Küçük çocuğun boğazı kesilmişti.Tada mu ubojica prereže vrat.
Liv'in doğumuyla annesi Buell, çocuğunun biyolojik babasının Rundgren olduğunu açıkladı.Liv je odrasla u uvjerenju da je njen otac Todd Rundgren.
Hamile olduğunu söyledi, ancak çocuğun babası konusunda bir şey söylemedi.Nil mu je rekla da je trudna, no on nije vjerovao da je dijete njegovo.
2012 yılında ilk çocuğuna hamile kalmıştır.2011. godine bio je uključen u prvu momčad.
Alice Marie ve Elmer "Mac" McKagan'ın 8 çocuğundan en gencidir.Michael Andrew McKagan je rođen kao najmlađi od osmero djece od oca Elmera i majke Alice Marie McKagan.
Çocukların biri, gözü bağlı olan çocuğun yanına gidip ona sorar: “Ben kimim?”Priča završava jednim dječakom koji dolazi do svih njih hvata se za lice i pita; "Je li ovo strašno?".
Ailesinin sekiz çocuğundan biriydi.Rođen je kao drugo od osmero djece u obitelji.
Çok dindar bir Katolik ailenin on bir çocuğundan en büyüğü idi.Bio je najmlađe dijete iz brojne pobožne obitelji u kojoj je rođeno desetero djece.
Bir polis memuru, bir adamla çocuğun çivi bombası saldırısı sonrası öldüğünü söyler.Ubija ga strojnica malo poslije smrti poručnika g.
Evden kaçar ve geride, iki çocuğunu ve karısının cesedini bırakırak köyden uzaklaşır.Vraća se u šumu kako bi izvukao svoju ženu i sina iz udubine gdje se skrivaju.
Bu elmayı kocanız ile beraber yiyin iki çocuğunuz olacaktır demiştir.Prispodobu je počeo riječima: "Čovjek neki imao dva sina (Lk 15,11)."
Fakat Denise Richards 2. çocuğuna hamile iken eşine boşanma davası açmıştı.Njezin suprug Dennis Quaid zbog preljuba je zatražio razvod.
Zengin bir İtalyan ailenin sekiz çocuğunun dördüncü çocuğu olarak dünyaya geldi.Rođen je u obitelji željezničkog radnika kao četvrto od osmero djece.
Reoch ilk çocuğunun doğumundan sonra konuşamamaya başlamıştır.Tako je mali Rainer svoje roditelje ponovno vidio tek nakon svog prvog rođendana.
Babası aynı zamanda müzik yapımcısıydı, Quincy Jones'un iki çocuğunun da vaftiz babasıdır.Jej otec bol hudobným riaditeľom a krstným otcom dvom deťom Quincyho Jonesa.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Trón bol vyhradený pre ešte nenarodené dieťa jednej z manželiek Hormizda II.
Çocuğun eğitilmesi konusunda.Ako naučiť dieťa plávať
Kazimir, ailenin on dört çocuğunun birincisiydi.Ján Václav bol prvým z jeho jedenástich detí.
Dört çocuğundan biri İsrail'de hahamlık yapmaktadır.Jeden z jeho synov sa stal rabínom v Izraeli.
İki çocuğun da babası "Deniz Tanrısı Poseidon"dur.Druhá, že ich otcom bol boh morí Poseidón.
Alice Marie ve Elmer "Mac" McKagan'ın 8 çocuğundan en gencidir.Michael Andrew McKagan sa narodil v Seattle ako najmladší z ôsmich detí Elmera a Alice Marie McKaganovcov.
Ana madde: Çocuğun cinsel istismarı Çocukların cinsel yollarla istismar edilmesidir.Fico: Povinnosťou vlády je uľahčiť homosexuálom život .
Ailesinin sekiz çocuğundan biriydi.Bol jedným z ôsmich súrodencov.
Çocuğun doğumunda ise sıra dışı olaylar yaşanmış.Podľa oficiálneho životopisu jeho narodenie sprevádzali nezvyčajné udalosti.
James Yancey, ailesinin dört çocuğundan ikincisi olarak dünyaya geldi.James Yancey bol druhý najstarší zo štyroch detí.
Marcos, çocuğun kendisinden olmadığına emindir.Marcobius sám uvádza, že nie je Riman.
Ailenin dört çocuğundan en genç olanıydı.Bol najstarším zo štyroch detí v rodine.
Hatta her iki çocuğuna bir ayakkabı tahsis etmişti.Preto sa rozhodol po dvoch pároch nových topánok použiť svoje staré.
Bir çocuğun cansız bedeni kollarımdaydı (ağlıyor)...Následkom úrazu v detstve mala deformovaný trup – vychýlené rameno.
Sekiz çocuğun üçüncüsüydü ve hayatta kalan en büyük çocuktu.Pochádzal z ôsmich detí a bol pravdepodobne najstarší.
İkisi de gebe olup Macheath'in çocuğunu beklemektedirler.Jej očakávania sa splnili a v Komárne porodila syna Ladislava.
Kendisi dört çocuğun ikincisidir.Je druhou zo štyroch dcér.
Film, doğmamış çocuğun ölümünden sonra 9 yaşındaki gizemli bir kızı evlat edinen bir çifti konu ediniyor.Zgodba se osredotoča na par, ki po smrti njunega nerojenega otroka posvoji skrivnostno 9 letno dekle.
Vézina'nın ölümünün ardından, 22 çocuğun babası olduğu resmen bildirildi.Po Vézinajevi smrti so poročali, da je bil oče dvaindvajsetim otrokom.
Hepatit C’nin enfekte olmuş bir anneden çocuğuna bulaşması, hamileliklerin %10’undan daha azında görülür.Do vertikalnega prenosa hepatitisa C z okužene matere na njenega otroka pride v manj kot 10 % nosečnosti.
1819 yılında ağabeyi Moritz ölünce dokuz çocuğun üçüncüsü olarak ailenin en büyük oğlu oldu.Bil je tretji od devetih otrok, leta 1819 pa je po smrti brata postal najstarejši sin v družini.
Marguerite bu hapishanede çocuğunu öldürmesi suçuna sanıklık ile tutuklu olarak kalmaktadır.Margareta leži v ječi in čaka obsodbe, ker je v blaznosti umorila svojega otroka.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Prestol so namenili še nerojenemu otroku ene od žena Hormizda II..
Nisan 2014'te çift, ilk çocuğunu beklediklerini açıkladı.Februarja 2012 je par oznanil, da pričakujeta prvega otroka.
Bu bir çocuğun alabileceği en kötü isim.Mislim, da je najboljši mož, kar bi si ga dekle lahko zaželelo.
Ailesinin sekiz çocuğundan biriydi.Je sedmi izmed osmih otrok v njihovi družini.
Evlenmelerinden 12 yıl sonra 1592'de Çariçe İrina gebe kaldı ve bir kız çocuğuna doğum yaptı.Leta 1592 je carica Irina rodila deklico.
Üç çocuğun en büyüğüdür.Je najstarejša izmed treh otrok.
Fakir bir ailenin 12 çocuğundan üçüncüsü olarak dünyaya gelmiştir.Rodil se je v revno družino 12 otrok.
Çoğu çocuğun aksine şapka takmaz.Večinoma imajo namesto predpasnikov brezrokavne halje.
Dominica bu sekiz çocuğunun en büyüğü idi.Rihard je bil najmlajši med osmimi otroki.
Atı görenler o evde bir çocuğun dünyaya geldiği anlaşılırdı.Sinovi vetrovi so takoj ugotovili, da je v hiši še nekdo.
36 çocuğun daha kadroya alınması için ayrı çalışma başlatıldı.Svoje vrstnike je poučevalo tudi 36 upokojencev.
Li ailenin beş çocuğundan dördüncüsüdür ve beş çocuk arasındaki tek erkektir.Armand je bil četrti otrok izmed petih in najmlajši izmed treh sinov.
İlgili Sayfalar