çocuğun ile cümle
çocuğun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Magten blev overdraget til en af Hormizds hustruers ufødte barn.
Konietzko karakteri uçan bizonu olan bir çocuğun resmine geliştirdi.Bryan lavede tegningen om til en dreng med en flyvende bison.
Önce çocuğun kolları ve bacakları ani olarak kasılır, sonra, çırpınmalar başlar.Dernæst bøjes vristen og fødderne drejes udad, hvorefter benene slynges udad.
Bu çocuğun adı Naruto Uzumaki idi.Barnets navn var Naruto Uzumaki.
Sekiz çocuğun üçüncüsüydü ve hayatta kalan en büyük çocuktu.Han var sine foreldres tredje barn av åtte, og den eldste overlevende sønnen.
Sibirya'daki beş çocuğun en büyüğü olarak dünyaya geldi.Hun ble født som den eldste av fem barn i Sibir.
Popplewell, Andrew Popplewell ve Dr. Debra Lomas’ın üç çocuğundan en büyüğüdür.Popplewell, den eldste av tre barn er datter av Andrew Popplewell og Dr. Debra Lomas.
Çocuğun gözlerini açtılar.Dukkehustruens øyne ble åpnet.
Ancak 1204 yılında, her iki çocuğunu geride bırakara, Doğuya gidip eşine katılmıştır.Tidlig i 1204 etterlot hun sine to barn for å komme til ham i Midtøsten.
Rosa (Egelhofer) ve Georg Sebald'in üç çocuğunun ortancasıydı.Sebald ble født som det andre av Rosa Egelhofer og Georg Sebalds tre barn.
Hatta her iki çocuğuna bir ayakkabı tahsis etmişti.Dette kunne for eksempel føre til at man bare hadde råd til ett par sko til to barn.
Köşeye sıkışmış çocuğun arkası dönüktür.Ett av barna som satt i baksetet ble lam.
Çiftin altı çocuğundan üçüncüsü idi.Han var det tredje av seks barn.
Üç çocuğun en büyüğüdür.Han var den eldste av tre sønner.
Nicanor Parra Alarcón ve Clarisa del Carmen Sandoval çiftinin sekiz çocuğundan birisidir.Violeta Parra var datter av Nicanor Parra og Clarisa Sandoval.
Fiziksel istismar çocuğun fiziksel zarar görmesiyle ortaya çıkar.Sykdommen kan oppdages ved at barnet fysisk kollapser.
Ölmeden once polisten eşinin ve yedi çocuğunun tehcir edildiğini öğrendi.Han har tidligere drept sju eller ni jomfruer og gravlagt dem her.
Zarfın üstündeki pulu görür ve mektubun Sawyer'a yazılmadığını, yazan çocuğun o olduğunu anlar.Hun ser preg på det fra Knoxville, og oppdager brevet ikke var skrevet til Sawyer, men fra ham.
Çoğu çocuğun aksine şapka takmaz.Mange av soldatene hadde ikke engang hjelmer på.
Öldükten sonra arkasında eşini ve üç çocuğunu bıraktı.Der døde han dessverre, og etterlot seg kone og barn.
Roman, dünyayı dolaşmak amacıyla yola çıkan iki çocuğun başından geçen olayları anlatmaktadır.Den handler om to unge gutter som reiser rundt i verden.
Ancak ilahi bir ses, kendisine üzülmemesini, doğacak çocuğun şerefli kılındığını söyler.Oteren gir lite lyd fra seg, unntatt i paringstiden og når den har unger.
Bu yüzden bazı ailelerin 2 hatta 3 çocuğunu gönderdikleri saptanmıştır.Den inneholder 2–3 familier.
Hapi, Mısır mitolojisinde Horus'un dört çocuğundan biridir.Horus’ fire sønner var en gruppe av fire guder i egyptisk religion.
Tony Jaa, dört çocuğun üçüncüsüdür.Eivind var den tredje av fire sønner.
Edna ise geçen zaman içinde ünlü bir tiyatrocu olmuş; fakat yıllar önce kaybettiği çocuğunu unutamamıştır.Noen år senere har kvinnen blitt en berømt skuespiller, men har aldri kunne glemme sin lille gutt.
Bu çocuğun akıbeti bilinmemektedir.Guttens skjebne er ukjent.
Khan gayesini "Her yaştan çocuğun öğrenimini hızlandırmak.Khan Academys mål er å bidra til «utdanning av høy kvalitet for alle overalt».
Bu sırada çocuğun öz babası da olayların içine karışır.Snart blir hans egen familie også dradd inn i det hele.
Dominica bu sekiz çocuğunun en büyüğü idi.Jan var den eldste av (minst) åtte barn.
Araştırılabilir bilgilerden biri de iki çocuğunun olduğudur.Vitner opplyses å være to kvinner.
Kurdun karısı olup çocuğunu doğurmuş.Herren over den og konen hans hadde et spedbarn.
Alfred karısının eski evliliğinden olan beş çocuğuna babalık etti.Manley fikk til sammen fem barn fra sine fem ekteskap.
Çocuğun doğmasını istemiş ve hamileliği dönemince Bella'nın yanında olmuştur.Men barnet blir ennå født mens Bella er et menneske.
Karısı üçüncü çocuğunu doğurduktan hemen sonra öldü.Kort tid etter døde den nyfødte sønnen.
Yeni yürümeye başlayan çocuklar için halkalı yağlı kömbe yapılır, çocuğun ayağına ince bir iple bağlanır.Guttene bærer kjettinger rundt livet lenket til det ene beinet.
Karısı ve iki çocuğunu fazlasıyla ihmal etmektedir.Han etterlot seg sin kone og to barn.
Üçüncü çocuğun, Tiberius'un Sezar'lığa yükseltilmesinden önce öldüğü düşünülmektedir.Anak ketiga dianggap telah meninggal sebelum kenaikan takhta Tiberius ke pangkat Caesar.
İki çocuğunun isimleri günümüze ulaşmıştır: Manuil Komnenos, 1059 yılından önce ölmüştür.Mereka dikaruniai dua orang anak: Manuel Komnenos, yang meninggal sebelum tahun 1059.
Çocuğun dişleri ve kemik parçaları evin bacasında bulunur.Gigi dan tulang anak laki-laki itu ditemukan di cerobong asap rumah.
Hepatit C’nin enfekte olmuş bir anneden çocuğuna bulaşması, hamileliklerin %10’undan daha azında görülür.Penularan hepatitis C dari ibu yang terinfeksi ke anaknya terjadi pada kurang dari 10% kehamilan.
Bebek ölümü, bir yaşın altındaki bir çocuğun ölümü olarak tanımlanır.Kematian bayi adalah kematian anak kurang dari satu tahun.
Gilsig ve Salomon, 26 Eylül 2006'da doğan Penelope adında bir kız çocuğuna sahiptir.Gilsig dan Salomon memiliki seorang putri, Penelope, lahir pada tanggal 26 September 2006.
Bunun üzerine çocuğuna bakamayan kız çocuğu bir bakım evine yerleştirir.Engkau dapat mengharap dinikahkan kepada salah seorang puterinya.
Otuz dört yaşında ilk çocuğunu doğurdu.Martha pun melahirkan anak pertamanya di usia 42 tahun.
Tesla, beş çocuğun dördüncüsüydü.Tesla adalah anak keempat dari lima bersaudara.
Kendi çocuğunu yediği söylenir.Hal ini diyakini bahwa ia memakan anaknya sampai habis.
O kadın da yeni doğum yapmış, çocuğunu emzirmekte olan bir annedir.Sebagai anak Allah yang telah dilahirkan baru maka ia berhak untuk menjadi pewaris kemuliaan di masa depan.
Yusuf, ailenin altı çocuğundan dördüncüsüdür.Carl adalah anak keempat dari enam bersaudara.
Köşeye sıkışmış çocuğun arkası dönüktür.Si anak pincang yang tertinggal di belakang.
Ayrıca ebeveynin ikinci isminin çocuğun ismine daha uygun olması nedeniyle de olabilir.Hal ini juga kemungkinan besar dilakukan karena nama tengah orang tua lebih cocok dengan nama pertama anak.
Ailesinin sekiz çocuğundan biriydi.Ia adalah salah satu dari delapan bersaudara.
Li ailenin beş çocuğundan dördüncüsüdür ve beş çocuk arasındaki tek erkektir.Ia merupakan anak keempat dari lima bersaudara dan satu-satunya anak laki-laki.
Hamile olduğunu söyledi, ancak çocuğun babası konusunda bir şey söylemedi.Ia juga memiliki seorang anak lelaki, namun ia tidak mau memberitahu siapa ayah anaknya tersebut.
Öldükten sonra arkasında eşini ve üç çocuğunu bıraktı.Tapi setelah itu, dia menghilang bersama istri dan ketiga anaknya.
Bir polis memuru, bir adamla çocuğun çivi bombası saldırısı sonrası öldüğünü söyler.Badan Penyelidik Angkatan Laut menyatakan bahwa ia dan adiknya terkena bom.
Konietzko karakteri uçan bizonu olan bir çocuğun resmine geliştirdi.Konietzko mengembangkannya menjadi gambar anak kecil dengan bison terbang.
Çocuğun anne ya da babası çocuklarına isim koyamazlardı.Namun siapa nama istrinya atau ibu dari kedua anak tersebut tidak diketahui dengan jelas.
Eldarion ve iki kız çocuğunun babası.Seperti Ayah Toretto dengan kedua adiknya.
Bu çocuğun akıbeti bilinmemektedir.Nasib anak ini tidak pasti.
İlgili Sayfalar