çocuğa ile cümle

çocuğa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ve o çocuğa dedim ki,Puis, j'ai rajouté :
Ve o çocuğa dedim ki,Și i-am spus acelui puști,
Ve o çocuğa dedim ki,Und so sagte ich zu dem Kid:
Ve o çocuğa dedim ki,Y como le dije al joven,
Ve o çocuğa dedim ki,Казах на това момче
Ve o çocuğa dedim ki,Я этому парню сказал:
Ve o çocuğa dedim ki,ואמרתי לילד הזה,
Ve o çocuğa dedim ki,وقلت لذلك الجندي :
Ve o çocuğa dedim ki,「君の仲間たちが
Yani burada çocuğu destekleyen kuvvet asansör zemini tarafından çocuğa etkiyen kuvvettirהכוח המאזן במצב הזה הוא הכוח שמפעילה ריצפת המעלית
Yanında oturan bu çocuğa bak...Guarda al bambino che gli sta seduto accanto
Yanında oturan bu çocuğa bak...Hãy nhìn vào thằng bé đứng kế ông ta kià
Yanında oturan bu çocuğa bak...Katso tuota lasta, joka istuu hänen vieressään...
Yanında oturan bu çocuğa bak...Kijk naar het kind dat naast hem zit.
Yanında oturan bu çocuğa bak...요 옆에 앉은 꼬마 보이지?
Yanında oturan bu çocuğa bak...Kolla in pojken brevid honom...
Yanında oturan bu çocuğa bak...Lihat anak laki-laki yang duduk di sampingnya.
Yanında oturan bu çocuğa bak...Nézd azt a fiút, aki mellette ül
Yanında oturan bu çocuğa bak...Podívej na to dítě, které sedí vedle něj.
Yanında oturan bu çocuğa bak...Poglej otroka, ki sedi zraven njega.
Yanında oturan bu çocuğa bak...Popatrz na dziecko siedzące koło niego...
Yanında oturan bu çocuğa bak...Pozri na to dieťa, čo sedí vedľa neho.
Yanında oturan bu çocuğa bak...Regarde l'enfant assit à côté de lui.
Yanında oturan bu çocuğa bak...Sieh dir das Kind auf seinem Schoss an.
Yanında oturan bu çocuğa bak...Uita-te la pustiul care este langa el...
Yanında oturan bu çocuğa bak...Δες το παιδί που κάθεται δίπλα του...
Yanında oturan bu çocuğa bak...Видишь маленького мальчика рядом с ним?
Yanında oturan bu çocuğa bak...Виж детето което седи до него.
Yanında oturan bu çocuğa bak...תראי את הילד הזה שיושב לידו
Yanında oturan bu çocuğa bak...انظرى الى الطفل الجالس بجواره؟؟
Yanında oturan bu çocuğa bak...彼がF4のユ・ジフだよ。
"Yazık olmuş. Bu fırsat bir erkek çocuğa verilseydi keşke.Họ nói "Thật là lãng phí.
"Yazık olmuş. Bu fırsat bir erkek çocuğa verilseydi keşke.또다시 "이렇게 기회가 날아가는구나.
"Yazık olmuş. Bu fırsat bir erkek çocuğa verilseydi keşke.והאנשים שמעו שאשה אחת זכתה בהזדמנות ללכת ללמוד,
"Yazık olmuş. Bu fırsat bir erkek çocuğa verilseydi keşke.قالوا: "يا لها من فرصة ضائعة.
"Yazık olmuş. Bu fırsat bir erkek çocuğa verilseydi keşke.こういう機会は男の子に与えられるべきだ! 援助なんて出来ないよ」
Yine de her şeyden önce çocuğa kendi evinde yaşayabileceği şekilde yardım etmeye çalışılır.Cependant, on essaye toujours d'aider l'enfant en premier lieu afin qu'il puisse rester habiter chez lui.
Yine de her şeyden önce çocuğa kendi evinde yaşayabileceği şekilde yardım etmeye çalışılır.Lasta yritetään kuitenkin aina auttaa ensin niin, että hän voisi asua omassa kodissaan.
Yine de her şeyden önce çocuğa kendi evinde yaşayabileceği şekilde yardım etmeye çalışılır.Man försöker emellertid alltid först hjälpa barnet så att det kan bo kvar hemma.
Yine de her şeyden önce çocuğa kendi evinde yaşayabileceği şekilde yardım etmeye çalışılır.No obstante, de forma prioritaria se intenta ayudar de modo que el niño se quede en su casa.
Yine de her şeyden önce çocuğa kendi evinde yaşayabileceği şekilde yardım etmeye çalışılır.نحاول دائماً على كل حال بمساعدة الطفل في البداية بحيث يتمكن من السكن في بيته الخاص به مع عائلته.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.Então aí vão eles, ela guincha, agarra-se a ele, ri-se, passa uns momentos maravilhosos.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.그래서 탔을 때 그녀는 소리 지르고, 그를 꽉 쥐고, 웃고 좋은 시간을 보냈습니다.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.Les voilà donc partis : elle pousse des cris, se serre contre lui, ils rient et passent un moment merveilleux.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.Partono e lei schiamazza, lo abbraccia, e ridono e se la spassano.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.Så där far de iväg och hon skriker och kramar honom och skrattar och har roligt.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.Se encaminaron, ella chillaba y lo abrazaba y reían y pasaron un momento maravilloso.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.Şi au plecat, iar ea ţipa şi se strângea în el şi râdea şi se distra de minune.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.Szóval elmennek riksázni és a lány sikoltozik, szorítja magához a fiút, nevet és csodálatosan érzi magát.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.Tako sta šla in ona je kričala, se stiskala, se smejala in uživala.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.Tak sa viezli a ona vrieskala, tesne ho objímala a smiala sa. Skvele sa bavila.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.Tak vyjeli a ona pištěla a objímala ho a smáli se a měli se skvěle.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.Und das taten sie und sie quietschte und quetschte ihn, sie lachten und hatten eine tolle Zeit.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.Vậy nên họ đi và cô ta la hét và ôm chặt lấy anh ta và cười và có một quãng thời gian tuyệt vời.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.Więc ruszają. Ona piszczy i ściska go za rękę, śmieje się i świetnie się bawi.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.Zodoende vertrekken ze en zij gilt en knijpt hem en lacht en heeft een geweldige tijd.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.Οπότε ξεκινούν και αυτή ξεφωνίζει και τον σφίγγει και γελάει και περνάει καταπλητικά.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.И вот они едут, и она визжит и держится за него, и смеётся, и отлично проводит время.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.И тръгнали - тя пищи радостно, държи се здраво за него, смее се - прекарвала си чудесно.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.І ось вони їдуть і вона пищить, і притуляється до нього, і сміється, і прекрасно проводить час.
İlgili Sayfalar