çocuğa ile cümle

çocuğa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.A porodila syna, a nazval jeho meno Geršom, lebo povedal: Pohostín som v cudzej zemi.
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.Die gebar einen Sohn; und er hieß ihn Gersom; denn er sprach: Ich bin ein Fremdling geworden im fremden Lande.
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.E ela deu � luz um filho, a quem ele chamou Gérson, porque disse: Peregrino sou em terra estrangeira.
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.Ella dio a luz un hijo; y él le puso por nombre Gersón, porque dijo: "Fui forastero en tierra extranjera.
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.Ella gli partorì un figlio ed egli lo chiamò Gherson, perché diceva: «Sono un emigrato in terra straniera!»
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.Elle enfanta un fils, qu`il appela du nom de Guerschom, car, dit-il, j`habite un pays étranger.
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.És fiat szûle ez és nevezé nevét Gersomnak, mert mondá: Jövevény voltam az idegen földön.
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.In ko porodi sina, imenuje on ime njegovo Gersom, kajti reče: Priseljenec sem v tuji zemlji.
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.I urodziła syna, a nazwał imię jego Gerson, bo mówił: Byłem przychodniem w ziemi cudzej.
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.그가 아들을 낳으매 모세가 그 이름을 게르솜이라 하여 가로되 내가 타국에서 객이 되었음이라 하였더라
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.Nàng sanh một con trai; Môi-se đặt tên là Ghẹt-sôn vì nói rằng: Tôi kiều ngụ nơi ngoại bang.
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.Nàng sanh một con_trai ; Môi-se đặt tên là Ghẹt-sôn vì nói rằng : Tôi kiều ngụ nơi ngoại_bang .
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.og hun fødte en Søn, som han kaldte Gersom; "thi," sagde han, "jeg er blevet Gæst i et fremmed Land."
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.Και εγεννησεν υιον και εκαλεσε το ονομα αυτου Γηρσωμ, λεγων, Παροικος ειμαι εν ξενη γη
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.И тя роди син; и той го наименува Герсам*, защото думаше: Пришелец станах в чужда земя.
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.Она родила сына, и Моисей нарек ему имя: Гирсам, потому что, говорил он, я стал пришельцем в чужой земле.
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.ותלד בן ויקרא את שמו גרשם כי אמר גר הייתי בארץ נכריה׃
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.فولدت ابنا فدعا اسمه جرشوم. لانه قال كنت نزيلا في ارض غريبة
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.西 坡 拉 生 了 一 個 兒 子 、 摩 西 給 他 起 名 叫 革 舜 、 意 思 說 、 因 我 在 外 邦 作 了 寄 居 的
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.西坡拉 生 了 一 個 兒子 、 摩西 給 他 起名 叫 革舜 、 意思 說 、 因我 在 外邦 作了 寄居 的
sınıfta olan çocuğa bakmak için, Kela’ya kısmi bakım parası için başvurabilirsiniz.Partiell vårdpenning betalas inte för vård av ett barn som fyllt tre men ännu inte går i skolan.
Terbiyeli bir çocuğa benziyordu.Het klonk als een goed opgevoed kind.
Terbiyeli bir çocuğa benziyordu.Patrz na mnie, jak do ciebie mówię!
Terbiyeli bir çocuğa benziyordu.Sembra un bambino allevato bene.
Terbiyeli bir çocuğa benziyordu.Vyzerá ako dobre vychované dieťa.
Terbiyeli bir çocuğa benziyordu.Zdá se jako dobře vychované dítě.
Terbiyeli bir çocuğa benziyordu.Звучи като добре възпитано дете.
Tohum Özgürlüğü ve Gıda Özgürlüğü için son tohuma, son çiftçiye, son çocuğa kadar devam edeceğiz.Y la última semilla sean libres como las Semillas de Libertad.
Tohum Özgürlüğü ve Gıda Özgürlüğü için son tohuma, son çiftçiye, son çocuğa kadar devam edeceğiz.وسوف نستمر حتى تحصل آخر بذرة وآخر مزارع وآخر طفل على حرية البذور ومعها حرية الغذاء
Tohum Özgürlüğü ve Gıda Özgürlüğü için son tohuma, son çiftçiye, son çocuğa kadar devam edeceğiz.種子の自由と食の自由を追求し続けます。 しかし私たちがこの2週間を種子の解放運動期間に選んだのは
Uruguay, Her Çocuğa Bir Laptop kampanyasını %100 başarıyla tamamladı.L'Uruguay a aussi intégré à 100% le projet "One Laptop per Child".
Uruguay, Her Çocuğa Bir Laptop kampanyasını %100 başarıyla tamamladı.Uruguay ha implementato il progetto 'One Laptop per Child' al 100%.
Uruguay, Her Çocuğa Bir Laptop kampanyasını %100 başarıyla tamamladı.Uruguay hat zu 100% das Projekt "One Laptop per Child" umgesetzt.
Uruguay, Her Çocuğa Bir Laptop kampanyasını %100 başarıyla tamamladı.W Urugwaju wprowadzono w 100% program Laptop dla Każdego Dziecka.
Uruguay, Her Çocuğa Bir Laptop kampanyasını %100 başarıyla tamamladı.Уругвай также на 100% внедрил проект Один Ноутбук на Ребенка
Uruguay, Her Çocuğa Bir Laptop kampanyasını %100 başarıyla tamamladı.ウルグアイでは、学校に通うすべての子供達に、無償で ノートパソコンを与えられ、みんなオンライン上でつながって いるのです。これって、すごく素敵なことですよね。
ve 2. sınıfta olan çocuğa bakmak için, Kela’ya kısmi bakım parası için başvurabilirsiniz.在芬兰登记居住地的人可在孩子年满三岁前以及小学一年级和二年级时向Kela申领育儿补助。年满三周岁但未上小学的孩子无法获得部分育儿补助。
Ve ben sürekli şu soruyu soruyordum: Peki, nasıl daha çok çocuğa öğrenmeyi gerçekten sevdirebiliriz ?Wciąż zadawałem sobie pytanie, jak sprawić, żeby więcej dzieciaków pokochało naukę?
Ve bu yüzden burada da çocuğa aynı çekim kuvveti etki ediyorעל כן, נניח שיש לנו כאן את אותו כוח הכובד,
Ve çocuklarımızı, daha az çocuğa sahip olmaları için eğitiyoruz, temelde iyi bir haber.A dáváme svým dětem vzdělání, máme méně dětí, v podstatě samé dobré zprávy.
Ve çocuklarımızı, daha az çocuğa sahip olmaları için eğitiyoruz, temelde iyi bir haber.Edukujemy nasze dzieci, mamy mniej dzieci, generalnie dobre wieści dokoła.
Ve çocuklarımızı, daha az çocuğa sahip olmaları için eğitiyoruz, temelde iyi bir haber.En we onderwijzen onze kinderen minder kinderen te nemen, wat goed nieuws is voor ons allen.
Ve çocuklarımızı, daha az çocuğa sahip olmaları için eğitiyoruz, temelde iyi bir haber.E stiamo educando i nostri figli, avendo meno figli, insomma un sacco di buone notizie.
Ve çocuklarımızı, daha az çocuğa sahip olmaları için eğitiyoruz, temelde iyi bir haber.우리 아이들을 교육하고, 최소의 아이만을 낳아 기르죠. 기본적으로 모두 좋은 편이죠.
Ve çocuklarımızı, daha az çocuğa sahip olmaları için eğitiyoruz, temelde iyi bir haber.Nous éduquons nos enfants, nous avons moins d'enfants, que des bonnes nouvelles.
Ve çocuklarımızı, daha az çocuğa sahip olmaları için eğitiyoruz, temelde iyi bir haber.Och vi utbildar våra barn, vi får färre barn, i grunden bara goda nyheter.
Ve çocuklarımızı, daha az çocuğa sahip olmaları için eğitiyoruz, temelde iyi bir haber.Oktatjuk gyermekeinket, egyre kevesebb a gyermek, alapvetően jó hír mindenfelé.
Ve çocuklarımızı, daha az çocuğa sahip olmaları için eğitiyoruz, temelde iyi bir haber.Şi ne educăm copiii, avem mai puţini copii, de fapt veşti bune peste tot.
Ve çocuklarımızı, daha az çocuğa sahip olmaları için eğitiyoruz, temelde iyi bir haber.Vi uddanner vores børn, får færre børn, alt i alt gode nyheder over hele linjen.
Ve çocuklarımızı, daha az çocuğa sahip olmaları için eğitiyoruz, temelde iyi bir haber.Wir schicken unsere Kinder zur Schule, wir haben weniger Kinder, grundsätzlich sind das gute Nachrichten.
Ve çocuklarımızı, daha az çocuğa sahip olmaları için eğitiyoruz, temelde iyi bir haber.Εκπαιδεύουμε τα παιδιά μας, να κάνουν λιγότερα παιδιά, πράγμα που είναι καλή είδηση.
Ve çocuklarımızı, daha az çocuğa sahip olmaları için eğitiyoruz, temelde iyi bir haber.И образоваме децата си, имаме по-малко деца, по същество - само добри новини наоколо.
Ve çocuklarımızı, daha az çocuğa sahip olmaları için eğitiyoruz, temelde iyi bir haber.ואנו מחנכים את ילדינו, מולידים פחות ילדים, חדשות טובות, בעקרון.
Ve çocuklarımızı, daha az çocuğa sahip olmaları için eğitiyoruz, temelde iyi bir haber.ونحن نعلّم أبنائنا، إنجاب القليل من الأطفال، جوهريًا اخبار جيدة على كل الأصعدة
Ve çocuklarımızı, daha az çocuğa sahip olmaları için eğitiyoruz, temelde iyi bir haber.多くの子供を産まずに 平和に暮らしている 人々は都会へ集中し
Ve o çocuğa dedim ki,E disse ao rapaz:
Ve o çocuğa dedim ki,Ho detto a quel ragazzo:
Ve o çocuğa dedim ki,Ik zei tegen hem:
Ve o çocuğa dedim ki,그리고는 이어서
Ve o çocuğa dedim ki,Powiedziałem mu:
İlgili Sayfalar