çoğunlukla ile cümle
çoğunlukla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Therialar çoğunlukla diş yapısı ile sınıflandırılırlar.Sugars are commonly associated with dental cavities.
Kullanıcılar bunları sağladığından, bu gereksinimlere çoğunlukla kullanıcı gereksinimleri denir.These requirements often are called user requirements because users provide them.
Çoğunlukla böcek, kabuklu yemiş ve tohumlarla beslenirler.They are generally insectivorous but will eat seeds and fruits.
Oluşumlar üyelere bölünebilir ve kendileri çoğunlukla gruplar halinde ayrılırlar.Delegates themselves can be, and often are, implicated to certain committees.
Erkekler çoğunlukla sakallı ve beyaz gömlekli ve beyaz veya kara takkeler giyerler.The men are commonly bearded and dress in white shirts and white or black skullcaps.
MCLOS sistemi büyük çoğunlukla sistemi kullanan kişinin becerisine ihtiyaç duymaktadır.As stated before, MCLOS requires considerable skill on the part of the operator.
Çoğunlukla en geç Nisan ayına kadar 3 yumurta bırakılır.Three eggs are laid, mainly in late April.
Ve eserleri çoğunlukla çok büyük ilgi toplamıştır.These festivals sometimes took on a high importance.
Sahra bölgesi coğrafi açıdan çoğunlukla çölden oluşmaktadır.Kuwait's area consists mostly of desert.
Babası erken çocukluğu sırasında öldü ve çoğunlukla annesi tarafından yetiştirildi.His father died during his early childhood, and he was raised mostly by his mother.
Dizide çoğunlukla kilise içinde görülür ve çok nadir olarak dış sahnelerde görülmüştür.He possibly lives in the Retirement Castle and is rarely seen in the series.
William Butler Yeats, Poe'yu çoğunlukla eleştiriyordu ve yazarı "avam" buluyordu.William Butler Yeats was generally critical of Poe, calling him "vulgar."
Çoğunlukla bayramlar, nikâhlar ya da büyük toplantılar gibi sıralarda yapılır.It is mostly cooked on occasions such as, during holidays, weddings or a large gathering.
Deniz yılanları çoğunlukla Hint Okyanusu'nda ve Pasifik Okyanusu'nnun güneybatısında bulunur.Sea snakes occur mainly in the Indian Ocean and the southwest Pacific.
Trendler Siyasi eğilimler veya hareketler çoğunlukla hükûmet liderinin adıyla anılır hale gelir.Trends Political trends or movements often become eponymous with a government leader.
Çoğunlukla bir lir ile resmedilmiştir.She is usually portrayed without a mouth.
Çoğunlukla iyi huylu bir tümördür.On the most part he is a good honest CO.
Dünya haritaları çoğunlukla siyasi veya fiziksel olarak çizilir.Maps of the world generally focus either on political features or on physical features.
Obelisk Kapısı’nın yayımlanması bekleniyordu, ve eleştiriler çoğunlukla olumluydu.The Obelisk Gate was anticipated on its debut, and reviews were highly positive.
Eserlerinde çoğunlukla içinde bulunduğu mekanların tasvirini yapmıştır.Many of the stories are set in locations he would have known.
Boyu çoğunlukla burnundan kuyruğuna kadar 1.3-2 metre.It ranged from 1.2 to 2 metres long from nose to tail.
Oyun çoğunlukla Japonca kelimelerden oluşmakta, yer yer İngilizce kelimelere de rastlanmaktadır.The game is mostly in the Japanese language although some words are in the English language.
Kloosterboer çoğunlukla Farm Fries ürünleri üzerinde çalışmaktadır.Kloosterboer stores mostly chips from the nearby Farm Frites company.
Kullanılan para birimleri ise çoğunlukla Irak Dinarı ve Amerikan dolarıdır.The foreign currency was mainly U.S. dollars and Swiss francs.
Ona karşı çıkmayı göze alamasa da yaptığı planlar çoğunlukla onun istekleriyle çelişir.He yearns to stand up to her, but his plans frequently conflict with her demands.
Dünya nüfusundaki artış çoğunlukla büyük şehirlerde gerçekleşmektedir.The violence continued to grow largely in the major cities.
Çoğunlukla futbol karşılaşmaları için kullanılır, kapasitesi 1,500'dür.Mostly used for football matches, it has a capacity of 1,500 seats.
Çoğunlukla kendi tiplemelerini seslendirmişlerdir.Quite often they would top their own bills.
Arazi çoğunlukla yüksektir.Terrain is mostly level.
Tek modlu lifler çoğunlukla 1000 metreden (3300 feet) daha uzun iletişim hatlarında kullanılır.Single-mode fibers are used for most communication links longer than 1,000 meters (3,300 ft).
Sağlık, güvenlik ve çevre çoğunlukla birbirleriyle bağlantılı olan fakat ayrı uygulama alanlarıdır.Health, safety, and environment (HSE) are separate practice areas; however, they are often linked.
Çoğu sistemde, sonuncu adım çoğunlukla mükemmel verim verir.First, because in many instances, the forehead makes far and away the best nose.
Bu sahneler çoğunlukla Meryem'in hayatıyla ilgilidirler.Most of them dealt with stories of the life of the Virgin Mary.
Iraklı Türkmenler çoğunlukla Müslüman'dır.Iranian Turkmen are mostly Sunni Muslims.
Üreme dönemindeki erkeğin çoğunlukla yukarısı siyah ve aşağısı beyazdır.The male is mainly black above and white below.
Bu depolama tesisleri çoğunlukla rafinaj ve işleme tesisleri yakınlarında bulunmaktadır.The service sector is mostly related to repair and maintenance.
Boş kaynak (yardım) Koçgiri aşiretleri, çoğunlukla Sivas ilinde yaşayan Alevi aşiretlerin adı.These are sacoglossan (sap-sucking) sea snails, and many of them are green in color.
Öyle ki, Anahita çoğunlukla altından giysileriyle tarif edilir.Because Anahid is mostly described with the golden dressing.
Araç, başlangıçta GAZ tarafından, daha sonra çoğunlukla UAZ tarafından üretilmiştir.It was lit at first by gas, and later electricity.
Aynı türün polip ve medüz formları çoğunlukla farklı bilimsel isimlere sahiptirler.Similar dishes, or even the same, have different names.
Kargo kültü çoğunlukla krizlerin birleşiminde ortaya çıkar.Cargo cults often develop during a combination of crises.
Bilgisayar sağlayıcıları, müşterilerine çoğunlukla kurulu yazılım için kaynak kodu sağlamıştır.Computer vendors usually provided the source code for installed software to customers.
Çoğunlukla çocuklar onunla boyu açısından alay eder.The Decepticons often ride on him a lot.
Bu tür çoğunlukla, böceklerle beslenir.This species mainly eats insects.
Çoğunlukla oyun amaçlı kullanılmıştır.This is sometimes done for humorous purposes.
Bu sahanın içinde nüfusun dağılımı çoğunlukla geniş ölçüde yıldan yıla değişir.Population sizes in these habitats therefore vary from year to year.
Dişiler çoğunlukla gri-kahverengidir.Females are mostly grey-brown.
Kendisi çoğunlukla RnB ve rock şarkılarla büyüdüğünü dile getirmiştir.Most of them thought she sings with roaring only.
Çoğunlukla Zazalar Alevilik'e bağlıdır.The ore consists mainly of Scheelite.
Çoğunlukla resimlendirilmiş lerdir.These are often painted.
2005 yılı nüfusu 2696 olan köyde çoğunlukla Macarlar yaşamaktadırlar.In 1910, the village 612, for the most part, Hungarian inhabitants.
Çoğunlukla Roma Senatosu tarafından yetkilendirilirler ve görevleri sona erince terhis edilirlerdi.Usually they were authorized by the Roman Senate, and were later disbanded.
Otomatik tesisat çoğunlukla insanlardan daha tutarlıdır.In some ways, human beings are more accurate than machines.
Bu dönemdeki çalışmaları, çoğunlukla sevgi ve hayatın neşesi üzerineydi.This time, the demonstrations in the street were of love and enthusiasm.
Yazar rivayetleri değerlendirirken çoğunlukla önceki alimlerin görüşlerinden faydalanmıştır.Protestant writers at the time, and since, have often taken a highly negative view of Mary's reign.
Çoğunlukla Atlantik ve Akdeniz'de bulunurlar.They were mainly deployed to the Atlantic and Mediterranean.
Eskiden mensupları çoğunlukla Irak ve Suriye'de bulunurdu.Recent migration comes mostly from Lebanon and Syria.
Kanalları çoğunlukla Rusça yayın yapmaktadır.The local radio often broadcasts in Ukrainian.
Albüme sonraki yıllarda yapılan yorumlar çoğunlukla pozitif yönde oldu.Reviews of the album in recent years have been more favourable.
Köy halkı çoğunlukla birbiriyle akrabadır.People from the same towns often settled near each other.