çoğunlukla ile cümle

çoğunlukla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Çoğunlukla işçi sınıfından gelirler.Ils venaient essentiellement de la classe ouvrière.
Bu savaşın kaynakları çoğunlukla Bizans kökenlidir.Nos sources concernant cette guerre sont principalement byzantines.
Ve halk çoğunlukla ona dokunmaya çalışır.Le public essaie d'ailleurs souvent de les influencer.
Mahalle o dönemde çoğunlukla Quaker'lardan oluşmaktaydı.Le voisinage se compose alors en grande partie de quakers.
Lou, şef Wiggum'un baş yardımcısıdır ve çoğunlukla Wiggum'un hatalarına dikkat çeker ve onu uyarır.Il est l'acolyte du Chef Wiggum et pointe régulièrement ses erreurs.
Spektrometreler çoğunlukla astronomi ve bazı kimya dallarında kullanılmaktadır.Les spectroscopes sont souvent utilisés en astronomie et dans quelques branches de la chimie.
Çoğunlukla kahverengi pirinçten yapılır ve genellikle şekersizdir.Il est majoritairement composé de riz brun, souvent non sucré.
Mevcut yapılar çoğunlukla Ming ve Qing hanedanlarından gelmektedir.Certaines constructions datent de l'époque Ming et Qing.
Marge, sık sık Homer için köklü bir fikir üretir ve çiftin evlilikleri çoğunlukla sallantıdadır.Marge rappelle souvent à l'ordre Homer et leur mariage a connu des difficultés.
Erivan yazları çoğunlukla çok sıcak.Les étés erevanais sont souvent très chauds.
Çoğunlukla çocuklar onunla boyu açısından alay eder.Les filles lui demandent souvent son avis sur les gars en général.
Dersleri çoğunlukla Hilbert’in adı altında duyuruluyordu ve Noether çoğu zaman “yardım” da bulunuyordu.Ses conférences sont souvent annoncées sous le nom de Hilbert, Noether y étant mentionnée comme assistante.
Güney Hindistan'da çoğunlukla Dravid dilleri konuşulur.Les langues dravidiennes sont principalement parlées dans le sud de l'Inde.
Kokteyl bardakları çoğunlukla kokteyl servisinde kullanılmak için tasarlanmıştır.Ce verre est principalement utilisé pour servir des cocktails.
Arap kahvesi, Türk kahvesine benzer fakat kakule ile baharatlanır ve çoğunlukla şekersizdir.Le café « à l'arabe » est semblable au café turc mais parfumé à la cardamome et habituellement non édulcoré.
Çoğunlukla ornitoloji üzerine olan 40 tezin yazarıdır.Il signe une quarantaine d’articles d’histoire naturelle, principalement consacrée à l’ornithologie.
Bu spekülasyon çoğunlukla "Apple'ın tableti" hakkında konuştu; iTablet ve iSlate'ye özgü isimler vardır.Généralement dénommée « la tablette d'Apple », iTablet et iSlate ont fait partie des noms des spéculateurs.
Oylama ezici çoğunlukla kabul edildi.À l'origine, les votes étaient principalement adopté à l'unanimité.
Çoğunlukla balıkla beslenir.Il se nourrit principalement de poissons.
Bunlar çoğunlukla 20 ve 30 yaşları arasındaydı.Ils avaient pour la plupart entre 18 et 30 ans.
Çoğunlukla "C" dilinde yazılmıştır.Elle est généralement prononcé « s » en Thaïlande.
Marka, çoğunlukla basınçlı hava bombaları olarak pazarlanmaktadır.Le Pliz est principalement commercialisé sous forme de bombes à air comprimé.
Bazı durumlarda partnerlerden birisi, (çoğunlukla da kız) çocuktur.Elle est généralement gérée par un membre de la famille, le plus souvent une fille.
Çoğunlukla, kahvaltıda tüketilir.On le mange le plus souvent au petit déjeuner.
Çoğunlukla kedi ve köpeklere ev sahipliği yaparlar.Chiens et chats en sont souvent porteurs.
Antibiyotiklerle tedavisi çoğunlukla mümkündür.Le traitement aux antibiotiques est efficace dans la plupart des cas.
Bununla birlikte çoğunlukla ABD Ordusu için üretilmiştir.La plupart du temps, la branche de l'US Army est une armée.
Çoğunlukla Roma Senatosu tarafından yetkilendirilirler ve görevleri sona erince terhis edilirlerdi.Généralement autorisées par le Sénat romain, elles étaient ensuite dissoutes.
Bu tip bezin dokunması çoğunlukla Manchester'de yapılmaktaydı.Cette photo le montrerait en possession de cocaïne à Manchester,.
Bu nedenle Yahya, çoğunlukla “İsa'nın müjdecisi" olarak nitelenir.De même, Dieu à plusieurs reprises appelle Jésus « son Fils bien aimé ».
Koreograf dans ve hareketleri yaratır ve koordine eder - çoğunlukla müzikaller için.Le chorégraphe crée et coordonne les mouvements et la danse en fonction du caractère de la musique.
Long Beach Arena yazısı, Live After Death albümünün çoğunlukla kaydedildiği Long Beach Arena'ya atıftır.La VHS Live After Death a été enregistrée à Long Beach Arena, mais à une date unique, différente de l'album.
Çoğunlukla Nil'de, hayvansal yağ ve kireçtaşı tozundan yapılan yumuşak sabun kullanılarak yıkanılırdı.La plupart se baignaient dans le Nil et utilisaient un savon pâteux à base de graisse animale et de craie.
Çoğunlukla üçgen biçimindedir.Généralement sous la forme de trépied.
Çoğunlukla tadı tuzludur.Quelquefois, on y goûte le sel.
Çoğunlukla komedi türünde eserler verdi.Il a composé surtout des opéras-comiques.
Çoğunlukla RF ile simgeleştirilir.Souvent abrégé en RPG.
Çoğunlukla sabahın erkeninde gerçekleşir.Elles boivent principalement le matin.
Üretim, çoğunlukla mevsimlik işçilerle sağlanır.La viticulture propose encore quelques emplois essentiellement saisonniers.
Fakat bu yöntem de çoğunlukla kullanışsızdır.L’utilisation de la force est souvent inefficace.
Çoğunlukla bu dünyada kimsesiz ve yalnızdır.Et ce fut tant de solitude dans le monde.
Çoğunlukla üretildikleri hal etkin halleridir.Elles sont généralement assez difficiles à cultiver.
Çoğunlukla avcılara karşı savunma silahları olarak görülürler.Elles sont pour le plus souvent vues comme des armes défensives face aux prédateurs.
Çoğunlukla mektuplarını "Devrim için" diye imzalardı.Elles sont souvent aujourd'hui décrites comme des « révolutions ».
Çoğunlukla futbol karşılaşmaları için kullanılır, kapasitesi 1,500'dür.Consacré au football et à l'athlétisme, il a une capacité de 1 500 places.
Çoğunlukla diğer isketelerle birlikte sık sık yerde yem ararken görülür.Souvent, on le voit fumer une pipe à l’envers.
Millî takım maçları çoğunlukla Berlin Olimpiyat Stadyumu'nda yapmaktadır.Son travail compta aussi de nombreuses statues du stade olympique de Berlin.
Kanalları çoğunlukla Rusça yayın yapmaktadır.La plupart des radios diffusent en russe.
Çoğunlukla yakışıklı ve büyüleyici erkek rollerini seslendirmektedir.On lui confie généralement des rôles d'hommes virils et matures.
Müziğin asıl önemli özelliklerinden biri de çoğunlukla afro-amerikan'lar tarafından yapılmasıdır.En effet, la musique urbaine est beaucoup plus populaire, selon lui, auprès des Afro-Américains.
Buna rağmen çoğunlukla diğerlerinden daha az halkın gözünde gözükür.Mais souvent sans plus guère s’occuper des autres.
Kendisinden çoğunlukla Prenses Kızılyele olarak bahsedilir.Elle est souvent appelée Princess Te Puea.
Entropy çoğunlukla pythonda yazılmıştır.Ce programme a été écrit majoritairement en Python.
Domuzgiller çoğunlukla bir sürü içinde yaşar.Les paludines vivent très souvent en groupe.
Çoğunlukla yalnız dolaşır ve gece avlanır.La plupart n'en sortent que la nuit pour aller chasser.
Çoğunlukla metal plakalardan yapılır.Elles sont en général fabriquées à partir de plaques de métal peintes.
1993'te açıldı, çoğunlukla yeraltında ancak bazı bölümleri köprü üzerinde.Elle a été ouverte en 1993, et est principalement souterraine, mais comporte trois sections sur viaduc.
Bu dilleri konuşanlar çoğunlukla Fransızcayı da akıcı biçimde konuşan iki-dilli kimselerdir.Dans les faits, tous les secrétaires généraux parlent ces deux langues couramment.
Tarımda ise buğday pancar çoğunlukla ekilenler arasındadır.En cuisine, le lapin domestique est souvent classé parmi les volailles.
Halk arasında çoğunlukla Açıköğretim Fakültesi olarak bilinir.L'université est souvent considérée comme une université publique.
İlgili Sayfalar