Ana içeriğe geç
Sözlük

çoğunluk ile cümle

çoğunluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bazı grupların üstte, diğer grupların altta olması çoğunlukla iyi bir şeydir.It's probably a good thing that certain groups are at the top and other groups are at the bottom.
Genellikle geceleri aktiftir ve uyanık olduğu saatlerde çoğunlukla beslenir.They are predominantly active at night and spend most of their waking hours feeding.
Kosova'da Sırpların çoğunlukta olduğu on belediye mevcuttur.There are seven municipalities in Kosovo with an ethnic Serb majority.
Bu ağaç, çoğunlukla erozyon kontrolü ve vahşi hayata yiyecek sağlamak için dikilir.This grass is sometimes used for erosion control and restoring wetlands.
Çoğunlukla eski tüccarlar tarafından işletilen merkezi hükümet tekelleri kurdu.He created central government monopolies administered largely by former merchants.
Mutlak çoğunluk sistemi adı da verilir.It is also the name of the whole massif.
Askerî pilotlar, çoğunlukla bağlı oldukları kuvvet tarafından eğitilir.Military pilots undergo specialized training, often with weapons.
Çoğunlukla şarkıdaki prodüksiyon eksikliği ve auto-tune kullanımı eleştirildi.The production and use of auto-Tuned vocals was criticised.
Çoğunlukla, kahvaltıda tüketilir.It is mostly eaten at breakfast.
Çoğunlukla tekerlek şeklinde ve üstü parafin balmumu ile kaplı olarak satılır.Wheels are often sold covered in paraffin wax.
Çoğu soğuktan etkilenir ve ılık, çoğunlukla da tropik iklimlere gerek duyarlar.Most are sensitive to cold and require a warm, usually tropical, habitat.
Çoğunlukla "C" dilinde yazılmıştır.It is mainly written in C#.
Bunlar çoğunlukla 20 ve 30 yaşları arasındaydı.Most of them were between the ages of 20 and 30.
Bununla birlikte çoğunlukla jeofizikle ilgilendi.He concerned himself above all with geometry.
Buna çoğunluk karar verir.These are the majority.
Çoğunlukla Güney İngiltere aksanıyla konuşuyorlar.Typically, he speaks with a Southern English Accent.
Çoğunlukla yüzme amaçlı kullanılır.It is normally safe for swimming.
Asyalı formun, onun çoğunlukla turuncu-sarı gagasının dibinde çok uzun bir topuzu vardır.The Asian form has a very tall knob at the base of its mostly orange-yellow bill.
Adventistler Rabb’in Sofrası ibadetini çoğunlukla yılda dört kez yaparlar.Adventist churches usually practice communion four times a year.
Bu dilleri konuşanlar çoğunlukla Fransızcayı da akıcı biçimde konuşan iki-dilli kimselerdir.Both of these American generals spoke French fluently.
Hangi millet nerede çoğunluktaysa orası o milletin olacaktı.This is because, wherever he is sent, he is the crowd.
Bu familyaya bağlı türler çoğunlukla tropikal bölgelerde dağılmıştır.Species in this family are found mostly in tropical regions.
Altana borsa sicilini korudu ve Klatten çoğunluk hissesini elinde tuttu.Altana maintained its stock exchange listing and Klatten remained its majority shareholder.
Bu ilişkiler çoğunlukla ekonomi ya da enerji alanlarında iş birliği yapmak konusundadır.But this is not the case in many economies or energy sectors.
Lokantalar çoğunlukla özel mülktür.Dwellings are almost exclusively privately owned.
Viral genom konak içinde çoğunlukla sessizdir.The viral genome is mostly silent within the host.
Korseler çoğunlukla kızlar tarafından giyilmekteydi.Corsets were often worn by girls.
Mahalle o dönemde çoğunlukla Quaker'lardan oluşmaktaydı.The neighborhood was then predominantly made up of Quakers.
‘Çoğulculuk – Pluralism’ ile ‘Çoğunlukçuluk – Majoritarianism’ arasında fark vardır."Election - Plurality and majority systems".
Pirsing çoğunlukla kişisel bir kendini ifade yöntemi olarak kullanılır.Granddad occasionally serves as a more pragmatic voice of reason.
Çoğunluk olarak Asi aşireti yaşamaktadır.Mostly Live Takes.
Havalimanı genel olarak çoğunlukla genel havacılık uçakları tarafından kullanılmaktadır.Today the airport is used mostly by general aviation.
Uçak motorları çoğunlukla hafif pistonlu motorlardan veya gaz türbinli motorlardan oluşur.Most aircraft engines are either lightweight piston engines or gas turbines.
Uzun kuyruğun, beyaz dış-tüyleri vardır ve çoğunlukla kuyruk yukarı aşağı sallanır.The long tail has white outer-feathers and is often wagged up and down.
Yaşlı bireyler çoğunlukla beyaz renklidirler.Older individuals appear mostly white.
Aslan yelesi denizanaları çoğunlukla su yüzeyine yakın dururlar ve 20 m'den derine inmezler.Lion's mane jellyfish remain mostly very near the surface, at no more than 20 m depth.
Kitap hakkındaki değerlendirmeler çoğunlukla olumludur.The book reviews are mostly positive.
Çalışmalarında çoğunlukla Fransa'nın kır yaşantısını konu etmiştir.Her conversations were mainly about her old life in France.
Çoğunlukla balık, özellikle uçan balıklarla ve bazen kalamarla beslenirler.They eat mostly fish, especially flying fish, and occasionally squid.
Dağları iğne yapraklı ağaçların çoğunlukta olduğu geniş ormanlarla kaplıdır.The mountains are largely covered by subalpine coniferous forests.
Oyun grafikleri büyük çoğunlukla diğer oyunlarda alınmıştır (Turrican ve Mega Man gibi).The graphics borrowed heavily from other games, such as Turrican and the MS-DOS version of Mega Man.
Çoğunlukla ofisteki sesin nedeni ve görücü usulü evliliğin peşinde olan çağrı merkezi çalışanı.She is frequently the voice of reason in the office and plans to pursue an arranged marriage.
Fakat ülkeler çoğunlukla başka ülkelerin para isimlerini benimsemişlerdir.By contrast, some nations have adopted family names only recently.
Çoğunlukla fazmidleri mevcuttur.They usually have steps.
Film çoğunlukla arşiv çekimlerinden oluşmaktadır.The film, for most part, feels like a rehearsal of sorts.
Abdopus aculeatus çoğunlukla kıyıya yakın deniz çayırı yataklarında bulunur.Abdopus aculeatus mostly lives in near-shore seagrass beds.
Anne ve babası bir yaşındayken ayrılmıştı ve çoğunlukla annesiyle yaşıyordu.His parents separated when he was a year old, and he lived mostly with his mother.
Saati tanımla (çoğunlukla sıfır değerinde başlar).Fixes exist, but most of them are pricey".
Çoğunlukla 50 yaşın üzerindeki erkeklerde görülür.It is seen in women mostly over the age of 50 years.
Bu tür deterjanlar, çoğunlukla II. Dünya Savaşı'ndan sonra sanayide kullanıldı.Such detergents were mainly used in industry until after World War II.
İş anlaşmaları çoğunlukla yolsuzluk pratiklerine katılımla yer alır.Business deals often involve corruption.
Nevrotik insanlar çoğunlukla anormal davranışlarda bulunduklarının farkındalardır.It is often assumed that black women are just naturally angry.
Çoğunlukla mine kristalleri çubuğun uzun eksenine paralel olarak yer almaktadır.For the most part, the enamel crystals are oriented parallel to the long axis of the rod.
Parlamenter sistemlerde çoğunluk ilkesi genel olarak esastır.Most groups have house rules to some extent.
Sosyal demokrat seçmenin çoğunlukta olduğu bir ilçedir.And yet, we overwhelmingly vote Democrat in most elections.
Buluntular çoğunlukla Troy ile ilişkilidir.They often associate with trolls.
Bu tip bezin dokunması çoğunlukla Manchester'de yapılmaktaydı.The text in this issue dealt with her appearance in Manchester.
Avrupa'da işçi olarak çalışan aile sayısı çoğunluktadır.The largest percentage of workers are employed in Europe.
Kontrpuantal yazım çoğunlukla çok katı olmaz ve daha az biçimseldir.Often the contrapuntal writing is not strict, and the setting less formal.
Çoğunlukla Beck sahne adıyla tanınmaktadır.Bruce is most commonly known by his stage name Jumpsteady.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
çoğunluk ile cümle - Sayfa 8 - çoğunluk kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App