çoğunluğu ile cümle

çoğunluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bakteriler, aslında büyük bir çoğunluğu temsil eder. Vücudunuzda hücre.Och du tänker att, okej Sal, jag vet vart du är påväg med det här.
Bakteriler, aslında büyük bir çoğunluğu temsil eder. Vücudunuzda hücre.W istocie większość komórek naszego ciała stanowią bakterie.
Bakteriler, aslında büyük bir çoğunluğu temsil eder. Vücudunuzda hücre.Фактично, бактерії являють собою більшість клітин нашого тіла.
Bakteriler, aslında büyük bir çoğunluğu temsil eder.חיידיקים מייצגים את רוב התאים בגוף שלנו
Bakteriler, aslında büyük bir çoğunluğu temsil eder.البكتريا حقيقة، تمثل أغلبية
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.A maioria eram, em primeiro lugar, de países em desenvolvimento.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.Đa số đó đến từ những nước đang phát triển.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.De meerderheid van hen kwam uit ontwikkelingslanden.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.Die Mehrheit von ihnen waren erstens aus Entwicklungsländern.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.그들 중 대부분은 우선, 개발 도상국에서 왔습니다.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.La maggior parte di loro venivano, prima di tutto, dai paesi in via di sviluppo
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.La majorité d'entre eux étaient, en premier lieu, issus de pays en développement.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.La mayoría de ellos fueron, primero, de países en vía de desarrollo.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.Legtöbbjük a fejlődő országbeli volt.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.Marea lor majoritate au fost, în primul rând, din ţări în curs de dezvoltare.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.Mayoritas dari mereka, pertama, berasal dari negara berkembang.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.Størstedelen af dem var, først fra udviklingslande.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.Většina z nich pocházela z rozvojových zemí.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.Większość pochodziła z krajów rozwijających się.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.Більшість з них були з країн, що розвиваються.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.Большинство из них были из развивающихся стран.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.Първо, болшинството от тях бяха от развиващи се страни.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.רובם הגיעו ממדינות מתפתחות.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.وكان معظمهم من البلدان النامية .
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.同じ資料を渡しましたが 議論のスコープがここから
Bildirilen anlaşmaların çoğunluğu rekabet ortamı içinciddi sorun çıkarmayacak niteliktedir.A bejelentett megállapodások nagy része nem vetett fel versenyjogiszempontból súlyos problémákat.
Bildirilen anlaşmaların çoğunluğu rekabet ortamı içinciddi sorun çıkarmayacak niteliktedir.De facto, muitos dos acordos que são notificados não colocam problemas sérios de concorrência.
Bildirilen anlaşmaların çoğunluğu rekabet ortamı içinciddi sorun çıkarmayacak niteliktedir.Die Kommission möchte damit ihre Ressourcen auf den Kampf gegen
Bildirilen anlaşmaların çoğunluğu rekabet ortamı içinciddi sorun çıkarmayacak niteliktedir.En effet, beaucoup deces accords notifiés ne posent pas de problème sérieux de concurrence.
Bildirilen anlaşmaların çoğunluğu rekabet ortamı içinciddi sorun çıkarmayacak niteliktedir.En stor del av de avtal som anmäls utgör inte något allvarligt problem förkonkurrensen.
Bildirilen anlaşmaların çoğunluğu rekabet ortamı içinciddi sorun çıkarmayacak niteliktedir.I virkeligheden skaber mange af de anmeldte aftaler ikke alvorlige problemerfor konkurrencen.
Bildirilen anlaşmaların çoğunluğu rekabet ortamı içinciddi sorun çıkarmayacak niteliktedir.Mnoho dohod, které jsounotifikovány, nezpůsobuje pro soutěž závažné problémy.
Bildirilen anlaşmaların çoğunluğu rekabet ortamı içinciddi sorun çıkarmayacak niteliktedir.Multe acorduri notificate nu au implicatprobleme serioase pentru concurenţă.
Bildirilen anlaşmaların çoğunluğu rekabet ortamı içinciddi sorun çıkarmayacak niteliktedir.Suuri osa ilmoitetuista sopimuksista ei aiheuta vakavia kilpailuongelmia.
Bildirilen anlaşmaların çoğunluğu rekabet ortamı içinciddi sorun çıkarmayacak niteliktedir.Множестводоговори, които са били оповестени, не са съдържали сериозни проблеми,свързани с конкуренцията.
• Bildirimlerin büyük çoğunluğu (%90’dan fazlası) bir aylık inceleme döneminden sonra onaylanmaktadır.• A bejelentett ügyek túlnyomó többsége (több mint 90%-a) az egyhónapos vizsgálat után jóváhagyásra kerül.
• Bildirimlerin büyük çoğunluğu (%90’dan fazlası) bir aylık inceleme döneminden sonra onaylanmaktadır.• Det stora flertalet anmälda affärer godkänns efter den första månadens inledande undersökning (mer än 90 %).
• Bildirimlerin büyük çoğunluğu (%90’dan fazlası) bir aylık inceleme döneminden sonra onaylanmaktadır.• Marea majoritate a cazurilor notificate sunt aprobate după o analiză iniţială de o lună (mai mult de 90 %).
• Bildirimlerin büyük çoğunluğu (%90’dan fazlası) bir aylık inceleme döneminden sonra onaylanmaktadır.• Prevažnú časť oznámených prípadov Komisia schváli po skončení jednomesačného hodnotenia (viac než 90 %).
• Bildirimlerin büyük çoğunluğu (%90’dan fazlası) bir aylık inceleme döneminden sonra onaylanmaktadır.• Przeważająca większość zgłoszeń zatwierdzana jest już po miesięcznej wstępnej weryfikacji (ponad 90%).
• Bildirimlerin büyük çoğunluğu (%90’dan fazlası) bir aylık inceleme döneminden sonra onaylanmaktadır.(več kot 90 %).
Biliyor musun, dünyayı düşününce, hatta sırf buradaki dinleyiciler bile, çoğunluğumuz binalarla bağlantılıyız.Kiedy pomyślimy o świecie, nawet o tej widowni, to większość z nas jest zainteresowana budynkami.
Biliyor musun, dünyayı düşününce, hatta sırf buradaki dinleyiciler bile, çoğunluğumuz binalarla bağlantılıyız.일반적으로 생각해보세요. 여기 청중분 중에도 건물과 관련이 있는 분은 많아도
Biliyor musun, dünyayı düşününce, hatta sırf buradaki dinleyiciler bile, çoğunluğumuz binalarla bağlantılıyız.Percebes, se pensares no mundo, e até mesmo nesta audiência, a maioria de nós está envolvida em edifícios.
Biliyor musun, dünyayı düşününce, hatta sırf buradaki dinleyiciler bile, çoğunluğumuz binalarla bağlantılıyız.Если подумать о мире, то даже в этом зале большинство из нас так или иначе связаны со зданиями.
Biliyor musun, dünyayı düşününce, hatta sırf buradaki dinleyiciler bile, çoğunluğumuz binalarla bağlantılıyız.Знаете ли, ако се замислиш за света, и дори само в тази публика, повечето от нас имат общо със сгради.
Biliyor musun, dünyayı düşününce, hatta sırf buradaki dinleyiciler bile, çoğunluğumuz binalarla bağlantılıyız.אם אתה חושב על העולם, ואפילו רק פה בקהל, רובנו מעורבים בבניינים.
Biliyor musun, dünyayı düşününce, hatta sırf buradaki dinleyiciler bile, çoğunluğumuz binalarla bağlantılıyız.تعلم، عندما تفكر بالعالم وحتى وسط هذا الجمهور فقط سترى بأن معظمنا مرتبط بالبنايات
Biliyor musun, dünyayı düşününce, hatta sırf buradaki dinleyiciler bile, çoğunluğumuz binalarla bağlantılıyız.この聴衆の中だけをとっても 僕たちの殆どは 建物に関わってはいるが 建築には携わってないでしょう?
Birdenbire, Mike'in çoğunluğu sıkı bisiklet kullanıcılarından oluşan Google+'taki sosyal çevreleri그리고 마이크의 소셜 그룹에 있는 대부분의 사람들은
Birdenbire, Mike'in çoğunluğu sıkı bisiklet kullanıcılarından oluşan Google+'taki sosyal çevreleriNgay lập tức, mọi người thuộc circles của Mike, mà có thể đa số
Birdenbire, Mike'in çoğunluğu sıkı bisiklet kullanıcılarından oluşan Google+'taki sosyal çevreleriوفجأة, جميع أصدقاء (مايك) في دوائر حسابه في (جوجل بلس)
Birdenbire, Mike'in çoğunluğu sıkı bisiklet kullanıcılarından oluşan Google+'taki sosyal çevreleriマイクの投稿を 彼ら自身のGoogle+ フィードにおいて
Birdenbire, Mike'in çoğunluğu sıkı bisiklet kullanıcılarından oluşan Google+'taki sosyal çevreleri突然間 Mike 嘅社交圈入邊 多左好多單車發燒友
Bir parçam kendimle baya gurur duydu ama çoğunluğum tamamen dehşete düşmüştü.Byl jsem na sebe z části docela hrdý, ale nejvíc ze všeho jsem byl naprosto vyděšený.
Bir parçam kendimle baya gurur duydu ama çoğunluğum tamamen dehşete düşmüştü.Część mnie czuła się dumna z siebie, ale głównie byłem całkowicie przerażony.
Bir parçam kendimle baya gurur duydu ama çoğunluğum tamamen dehşete düşmüştü.Da una parte ero fiero di me stesso, ma soprattutto ero completamente terrorizzato.
Bir parçam kendimle baya gurur duydu ama çoğunluğum tamamen dehşete düşmüştü.Deels voelde ik me trots, maar overwegend was ik doodsbenauwd.
Bir parçam kendimle baya gurur duydu ama çoğunluğum tamamen dehşete düşmüştü.Egy részről büszkének éreztem magam, de inkább csak rettenetesen féltem.
Bir parçam kendimle baya gurur duydu ama çoğunluğum tamamen dehşete düşmüştü.En del af mig var temmelig stolt over mig selv, men jeg var komplet rædselsslagen.
İlgili Sayfalar