çoğunluğu ile cümle

çoğunluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Çıkarılan iskeletlerin büyük çoğunluğu çocuk iskeletleridir.Rõhuv enamus puštudest on sunniidid.
Suyun büyük çoğunluğu sondajla elde edilmektedir.Suurem osa elementidest jõuavad otoliiti veest lõpuste kaudu.
Toplam nüfusları yaklaşık 200.000 kişidir ve çoğunluğu Atabasklar oluşturur.Ühingul on üle 270 liikme, kellest suurem osa on individuaalliikmed.
Liderliğindeki partisi 2002 ve 2007 seçimlerinde çoğunluğu kazanmıştır.Tema partei võitis absoluutse häälteenamuse nii 2001. kui ka 2005. aasta valimistel.
Mecliste çoğunluğu sağlayan parti hükümet eder ve bu partinin başkanı başbakan olur.Valitsuse moodustab partei, kellel on esindajatekoja enamuse toetus, partei juhist saab peaminister.
Günümüzde Hutu etnik grubu ülkede çoğunluğu oluşturmaktadır.Tänapäeval on mandad Iraagis sunnade poolt vaenatud vähemus.
10 yıl içerisinde, safra kesesi ameliyatlarının yapılmaya başlamasıyla, bu ameliyatların büyük çoğunluğu처음으로 쓸개 수술을 복강경으로 시작한지 10년도 안 되어서 대부분의 쓸개(담낭) 수술은
10 yıl içerisinde, safra kesesi ameliyatlarının yapılmaya başlamasıyla, bu ameliyatların büyük çoğunluğuA los 10 años de la primera cirugía de vesícula hecha laparoscópicamente,
10 yıl içerisinde, safra kesesi ameliyatlarının yapılmaya başlamasıyla, bu ameliyatların büyük çoğunluğuDix ans après les premières opérations de la vésicule biliaire par laparoscopie,
10 yıl içerisinde, safra kesesi ameliyatlarının yapılmaya başlamasıyla, bu ameliyatların büyük çoğunluğuDopo solo 10 anni dai primi interventi sulla colecisti fatti per via laparoscopica,
10 yıl içerisinde, safra kesesi ameliyatlarının yapılmaya başlamasıyla, bu ameliyatların büyük çoğunluğuתוך 10 שנים מניתוח אבני כיס המרה הראשון שנעשה בצורה לפרוסקופית רוב ניתוחי כיס המרה
10 yıl içerisinde, safra kesesi ameliyatlarının yapılmaya başlamasıyla, bu ameliyatların büyük çoğunluğu胆嚢の手術から10年で ほとんどの胆嚢の手術は 腹腔鏡で行うようになりました
1980'lerdeki İran-Irak savaşında, İran ile savaşan Irak ordusunun çoğunluğu Arap Şiilerinden oluşmaktaydı.En los años 90 y 2000, el Irán chiíta apoyó el grupo militante palestino sunita Hamas.
1980'lerdeki İran-Irak savaşında, İran ile savaşan Irak ordusunun çoğunluğu Arap Şiilerinden oluşmaktaydı.في الثمانينات إبّان الحرب العراقية الإيرانية، شكلت الطائفة الشيعية أغلبية الجيش العراقي.
204 kişiden 20 kişi demek, Afrikalı liderlerin çoğunluğu... ...büyük bir çoğunluğu halkını yüzüstü bıraktı.204명중 20명이라는 말은 대다수, 아프리카 정상들의 대다수가 국민의 지지를 받지 못하고 있다는 것입니다.
204 kişiden 20 kişi demek, Afrikalı liderlerin çoğunluğu... ...büyük bir çoğunluğu halkını yüzüstü bıraktı.20 de 204 significa que la mayoría, la inmensa mayoría de los líderes africanos, le fallaron a su pueblo.
204 kişiden 20 kişi demek, Afrikalı liderlerin çoğunluğu... ...büyük bir çoğunluğu halkını yüzüstü bıraktı.20 din 204 înseamnă că majoritatea, o majoritate copleșitoare, a liderilor Africani și-au dezamăgit poporul.
204 kişiden 20 kişi demek, Afrikalı liderlerin çoğunluğu... ...büyük bir çoğunluğu halkını yüzüstü bıraktı.20 spośród 204 oznacza, że większość, lwia większość przywódców afrykańskich zawiodła swoich ludzi.
204 kişiden 20 kişi demek, Afrikalı liderlerin çoğunluğu... ...büyük bir çoğunluğu halkını yüzüstü bıraktı.20 uit 204 betekent dat de overgrote meerderheid van de Afrikaanse leiders hun volk tekort deden.
204 kişiden 20 kişi demek, Afrikalı liderlerin çoğunluğu... ...büyük bir çoğunluğu halkını yüzüstü bıraktı.20 из 204 значит, что абсолютное большинство африканских лидеров подвели свой народ.
204 kişiden 20 kişi demek, Afrikalı liderlerin çoğunluğu... ...büyük bir çoğunluğu halkını yüzüstü bıraktı.20 от 204 означава, че болшинството, голямото болшинство от африкански управляващи са провалили техния народ.
204 kişiden 20 kişi demek, Afrikalı liderlerin çoğunluğu... ...büyük bir çoğunluğu halkını yüzüstü bıraktı.20 מתום 204 אומר שהרוב, הרוב מוחלט של המנהיגים האפריקאים, אכזבו את עמם.
204 kişiden 20 kişi demek, Afrikalı liderlerin çoğunluğu... ...büyük bir çoğunluğu halkını yüzüstü bıraktı.20 من أصل 204 يعني أن الغالبية، الغالبية العظمى من الزعماء الأفارقة ، وأفشلت شعوبها.
204 kişiden 20 kişi demek, Afrikalı liderlerin çoğunluğu... ...büyük bir çoğunluğu halkını yüzüstü bıraktı.指導者のほとんどが 国民を失望させたということです 彼らを見ると 植民地後の指導者の名簿は
Afrikalı insanlarının çoğunluğunu bulacağınız yerlerdir.아프리카 사람들의 대다수가 있는 곳입니다.
Afrikalı insanlarının çoğunluğunu bulacağınız yerlerdir.הם איפה שאפשר למצוא את רוב רובם של האפריקאים.
Afrikalı insanlarının çoğunluğunu bulacağınız yerlerdir.حيث تجد الغالبية العظمى من الشعوب الإفريقية.
Afrikalı insanlarının çoğunluğunu bulacağınız yerlerdir.現実のアフリカの人々はここにいます
Ama insan vücdundaki hücrelerin büyük çoğunluğunda bu o kadar basit değildir.불행히도 인간 몸에서 세포의 이 기작은 그리 간단하지만은 않습니다.
Ama insan vücdundaki hücrelerin büyük çoğunluğunda bu o kadar basit değildir.Leider ist das für die große Mehrheit an Zellen im menschlichen Körper nicht so einfach.
Ama insan vücdundaki hücrelerin büyük çoğunluğunda bu o kadar basit değildir.Malheureusement ce n'est pas si simple pour la majorité des cellules humaines.
Amerikan tarihinde ilk defa çoğunluğu beyaz olan seçmenler미국에서 처음으로 대부분의 백인들이
Amerikan tarihinde ilk defa çoğunluğu beyaz olan seçmenlerבפעם הראשונה בארצות הברית, קבוצת בוחרים לבנה בעיקרה
Amerikan tarihinde ilk defa çoğunluğu beyaz olan seçmenlerلاول مرة في الولايات المتحدة،الغالب من مجموع الناخبين البيض
Amerika'daki insanların çoğunluğu, manevi bir ruhun varlığına inanıyorlar.בהחלט ניתן לומר שרוב האנשים באמריקה מאמינים בסוג כלשהו של
Amerika'daki insanların çoğunluğu, manevi bir ruhun varlığına inanıyorlar.분명히 대다수의 미국인들은 무형(無形)의 영혼과 같은 것들에 대해
Amerikan tarihinde ilk defa çoğunluğu beyaz olan seçmenler大統領候補に投票したというのは 初めてのことでした
Amerika'da yaşayan insanların büyük çoğunluğunun bu savaştan kazanacağı bir şey yok.Die große Mehrheit der amerikanische Bevölkerung hat nichts von dieser Besatzung.
Amerika'da yaşayan insanların büyük çoğunluğunun bu savaştan kazanacağı bir şey yok.La gran mayoría de las personas que viven en los EE.UU. no tiene nada que ganar de esta ocupación.
Amerika'da yaşayan insanların büyük çoğunluğunun bu savaştan kazanacağı bir şey yok.La maggior parte della gente che vive in US non ha niente da guadagnare da questa occupazione.
Amerika'da yaşayan insanların büyük çoğunluğunun bu savaştan kazanacağı bir şey yok.Marea majoritate a oamenilor care traiesc in SUA nu au nimic de castigat din aceasta ocupatie.
Amerika'da yaşayan insanların büyük çoğunluğunun bu savaştan kazanacağı bir şey yok.Sebagian besar orang yang tinggal di AS tidak ada keuntungan dari pendudukan ini.
Amerika'da yaşayan insanların büyük çoğunluğunun bu savaştan kazanacağı bir şey yok.Мнозинството от хората, живеещи в САЩ, нямат какво да спечелят от окупацията.
Amerikalı'ların çoğunluğu bu konuda bize katılıyor.다수의 미국민들이 이에 저희와 뜻을 함께하고 있습니다.
Amerikalı'ların çoğunluğu bu konuda bize katılıyor.La mayoría de los estadounidenses están de acuerdo con nosotros sobre esto.
Amerikalı'ların çoğunluğu bu konuda bize katılıyor.ところで 憲法修正第2条の頑固な支持者でもあった ロナルド・レーガン元大統領これには賛同しています
Anayasa’da aksi belirtilmedikçe, Avrupa Parlamentosu, verilen oyların çoğunluğuyla hareket eder.1.A Comissão pode assistir a todas as sessões do Parlamento Europeu e seráouvida quando assim o solicitar.
Anayasa’da aksi belirtilmedikçe, Avrupa Parlamentosu, verilen oyların çoğunluğuyla hareket eder.Comisia poate asista la toate şedinţele Parlamentului European şi este audiatăla cererea sa.
Anayasa’da aksi belirtilmedikçe, Avrupa Parlamentosu, verilen oyların çoğunluğuyla hareket eder.Ingen medlem av ministerrådet får vid omröstning företräda mer än en annan medlem.
Anayasa’da aksi belirtilmedikçe, Avrupa Parlamentosu, verilen oyların çoğunluğuyla hareket eder.LE CONSEIL EUROPÉEN
Anayasa’da aksi belirtilmedikçe, Avrupa Parlamentosu, verilen oyların çoğunluğuyla hareket eder.Okrem toho, čo je inak ustanovené vústave, Európsky parlament koná väčšinou odovzdaných hlasov.
Anayasa’da aksi belirtilmedikçe, Avrupa Parlamentosu, verilen oyların çoğunluğuyla hareket eder.Soudci vyberou ze svého středu na dobu tří let předsedu Soudu vyšší instance.
Anayasamıza... demokrasi adı verilir; çünkü iktidar azınlığın değil, çoğunluğun elindedir.Hallitusmuotoamme ... nimitetään demokratiaksi, koska valta ei ole harvoilla vaan monilla ihmisillä.
Anayasamıza... demokrasi adı verilir; çünkü iktidar azınlığın değil, çoğunluğun elindedir.La nostra Costituzione ... si chiama democrazia perché il potere non è nelle mani di pochi, ma deipiù.
Anayasamıza... demokrasi adı verilir; çünkü iktidar azınlığın değil, çoğunluğun elindedir.Naša Ustava … se imenuje demokracija, ker oblast ni v rokah manjšine, ampak največjega števila.
Anayasamıza... demokrasi adı verilir; çünkü iktidar azınlığın değil, çoğunluğun elindedir.Naše ústavné zriadenie… sa volá demokraciou, pretože moc je v rukách nie menšiny, ale najväčšiehopočtu.
Anayasamıza... demokrasi adı verilir; çünkü iktidar azınlığın değil, çoğunluğun elindedir.Nuestra Constitución ... se llama democracia porque el poder no está en manos de unos pocos sino dela mayoría.
Anayasamıza... demokrasi adı verilir; çünkü iktidar azınlığın değil, çoğunluğun elindedir.Vår författning har namnet demokrati, emedan den är så gestaltad, att makten icke tillhör ettfåtal utan flera.
Ancak bunu yapmadı. Gerek yasama meclisinin, gerek Senato'sunun büyük çoğunluğu Demokrat'lardan oluşuyordu.Es virtualmente -- es virtualmente imposible dadas nuestras regulaciones.
Ancak Dünya'nın ekseri çoğunluğu, ne kapitalizmden ne de demokratik sistemden yararlanmaktadır.Aber der Großteil der Welt profitiert weder vom Kapitalismus noch von demokratischen Systemen.
İlgili Sayfalar