Ama herşeyden önce çoğulcu demokrasiyle yıkılmamıştır.결국 다원적 민주주의에 의해서 유지되어 왔습니다.
Ama herşeyden önce çoğulcu demokrasiyle yıkılmamıştır.אבל מקויים, יותר מהכל, על-ידי דמוקרטיה פלורליסטית.
Ama herşeyden önce çoğulcu demokrasiyle yıkılmamıştır.ولكن استمرارها مرتبط، قبل كل شيء، بديموقراطية تعددية.
Ama herşeyden önce çoğulcu demokrasiyle yıkılmamıştır.これは21世紀の話であると同時に 古代からあるものなんです
arası işbirliği yaklaşımı ve çoğulcu bir bakış;Aproveitamento e uso de investigações anteriores
arası işbirliği yaklaşımı ve çoğulcu bir bakış;az adott társadalmi kihívás különböző dimenzióinak vizsgálatához;
arası işbirliği yaklaşımı ve çoğulcu bir bakış;basarsi su ricerche precedenti; fare un bilancio;
arası işbirliği yaklaşımı ve çoğulcu bir bakış;Bygga på tidigare forskning. Inventering.
arası işbirliği yaklaşımı ve çoğulcu bir bakış;izhajanje iz predhodnih raziskav; preučevanje;
arası işbirliği yaklaşımı ve çoğulcu bir bakış;Kehitystyö aiempien tutkimusten pohjalta, inventointi.
arası işbirliği yaklaşımı ve çoğulcu bir bakış;opieranie się na dotychczasowych badaniach, korzystanie z zasobów;
arası işbirliği yaklaşımı ve çoğulcu bir bakış;tirer profit des recherches précédentes; faire le point;
arası işbirliği yaklaşımı ve çoğulcu bir bakış;Výhledové /předvídavé analýze týkající se vývoje společenské vý- zvy, je-li to na místě;
arası işbirliği yaklaşımı ve çoğulcu bir bakış;Качествено надграждане над предишни научни изследвания, използ- ване на натрупания опит;
Bu hassas konular arasında LGBT, çoğulculuk, cinsel taciz ve vücut titremesi bulunmaktadır.————
Bu hassas konular arasında LGBT, çoğulculuk, cinsel taciz ve vücut titremesi bulunmaktadır.Questi argomenti delicati includono LGBT, pluralismo, abusi sessuali e vergogna del proprio corpo.
Bu hassas konular arasında LGBT, çoğulculuk, cinsel taciz ve vücut titremesi bulunmaktadır.Один из ежедневно обновляемых сайтов, который я всегда читаю.
Çin'in son derece çeşitli ve çoğulcu, ve bir çok yönden merkezsizleşmiş olduğu.China e extrem de diversă şi foarte pluralistă, şi în multe aspecte, foarte descentralizată.
Çin'in son derece çeşitli ve çoğulcu, ve bir çok yönden merkezsizleşmiş olduğu.Chiny są bardzo różnorodne i pluralistyczne, oraz często bardzo zdecentralizowane.
Çin'in son derece çeşitli ve çoğulcu, ve bir çok yönden merkezsizleşmiş olduğu.사실 중국은 굉장히 다양하고 매우 다원적이라는 것과
Çin'in son derece çeşitli ve çoğulcu, ve bir çok yönden merkezsizleşmiş olduğu.la Chine est extrêmement diversifiée, très pluraliste et très décentralisée à bien des égards.
Çin'in son derece çeşitli ve çoğulcu, ve bir çok yönden merkezsizleşmiş olduğu.la Cina è estremamente diversa e molto pluralistica, e per molti aspetti molto decentralizzata.
Çin'in son derece çeşitli ve çoğulcu, ve bir çok yönden merkezsizleşmiş olduğu.היא העובדה שסין היא מאוד מגוונת ומאוד פלורליסטית,
Çin'in son derece çeşitli ve çoğulcu, ve bir çok yönden merkezsizleşmiş olduğu.هو حقيقة ان الصين متنوعة جداً وتعددية جداً
Çin'in son derece çeşitli ve çoğulcu, ve bir çok yönden merkezsizleşmiş olduğu.中国は非常に多様性があり 多元的でもあり そして多くの点でとても分散しています
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.A történet a politikai pluralizmus szilárd alapján nyugszik.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.Die Geschichte basiert auf einer fundamentalen Platform des politischen Pluralismus.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.Fortællingen bygger på den fundamentale platform om politisk mangfoldighed.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.Het verhaal berust op een fundamenteel platform van politiek pluralisme.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.Historia opiera się na fundamentalnych filarach politycznego pluralizmu.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.이 이야기는 정치적 다원성에 기초하고 있습니다.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.La historia yace sobre una plataforma fundamental de pluralismo político.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.La storia è basata su un solido principio di pluralismo politico.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.L'histoire s'appuie sur une plate-forme fondamentale de pluralisme politique.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.Một câu chuyện mang tính nền tảng hơn của sự đa nguyên chính trị.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.Povestea se sprijină pe o platformă fundamentală de pluralism politic.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.Το αφήγημα βασίζεται σε μια βασική πλατφόρμα πολιτικού πλουραλισμού.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.Историята почива върху фундаментална платформа от политически плурализъм.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.Образ Индии опирается на фундаментальную платформу политического плюрализма.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.הסיפור ניצב על בסיס של רב-גוניות פוליטית.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.هذه الحكاية بنيت على أساس صلب من التعددية السياسية.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.基本的な政策基盤の上に成り立っています もっとも これは 文明の物語でもあります
Kitle iletişim araçlarının özgürlüğüne ve çoğulculuğuna saygıgösterile- cektir.A tömegtájékoztatás szabadságát és sokszínűségét tiszteletben kell tartani.
Kitle iletişim araçlarının özgürlüğüne ve çoğulculuğuna saygıgösterile- cektir.La libertà dei media e il loro pluralismo sono rispettati.
Kitle iletişim araçlarının özgürlüğüne ve çoğulculuğuna saygıgösterile- cektir.La liberté des médias et leur pluralisme sont respectés.
Kitle iletişim araçlarının özgürlüğüne ve çoğulculuğuna saygıgösterile- cektir.Mediefrihed og mediernes pluralisme respekteres.
Kitle iletişim araçlarının özgürlüğüne ve çoğulculuğuna saygıgösterile- cektir.Mediernas frihet och mångfald skall respekteras.
Kitle iletişim araçlarının özgürlüğüne ve çoğulculuğuna saygıgösterile- cektir.Rešpektuje sa sloboda a pluralita médií.
Kitle iletişim araçlarının özgürlüğüne ve çoğulculuğuna saygıgösterile- cektir.Se respetan la libertad de los medios de comunicación y su pluralismo.
Kitle iletişim araçlarının özgürlüğüne ve çoğulculuğuna saygıgösterile- cektir.Sunt respectate libertatea şi pluralismul mijloacelor de informare în masă.
Kitle iletişim araçlarının özgürlüğüne ve çoğulculuğuna saygıgösterile- cektir.Svoboda a pluralita sdělovacích prostředkůmusí být zachována.
Kitle iletişim araçlarının özgürlüğüne ve çoğulculuğuna saygıgösterile- cektir.Tiedotusvälineiden vapautta ja moniarvoisuutta kunnioitetaan.
Kitle iletişim araçlarının özgürlüğüne ve çoğulculuğuna saygıgösterile- cektir.Wolnośći pluralizm mediów sąrespektowane.
Kitle iletişim araçlarının özgürlüğüne ve çoğulculuğuna saygıgösterile- cektir.Η p i ν ευ µα τική ιδιοκτησία p i ρ ο στατεύεται.
Kitle iletişim araçlarının özgürlüğüne ve çoğulculuğuna saygıgösterile- cektir.Зачитат се свободата на медиите и медийния плурализъм.