çoğu ile cümle
çoğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Başarılı adayların çoğunluğu üniversite mezunudur.The majority of the successful candidates were university graduates.
Sanayileşme çoğu kez kirlilikle birlikte gider.Industrialization often goes hand in hand with pollution.
Çocuklar çoğunlukla benden para isterler.Children often ask me for money.
Ben bir çocukken çoğunlukla pazar günleri onu ziyaret ederdim.When I was a child, I would often call on him on Sunday.
Ben bir çocukken o çoğunlukla bizi görmeye gelirdi.He would often come to see us when I was a child.
Çoğumuz tüketim vergisine karşıyız.Many of us are hostile to the consumption tax.
Mağazamızdan bu çizgi romanı satın alanlar çoğunlukla ortaokul öğrencileridir.Those who buy this comic book in our store are mostly junior high school students.
Çoğunlukla Japon siyasetinden bahsettikWe often talked about Japanese politics.
Benim görüşüm sınıfımdaki diğer öğrencilerin çoğundan farklıdır.My opinion differs from most of the other students in my class.
Hastalarımın çoğu bana kasaba dışından geliyor.The majority of my patients come to me from out of town.
Benim kendi deneyimlerinden, hastalık çoğunlukla uykusuzluktan kaynaklanıyor.From my own experience, illness often comes from sleeplessness.
Köpeğim çoğunlukla uyuyor numarası yapıyor.My dog often pretends to be asleep.
Bebeğe çoğunlukla kız kardeşim bakar.My sister often looks after the baby.
Başarımı büyü çoğunluğu itibariyle çabalarıma borçluydum.My success was, for the most part, thanks to his efforts.
Sabah kahvaltısı için çoğunlukla meyve yerim.I mostly have fruit for breakfast.
Erkek kardeşime çoğunlukla ev ödevinde yardım ederim.I often help my brother with his homework.
Pazar günleri çoğunlukla şekerleme yapardım.I would often take naps on Sundays.
Boş zamanımı çoğunlukla radyo dinleyerek geçiririm.I often spend my leisure time listening to the radio.
Kitabı kütüphaneden ödünç aldım ama henüz onun çoğunu okumadım.I borrowed the book from the library, but I haven't read much of it yet.
Çoğu kez onun zorbalık yaptığını gördüm.I've often seen him bullied.
Ben onun çevirideki romanlarının çoğunu okudum.I have read many of his novels in translation.
Onun çevrilmiş romanlarının çoğunu okudum.I have read many of his novels in translation.
Bizim planımıza çoğunluk tarafından karşı çıkıldı.Our plan was objected to by the majority.
Biz şirkette çoğunluk hissesine sahibiz.We have a majority interest in the company.
Kazalar çoğunlukla dikkatsizlikten kaynaklanır.Accidents often result from carelessness.
Otomobil sektöründeki çöküşten dolayı çoğu insan işsiz kalacak.Many people will lose their jobs due to the slump in the auto industry.
Gençken vaktinizi çoğunu en iyi şekilde değerlendirmelisiniz.You should make the most of your time while you are young.
Kadınlar çoğunlukla erkeklerden daha uzun yaşıyorlar.Women commonly live longer than men.
Azın kıymetini bilmeyen çoğu bulamaz.Take care of the pence and the pounds will take care of themselves.
Gemideki yolcular çoğunlukla Japondu.The passengers on board were mostly Japanese.
Hayat çoğu kez bir yolculukla karşılaştırılıyor.Life is often compared to a voyage.
Hayat çoğu zaman bir dağa tırmanmakla karşılaştırılmıştır.Life has often been compared to climbing a mountain.
Hayat çoğu zaman bir yolculukla karşılaştırılır.Life is often compared to a journey.
Dünyanın herhangi bir yerinde çoğu otelde İngilizce'yi kullanabilirsiniz.You can use English at most hotels anywhere in the world.
Başarı çoğunlukla çabaya bağlıdır.Success depends mostly on effort.
Öğrencilerin çoğu yorgundu.Many of the students were tired.
Kömür çoğunlukla karbondan oluşur.Coal consists mostly of carbon.
Bebekler çoğunlukla düşerler.Babies often fall down.
Savaştan sonra, karayollarının çoğu acilen tamir ihtiyacı duydu.After the war most of the highways were in urgent need of repair.
Çoğu müşteri tüketim vergisine karşı çıktı.Many consumers rose up against the consumption tax.
Çoğu hastalık yoksulluktan sonuçlanır.Many diseases result from poverty.
Çoğunluk onun yanındaydı.The majority was for him.
Çoğunluk kuralı demokrasinin temel ilkesidir.Majority rule is a basic principle of democracy.
Topun içeride mi yoksa dışarıda mı olduğunu görmek çoğunlukla zordur.It is often difficult to see if a ball is in or out.
Büyük bir bomba düştü ve çoğu insan hayatını kaybetti.A big bomb fell, and a great many people lost their lives.
Büyük bankaların çoğunluğu bu sisteme geçiş yapıyor.The majority of big banks are introducing this system.
Yaşlı insanlar değişiklikten çoğunlukla korkuyorlar.Older people often fear change.
Uzun zaman önce, çoğu insan mevsimler değiştikçe taşınan gruplarda yaşıyordu.A long time ago, most people lived in groups that moved around as the seasons changed.
Bir çoğunluk tasarıya karşı oy verdi.A majority voted against the bill.
Komitenin çoğunluğu plana karşı idi.The majority of the committee were against the plan.
İnsanların çoğunluğu er ya da geç evlenirler.The majority of people marry sooner or later.
Başkan çoğunluğun oyu ile seçilecek.The president shall be selected by majority vote.
Büyük çoğunluk projeden yanadır.The great majority is for the project.
Çoğu kişi kentsel alanlarda yaşar.Most people live in urban areas.
Çoğu Japon, vergi artışına karşı çıktı.Most Japanese opposed a tax increase.
Şehrin önde gelen restoranlarının çoğu Ağustos ayı boyunca kapatır.Many of the city's leading restaurants close down for the whole of August.
Seyirci çoğunlukla iş adamlarıydı.The audience was mostly businessmen.
Dinleyiciler çoğunlukla öğrencilerden oluşuyordu.The audience consisted mainly of students.
Seyirci çoğunlukla çok küçük çocuklardan oluşuyordu.The audience was largely made up of very young children.
Çoğu Japon evleri ahşaptan yapılır.Most Japanese houses are built of wood.
İlgili Sayfalar