çoğalmak ile cümle
çoğalmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.46
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir B hücresi bir antijeni tanıdığında, bölünmek ya da çoğalmak için uyarılmış olur.When a B cell recognizes an antigen, it is stimulated to divide (or proliferate).
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.They need fresh water to breed.
İlçede küçükbaş ve büyükbaş çiftlikleri her geçen gün çoğalmaktadır.Immer häufiger plagen Albträume und Angstvorstellungen das Paar.
Sonradan götürüldüğü İber yarımadası'nda çok daha hızlı çoğalmaktadır.Regenera sus puntos de salud mucho más rápido cuando se encuentra enterrada.
Ticaret merkezleri Mersin'de çoğalmaktadır.Las marcas están evolucionando en términos de mercadotecnia.
Kasabada yeni yapılar çoğalmaktadır.В городе непрерывно растёт количество мест развлечений.
Augustus, Latince Augere (artmak, çoğalmak), "şanlı olan" olarak çevirilebilir.تأتي كلمة أغسطس من الكلمة اللاتينية "Augere" (بمعنى الزيادة) ويمكن ترجمتها على أنها "اللامع".
Bir B hücresi bir antijeni tanıdığında, bölünmek ya da çoğalmak için uyarılmış olur.Porém, quando uma célula B encontra um antígeno ao qual pode unir-se, pode proliferar muito rapidamente.
Virüsler de replikasyon yolu ile çoğalmaktadırlar.Retrotransposons vermeerderen zich ook door reverse-transcriptie.
Kasabada yeni yapılar çoğalmaktadır.I staden byggs många nya byggnader.
Augustus, Latince Augere (artmak, çoğalmak), "şanlı olan" olarak çevirilebilir.Augustus, från latinets ord augere (som betyder att öka), kan översättas som "den lysande".
Ama o da artık çoğalmaktadır. ^ YerelnetHan satt nå på Bredtvedt, Møllergt.
Augustus, Latince Augere (artmak, çoğalmak), "şanlı olan" olarak çevirilebilir.Augustus (jamak : Augusti) adalah bahasa latin untuk "yang perkasa".
Deri ardından renkleri çoğalmaktadır.Hiljem lisandus veel värve.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.Au nevoie de apa proaspata pentru a se inmulti.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.Chúng cần nước ngọt để sinh sản.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.De har brug for ferskvand for at formere sig.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.Édesvízre van szükségük, hogy szaporodjanak.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.Elles ont besoin d'eau douce pour se reproduire.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.Hanno bisogno di acqua dolce per riprodursi.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.민물이 있어야 번식할 수 있죠.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.Necesitan agua dulce para reproducirse.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.Ne tarvitsevat makeaa vettä lisääntyäkseen.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.Potrebujú sladkú vodu na rozmnožovanie.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.Potrzebują jej do rozmnażania.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.Sie brauchen das Süßwasser um sich fortzupflanzen.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar. Yumurtalarını tatlı suya bırakırlar.Для размножения им необходима пресная вода, где они откладывают яйца.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.Ze hebben zoet water nodig om zich voort te planten.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.Χρειάζονται γλυκό νερό για την αναπαραγωγή τους.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.Имат нужда от сладка вода, за да се развъждат.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.הם זקוקות למים מתוקים בכדי להתרבות.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.إنها بحاجة إلى المياه العذبة لتتكاثر.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.彼らは淡水に卵を産み
Gülmek, hapşırmak, yürümek... ...şekilleri tanımak, çoğalmak... ...ve elmayı sindirmenin bilgisi.Como rir, como espirrar, como andar, como reconhecer modelos, como se reproduzir, como digerir uma maçã.
Gülmek, hapşırmak, yürümek... ...şekilleri tanımak, çoğalmak... ...ve elmayı sindirmenin bilgisi.어떻게 웃는지, 어떻게 재채기 하는지, 어떻게 걷는지 어떻게 패턴을 인식하는지, 어떻게 후손을 남기는지 어떻게 사과를 소화하는지를 말입니다.
Gülmek, hapşırmak, yürümek... ...şekilleri tanımak, çoğalmak... ...ve elmayı sindirmenin bilgisi.Wie man lacht, niest, geht... ...Muster erkennt und sich vermehrt... ...und einen Apfel verdaut.
Tüm o mekanizmöaya sahip olmasına gerek yok, çünkü diğerlerininkini çoğalmak için kullanabilir. .Ele não precisa de todas as máquinas porque ele pode usar máquinas de outras pessoas para se replicar.
Tüm o mekanizmöaya sahip olmasına gerek yok, çünkü diğerlerininkini çoğalmak için kullanabilir. .Není třeba všechny stroje, protože to může použít stroje jiných lidí replikovat sama sebe.
Tüm o mekanizmöaya sahip olmasına gerek yok, çünkü diğerlerininkini çoğalmak için kullanabilir. .No necesita toda la maquinaria porque puede utilizar maquinaria de otras personas para replicarse a sí mismo.
Tüm o mekanizmöaya sahip olmasına gerek yok, çünkü diğerlerininkini çoğalmak için kullanabilir. .Wirus nie potrzebuje żadnych struktur i mechanizmów, bo wykorzystuje cudze mechanizmy, żeby się namnożyć.
Tüm o mekanizmöaya sahip olmasına gerek yok, çünkü diğerlerininkini çoğalmak için kullanabilir. .Йому не потрібні ніякі механізми, тому що він може використовувати людські механізми, щоб себе відтворити.
Tüm o mekanizmöaya sahip olmasına gerek yok, çünkü diğerlerininkini çoğalmak için kullanabilir. .فهي لا تحتاج كل هذه الماكينات في حين انها تستطيع أن تستخدم ماكينات اخرين لتكثر من نفسها
Tüm o mekanizmöaya sahip olmasına gerek yok, çünkü diğerlerininkini çoğalmak için kullanabilir. .それ自体をレプリケートする他の人々 の機械。 種のほとんどとして、それを表示する、
Virüsler hücrelerin çoğalmak için kullandığı mekanizmaları kullanarak çoğalırlar.이들이 세포의 기작을 이용해서
Virüsler hücrelerin çoğalmak için kullandığı mekanizmaları kullanarak çoğalırlar.והתאים מתחילים לבנות נגיפים בעזרת
Virüsler hücrelerin çoğalmak için kullandığı mekanizmaları kullanarak çoğalırlar.تنتج الفيروسات باستخدام الكيفيات الموجودة