çoğalma ile cümle

çoğalma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bu çoğalmalar diğer kimyasal madde türlerini oluşturur.Тези цъфтежи генерират други видове химикали.
Bu çoğalmalar diğer kimyasal madde türlerini oluşturur.Эти скопления образуют другие виды химикатов.
Bu çoğalmalar diğer kimyasal madde türlerini oluşturur.התפרחות האלה מפיקות סוגי כימיקלים אחרים.
Bu çoğalmalar diğer kimyasal madde türlerini oluşturur.و هذه الازدهار ينتج أنواع مختلفة من المواد الكيميائية.
Bu çoğalmalar diğer kimyasal madde türlerini oluşturur.藻類異常発生から派生した毒物の
Bunlar çoğalmalar yüzünden... ...besin zincirimize giren şeylerdir.Acestea sunt lucrurile care ajung în lanţul nostru trofic din cauza acestor înfloriri.
Bunlar çoğalmalar yüzünden... ...besin zincirimize giren şeylerdir.Chúng đang thâm nhập vào chuỗi thức ăn của chúng ta do những đợt bùng phát này.
Bunlar çoğalmalar yüzünden... ...besin zincirimize giren şeylerdir.Dit zijn dingen die we krijgen in onze voedselketen omwille van deze woekeringen.
Bunlar çoğalmalar yüzünden... ...besin zincirimize giren şeylerdir.Ecco cosa penetra nella nostra catena alimentare a causa di queste alghe.
Bunlar çoğalmalar yüzünden... ...besin zincirimize giren şeylerdir.Ini adalah hal-hal yang masuk ke dalam rantai makanan kita karena ledakan ini.
Bunlar çoğalmalar yüzünden... ...besin zincirimize giren şeylerdir.이것들이 우리의 먹이 사슬에 들어갑니다. 이것들이 번성했기 때문이죠.
Bunlar çoğalmalar yüzünden... ...besin zincirimize giren şeylerdir.Solche Dinge gelangen in unsere Nahrungskette wegen dieser Blüten.
Bunlar çoğalmalar yüzünden... ...besin zincirimize giren şeylerdir.Вирусы попадают в нашу пищевую цепочку из-за скоплений ядовитых веществ.
Bunlar çoğalmalar yüzünden... ...besin zincirimize giren şeylerdir.Това са неща, които влизат в нашата храителна верига заради тези цъфтежи.
Bunlar çoğalmalar yüzünden... ...besin zincirimize giren şeylerdir.אלה דברים שמגיעים לשרשרת המזון שלנו בגלל כל התפרחות האלה.
Bunlar çoğalmalar yüzünden... ...besin zincirimize giren şeylerdir.هذه أشياء كلها تدخل في سلسلة غذاءنا. بسبب هذا الازدهار.
Bunlar çoğalmalar yüzünden... ...besin zincirimize giren şeylerdir.藻類異常発生が原因で リタ・コーウェルが
Bu şekilde çoğalmaya devam edemeyiz yada bu şekilde karbon salınımına da인구 증가를 지탱할 수는 없습니다. 이산화탄소를 대기중에 계속 쏟아낼 수는 없습니다.
Bu şekilde çoğalmaya devam edemeyiz yada bu şekilde karbon salınımına daLa popolazione umana non può raddoppiare. Non possiamo continuare a riversare carbonio nell'atmosfera.
Bu şekilde çoğalmaya devam edemeyiz yada bu şekilde karbon salınımına daNão podemos continuar a duplicar a população humana, não podemos libertar tanto carbono na atmosfera.
Bu şekilde çoğalmaya devam edemeyiz yada bu şekilde karbon salınımına daNemôžme dvojnásobiť ľudskú populáciu...
Bu şekilde çoğalmaya devam edemeyiz yada bu şekilde karbon salınımına daNie możemy podwajać wciąż liczby ludności Nie możemy dłużej emitować dwutlenku węgla do atmosfery.
Bu şekilde çoğalmaya devam edemeyiz yada bu şekilde karbon salınımına daNu putem continua să dublăm populația umană, nu putem continua să evacuăm carbon în atmosferă.
Bu şekilde çoğalmaya devam edemeyiz yada bu şekilde karbon salınımına daWe kunnen de wereldbevolking niet blijven verdubbelen, we kunnen koolstof niet blijven dumpen in de atmosfeer.
Çoğalma davranışı...Fall ist das Replikation.
Çoğalma davranışı...In dit geval is dat replicatie.
Çoğalma davranışı...생물 같은 행동을 보이게 됩니다
Çoğalma davranışı...la vida y que en este caso es la replicación.
Çoğalma davranışı...במקרה זה, בדמות שכפול.
Çoğalma davranışı...ألا وهو التكاثر في هذه الحالة.
Çoğalma davranışı...こんなに面白いプロトセルは
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.Au nevoie de apa proaspata pentru a se inmulti.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.Chúng cần nước ngọt để sinh sản.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.De har brug for ferskvand for at formere sig.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.Édesvízre van szükségük, hogy szaporodjanak.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.Elles ont besoin d'eau douce pour se reproduire.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.Hanno bisogno di acqua dolce per riprodursi.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.민물이 있어야 번식할 수 있죠.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.Necesitan agua dulce para reproducirse.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.Ne tarvitsevat makeaa vettä lisääntyäkseen.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.Potrebujú sladkú vodu na rozmnožovanie.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.Potrzebują jej do rozmnażania.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.Sie brauchen das Süßwasser um sich fortzupflanzen.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar. Yumurtalarını tatlı suya bırakırlar.Для размножения им необходима пресная вода, где они откладывают яйца.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.Ze hebben zoet water nodig om zich voort te planten.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.Χρειάζονται γλυκό νερό για την αναπαραγωγή τους.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.Имат нужда от сладка вода, за да се развъждат.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.הם זקוקות למים מתוקים בכדי להתרבות.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.إنها بحاجة إلى المياه العذبة لتتكاثر.
Çoğalmak için tatlı suya ihtiyaç duyarlar.彼らは淡水に卵を産み
Çoğalmayı öğrenip, oldukları yerde kalınlaşırlar.Aprendem a multiplicar-se, agregando-se em certos locais...
Çoğalmayı öğrenip, oldukları yerde kalınlaşırlar.Aprenden a multiplicarse, extendiéndose por todas partes.
Çoğalmayı öğrenip, oldukları yerde kalınlaşırlar.Belajar untuk memperbanyak diri, menjadi tebal di berbagai tempat.
Çoğalmayı öğrenip, oldukları yerde kalınlaşırlar.Elles apprennent à se multiplier, à grossir par endroit.
Çoğalmayı öğrenip, oldukları yerde kalınlaşırlar.Học cách sinh sôi, dày đặc hơn ở mọi nơi...
Çoğalmayı öğrenip, oldukları yerde kalınlaşırlar.Imparano a moltiplicarsi, diventando più spessi.
Çoğalmayı öğrenip, oldukları yerde kalınlaşırlar.Învață să se înmulțească, îngroșându-se pe-alocuri.
Çoğalmayı öğrenip, oldukları yerde kalınlaşırlar.증식하기 위해 배우며, 장소들에서 굵게 형성 됩니다.
Çoğalmayı öğrenip, oldukları yerde kalınlaşırlar.Naučia sa množiť, zahusťovať sa...
Çoğalmayı öğrenip, oldukları yerde kalınlaşırlar.Ne oppivat jakaantumaan, ja runsastuvat paikoitellen...

İlgili Sayfalar