çizme ile cümle

çizme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
91 yaşında kadar Picasso resim çizmeye devam etti.Picasso kept drawing pictures until he was 91 years old.
Bu çizmeler ona aittir.These boots belong to her.
Biz resmî ve özel işler arasına çizgi çizmeliyiz.We should draw the line between public and private affairs.
Resim çizmeyi severim.I like to draw pictures.
Resim çizmekten hoşlanırım.I like to draw pictures.
Ben resim çizmek istiyorum.I would like to draw.
Hayatımda asla hiçbir şey çizmedim.I have never drawn anything in my life.
Çocuk bir resim çizmekten zevk aldı.The boy enjoyed painting a picture.
O, bir çift çizme aldı.She bought a pair of boots.
O, uzun çizmeler giyiyordu.She was wearing long boots.
Kalbim çizmelerime battı.My heart sank into my boots.
O sadece Çizmeli Kedi görüntüsünü kullanmak zorunda kaldı. Ben onun sadık uşağıydım.She just had to use her Puss-In-Boots look and I was her devoted servant.
Çizmesi en zor olan şeyler nelerdir?What are the most difficult things to draw?
Benim yeni çizmelerim gerçek deriden yapılmış ve nispeten yüksek topuklara sahiptir.My new boots are made of real leather and have relatively high heels.
Bir dahaki sefere çizme giyeceğim!Next time, I will wear boots!
Japon bayrağını çizmek çok kolaydır.Drawing the Japanese flag is very easy.
Bir ağaç çizmek istiyorum.I would like to draw a tree.
Onu çizmem birkaç saatimi aldı.It took me several hours to draw it.
"Bunlar kimin çizmeleri?" "Onlar Lidya'nın.""Whose boots are these?" "They are Lidya's."
Çizme giymek zorundayım.I have to wear boots.
Onların işi planlar çizmek.Their job is to draw plans.
Çizmeni nerede çıkardın?Where did you take your boots off?
Size bir diyagram çizmemi ister misiniz?Would you like me to draw you a diagram?
Bizim yeşil, mavi ve sarı renkli çizmelerimiz var.We have the boots in green, blue and yellow.
O, çizmeyi aştı.He has gone too far.
Senin çizmelerine sahip değilim.I don't have your boots.
Bu yeni çizmeden nefret ediyorum.I hate these new boots.
O bir kalem aldı ve bir kağıt parçası üzerine çizmeye başladı.She took a pencil and began drawing on a piece of paper.
Tom çizmesini çıkardı.Tom took off his boots.
Kumda bir çizgi çizmeliyiz.We must draw a line in the sand.
Tom resim çizmede inanılmaz derecede kötüydü.Tom is incredibly bad at drawing.
Bu çizmeler Avustralya'dan.These boots are from Australia.
Mobilyayı çizmemek için dikkatli olun.Be careful not to scratch the furniture.
Çizmelerinde bazı beyaz şeyler var.You got some white stuff on your boots.
Tom resim çizmekten hoşlanır.Tom likes painting pictures.
Tom Mary'nin bir resim çizmesini izledi.Tom watched Mary draw a picture.
Tom Mary'nin resim çizmesini izledi.Tom watched Mary drawing a picture.
Resim çizmek zor.That's hard to picture.
Çizmeyi aştın.You've gone too far.
Çizmeyi aşıyorsun.You are in over your head.
Lütfen çamurlu çizmelerinizi çıkarın.Please take off your muddy boots.
Tom resim çizmede mükemmeldir.Tom is excellent at drawing.
Mary diz boyunda çizme giydi.Mary wore knee-high boots.
Ben bütün hayatımda hiç kovboy çizmesi giymedim.I've never worn cowboy boots in my whole life.
Şimdi çizmeyi aştın.Now you've gone too far.
Resim çizmeyi sever misin?Do you like to draw?
Tom çizmeyi sever.Tom likes to draw.
Tom benden bir harita çizmemi istedi.Tom asked me to draw a map.
Küçük çocuk bir resim çizmek için renkli kalem kullanmaktadır.The young child uses crayons to draw a picture.
Tom resim çizmeyi sevdi.Tom liked to draw.
Bir kalabalık çizmek zor olmayacak.Drawing a crowd won't be hard.
Yağmur çizmelerimi giymeyi ve sokaktaki su birikintilerinde tepinmeyiı severim.I like to put on my rain boots and stomp in the puddles in the street.
Tom çizmeyi ve resim yapmayı sevdi.Tom loved to draw and paint.
Tom pahalı görünümlü çizmeler giyiyor.Tom is wearing an expensive-looking pair of boots.
Sen köpeğini iyi çizmedin.You didn't draw your dog well.
Kaymayı önlemek için çizmeler kullanın.Wear boots to avoid slipping.
Kendi yolumu çizmek zorundayım.I have to make my own way.
Tom'dan planını çizmesini iste.Ask Tom to sketch out his plan.
Mary çizmelerini bağladı.Mary laced up her boots.
Yeni bir çizme almak zorunda kaldım.I had to buy a new pair of boots.
İlgili Sayfalar