çizgisi ile cümle
çizgisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
I bandı ortasında dikey olarak uzanan "Z çizgisi" bulunur.Het woord x {\displaystyle x} bevindt zich in het midden van de figuur.
2003 yılından sonra Fenerbahçe'nin başarı çizgisi tekrar güçlü bir şekilde yükselmeye başlamıştır.De laatste jaren begint ook Fenerbahçe succesvoller te worden.
Ana madde:Antarktika buz sahanlıkları listesi Antarktik kıyı çizgisinin %74'ü buz sahalığı ile kaplıdır.In Antartica is in totaal 74 procent van de kustlijn omgeven door ijsplateaus.
Ülke Ekvator çizgisi üzerindedir.De grens ligt rond de evenaar.
Vakko, tasarım çizgisini iç mekanlara yeni markası Vakko Home'la taşıdı.Vakko breidde het assortiment uit met interieurproducten onder de naam Vakko Home.
1995'te grubun çizgisinden hoşlanmayan Chris Barnes gruptan ayrılıp Six Feet Under'ı kurdu.W 1995 roku z zespołu odszedł Chris Barnes, który skoncentrował się na wstępach w Six Feet Under.
Dizinin zaman çizgisinden 5 yıl önce House, bir anayasa avukatı olan Stacy Warner ile beraberdir.House przez pięć lat był w związku z prawniczką Stacy Warner; rozeszli się niedługo po zawale.
Lady Gaga'yı beğeniyorum ama asla onun çizgisine geçmeye çalışmam.Janasz Korczak kocha Jadzię, ale nie stara się o jej rekę.
1887'de sosyalizm çizgisinde ilerlemeye başladı.W 1877 związała się z ruchem socjalistycznym.
Kıyı çizgisi durağan değildir.Linia brzegowa jest nierozwinięta.
Tarih değiştirme çizgisi Çukçi Denizinden geçer.Przez morze przebiega linia zmiany daty.
Su bölümü çizgisi, iki akarsu havzasını birbirinden ayıran doğal sınırdır.Stanowi naturalny fragment granicy między tymi dwiema jednostkami podziału administracyjnego.
Yan çizgisi vardır.Posiada linię boczną.
Son etabın bitiriliş çizgisi Champs-Élysées, Paris di.Siedzibą koncernu jest Paryż, Avenue des Champs-Élysées.
Ülkenin doğu ucu tarih değiştirme çizgisine sınırdır.Na wschód od archipelagu przebiega linia zmiany daty.
Ufuk (Gözerimi veya Ufuk Çizgisi) gök ile yer ya da deniz düzeyini hayali olarak ayıran çizgidir.Himlen eller Blixtslungaren befruktade jorden med regnet, varefter hon gav skörd (födde).
Yan çizgisi vardır.Följande linjer finns.
Kıyı çizgisi durağan değildir.Besättningen håller sig stilla.
Ülkenin doğu ucu tarih değiştirme çizgisine sınırdır.Detta är en översikt över Finlands gränsförändringar genom historien.
Lady Gaga'yı beğeniyorum ama asla onun çizgisine geçmeye çalışmam.De gillar wrestling precis som Jakob, men de låter honom aldrig vara med på deras lekar.
Jivkov iç ve dış politikada Sovyet çizgisine sıkı sıkıya bağlı kaldı.Zjivkov fortsatte att följa Sovjetunionens linje nära, särskilt i utrikespolitiken.
Çünkü ilk sezon finalinde Buffy öldüğünde, avcılık çizgisi Kendra'ya geçmiştir.När Buffy dog första gånger blev Kendra kallad.
ASALA'nın siyasi çizgisinin geliştirilmesinde büyük katkıları oldu.Брав участь у розробці політичної лінії АСАЛА.
Çizgisi açık yeşildir.Листя дуже зелене.
Onun yerine odak çizgisi vardır.Замість хвої у нього віялоподібні листки.
Tampon çıtaları ovalleştirilmiştir, ön panjurlar farların çizgisine uyarlanmıştır.Передні уроневралії розширені, перекривають бокові поверхні передхвостових хребців.
Hücum takımında yer alır ve line çizgisinin hemen arkasına dizilir.Собака тримає його прямо, продовжуючи лінію спини.
Yan çizgisi vardır.Є бічна лінія.
İlk engel başlangıç çizgisinden 13.72 metre uzağa yerleştirilir.Překážek je celkem 10 a první překážka je umístěna ve vzdálenosti 13,72 metru od startovní čáry.
Kitle çizgisi Öncü parti Politbüro ^ Stalin, Jozef.Státní okresní archiv Most ČTVRTÍČEK, Josef.
Buna demarkasyon hattı veya atılma çizgisi denir.Toto místo se nazývá startovní skvrna nebo prostě start.
Buna kıyı çizgisi adı verilir.Říká se jim lid pobřežní linie.
Kitap değişmeyen zaman çizgisini değil sadece değişen zaman çizgisini (iki kez) konu etmektedir.Při přejezdu na noční linku se nemění pořadové číslo, mění se pouze číslo linky.
Kariyer çizgisi sürekli yükselince Boca'da çok uzun kalmadı.Jeho tělo navyklé pohybu nevydrželo zahálet dlouho ani v Praze.
576, 576 dikey çözünürlük çizgisini ifade eder, i ise geçmeli bir çözünürlük olduğunu ifade eder.576 are o rezoluție verticală de 576 de linii, iar pentru al identifica drept rezoluție.
Jeju folk şarkıları onların sade ve yegane melodik çizgisi ve zengin konuları ile karakterize edilir.Creațiile lui Jora se caracterizează prin conținutul lor de viață bogat și variat.
2003 yılından sonra Fenerbahçe'nin başarı çizgisi tekrar güçlü bir şekilde yükselmeye başlamıştır.În ultimele luni înainte de război, influența lui Goebbels a crescut din nou.
Son etabın bitiriliş çizgisi Champs-Élysées, Paris di.Este situat lângă Bulevardul Champs-Élysées din Paris.
Her yüzünde 1-4 sıra stoma çizgisi bulunur.În fiecare locul se află 1-2 ovule anatrope.
Çünkü ilk sezon finalinde Buffy öldüğünde, avcılık çizgisi Kendra'ya geçmiştir.Mivel Buffy első szezonban meghalt, Kendra is Vadász lett.
Uluslararası tarih değiştirme çizgisinin temeli olarak kabul edilir.A Nemzetközi dátumválasztó vonal alapvonalaként is használják.
Safety kick sırasında ise vurucu takım topu kendi sahasında bulunan 20 yarda çizgisine koyar.Free kick/Safety punt: Safety után az azt elszenvedő csapat hajtja végre a 20 yardos vonaláról.
1956 Macar Devrimi sonrasında partinin çizgisiyle uzlaşamayarak partiden ayrıldı.Az 1956-os forradalom után kiszorult a pártvezetésből.
O, Sezar'ın (Caligula) kanlı çizgisinin sonudur.A végénél áll a Lázár cár keresztje.
Lady Gaga'yı beğeniyorum ama asla onun çizgisine geçmeye çalışmam.Viola nagyon szeret focizni, de nem veszik be a csapatba.
Düz sahil ya da düz kıyı çizgisinde, kara denize yavaş yavaş iner.A felszíne lapos, sík, a Fekete-tenger irányában enyhén lejtős.
Kaleci topa vurulana kadar kale çizgisi üzerinde kalmalıdır.Maalivahdin on oltava maaliviivalla, kunnes pallo laukaistaan liikkeelle.
Yaklaşık %4,4 aile ve %9,8 oranında nüfus yoksulluk çizgisinin altındadır.Noin 4,7 prosenttia perheistä ja 6,4 prosenttia väestöstä elivät köyhyysrajan alapuolella.
Parti genel çizgisi genel olarak bu ilke doğrultusunda belirlenir.Sarjan juoni sijoittuu pääsääntöisesti tämän lupauksen ympärille.
Bunun yanında hücum çizgisi oyuncuları, snap yapılana kadar hareket edemez.Lisäksi Evolutionia ei voi pelata ennen kuin on pelannut Instinctsin läpi.
Erhard da Adenauer'ın dış ve iç politika çizgisini sürdürdü.Maduro jatkoi Chávezin sisä- ja ulkopolitiikkaa.
Başarı çizgisini iki açıdan değerlendirmek istiyorum.Kirjoittaminen kännykällä onnistuu kahdella tavalla.
Çayır taşçalanı'nda olan göz çizgisi bunlarda yoktur, boğazlarıda daha koyu renktir.Paita, jossa ei ole toppauksia on väritykseltään tummempi.
Makyaj, aracı Ford'un 'Kinetic Design' tasarım çizgisiyle uyumlu hale getirdi.Auton ulkoasu noudattelee Kinetic Design -muotokieltä.
The Amazing Race'in ilk sezonununda bitiş çizgisi olmuştur.Suomessa Amazing Race kävi 10. tuotantokaudella.
Bunların ortasındaki küçük işaretin adı ise çilekeş çizgisidir.Merkinnän keskimmäinen kirjain on aina kulman kärjen nimi.
Gülle hiçbir zaman omuz çizgisini geçmemelidir.Τα αφτιά δε βρίσκονται πάντα στο κεφάλι.
Yan çizgisi vardır.Η πτέρυγα είχε δίεδρη γωνία.
Aker (aynı zamanda Akar da denir), Mısır mitolojisinde ufuk çizgisinin tanrılaştırılmış hâlidir.Ο Ακέρ, επίσης Ακάρ, θεότητα της αιγυπτιακής μυθολογίας θεωρείται προσωποποίηση της γης.
1920'lerin başlarında Opel seri araba üretim çizgisinde kendi araçlarını üreten ilk Alman otomobil markasıdır.Tidlig i 1920-årene begynte Opel, som første tyske bilprodusent, å produsere sine biler på samlebånd.