çizgileri ile cümle
çizgileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Aynı enlem açılarını birleştiren paralel çizgilere Enlem çizgileri ya da paralel denir.Линии, соединяющие точки одной широты, именуются параллелями.
Transmisyon çizgileri genellikle ekran tüpünün içinde muhafaza edilir.المكونات الداخلية للحاسوب غالبا ما تقع مباشرة خلف الشاشة.
Mavi çizgileri Yahudi dua şalı talliti hatırlatır.يتميز بخطين أزرقين أفقيين للإشارة إلى التاليت (شال الصلاة اليهودي).
Balmer hesaplamaları hidrojenin dört görünür yayılım çizgilerini yüksek doğrulukla öngördü.واستطاع بالمر بمعادلته حساب الأربعة خطوط الموجودة في نطاق الضوء المرئي بدقة.
Soy çizgileri babayanlıdır.الهداية إلى معاني أبيات الكفاية .
Bu alanın dört tarafı da net olarak işaretlenmiş sınır çizgileriyle belirlenmiştir.أي أن هناك مناطق واضحة الحدود معترف بها.
Bu konsept Faraday tarafından tanıtılmış ve "kuvvet çizgileri" terimi hala bazen hala kullanılmaktadır.ولا يزال مصطلح "خطوط القوة" الذي وضعه فاراداي مستعملاً في بعض الأحيان.
Fraunhofer bükülmesi Fraunhofer çizgileriFraunhofer-Gesellschaft Espectro de Fraunhofer
Bu nicemlenmiş yörüngeler aracılığıyla, hidrojen atomunun bu tayf çizgilerini açıkladı.Por meio destas órbitas quantizadas, ele explicou com precisão as linhas espectrais do átomo de hidrogênio.
Nazca ÇizgileriNas linhas de Nazca.
Faraday, kendisinin ‘kuvvet çizgileri’ olarak adlandırdığı kavram ile elektromanyetik ürünlenimi açıkladı.Faraday explicou a indução eletromagnética usando um conceito que chamou de linhas de força.
Sonra çizgilerimi köşeleştirdim.Então eu tive que poetizar as cartas.
Güçlü manyetik alanlara ve güçlü silikon, stronsiyum veya krom tayf çizgilerine sahiptirler.Possuem um forte campo magnético e linhas espectrais fortes de silício, estrôncio ou crómio.
İlk çizgileri 1957'de Dolmuş dergisinde yayımlandı.Suas primeiras poesias foram publicadas em revistas em 1957.
Bu uzayzamanlarda fiziksel cisimlerin zaman çizgileri, tanımsal olarak zamansıdır.Nestes espaços-tempo, as linhas de universo de objetos físicos são, por definição, tipo tempo.
Bir diğer tanım da, ışık konisinin tüm muhtemel zaman çizgilerinin temsili olduğudur.Outra definição é a de que o cone de luz representa todas as possíveis linhas do universo.
Farklı zaman çizgileri.Cada um em horários diferentes.
İmgede düğüm çizgileri açıkça seçilmektedir.As próprias manchas devem ser claramente definidas.
Balmer hesaplamaları hidrojenin dört görünür yayılım çizgilerini yüksek doğrulukla öngördü.De formule die Balmer opstelde deed dit met grote precisie voor de vier lijnen in het visuele gebied.
Çizgilerin amacının kamuflaj olduğu sanılmaktadır.Enkelen denken dat de strepen dienen als camouflage.
Dünya çizgileri olayların oluşunu temsil ederler.Snijpunten van wereldlijnen van objecten corresponderen met ontmoetingen.
Bazı durumlarda, spektrumlar hem geniş hem de dar izin verilmiş çizgileri göstermektedir.Zoals reeds gezegd gebruikt spread spectrum breedbandige, ruisachtige signalen.
Buna karşın MP1'in çizgileri korunmaktadır.Eerste toepassingen van MP3.
Akım çizgileri eş potansiyel çizgilerine diktir.Met afstammelingen langs de vrouwelijke lijnen.
Bu çizgilerin hepsi de kırıklara karşılık gelmektedir.De Paschenlijnen liggen alle in het infrarood.
Balmer hesaplamaları hidrojenin dört görünür yayılım çizgilerini yüksek doğrulukla öngördü.Równanie Balmera przewiduje z dużą dokładnością cztery widoczne linie absorpcji / emisji wodoru.
Mavi çizgileri Yahudi dua şalı talliti hatırlatır.Dwa poziome niebieskie pasy są odwołaniem do pasów z talitu, żydowskiego szala modlitewnego.
Bu çizgilerin hepsi de kırıklara karşılık gelmektedir.Oczywiście te wszystkie reguły zostają złamane.
Çizgilerin üzerine düşen bu şeyler görülür.Rzeczy, na które padają linie są widzialne.
Grubun kurulmasından sonra 2005 yılına kadar geçen 20 yıllık süreç boyunca, çizgilerini değiştirmemişlerdir.W sezonie 2005 skład kierowców nie zmienił się.
"NEBAHAT ÇEHRE: ÇİZGİLERİ ONA ÇOK YAKIŞIYOR".Jeśli zła, czemu sobie mękę tak smakuję?"
Ayrıca nötral He çizgileri de görülmektedir.W widmie widoczne są także linie zjonizowanego wapnia.
Çizgileri orijinaldir.Znaki są prymitywne.
Ancak bu çizgileri parti içinde karşılık bulmayınca Mart 1991’de görevlerinden çekildiler.De delade ut denna demo gratis under deras spelningar år 2002.
UNESCO 1995'te çizgileri dünya miras listesine almıştır.Unesco satte upp linjerna på världsarvslistan år 1995.
1940'ta Nazca çizgilerini bulmuş olan Amerikalı arkeolog Paul Kosok'un yardımcısı olmuştur.1940 blev hon assistent till den amerikanska arkeologen Paul Kosok som hade upptäckt Nazcalinjerna.
Bir diğer tanım da, ışık konisinin tüm muhtemel zaman çizgilerinin temsili olduğudur.I framåtspritt ljus är alla jupiterringarna speciellt klara.
Bu manyetik alan, akım geçiren teli çevreleyen dairesel alan çizgileri olarak gözde canlandırılabilir.Denna yta kan vara koncentrisk runt arbetsstyckets rotationsaxel.
Öncelikle bu alan çizgileri pozitif yükten başlar ve negatif yükte biter.Fältlinjer startar på en positiv laddning och terminerar på en negativ.
Kayaç üzerinde fay düzlemi ve hareket çizgileri.P. M. rörande skjutfelen och deras rättande..
"NEBAHAT ÇEHRE: ÇİZGİLERİ ONA ÇOK YAKIŞIYOR".Гірше того … він, здається, блукає по колу».
Kitapta betimlenen nesnelerin tüm dış çizgileri basılı olur, ancak tamamı genelde siyah veya renksiz olur.Всі контури зображення в книзі вже надруковані, але ціле зображення, зазвичай крім чорного кольору, безбарвне.
Faraday, kendisinin ‘kuvvet çizgileri’ olarak adlandırdığı kavram ile elektromanyetik ürünlenimi açıkladı.Фарадей пояснив електромагнітну індукцію з використанням концепції так званих силових ліній.
Çizgileri yurtdışında yayımlandı.Продукція експортується за кордон.
Özellikle kıyı çizgileri bu değişimlere karşı duyarlıdır.Особливо ці зміни помітні у прибережних регіонах.
Neden zebraların çizgileri var?Чому зебри смугасті?
İkincisi ise yollardaki kırmızı çizgileri takip ederek yürümek.Na obou koncích na ni navazují další červeně značené trasy.
Çizgileri orijinaldir.Konzoly jsou původní.
Bu alan, diğer alanlarla aynı hayali çizgileri olan bir dizi gibi hayal edilebilir.Inspirovat se můžete u jiných článků s podobným zaměřením.
En dikkat çekici şey, Ca II'nin H ve K çizgileri olup, bunlar G2'de en belirgin olanlarıdır.Cele mai notabile linii de emisie sunt H și K linii ale Ca II, cele mai proeminente întâlnite la grupa G2.
"NEBAHAT ÇEHRE: ÇİZGİLERİ ONA ÇOK YAKIŞIYOR".Ești bun cu el: îți scoate ochii”.
Hal değişimleri ise A , B , C çizgileriyle sağlansın.La nevoie, protecția poate fi crescută la nivelul 3, 3A și 3B.
Bütün bunların etkisi sonucunda rüzgâr eşbasınç çizgilerine dik olarak yoluna devam eder.În acest scop, vântul pune în mișcare elicea morii.
Fraunhofer bükülmesi Fraunhofer çizgileriAcest lucru se numește condiția lui Fraunhoper.
Çizgileri yurtdışında yayımlandı.Írásait külföldön is publikálták.
Üzerinde sadece iki renkte - kırmızı ve siyah çizgilerin bulunduğu 56 karton parçadan oluşuyordu.Ez 56 kartonlapkából állt, de csak fekete és piros színek voltak rajta.
Postu çok sık tüylüdür ve çizgileri gayet belirgindir.Száruk nagyon gyakran szőrös, mint ahogy leveleik is.
Gamma ışını çizgileri süpernova1987A’dan çıkarken tespit edilmiştir.A Jablonka út felé közlekedő 37J járat jelzését 37-esre módosították.
Bu tabakaların oluşturduğu çizgilere "Retriuz çizgileri" denir.Azokat a rendszereket, amelyek eleget tesznek a REST megszorításainak, "RESTful"-nak nevezik.
Fraunhofer bükülmesi Fraunhofer çizgileriF tulee sanasta Fraunhofer.