Buraya bir tane dik açılı üçgen çizdim. .제가 여기에 그려봤듯이 이것이 바로 직각입니다
Buraya bir tane dik açılı üçgen çizdim. .Narysowałem go tutaj, to jest nasz kąt o miarze 90 stopni.
Buraya bir tane dik açılı üçgen çizdim. .To, co právě kreslím, je náš úhel o velikosti 90 stupňů.
Buraya bir tane dik açılı üçgen çizdim. .Точно както го начертах тук, това е нашият ъгъл с големина 90 градуса.
Buraya bir tane dik açılı üçgen çizdim. .אז הדרך שאני מצייר את זה היא ככה.
Buraya bir tane dik açılı üçgen çizdim. .اذن الطريقة التي رسمته بها هنا هذه هي الزاوية بقياس 90 درجة
Buraya bir yarım çember çizdim, bu kırtasiyeden alabileceğiniz açıölçere çok benziyor. -Prin compararea celor doua valori:
Buraya bir yarım çember çizdim, bu kırtasiyeden alabileceğiniz açıölçere çok benziyor. -Tak ukazuje přímo sem.
Buraya çizdim.Estas aqui.
Buraya çizdim.Týchto.
Buraya çizdim.それらは、40万あり、その各々のコストは、
Buraya zaten anlattığımız şeyleri çizdim.Pozrime sa, čo sme prešli doposiaľ. Už to máme nakreslené.
Buraya zaten anlattığımız şeyleri çizdim.それでは、借り手が住宅購入が必要な事から始めましょう。
Bu son iki karikatürü Hanoi'de bir konferans sırasında canlı olarak çizdim.Anda tahu, dua kartun terakhir ini, saya membuatnya hidup selama konferensi di Hanoi.
Bu son iki karikatürü Hanoi'de bir konferans sırasında canlı olarak çizdim.De laatste twee cartoons heb ik live gemaakt tijdens een conferentie in Hanoi.
Bu son iki karikatürü Hanoi'de bir konferans sırasında canlı olarak çizdim.Fiz estes dois últimos cartunes, ao vivo, durante uma conferência em Hanói.
Bu son iki karikatürü Hanoi'de bir konferans sırasında canlı olarak çizdim.Tudják, ezt az utolsó két karikatúrát élőben rajzoltam egy Hanoiban tartott konferencia alatt.
Bu son iki karikatürü Hanoi'de bir konferans sırasında canlı olarak çizdim.Ty poslední dva komiksy jsem kreslil naživo během konference v Hanoji.
Bu son iki karikatürü Hanoi'de bir konferans sırasında canlı olarak çizdim.Vet ni, de två sista teckningarna ritade jag i realtid på en konferens i Hanoi.
Bu son iki karikatürü Hanoi'de bir konferans sırasında canlı olarak çizdim.Viete, tie posledné dve karikatúry, robil som ich naživo počas konferencie v Hanoji.
Bu son iki karikatürü Hanoi'de bir konferans sırasında canlı olarak çizdim.Vous savez, ces deux derniers dessins, je les ai faits en direct pendant une conférence à Hanoï.
Bu son iki karikatürü Hanoi'de bir konferans sırasında canlı olarak çizdim.Wiecie, ostatnie dwa rysunki, zrobiłem je na żywo podczas konferencji w Hanoi.
Bu son iki karikatürü Hanoi'de bir konferans sırasında canlı olarak çizdim.Wissen Sie, diese zwei Karikaturen habe ich live gezeichnet, während einer Konferenz in Hanoi.
Bu son iki karikatürü Hanoi'de bir konferans sırasında canlı olarak çizdim.Ви знаєте, ці дві останні карикатури -- я робив під час конференції в Ханой.
Bu son iki karikatürü Hanoi'de bir konferans sırasında canlı olarak çizdim.Вы знаете, эти два последних рисунка, я сделал их прямо во время конференции в Ханое.
Bu son iki karikatürü Hanoi'de bir konferans sırasında canlı olarak çizdim.Знаете ли, тези последните две карикатури, тях ги направих наживо, по време на конференция в Ханой.
Bu üçgene üç tane medyan çizdim3개의 중선을 그렸습니다
Bu üçgene üç tane medyan çizdimSi am desenat cele trei mediane
Bu üçgene üç tane medyan çizdimTaké jsem zde nakreslil 3 těžnice, těžnici EB, těžnici FC a těžnici AD.
Bu üçgene üç tane medyan çizdimИ също съм начертал три медиани.
Bu yeşil renklerde çizdim.Aquele é o meu contorno.
Bu yeşil renklerde çizdim.Wykorzystałem dwa odcienie koloru zielonego.
Bu yüzden onların portelerini çizdim.Daarom heb ik hun portretten geschilderd.
Bu yüzden onların portelerini çizdim.Ese es el motivo por el que he pintado sus retratos.
Citibank için logo çizdim.냅킨위에 그렸습니다.
Citibank için logo çizdim.על מפית בפגישה הראשונה
Citibank için logo çizdim.على محرمة ورقية في الاجتماع الأول
Citibank için logo çizdim.この仕事の 遊びの部分でした
Çizdim, çizdim, ve ailemde mizahın kabul gördüğünü bildiğimden, istediğimi çizebilirdim.Ich zeichnete von morgens bis abends.
Çizdim, çizdim, ve ailemde mizahın kabul gördüğünü bildiğimden, istediğimi çizebilirdim.저는 그리고 또 그렸죠. 그리고 유머가 우리 가족 내에서 용인될 수 있다는 것을 안 이후로 저는 그릴 수 있었고, 원하는 것을 할 수 있었습니다.
Çizdim, çizdim, ve ailemde mizahın kabul gördüğünü bildiğimden, istediğimi çizebilirdim.Rajzoltam, és rajzoltam, és mivel tudtam, hogy a humor elfogadható a családomban,
Çizdim, çizdim, ve ailemde mizahın kabul gördüğünü bildiğimden, istediğimi çizebilirdim.אני ציירתי, וציירתי, ומאחר וידעתי שהומור מקובל במשפחה שלי, יכולתי לצייר, ולעשות מה שרציתי לעשות,
Çizdim, çizdim, ve ailemde mizahın kabul gördüğünü bildiğimden, istediğimi çizebilirdim.كنت أرسم .. وأرسم ولانني كنت أعي ان الرسم مقبول في عائلتي كان يمكنني أن أرسم كل ما أريد ان أرسمه
Çizdim, çizdim, ve ailemde mizahın kabul gördüğünü bildiğimden, istediğimi çizebilirdim.家族はユーモア好きでしたから 描きたいままに描くことができました 自己主張も会話も不要でした
Çok hızlı bir şekilde çizdim.O zaman kare tablomu tam buraya çizeyim. .Apenas desenhar é realmente rápido.
Çok hızlı bir şekilde çizdim.O zaman kare tablomu tam buraya çizeyim. .Szybko narysujemy tutaj siatkę.
Çok hızlı bir şekilde çizdim.O zaman kare tablomu tam buraya çizeyim. .実に早く描きました。では、こっちも描いていきます。 このマス目の各マス、各四角は、
Çok şık, havalı, ve aynı zamanda sağlam, kasa gibi bir bina yaptırıyorum. Binayı da çizdim.Nu is dit mijn eigen vermogen, en ik gebruik het om een kluis te bouwen een groot, mooi, goed uitziend gebouw.
Çok şık, havalı, ve aynı zamanda sağlam, kasa gibi bir bina yaptırıyorum. Binayı da çizdim.Това е моя капитал и го използвам за да построя трезор. голяма, приятна, лъскава сграда.
Çünkü burada sadece iki tane kesişen doğru çizdim임의의 교차하는 두 선을 이용했고
Çünkü burada sadece iki tane kesişen doğru çizdimلان كل ما فعلته هنا هو انني رسمت خطان متقاطعان
Daha kolay görebilmek için tekrar çizdim.이것을 다시 그린 이유는 지금까지의 설명을 다시 말해주기 위해서 입니다
Daha kolay görebilmek için tekrar çizdim.Překreslil jsem je, takže to, co budu psát tady, se bude vztahovat právě k nim.
Daha kolay görebilmek için tekrar çizdim.Vi tegnede dem op, så vi kan referere til dem, når vi skriver hernede.
Daha kolay görebilmek için tekrar çizdim.Я намалював їх знову, щоби на них можна було посилатись.
Daha önce söylediğim gibi bir doğru çizdim ama bu bir doğru olmak zorunda değil.Igen tegner vi en lineær linje, selvom det også kunne være en slags kurve.
Daha önce söylediğim gibi bir doğru çizdim ama bu bir doğru olmak zorunda değil.Кривата може да изглежда така или пък така. Не знаем.
Daha sonra fotoğraf çektim ve sokaktaki bir koltuğun resmini çizdim.A potem sfotografowałam i namalowałam sofę stojącą na ulicy.
Daha sonra fotoğraf çektim ve sokaktaki bir koltuğun resmini çizdim.Aztán fotózgatok, és lefestek egy szófát, ami kint van az utcán.
Daha sonra fotoğraf çektim ve sokaktaki bir koltuğun resmini çizdim.Dan fotografeer ik een bankstel op straat, en schilder het.