çizdi ile cümle
çizdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Gazeteler için 1,100'den fazla porte çizdim, 300 yıldan beri -- 30 yıl, afedersiniz, 30 yıl sadece.Jag har själv skapat mer än 1.100 porträtt till dagstidningar under 300 - 30 år, förlåt 30 år bara.
Gazeteler için 1,100'den fazla porte çizdim, 300 yıldan beri -- 30 yıl, afedersiniz, 30 yıl sadece.J'ai réalisé moi-même plus de 1 100 portraits pour les journaux, sur 300 -- 30 ans, pardon, 30 ans seulement.
Gazeteler için 1,100'den fazla porte çizdim, 300 yıldan beri -- 30 yıl, afedersiniz, 30 yıl sadece.Sám jsem zhotovil přes 1 100 portrétů pro noviny, v období 300 -- 30 let, omlouvám se, jen 30 let.
Gazeteler için 1,100'den fazla porte çizdim, 300 yıldan beri -- 30 yıl, afedersiniz, 30 yıl sadece.Sam narysowałem około 1100 portretów dla gazet, przez 300 -- 30 lat, przepraszam, tylko 30 lat.
Gazeteler için 1,100'den fazla porte çizdim, 300 yıldan beri -- 30 yıl, afedersiniz, 30 yıl sadece.Sám som pre noviny vytvoril viac ako 1100 portrétov v priebehu 300 - 30 rokov, prepáčte, iba 30 rokov.
Gazeteler için 1,100'den fazla porte çizdim, 300 yıldan beri -- 30 yıl, afedersiniz, 30 yıl sadece.Több mint 1100 portrét készítettem újságoknak az elmúlt 300 -- 30 év, bocsánat, mindössze 30 év során.
Gazeteler için 1,100'den fazla porte çizdim, 300 yıldan beri -- 30 yıl, afedersiniz, 30 yıl sadece.Tôi đã vẽ hơn 1100 chân dung. cho các tờ báo, cũng đã 300 -- 30 năm, xin lỗi, chỉ 30 năm thôi.
Gazeteler için 1,100'den fazla porte çizdim, 300 yıldan beri -- 30 yıl, afedersiniz, 30 yıl sadece.Я написал более 1 100 портретов за последние 300 лет, извините, за 30 лет.
Gazeteler için 1,100'den fazla porte çizdim, 300 yıldan beri -- 30 yıl, afedersiniz, 30 yıl sadece.עשיתי יותר מ-1100 דיוקנים בעצמי לעיתונים, במשך 300 -- 30 שנה, סליחה, 30 שנה בלבד.
Gazeteler için 1,100'den fazla porte çizdim, 300 yıldan beri -- 30 yıl, afedersiniz, 30 yıl sadece.新聞紙上に、300年-失礼、30年にわたってです (笑)
Geniş bir taslak çizdim.Am schiţat doar liniile generale ale cadrului.
Geniş bir taslak çizdim.Eu esbocei uma espécie de um grande enquadramento.
Geniş bir taslak çizdim.Felvázoltam egyfajta széles keretrendszert.
Geniş bir taslak çizdim.He esbozado una especie de marco general.
Geniş bir taslak çizdim.Ho abbozzato una sorta di quadro di base.
Geniş bir taslak çizdim.Ich habe ein paar Grundideen festgehalten.
Geniş bir taslak çizdim.Ik heb een brede structuur geschetst.
Geniş bir taslak çizdim.Jag har skissat fram ett sorts allmänt ramverk.
Geniş bir taslak çizdim.J'ai fait une esquisse d'une sorte de grand cadre.
Geniş bir taslak çizdim.Jeg har opridset en form for brede rammer.
Geniş bir taslak çizdim.저는 그냥 체계 같은것을 스케치했을 뿐입니다.
Geniş bir taslak çizdim.Načrtl jsem tu široký rámec.
Geniş bir taslak çizdim.Saya telah mensketsa sebuah kerangka kerja kasar.
Geniş bir taslak çizdim.Skiciral sem neke vrste široko ogrodje.
Geniş bir taslak çizdim.Ukázal som široké možnosti.
Geniş bir taslak çizdim.Σχεδίασα ένα ευρύ πλαίσιο.
Geniş bir taslak çizdim.Нарисувал съм нещо като широка рамка.
Geniş bir taslak çizdim.Я окреслив доволі широку систему.
Geniş bir taslak çizdim.אני עיצבתי סוג של מסגרת עבודה.
Geniş bir taslak çizdim.رسمت ما يشبه إطار العمل العريض
Geniş bir taslak çizdim.どこにいるかに応じて 旅行業界なら旅行関係のところを
Gerçekte benim çizdiğimden daha düzgündür. -Den tegnes normalt lidt mere lige end jeg evner at gøre det.
Gerçekte benim çizdiğimden daha düzgündür. -Logo, isto aqui é a resistência. Eles começam a chocar com os outros electrões presentes no material.
Gerçekte benim çizdiğimden daha düzgündür. -Obvykle sa kreslí rovnejší, ako som toho schopný ja.
Gerçekte benim çizdiğimden daha düzgündür. -Obvykle se kreslí rovněji, než jsem toho já schopen.
Gerçekte benim çizdiğimden daha düzgündür. -Зазвичай його малюють рівнішим, але в мене так не виходить.
Gerçekte benim çizdiğimden daha düzgündür. -Обикновено се чертае по-право от това, което съм способен да направя.
- görünüşe bakılırsa çizdiğim iki vektör tam olarak çakışmadı çünkü düzgün bir şekilde çizmedim.זה הווקטור הירוק. אני יודע שלא ציירתי ציור מדויק, קשה מאד לעשות את זה מדויק, אך שתי הנקודות
Görüyor musun? Agabeyim bunu kendi kanıyla çizdi.Το βλέπεις; Ο αδερφός μου το ζωγράφισε με το αίμα του.
Grafiğini buraya çizdim, istersek döndürebiliriz.Exakt als Volumen unter der Fläche betrachten.
Grafiğini buraya çizdim, istersek döndürebiliriz.lo tengo graficado aqui y podemos moverlo
Hakiki, bu işaretlerin kendi versiyonunu çizdi.El artista pintó su propia versión de estas señales
Hakiki, bu işaretlerin kendi versiyonunu çizdi.Encontrou-se todas as quartas-feiras numa estação de metro com 20 amigos.
Hakiki, bu işaretlerin kendi versiyonunu çizdi.트루는 자기만의 안내문들을 출력하여 [#: 문을 붙잡지 마십시오]
Hakiki, bu işaretlerin kendi versiyonunu çizdi.True đã làm phiên bản riêng của anh ta.
Hakiki, bu işaretlerin kendi versiyonunu çizdi.True drukte zijn eigen versie van deze tekens.
Hakiki, bu işaretlerin kendi versiyonunu çizdi.True ha stampato la sua versione di questi cartelli
Hakiki, bu işaretlerin kendi versiyonunu çizdi.True hat seine eigene Version dieser Schilder gedruckt.
Hakiki, bu işaretlerin kendi versiyonunu çizdi.True și-a imprimat versiunea personală a acestor semne.
Hakiki, bu işaretlerin kendi versiyonunu çizdi.True wykonał własną wersję tych znaków.
Hakiki, bu işaretlerin kendi versiyonunu çizdi.True напечатал свои собственные версии.
Hakiki, bu işaretlerin kendi versiyonunu çizdi.Vrai a produit sa propre version de ces signes.
Hakiki, bu işaretlerin kendi versiyonunu çizdi.Тру е изработил негови собствени версии на тези знаци.
Hakiki, bu işaretlerin kendi versiyonunu çizdi.Тру надрукував власну версію знаків.
Hakiki, bu işaretlerin kendi versiyonunu çizdi.אמת הדפיס את הגרסה שלו לשלטים האלו.
Hakiki, bu işaretlerin kendi versiyonunu çizdi.طبع "ترو" نسخته الخاصة من هذه التعليمات
Hakiki, bu işaretlerin kendi versiyonunu çizdi.毎週水曜に地下鉄の駅で20人の友人と待ち合わせて
Hanoi'de bir konferans sırasında canlı olarak çizdim.하노이에서 회의하는 동안에 라이브로 그린 만화들입니다.
Hanoi'de bir konferans sırasında canlı olarak çizdim.Las hice en vivo durante un congreso en Hanoi.
Hanoi'de bir konferans sırasında canlı olarak çizdim.le-am făcut în direct în timpul unei conferinţe la Hanoi.