çirkin ile cümle
çirkin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.Une population qui explose, une petite planète, cela nous entraîne vers une catastrophe.
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.Ραγδαία αυξανόμενοι πληθυσμοί και ένας μικρός πλανήτης, θα οδηγήσουν σε άσχημες καταστάσεις.
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.Быстро растущее население, маленькая планета - это до добра не доведет.
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.Пренаселена, малка планета - резултатът ще е грозен.
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.Швидко зростаюче населення, маленька планета - з цього діла не буде.
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.פיצוץ אוכלוסיה, כדור ארץ קטן זה הולך להוביל לדברים מכוערים
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.إنفجار سكاني، وكوكب صغير سيقود الى أشياء قبيحة
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.どんどん嫌な方向へ進んでいくだろう しかし私はマルサスを卒業しました
Peki dedik, bu çirkin tümörlerin yüzeyindekiler nedir?Also fragten wir uns, was an der Oberfläche dieser hässlichen Tumore ist?
Peki dedik, bu çirkin tümörlerin yüzeyindekiler nedir?Así que dijimos, ¿Qué hay en la superficie de estos tumores?
Peki dedik, bu çirkin tümörlerin yüzeyindekiler nedir?Ci siamo detti, che cosa c'è sulla superficie di questi orribili tumori?
Peki dedik, bu çirkin tümörlerin yüzeyindekiler nedir?Co jest na powierzchni tych guzów?
Peki dedik, bu çirkin tümörlerin yüzeyindekiler nedir?Donc nous nous sommes demandé : qu'y a-t-il sur la surface de ces vilaines tumeurs ?
Peki dedik, bu çirkin tümörlerin yüzeyindekiler nedir?우리는 이 못생긴 종양들의 표면 위에 무엇이 있을지 궁금해했어요.
Peki dedik, bu çirkin tümörlerin yüzeyindekiler nedir?Ne-am întrebat ce se află pe suprafaţa acestor tumori.
Peki dedik, bu çirkin tümörlerin yüzeyindekiler nedir?Perguntámos então, o que é que está na superfície destes tumores feios?
Peki dedik, bu çirkin tümörlerin yüzeyindekiler nedir?Vì vậy chúng tôi nói, cái gì ở trên bề mặt của các khối u xấu xí này?
Peki dedik, bu çirkin tümörlerin yüzeyindekiler nedir?"Wat zit er aan de buitenkant van deze tumoren?
Peki dedik, bu çirkin tümörlerin yüzeyindekiler nedir?Αναρωτηθήκαμε, τι υπάρχει στην επιφάνεια αυτών των άσχημων όγκων;
Peki dedik, bu çirkin tümörlerin yüzeyindekiler nedir?Мы спросили себя: "Что находится на поверхности этих уродливых опухолей?
Peki dedik, bu çirkin tümörlerin yüzeyindekiler nedir?Така, че ние се запитахме, какво има на повърхността на тези грозни тумори?
Peki dedik, bu çirkin tümörlerin yüzeyindekiler nedir?שאלנו, מה יש על פני השטח של הגידולים המכוערים האלה?
Peki dedik, bu çirkin tümörlerin yüzeyindekiler nedir?لذا قلنا ، ماذا يوجد على سطح هذا الورم القبيح؟
Peki dedik, bu çirkin tümörlerin yüzeyindekiler nedir?これを落ち着かせる方法はあるでしょうか
Psikiyatrist de "İyi madem. Çirkinsin." demiş."Also gut", sagt der Psychiater, "Sie sind hässlich."
Psikiyatrist de "İyi madem. Çirkinsin." demiş.Bác sĩ nói, "Được rồi, anh thật đáng sợ."
Psikiyatrist de "İyi madem. Çirkinsin." demiş.E lo psichiatra "Va bene, sei brutto."
Psikiyatrist de "İyi madem. Çirkinsin." demiş.El psiquiatra añade, 'Bien, usted es horrible'.
Psikiyatrist de "İyi madem. Çirkinsin." demiş.Erre a pszichiáter, "Rendben, ronda is."
Psikiyatrist de "İyi madem. Çirkinsin." demiş.의사가 말합니다. "좋아요. 당신 못 생기기까지 해요."
Psikiyatrist de "İyi madem. Çirkinsin." demiş."Proszę bardzo", mówi psychiatra, "jest pan brzydki".
Psikiyatrist de "İyi madem. Çirkinsin." demiş.Psikiater itu berkata, "Baiklah, Anda jelek."
Psikiyatrist de "İyi madem. Çirkinsin." demiş.Ο ψυχίατρος λέει, "Εντάξει, είσαι και άσχημος."
Psikiyatrist de "İyi madem. Çirkinsin." demiş.הפסיכיאטר אומר, "בסדר, אתה מכוער."
Psikiyatrist de "İyi madem. Çirkinsin." demiş.فقال الطبيب النفسي "حسناً ، انت قبيح "
Psikiyatrist de "İyi madem. Çirkinsin." demiş.(笑)
Radyanlar korkunç bir şekilde yazıldığında tüm trigonometri gözüne çirkin görünür.Aber es muss nicht so sein. Was passiert, wenn wir Tau benutzen?
Radyanlar korkunç bir şekilde yazıldığında tüm trigonometri gözüne çirkin görünür.Als alle radialen verschrikkel zijn genoteerd, worden alle trigonometriefuncties
Radyanlar korkunç bir şekilde yazıldığında tüm trigonometri gözüne çirkin görünür.Cuando sus radianes están anotados horrorosamente, toda la trigonometría se vuelve espantosa.
Radyanlar korkunç bir şekilde yazıldığında tüm trigonometri gözüne çirkin görünür.Gdy twoje radiany są straszliwie zapisane, cała trygnometria staje się brzydka.
Saçları dağınık, elbisesinin ön kısmı düzensiz, çıplak ayakları ise biraz çirkin.Její vlasy jsou neupravené, vepředu jsou šaty vyhrnuté, její nohy jsou bosé, což bylo velmi nemravné.
Sen çirkinsin TecavüzcüEspèce d'horrible violeur
Senin çirkin suratını görünce bu kadar mutlu olacağımı asla düşünemezdim.Aku tak pernah sesenang ini melihatmu.
Senin çirkin suratını görünce bu kadar mutlu olacağımı asla düşünemezdim.Dat ik met jouw kop nog 's blij kon zijn.
Senin çirkin suratını görünce bu kadar mutlu olacağımı asla düşünemezdim.En olisi uskonut, että olisin iloinen, kun näen ruman naamasi!
Senin çirkin suratını görünce bu kadar mutlu olacağımı asla düşünemezdim.Hätte nie gedacht, daß ich mich mal so über dein Gesicht freue!
Senin çirkin suratını görünce bu kadar mutlu olacağımı asla düşünemezdim. - Houston, duyuyor musunuz?N-am crezut să mă bucur vreodată să-ţi văd faţa aia urâtă. <i>Houston, mă auzi?
Senin çirkin suratını görünce bu kadar mutlu olacağımı asla düşünemezdim.Kako sem te vesel. Nikoli nisem mislil, da bom tako vesel tega grdega obraza.
Senin çirkin suratını görünce bu kadar mutlu olacağımı asla düşünemezdim.Nie sądziłem, że tak mnie ucieszy widok twojego ryła.
Senin çirkin suratını görünce bu kadar mutlu olacağımı asla düşünemezdim.Nikdy bych neřekl, že tě tak rád uvidím.
Senin çirkin suratını görünce bu kadar mutlu olacağımı asla düşünemezdim.Non avrei mai creduto di poter essere cosė felice... di vedere la tua brutta faccia!
Senin çirkin suratını görünce bu kadar mutlu olacağımı asla düşünemezdim.Nunca pensei ficar tão feliz por ver essa cara feia.
Senin çirkin suratını görünce bu kadar mutlu olacağımı asla düşünemezdim.Nunca pensé que me fuera a alegrar tanto ver tu fea cara.
Senin çirkin suratını görünce bu kadar mutlu olacağımı asla düşünemezdim.Soha nem örültem még ennyire az ocsmány képednek!
Senin çirkin suratını görünce bu kadar mutlu olacağımı asla düşünemezdim.Tænk, at jeg skulle blive så glad for at se dit grimme fjæs!
Senin çirkin suratını görünce bu kadar mutlu olacağımı asla düşünemezdim.Tänk att jag skulle bli glad åt att se din fula nuna!
Senin çirkin suratını görünce bu kadar mutlu olacağımı asla düşünemezdim.Tôi cũng chưa bao giờ thấy cái bản mặt xấu xí của anh mà vui vậy.
Senin çirkin suratını görünce bu kadar mutlu olacağımı asla düşünemezdim.Δεν περίμενα να χαρώ τόσο που είδα την ασχημόφατσά σου.
Senin çirkin suratını görünce bu kadar mutlu olacağımı asla düşünemezdim.Не съм вярвал, че тъй ще се зарадвам на грозната ти мутра.
Senin çirkin suratını görünce bu kadar mutlu olacağımı asla düşünemezdim.- Щастлив съм, че те виждам. Не съм вярвал, че тъй ще се зарадвам на грозната ти мутра.