Yüzleri kısmen çıplak olabilir.Podle některých představ létaly nahé.
Sen ne biçim zebani beyisin, çıplak götünle bile bir kirpi öldüremezsin.Co jsi to, k čertu, za rytíře, když holým zadkem nerozsedneš ježka, malé zvíře?
Yarı beline kadar çıplaktır.Je ukončen polokruhovým obloučkem.
Hepimiz öylesine kaderin eline düşmüşüz ki, zavallı çıplak insancıklar!Nešťastný básník i s celou svou romantikou!
Burası ağırlıkla çıplaktır.Ten se nosí mírně prohnutý.
Marion yine çıplaktır, iç çamaşırlarıyla dolanmaktadır.Katie se pomalu vrací, její oblečení je nasáklé krví.
Birçok laboratuvar işlevini yalnızca bir çip üzerinde entegre eden cihazlar mevcuttur.Neboli zařízení, které integruje několik laboratorních funkcí na jednom čipu.
Üstü çıplak kimse yok amirim"."Nemám nic, starej frejíř."
Erboğa A, Stephen James O'Meara tarafından çıplak gözle fark edilmiştir..Dostupné online. (anglicky) Stephen James O'Meara.
Genel olarak çıplak bir dağdır.Má podobu nevýrazného, převážně odlesněného pahorku.
Tabloda, Kuzey Avrupalı ressamların özellikle de Rubens'in çıplak kadına bakış açısının etkisi büyüktür.V zobrazení lidské pleti, zejména ženské, zůstal Rubens nepřekonatelný.
Bulması en kolay parça çıplak gözle de görülebilen ve 52 Cygni boyunca uzanan NGC 6960'dır.Nejsnadnější objekt k nalezení je NGC 6960, který prochází kolem pouhým okem viditelné hvězdy 52 Cygni.
Genç sürgünler önceleri tüylü, sonra çıplaktır.Axily zprvu plné vlásků, později nahé.
Çok karanlık gökyüzünde çıplak gözle görülebilir.Na velmi tmavé obloze ji lze spatřit i prostým okem.
Bu atak genellikle blok şifrelemelerde kullanılan CBC (Cipher Block Chanining) moduyla ilişkilendirilir.AES je použit v CBC-MAC (Cipher Block Chaining) módu.
Tabloda, çıplak bir kadın iki giyinik erkekle kırda piknik yaparken betimlenmiştir.Zachytil akt mladé krásné ženy u snídaně s dvěma pány v oblečení.
Çıplak gözle görülemeyecek kadar uzak olan birçok yıldız keşfetti.Lokalizoval také mnoho jiných hvězd příliš vzdálených, než aby byly viditelné pouhým okem.
16-tur Feistel Cipher'dır ve anahtar-bağımlı S-boxes kullanır.Je 16kolová feistelova šifra užívající velké na klíči závislé S-boxy.
Çıplak gözle büyüklüğü -0,1 olan tek bir yıldız olarak görülür.Hvězdy na zcela tmavé obloze jsou pouhým okem pozorovatelné přibližně do hvězdné velikosti 6,5.
Yarı çıplak güçlü piyadelere sahiplerdir.Středně velké beztrné rostliny.
Mars Dünya’dan çıplak gözle görülebilmektedir.Marte poate fi văzut de pe Pământ și cu ochiul liber.
Çıplak gözle görülemeyecek kadar uzak olan birçok yıldız keşfetti.El a localizat multe alte stele prea îndepărtate pentru a fi vizibile cu ochiul liber.
Eşanlam: Altandız (Altantır) – ALTAN Özelliği: Çıplak gözle görülemez.Semnul pe care-l face: e supărată, zbiară, nu-și află locul, se uită la om (informatorii mei).
Sirius koşullar uygun olduğunda gündüz bile çıplak gözle görülebilir.Sirius poate fi observat chiar și pe timp de zi cu ochiul liber, în condiții de climă favorabilă.
Marion yine çıplaktır, iç çamaşırlarıyla dolanmaktadır.Christine apare din nou în hainele ei strălucitoare.
Sen ne biçim zebani beyisin, çıplak götünle bile bir kirpi öldüremezsin.Ce fel de rege ești, la dracu', dacă nu poți strivi un arici cu curul gol?
Ciprian Andrei Marica (d.Ciprian Andrei Marica (n.
Yarı beline kadar çıplaktır.Este navigabil pe jumătate din lungimea sa.
Bu yüzden çıplak tekilliklerin olması imkansızdı.Din acest motiv, atacurile de precizie erau imposibile.
Genel olarak çıplak bir dağdır.Hunan este, în mare parte, o regiune muntoasă.
Kuyruklu yıldız, 1 Kasım 2013'te çıplak gözle görülmüştür.Cometa a putut fi observată cu binoclul și cu ochiul liber la 14 noiembrie 2013.
Birden fazla çırak aygıt varsa kendilerine ait çırak seçim (çip seçim) teliyle seçilebilirler.Dacă există mai multe clici maxime, se poate alege arbitrar una dintre ele.
Arazi çıplak ve vahşi görünüşlüdür.Suprafața sa este albă și lucioasă.
Tom çıplak uyumayı sever ama ben pijama giymeyi tercih ederim.Lui Tom îi place să doarmă dezbrăcat, dar eu prefer să port pijama.
Tom çıplak uyumayı sever ama ben pijama giymeyi tercih ederim.Lui Tom îi place să doarmă gol dar, eu prefer să port pijama.
Çıplak geldim, çıplak gideceğim.Meztelenül jöttünk, meztelenül távozunk.
Amerikalı moda fotoğrafçısı George Platt Lynes'e çıplak poz verdi.George Platt Lynes meztelenül is fényképezte.
Gaga, şarkı hakkında şöyle bir yorum yaptı: "O, erkek arkadaşının kendisini çıplak görmesini istemiyor.A számmal kapcsolatban Gaga az alábbiakat nyilatkozta: „A lány nem akarja hogy a barátja lássa őt meztelenül.
İlk Alpha işlemcisi EV3 adında bir test çipiydi.Az első Alpha processzor egy EV3 kódjelű kísérleti ill. tesztprocesszor volt.
Apple iPad Air'te A7 çipinin APL5698 varyantını kullanıyor.Az iPad Air-ben az A7-es csip APL5698 jelű változatát alkalmazzák.
Toprucak kaşından bakıldığında çıplak gözle görülebilmektedir.Megtölti a Télapó, ha üresen látja.
Yüzleri kısmen çıplak olabilir.Ezek már helyenként meztelenséget is tartalmazhatnak.
Çıplak dolaşır.Meztelenül.
Yarı beline kadar çıplaktır.Széle a kalap feléig áttetszően bordázott.
Resmin tartışılmasının sebeplerinden biri de çıplak modelin tam olarak çıplak olmamasıdır.Többek között azért, mert a táblán az emberalakokat meztelenül ábrázolták.
Çıplak gözle görülemeyecek kadar uzak olan birçok yıldız keşfetti.Azonosított sok más csillagot, amelyek szabad szemmel nem vagy nehezen láthatóak.
Çıplak ettirdi.Teljesen meztelen volt.
En çok konuşulan gösterisi çıplak elleriyle boğaları öldürmesiydi.Falai között a leghíresebb matadorokat láthatta küzdeni a bikákkal a közönség.
Tanrıça çoğu kez çıplak betimlenir.Legtöbbször meztelenül jelenik meg.
Sağ kolu Toni Cipriani'dir.Toni Cipriani eredeti hangja Michael Madsen volt.
"Ciprian Marica - Goals in International Matches" (İngilizce).Karl-Heinz Riedle - Goals in International Matches (angol nyelven).
"Çıplak Deniz Çıplak Ada".Az ország lakott, az egész lakosság meztelenül jár...”
Bunu sadece iki çiple sağladım.Csak két expozíciót készítettem.
Ses çipi düşük güçlü, tek yongalı Analog-Dijital Dönüştürücü ve Dijital-Analog Dönüştürücüdür.Az ADC az analog-to-digital converter, analóg-digitális átalakító rövidítése.
Ancak kamera karşısında çıplak olarak oynarken pek de rahat hissetmediğini ifade etti.Esetükben fontos szempont volt, hogy ne érezzék magukat feszélyezve, mikor meztelenül állnak a kamera elé.
Genelde çıplak ve ormansızdır.Általában magányos és területvédő.
Tırtıklı patates cipsi üretir.Nagyapja zeppelineket készít.
Bunun üzerine Toni Cipriani Savaşa son vermek için Claude'a birçok görev verir.Azonban Toni Cipriani elkezdi gyengíteni őket emiatt a bandája utálni fog.
Exynos, Samsung'un ürettiği bir çip üzerinde sistem ailesidir.Egy jámbornak ígért külpolitika színeváltozása.
Çok karanlık gökyüzünde çıplak gözle görülebilir.Szabad szemmel is könnyedén látható az éjszakai égbolton.